
11-07-2006, 22:18
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Ahzap 37
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz
Kardeşim bak bunlar yuvarlak laflar, böyle bir şey yok...Üvey evladın eşi ile evlenme "cahilliye" döneminde bile gayrimeşru bir durumdur. Bak ne demiş Diyanet Başkanı M.Nuri Yılmaz : *
"Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı."
Yani bu memlektin Diyanet başkanı bile üvey-öz evlat ayırımından yana ve böyle bir ayırım yapmayan (yani bu konuda aslında oldukça insancıl bir anlayışa sahip olan) cahilliye dönemini eleştirmiş ve bu ayırımı yaptığı için Kuran'ı takdir etmiştir. Bir de nedir bu şark kurnazlığı anlamış değilim, hani Kuran bütün çağlara hitap ederdi ? Yani üvey evladın eşi ile evlenme bugünün müslüman erkekleri için bile HELAL kılınmıştır kaldı ki burada amaç bir adeti değiştirmek değildir Muhammed kendi şehvetini kabartan Zeyneb'i almak için ayet indirtmiştir o kadar basittir hadise. Yani Muhammed madem üvey evladın eşi ile evlenmeyi bütün müslümanlara HELAL kılacaktı o halde bunu Zeynep'e bağlamadan yapsaydı..Neden Zeynebi alışı ile üvey evladının eşi ile evlenmenin helal kılınması birbirine bağlanmıştır peki ? Neymiş neymiş olay sadece bir kültürel, geleneksel farklılıkmış...
Hadi oradan siz onu gidin çoluk çocuğa anlatın....En basit akıl yürütme ve mantıksal çıkarım yapamayan üstelik "ahlaki" önkabülleri olmayan insanlara laf anlatmak gerçekten zordur ama bende burada ayetleri çekiştirip buruşturup, durumu kurtarmak için oraya buraya yamamaya çalışanlarla uğraşmayacağım kesindir. Kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz...
|

12-07-2006, 00:14
|
|
|
Re: Ahzap 37
m.onur
* * * * * * Arkadaşım bravo .
* ''ancak bırak Kuranı okuyup anlamayı daha bu başlıkta yazılanları bile okuyup anlamamışsın. Konuyu açan arkadaş yukarıda bir sürü hadis ve ayet vermiş.'' demişsin
* *Ahzab 37 dışındaki bir sürü ayet ve hadisi göremedim.herhalde okuduklarımı anlıyamayan biri olmam dolayısıyladır.
* Ahzab 40.ayetin geliş sebebinide böylelikle öğrendim,gerçi alakasını anlıyamadım ama.
* * sodomo arkadaş.
*
* * * * * * Hadi oradan siz onu gidin çoluk çocuğa anlatın....En basit akıl yürütme ve mantıksal çıkarım yapamayan üstelik "ahlaki" önkabülleri olmayan insanlara laf anlatmak gerçekten zordur ama bende burada ayetleri çekiştirip buruşturup, durumu kurtarmak için oraya buraya yamamaya çalışanlarla uğraşmayacağım kesindir. Kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz...
* *Ahlaki ön kabulleri olmayan insanlar demişsin,kendi aklına ve değerlerine ihanet edenlerle pek işim olmaz demişsin. Oysa ben yalnızca
''Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.'' demiştim ve sen *hemen infaz etmişsin.
|

