Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 20-10-2010, 00:01
kemalistcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kemalistcan kemalistcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
Standart

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Doğru tahmin.

Ne evet deyip AKP'nin temsil ettiği yeni faşizmin taraftarı oldum, ne de hayır deyip eski faşizmi ehven-i şer niyetine savundum. İkisi de faşist, gerici ve emperyalizm işbirlikçisi olan iki anayasaya da karşı çıkıp üçüncü bir seçenek için sistemin sandığı yerine sokakları işaret edenlere katıldım.

Sen de muhtemelen hayır demişsindir. Hayır diyerek 12 Eylül'ü yapan, devrimcilere işkencehanelerde bok yediren, toplumu tarikatlarla kuşatan, din dersini anayasaya sokan Nato ordusunu ve alevi yakan, aydınları kurşunlayan faşistlerin az ceza alması için hukukun ırzına geçmesiyle ünlü kontra yargısını ''cumhuriyetin son kaleleri'' ilan etmişsindir.

Bugün yargı AKP'nin denetimine geçiyor, doğru. Bu bir olumsuzluktur, bu da doğru. Ama bu olumsuzluğa direnmenin yolu, yargıyı dün hakimiyetlerine almış olan laik görünümlü faşist katillerin derin düzenini savunmak değildir, olamaz!

Beyninin sol lobunda bir sorun var sanırım; ne mantık ne fikir, hak getire!

Arkadaşım bu anayasa değişikliğini kim hazırladı: AKP. Değişimi kim dayatıyor: Uluslararası karteller. Değişimin amacı ne: Uluslar arası sermayenin ülkemizde istediği gibi at koşturması, kaynakları hoyratça çevreyi kirletme insanların sağlığı pahasınakullanması, esnek ve sosyal güvenliksiz çalışmayı istediği gibi uygulaması...

Buna nasıl bir insan evladı, nasıl bir vicdan evet der ya da boykot eder!

Hepiniz sazan gibi düştünüz! 82 anayasası ile başka bir faşist anayasa arasında seçim olarak gördünüz oylamayı! Oysa daha faşist daha kapitalist daha teslimiyetçi olanı seçip seçmemekti bu referandum!

Hes'ler, termik santaller, kirlenen doğa, gasp edilen ve peşkeş çekilem kamu malları, paralı olan sağlık, ensek ve sosyal güvenliksiz çalışma koşulları senin umruda değil.

sen yaşananları bir egemenlik mücadelesi olarak görmeye devam et! Emek, halk adına sonuçlanan, akp'nin ayağına dolanan şeyleri görme...
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 20-10-2010, 01:42
kitapsızım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kitapsızım kitapsızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Jul 2010
Mesajlar: 147
Standart

Önceki düzen, yenisini getirmeye çabalayanları bu kadar üzmeseydi,
tüm memleketin kanını emmek bu kadar çekici gelmeseydi bu kadar çabalarlar mıydı ?

Betimlemelerin etkilerine takılmaktan vazgeçip, "bu memleket bizim(di) ne oldu da bu hale geldik" diyemeyenlere söyleyecek laf yok. Yok olayı değil kişiyi işliyormuşuz da , onu denk getiremezsek grubu -hem de etiketleyip- konuşuyormuşuz.

Demokrasi gelecek diyordu birileri ? Hani n'oldu ?
Bir öncekinin kusurlarını şimdikinin mazereti mi sayacaksınız ?
Onlar statükocu'ysa, bu gelenler neci ?
Ne yöntem bozuyor bazılarını, ne de sonuç şaşırtıyor. Al sana liberalizm !

Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 21-10-2010, 13:29
Jolly Jocker - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Jolly Jocker Jolly Jocker isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 24 Aug 2008
Bulunduğu yer: Antalya
Mesajlar: 1.323
Standart

kemalistcan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Arkadaşım bu anayasa değişikliğini kim hazırladı: AKP. Değişimi kim dayatıyor: Uluslararası karteller. Değişimin amacı ne: Uluslar arası sermayenin ülkemizde istediği gibi at koşturması, kaynakları hoyratça çevreyi kirletme insanların sağlığı pahasınakullanması, esnek ve sosyal güvenliksiz çalışmayı istediği gibi uygulaması...
Bunlar yoktu da ilk kez AKP'yle başlıyor değil. Ona karşı çıkarken eski tür faşizmi güzelliyorsunuz. AKP'ye karşı çıkılırken kimlerin temize çekilmeye çalışıldığını görebilecek kadar solcuyuz hala. Emperyalizme, sermaye tahakkümüne, faşizme karşı mücadele ne yenisine karşı eski olanı savunmaktan geçer ne de sandık başına gitmekle yapılabilecek bir iştir. Bizim boykotumuz, en başta anti-kapitalist mücadelenin sandığa sıkıştırılmasına, halkın pasifize edilmesine bir tepkiydi. Şu da unutulmamalıdır ki, anayasalar toplumsal düzeni kurmazlar; varolnı yansıtırlar. Aslolan anayasa taslağına hayır demek değil, onun toplumsal dinamiklerine karşı sokakta mücadele etmektir.

