
05-11-2006, 02:08
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 07 Sep 2006
Mesajlar: 5.929
|
|
Re: Kuran'da Büyük Gaflar
bu bölüme muhammedin gömülme hikayesinide koyarsanız çok isabetli olur .sevgiyle kalın
|

05-11-2006, 02:52
|
|
|
Re: Kuran'da Büyük Gaflar
Gaşiye:
21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlerse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir. * *
Yukarıdaki ayette, *Allah Resulüne, ''sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir'' derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar *cizye alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler.
Tevbe:
29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. * * *
Cizye: İslam dininden olmayanlardan alınan vergidir. *
Bir de kuranda çelişki yoktur derler. Bundan daha iyi çelişki olur mu? Diğer arkadaşlarımızın da ortaya koydukları çelişki değil mi? Bunlar hep birer gaf değil mi?... *
|

05-11-2006, 19:25
|
|
|
Re: Kuran'da Büyük Gaflar
bakara34.Ve meleklere: "Adem’e secde edin" dedik. İblis hariç (hepsi) secde ettiler. O ise, diretti ve kibirlendi, (böylece) kafirlerden oldu.
benim bildiğim kadarıyla yalnızca allaha secde ediliyordu,muhammet kendi eliyle allahına şirk koşmuştur .
nisa48. *Gerçekten, Allah, Kendisi'ne şirk koşulmasını bağışlamaz. Bunun dışında kalanı ise, dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, doğrusu büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Hiç şüphesiz, Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanlar ise, (onlardan) dilediğini bağışlar. Kim Allah’a şirk koşarsa elbette o uzak bir sapıklıkla sapmıştır. (4 Nisa Suresi – 116)
|

26-10-2009, 16:30
|
|
Aday Üye
|
|
Üyelik tarihi: 25 Oct 2009
Mesajlar: 8
|
|
müslümanlar bu sebeple allaha değil muhammede tapıyorlar.
|

26-10-2009, 18:28
|
|
Yasaklandı
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2009
Mesajlar: 431
|
|
adem secde edin deki secde uyduk sen üstünsün anlamında burda şeytanın artislik  taslaması konu olan
siz olayı nereye taşıyorsunuz amaç eğip bükmek olduğu için her anlama getirirsiniz.
|

26-10-2009, 20:22
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 19 Aug 2007
Mesajlar: 405
|
|
arkadaşlar aynı konular defelarca burada veya başka sitelerde de açıldı. lütfen biraz araştırmacı olalım da aynı iddialarla tekrar tekrar gelmeyelim. yeni şeyler bulmak gerek...
|