12-07-2006, 00:20
|
|
|
Re: Ahzap 37
(Sabo)
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.
Sevgili Sabo,
Bu açık yürekli yaklaşımınız için sizi kutluyorum.Gerçekten dürüst olmakta yarar var.Senin dediğini biri çıkıp da diyemiyor.Başlıyorlar takiyyeciliğe.
Gayet mantıklı bir tespit.O dönemin şartlarında normal karşılanmış.İşte bu
noktadan hareketle karşı çıktığımız husus peygamberin örnek insan olması gerekirken bu yanlışları yapmasıdır.Bu da kabul.Bir de kuran tüm çağlara
hitap eden dört dörtlük allahın emirleridir diyerek insanlığa dayatmalarıdır.
Bari bunu yapmayın.Bırakın inanç olayı gönüllerde kalsın.Ortaçağda yazılmış
bir kitabı bilgi çağında yaşayan bir topluma dayatmaya kimsenin hakkı yoktur.
Laik demokratik cumhuriyeti hedef alıp din devlet kurmaya hele hele hiç
kimsenin hakkı yoktur.Bizim mücadelemiz buna karşıdır.İslam tebliğ dinidir ilkelliğiyle Atatürk Türkiyesini araplaştırmaya da hakları yoktur.Demokrasi
gibi çağdaş bir rejim dururken şeriatı getirmek bu ülkeye ihanettir.Bu ülkenin
geleceğine ve gelecek kuşaklara ihanettir.Kendimiz için bir şey istemiyoruz.
Ülkemin ve gelecek kuşakların mutluluğu ve refahı için burda çırpınıyoruz.
Aydın bir insan olmanın sorumluluğu içerisinde karanlıklara mum tutarak
insanları aydınlatmaya ve yol göstermeye çalışıyoruz.Yaptığım sadece budur.
Benim inançlarla bir işim olamaz.Saygı duyarım.Yeter ki bu inanç insanlara
zorla dayatılmasın.Asırlardır bu saçmalık uğruna insanlık yeteri kadar katliama
uğradı.Bundan bari bir ders çıkarılsın.Her kes oturduğu yerde otursun.Bırakın
isteyen istediği gibi yaşasın.Bunu bize sağlayacak olan da demokrasi değil-
midir sabo kardeşim...Sevgilerimle...
|

12-07-2006, 00:27
|
|
|
Re: Ahzap 37
ezkamo";p="´isimli üyeden Alıntı
(Sabo)
Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.
Sevgili Sabo,
Bu açık yürekli yaklaşımınız için sizi kutluyorum.Gerçekten dürüst olmakta yarar var.Senin dediğini biri çıkıp da diyemiyor.Başlıyorlar takiyyeciliğe.
Gayet mantıklı bir tespit.O dönemin şartlarında normal karşılanmış.İşte bu
noktadan hareketle karşı çıktığımız husus peygamberin örnek insan olması gerekirken bu yanlışları yapmasıdır.Bu da kabul.Bir de kuran tüm çağlara
hitap eden dört dörtlük allahın emirleridir diyerek insanlığa dayatmalarıdır.
Bari bunu yapmayın.Bırakın inanç olayı gönüllerde kalsın.Ortaçağda yazılmış
bir kitabı bilgi çağında yaşayan bir topluma dayatmaya kimsenin hakkı yoktur.
Laik demokratik cumhuriyeti hedef alıp din devlet kurmaya hele hele hiç
kimsenin hakkı yoktur.Bizim mücadelemiz buna karşıdır.İslam tebliğ dinidir ilkelliğiyle Atatürk Türkiyesini araplaştırmaya da hakları yoktur.Demokrasi
gibi çağdaş bir rejim dururken şeriatı getirmek bu ülkeye ihanettir.Bu ülkenin
geleceğine ve gelecek kuşaklara ihanettir.Kendimiz için bir şey istemiyoruz.
Ülkemin ve gelecek kuşakların mutluluğu ve refahı için burda çırpınıyoruz.
Aydın bir insan olmanın sorumluluğu içerisinde karanlıklara mum tutarak
insanları aydınlatmaya ve yol göstermeye çalışıyoruz.Yaptığım sadece budur.
Benim inançlarla bir işim olamaz.Saygı duyarım.Yeter ki bu inanç insanlara
zorla dayatılmasın.Asırlardır bu saçmalık uğruna insanlık yeteri kadar katliama
uğradı.Bundan bari bir ders çıkarılsın.Her kes oturduğu yerde otursun.Bırakın
isteyen istediği gibi yaşasın.Bunu bize sağlayacak olan da demokrasi değil-
midir sabo kardeşim...Sevgilerimle...
|
* ezkamo arkadaş
*Müslüman olmam söylediklerinin altına imza atmama engel değil.Tümüne yürekten katılıyorum.
* *saygılar.
|