Buna nasıl bir insan evladı, nasıl bir vicdan evet der ya da boykot eder!
Evet ve boykotun birbirinden farklı politik tutumlar olduğunu sana anlatabilmek için uğraşmak zorunda kalmayacağımı umuyorum.

Hepiniz sazan gibi düştünüz! 82 anayasası ile başka bir faşist anayasa arasında seçim olarak gördünüz oylamayı! Oysa daha faşist daha kapitalist daha teslimiyetçi olanı seçip seçmemekti bu referandum!
Sen referandumda daha az kapitalist ama sonuçta kapitalist olanı seçtin! Biz ise iki kötü tercih arasında tercih yapmamızı dayatan bu referandum komedisine tavır koyup sokaklarda kendi anayasa taslağımız için çalışma yaptık. Evet ya da hayır demek arasında bir fark yok; çünkü yeni düzen eski olanın bir devamı; AKP anayasası 12 Eylül anayasasının uzantısıdır. Ona hayır deyip 12 Eylül anayasasını ''kazanım'' saymak ve muhafaza etmeye kalkmak, tek kelimeyle politik körlüktür.

Hes'ler, termik santaller, kirlenen doğa, gasp edilen ve peşkeş çekilem kamu malları, paralı olan sağlık, ensek ve sosyal güvenliksiz çalışma koşulları senin umruda değil.
Hepsi umurumda. AKP anayasasında bunları savunmak için yasal/legal mücadele yapmak iyice zorlaştı. Reformist ve sosyal demokrat sol bu yüzden tutuşuyor ama biz bunda emek mücadelesinin sadece devrimci yoldan verilebileceğinin ilanı için bir fırsat görüyoruz ve sürece bu hat üzerinden müdahele etmeye çalışıyoruz.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 21-10-2010, 23:33
kitapsızım - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kitapsızım kitapsızım isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Jul 2010
Mesajlar: 147
Standart

Freddie´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen referandumda daha az kapitalist ama sonuçta kapitalist olanı seçtin! Biz ise iki kötü tercih arasında tercih yapmamızı dayatan bu referandum komedisine tavır koyup sokaklarda kendi anayasa taslağımız için çalışma yaptık. Evet ya da hayır demek arasında bir fark yok; çünkü yeni düzen eski olanın bir devamı; AKP anayasası 12 Eylül anayasasının uzantısıdır. Ona hayır deyip 12 Eylül anayasasını ''kazanım'' saymak ve muhafaza etmeye kalkmak, tek kelimeyle politik körlüktür.
Sn Freddie,

Rica etsem, sokak çalışmalarınız hakkında kısaca bilgi verip, bu çalışmaları hangi biçimde yaptığınızı belirtir misiniz ? Mesela tek başınıza, herhangi bir siyasi görüşten diğer kişilerle, bir parti çatısı altında vs.

Teşekkürler

Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 22-10-2010, 00:52
kemalistcan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
kemalistcan kemalistcan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2010
Mesajlar: 337
Standart

Bu ülkeyi 70 yıldır sağ iktidarlar yönetiyor, bu ülkeyi piyasacı yapmak için iki de darbe yaptılar ama AKP iktidarının yaptığı özelleştirmelerin, borçlanmanın, piyasalaşmanın, uşaklaşmanın, faşizmin çeyreği kadar bile olamadılar. Senin beğenmediğin kemalist yargı bu tür birçok kararı bozdu. AKP açıkça yargının kendine engel olduğunu, uluslar arası sermayenin dolaşımına ve etkisine yargının engel olduğunu belirtti. Zaten bu anayasa değişikliğide bu yüzden yapıldı; aslında bu anayasa değişikliği sermayenin anayasa değişikliğidir; o yüzden boykot devekuşunun başını toprağa gömmesi gibi birşeydir.

En basitinden biçim dışında kamu yararı gözeten yerindelik denetimi kaldırıldı; halk evleri, komünist parti, ödp gibi solcu oluşumlar buna çok dikkat çekti. Bu sermayenin önünü açan, onu iyice fütursuz ve pervasız yapacak olan ciddi bir değişimdir.