27-10-2009, 04:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
|
|
|
;27163 Diyor ki
11. Hud Suresi, 2. ayet:
"Bu Kitap Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için indirildi. Kuşkusuz, ben size O'ndan gelen bir uyarıcı ve müjdeciyim."
Açık şekilde görülmektedir ki bu ayette konuşan Muhammeddir. Bir gaf yaparak ayeti kendi dilinden yazdırtmıştır. Bu gafı farkeden ama örtmeye çalışan kimi mealciler, ayetin orijinalinde bulunmayan "de ki" sözcüğünü meale parantez içinde monte etmektedirler. Sitemizde de bulunan bir Kuran mealinde (İslami bir siteden alınmıştır) meal şu şekilde geçmektedir:
(De ki: Bu Kitap) "Allah'tan başkasına ibadet etmemeniz için (indirildi). Şüphesiz ki ben, onun tarafından size (gönderilmiş) bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.
Kuran meali kitaplarında parantez içinde yazılan kelimeler, "Bu sözcükler Kuranın orijinalinde yok ama biz siz daha iyi anlayasınız diye bunu yazdık" anlamına gelmektedir. Yukarıdaki mealde de ayetteki çarpıklık örtülmek istenerek "de ki" sözcüğü parantez içinde eklenmiştir.
Birincisi o dönemde okuma-yazma oranı o kadar düşüktü ki bu ayetleri inceleyeyebilecek insan sayısı çok azdı.
İkincisi, bu ve benzeri çarpıklıkları farkedip dile getirilenler kafirlikle, münafıklıkla, zındıklıkla suçlanıp aşağılanıyordu. Hatta Ka'b Bin Eşref, Ebu Cehil gibi olanlar canları ile ödüyordu bunları. Dolayısıyla gerçeği söylemek çok tehlikeliydi.
Üçüncüsü, toplumsal statüsü iyi olan muhalifler "kalpleri İslama ısındırılmak" adına rüşvet verilerek susturuluyordu (bkz. Turan Dursun' un Rüşvetle Müslüman olanlar adlı makalesi).
|
pante´isimli üyeden Alıntı
Örnek mi istiyorsunuz. İlhan Arsel'in sitelerinden zaman zaman ben de yararlanırım. Ama yeni ve emin olmadığım bir bilgiyi kontrol etmeden kullanmam.
Bakın bu sitede Kur'an'ın Hakka suresinin 40.ayetinde ;
" (Kur'ân), andolsun ki, Kerîm (onurlu) olan bir elçinin sözüdür...”
diye yazdığını , dolayısıyla Kur'an'ın "Allah sözü" olmadığını açıklamaya çalışıyor.
Halbuki ardından gelen ayetler incelendiğinde 43. ayetinde ;
" (O), alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir." diye cümle tamamlanmış oluyor.
Sayın Arsel ; Bu tür yaklaşımlarla haklı olduğunuz konularda dahi haksız duruma düşersiniz. Objektif olmayıp, *cımbızlama-makaslama tarzıyla araştırmacı olmayan birilerini ikna edersiniz ama hatayı farkedenlerin de güvenini kaybedersiniz.
http://www.ilhan-arsel.org/KurElestri/05.html
|
Birbirleriyle çelişen iki ateist. biri diyor ki: parantez içindekiler Kuran'ın orijinalinde yok; diğeri de parantez içindeki kelimelerden referans gösteriyor...
Ne zaman kararlı olacaksınız da hepinizin ağzı bir olacak?
"Tanrı Muhammede fırça atıyor mucize vermem diye"
bu sizin sözünüz.
"Kuranı Muhammet uydurdu."
bu da sizin sözünüz..
Hangisi kardeşim bir karar verin de hepiniz aynı şeyi savunun. Bu açıkça şunu ifade ediyor ki sizin amacınız bir şekilde müslümanlığa zarar vermek, nasıl olursa olsun en azından izi kalır hesabı sallayıp duruyorsunuz.
Ayrıca Kuran Allah tarafından indirilmiş ve insanlara duyurulması için bir elçinin vasıtasıyla insanlığa duyurulmuş bir sözdür.
Günümüzden örnek verirsek sizin anlayabileceğiniz mantıkta Sezen Aksu bir beste yapmış, ama okuyan Ferhat Göçer diyelim. Biz nasıl biliyoruz? Ferhat'ın şarkısı diyoruz dimi? ama halbuki eserin asıl sahibi Sezen Aksu'dur.
|

27-10-2009, 04:36
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
|
|
pante´isimli üyeden Alıntı
Hz.Muhammed'e ayetlerin Cebrail tarafından indirildiğine inanılır.
Hz.Muhammed döneminde, mucizevi denebilecek hiçbir olay olmamıştır.
Bu durum bizzat Kur'an'da ifade edilmiştir.
Yunus /20. “Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!” diyorlar. De ki: “Gayb ancak Allah’ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!”
Ona bir melek de gönderilmemiştir : Kur'an'da bu da açıkça ifade edilir.
Enam /8. *Bir de dediler ki: “Ona bir melek indirilse ya!” Eğer *bir melek indirseydik artık iş bitirilmiş olurdu, sonra da kendilerine göz açtırılmazdı. *
Vahiy tarifini " Allah'ın sözlerinin Cebrail tarafından peygambere indirilmesi" olarak yaparlar.
Gerçek tanımı ise ;
1 . Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi:
* * *
2 . Bu biçimde bildirilen buyruk.
Tanımın içinde melek yoktur. Dolayısıyla ayetlerin gelişi konusunda *mucizevi yollar aramanın mantığı yoktur.
Nisa /163. Biz Nûh’a ve ondan sonra gelen peygamberlere vahyettiğimiz gibi, sana da vahyettik. İbrahim’e, İsmail’e, İshak’a, Yakub’a, torunlarına, İsa’ya, Eyyüb’e, Yûnus’a, Hârûn’a ve Süleyman’a da vahyetmiştik. Davûd’a da Zebûr vermiştik. *
Bu ayette İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a kısacası hepsine vahyedildiği belirtiliyor.
Hani bunların ayetleri - kitapları ?
Cebrail'in gönderildiği kişi ise Kur'an'da sadece Meryem olarak belirtilmektedir :
Meryem /17. (Ey Muhammed!) Kitapta (Kur’an’da) Meryem’i de an.Hani ailesinden ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmiş ve (kendini onlardan uzak tutmak için) onlarla arasında bir perde germişti. Biz, ona cebrail’i göndermiştik de ona tam bir insan şeklinde görünmüştü .
Sonuç olarak vahiy'i melek vasıtasıyla ayet indirme değil , Tanrıdan ilham, esinlenme olarak düşünmek gerekir.
Vahiy ilham olarak düşünüldüğünde ise bir çok çelişkili konu aydınlığa kavuşacaktır.
|
Sen burda yanılıyorsun yada provakatörlük yapıyorsun, buradaki amaç müşriklerin mucize olarak bir melek görmek istemeleri amaç vahiy değildir onu sen kendin uydurmuşsun fırsat bilerek.
mucize yok deyip duruyorsunuz da bir ara daha sormuştum cevap göremedim, burdan bir kere daha sormuş olayım; müşrikler Hz. Muhammed'i öldürmek için gece vakti baskın yapmışlardı, ve evin kapısını kuşattıklarında Hz.Muhammed halen içerde idi. Nasıl oldu da görünmeden çıkabildi?
|