12-07-2006, 01:13
|
|
|
Re: Ahzap 37
(Sabo)
ezkamo arkadaş
Müslüman olmam söylediklerinin altına imza atmama engel değil.Tümüne yürekten katılıyorum.
Sevgili Sabo,
Senin gibi düşünen müslümanlara saygılarımı ve sevgilerimi sunuyorum. Bu sitede bir yönetici olarak tek amacım ne düşüncede olursak olalım hepimizin birer insan olduğudur. Bu sitede farklı düşüncedeki insanların saygı ve sevgi içerisinde kardeşçe barınabildiklerini tüm Türkiye' e haykırmak. Benim bu düşünceme katkın için sana teşekkür ediyorum. Sevgilerimle...
|

12-07-2006, 01:41
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
|
|
Re: Ahzap 37
sabo";p="´isimli üyeden Alıntı
* Ahzab 40.ayetin geliş sebebinide böylelikle öğrendim,gerçi alakasını anlıyamadım ama.
|
Arkadaşım alakasını anlattığım halde anlamadığına eminim. Sen Muhammedin evlatlığının karısıyla yaptığı evliliğe o dönemdeki arap toplumundan tepki gelmediğini ve kurallara aykırı bir davranış olmadığını yazmışsın.
Bende toplumun gösterdiği tepkilere ve yaptıkları dedikodulara cevap olarak inen ayeti gösterdim. Yani anlıyacağın o dönemde toplumdan Muhammede tepkiler gelmiştir, zaten Muhammedde bu tepkilerin olucağını bildiğinden dolayı bayağı çekinmiştir.
Olay kısaca şöyle gerçekleşir; Muhammed Zeynepten hoşlanır, Zeydde karısını hemen boşayabileceğini söyleyip Muhammede teklif eder, derken akabinde Ahzab 5 iner. İnen ayetle beraber Muhammedoğlu Zeyd Hariseoğlu Zeyd olur. Ahzab 37 ayeti daha ortada yokken Muhammed Zeydi gönderip Zeynebi istetir. Zeyneb cevabını sonra vereceğini, önce Allahla istişare yapacağını söyler. Daha Zeynepten haber yokken Muhammed ayet geldi diyerek izin almadan Zeynebin evine girer, çünkü nikahlarını Allah kıymıştır.
İşte Muhammedin çekindiğini anlatan Ahzab 37 böyle iner. Ahzab 40 ise dedikodular ve tepkilerden sonra iner.
|

12-07-2006, 02:46
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Ahzap 37
M. Onur doğru söylüyorsun.
Celal Yıldırım'ın Kuran tefsir ve mealinden bu Ahzap 40. ayet ile ilgili :
Ahzap 40. Muhammed, sizin adamlarınızdan hiç birinin babası değildir; fakat o Allah'ın Resulü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah herşeyi layıkıyla bilendir.
---- Hz. Peygamber (A.S) Efendimiz, evladlığı Zeyd'in boşadığı Zeyneble evlenince, münafıklar bunu fırsat bilerek İslam'ın aleyhinde kullandılar. "Muhammed oğlu'nun karısıyla evlendi" diyerek dedikodu yapmaya başladılar. Bunun üzerine yukarıdaki ayet indi. "Muhammed sizlerden kimsenin babası değildir". Zeyd onun öz evladı değildir, besleyip büyüttüğü kardeşi ve yakın dostudur, mealinde açıklamalar yapıldı ve böylece dedikodu kapanmış oldu. (Celal Yıldırım 1982)----
Görüldüğü gibi Muhammed'in çevresinde "münafık" olarak adlandırılan insanlar (ki zannedersem bu dedikodular yalnızca "münafıklar" tarafından değil Muhammedin yakın çevresinde de üretiliyordu) böyle bir evliliği tasvip etmedikleri gibi (ki cahilliye döneminde bu geleneklere aykırı) bunu Muhammedin peygamber olmadığının bir kanıtı olarak kullanmışlardır. Bence de çok doğru yapmışlardır ama ne fayda biz bugün hala "din" adı altında böyle Muhammedin "uçkur" davalarını anlatır dururuz yani bir nevi dedikodudan ibarettir bizim buralarda din. Ama sen getirip "Kuran'ı yeryüzüne hakim kılacağım", "Allah Nurunu tamamlayacaktır" gibi bir anlayışla şeriat rejimini bu ülkeye dayatmaya kalkarsan ve de bunun için gizli organizasyonlar kurar devleti ele geçirme planları yaparsan hiç endişen olmasın ki bazı insanlarda TD gibi çıkar senin temel dayanaklarına vurur kazmayı küreği. Yok öyle kardeşim bu millete Ahzap 37'yi, Maide 33'ü ve bilumum insanlık dışı, akıl dışı, vicdan dışı, ahlak dışı ayetleri dayatamazsın ve bu topraklarda öyle şeriat organizaysonları da kuramazsın.
Bunu yaptığın ölçüde saygı sevgi bekleme, çünkü hem haksızsın, hem yanlış yoldasın, hem vicdansızsın, hem ahlaksızsın ve de bütün bunların üstüne GÜÇLÜ olmak istiyorsun. Kusura bakma kardeş başka kapıya....
Not : Bu sözlerim şeriat düzeni yani Kuran'ı Anayasa yapmak isteyenler içindir.
|