Toplu sözleşme diyerekten memurun yargı yolunu kapatan düzenlemeye engel olmak için bir oy kullanmak neden bu kadar zordu. Şartlar olgunlaşıp insanlar sokağa mı dökülecek sanıyorsun? Bak Fransa'da yer yerinden oynuyor emeklilik yaşı arttı diye ama bizde tık yok; güvendiğin dağlara şimdiden kar yağıyor dostum!

Sokaklarda mücadeleyi seçmekten bahsediyorsun; zamanında dev-sol gibi örgütler işçilerin, emekçilerin kimi hakları almaları için Ecevit hükümetini desteklemediler mi? Bu onlara ne kaybettirdi? Halk evleri, komünist parti, ödp gibi oluşumlar chp ya da diğer burjuvazi oluşumlarla "hayır" deme nedenlerinin farklı olduğunu üstüne basarak söylemediler mi? Onlarıda mı sisteme yedeklenmekle, sistemci olmakla suçlayacaksın?
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 24-10-2010, 07:45
asinar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
asinar asinar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 29 Sep 2007
Mesajlar: 428
Standart

Mustafa Mutlu'dan bir alıntı:

"Dünkü bir gazetede, meslekten atılınca Türkiye’yi AİHM’de mahkûm ettiren Hâkim Arzu Özpınar’la yapılan bir söyleşi vardı...

O yıllarda Mersin’in Gülnar ilçesinde görev yapan Hakim Arzu Özpınar, 2003’te meslekten ihraç edilmiş...
Bu kararın ardından tüm işyerlerinin kapısı kendisine kapanmış, hiçbir yerde iş bulamamış...
Geçen yıl kaybettiği emekli savcı babasından kalan öksüz maaşı ile geçinmeye çalışıyormuş...

***

Tüm bunlar nasıl mı olmuş? Anlatayım:
O günlerde çok başarılı, gelecek vaat eden genç bir hakimmiş Arzu Hanım...

Ankara Hukuk Fakültesi’nden ikincilikle mezun olmuş...
Gülnar’da görev yaptığı dönemde, bir davada bazı polisler hakkında mahkûmiyet kararı vermiş...

İşte; bu kararın ardından, Adalet Bakanlığı’na sahte imzalı ihbar mektupları yağmaya başlamış...

“Milliyetçi polisler”, “adliye çalışanları” ve “bir vatandaş” gibi sahte imzalarla gönderilen ihbar mektuplarında, Özpınar’ın “fazla ruj sürdüğü, mini etek giydiği, odasına bir avukatı alıp kapıyı kapattığı, farklı erkeklerle yemek yediği” gibi iddialar yer alıyormuş...
Çok şükür ki ülkemizde bu iddiaların hiçbiri henüz “suç” değil...

Ama gelin bunu dönemin Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e anlatın...

Bakan Bey (ya da müsteşarı) iddiaları elinin tersiyle itip, “Bunlar tamamen Hakim Hanım’ın özel hayatıyla ilgili konulardır. Kimse karışamaz” diyeceğine; tutmuş bir müfettiş görevlendirmiş...

Ve gönderdiği müfettiş de Hakim Hanım’dan, suçlamaların asılsız olduğunu ispatlaması için bekaret raporu istemiş...
Hakim Hanım bu raporu almış almasına da... Buna rağmen Cemil Çiçek’in başkanlığındaki Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından meslekten ihraç edilmekten kurtulamamış...
Hayatı boyunca hakkında hiçbir disiplin soruşturması açılmayan, sicili tertemiz bu Hakim Hanım, sanki rüşvet alırken suçüstü yakalanmış gibi; uyarı veya kınama kararı bile verilmeden, doğrudan meslekten ihraç edilmiş...
Elbette konuyu AİHM’e götürmüş ve açtığı davayı kazanmış ama...

Sırf bir davada bazı polisleri mahkûm ettiği için boynuna asılan namussuz” yaftasından da bir türlü kurtulamamış..."

Bu olay HSYK tamamen iktidarın güdümüne girmeden önce olmuş bir olay. Ancak olayın gerçekleşmesinde Adalet Bakanı (ya da müsteşarı) nın yönlendirme ve baskısı olduğu belli.
Şimdi tüm üyeleri iktidarın kuyruğuna takılmış bir HSYK'nun neler yapacağını bekleyelim ve görelim.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
tanri nasil yardim eder? merak ediyoruz!!! Aphrasijab İslam 30 17-12-2017 12:05
Neden Islama Karşı Olan İnançsızlığımızı Sesli İfade Ediyoruz. Bilge Engin İslam 20 23-11-2010 11:40
neden peygamberleri taklit ediyoruz???????????? zend_anarshist İslam 12 17-12-2005 00:54
Adını söyleyince, kabûl mü ediyoruz* Materyalist İslam 6 10-12-2005 18:16

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 22:36 .