27-10-2009, 04:41
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
|
|
sargon´isimli üyeden Alıntı
65.Ey Peygamber, mü'minleri savaşa karşı hazırlayıp-teşvik et. Eğer içinizde sabreden yirmi (kişi) bulunursa, iki yüz (kişiyi) mağlub edebilirler. Ve eğer içinizden yüz (sabırlı kişi) bulunursa, kafirlerden binini yener. Çünkü onlar (gerçeği) kavramayan bir topluluktur.
66.Şimdi, Allah sizden (yükünüzü) hafifletti ve sizde bir za'f olduğunu bildi. Sizden yüz sabırlı (kişi) bulunursa, (onların) iki yüzünü bozguna uğratır; eğer sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onların) iki binini yener. Allah, sabredenlerle beraberdir.
Bence sol sütuna bunlar konabilir.
Enfal 65 'de bir müslüman 20 kafire bedeldir
Enfal 66'da bir müslüman 2 kafire bedeldir
Aradaki fark ikincisinde Allah'ın, insanlarda sabredememe şeklinde bir zaaf olduğunu keşfetmesidir. İnsanı yaratmış olmasına karşın zaaflarını bilmeyen bir Allah düşünülemez. Besbelli Muhammed bunu yazmış.
http://www.kurandaceliskiyoktur.com/?page_id=20
Sanırım bu ayetler Uhud savaşında okçuların Mekkelilerin yenildiklerini görüp ganimet sevdasına yerlerini bırakmaları üzerine yazılmış.
|
Yine işinize gelen bakış açısından bakmışsınız, ikinci ayette altı çizilmesi gereken yer Allah zaafınız bildi değil; Allah yükünüzü hafifletti kısmıdır.
Buradan anlaşılan şu ki bir müslümanın kafirlere karşı en az iki misli güçte olduğunu ve müslümanın sabır derecesine göre bunu on katına kadar çıkarabilme kapasitesine sahip olduğu açıklanmıştır.
|

27-10-2009, 04:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
|
|
|
;47740 Diyor ki
Gaşiye:
21. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin.
22. Onların üzerinde bir zorba değilsin.
23. Ancak yüz çevirir inkâr ederlerse,
24. İşte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır.
25. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir.
26. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir. * *
Yukarıdaki ayette, *Allah Resulüne, ''sen onların üzerinde zorba değilsin, onların sorguya çekilmesi bize aittir'' derken, aşağıdaki ayette ise, gayri Müslimlerin, İslam dinini kabul edene kadar *cizye alınması için de onlarla savaşılmasını öğütler.
Tevbe:
29. Kendilerine Kitap verilenlerden Allah'a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın. * * *
Cizye: İslam dininden olmayanlardan alınan vergidir. *
Bir de kuranda çelişki yoktur derler. Bundan daha iyi çelişki olur mu? Diğer arkadaşlarımızın da ortaya koydukları çelişki değil mi? Bunlar hep birer gaf değil mi?... *
|
sende boş durmuyorsun bakıyorum şu kalınlaştırıp altını çizdiğim cümlen ayetin neresinde geçiyor? söyle bakalım... parantezini de soruyorum parantezsinide...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 21:21 .
|