12-07-2006, 04:04
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Ahzap 37
bir arkadasimiz ahzap 37 ayetini td dan nakletmis.ve kendi fikirlerini de yazmis.gerek td ve gerek ise diger arkadaslarin yorumlari kendi dinsiz inanclarina gore degerlendirmelerinin ve dusmanlari olarak kabul ettikleri islamiyete dair besledikleri hincin bir yansimasidir.cunku,td nun yazilari kendi uydurmalari ve zoraki cikarimlaridir.birsey hakkinda td birsey dediyse bu dogrudur demek degildir.eskiden olmus bir olay hakkinda gunumuz insani olan td ancak kafasindan dusunsel faraziyeler uretebilir yoksa o zamanda yasamis ve olayi gormus degildir.olayi yasayanlarla da konusmamistir.sadece o zamanin munafiklarincaq soylenen ve gunumuz hiristiyan ve diger misyonerlerince de seslendirilen bir yalani dile getirmekten baska birsey yok ortada.
simdi olay gercekten bizim iddia ettigimiz gibi ise ve bunun dile getirilmesi de ancak bu ayetteki sekle gore olduysa bunu nasil size ispatlayabiliriz.ispatlayamayiz.cunki siz zaten hicbir seyi kabul etmiyorsunuz.e bunun da bilimsel ispati olmaz.sadece taraflarin beyanlari ve bu olaydan sonraki yasayislarinin gosterdikleri bizi ispat eder.
olayin asli;zeyd peygamberin uvey evladi degil,sadece aldostunun da nevrale evladim demesi gibi bir buyugun kucuge evladim demesinden gelen bir durum,aralarinda kan bagi olusmaz,ve bu evladim demek gunumuzde bile gercek evlad yerine gecmez,ne kadar samimi ve yakin olunursa olunsun.ben yetistirme yurdundan bir cocuk alip da bunu kendi evladi ile tamamen *bir tutacak birini bilmiyorum.simdi evladlik alip ya organini caliyorlar,ya fuhus tuccarlarina satiyorlar,yada dilenci ve kapkacci yapiyorlar.bir kisim gercekten cocugu olmayip,butun sevgisini bu cocuklara veren aileler sozumun disindadir.
zeyd esini bosamis,kendi istegi ile,bunun aksini soyleyen kimse yok taraflar arasinda,sonrada zeyneple peygamberimizin nikahi kiyilmis, simdi burada ne var.evladlik bosamis bosa cikmis,evlenmelerinde bir mani yok,baskasida nikahlayabilirdi zeynebi,dul kalacak degildi devamli heralde. ayrica bu olayda bana gore,zeydin hakiki evlad gibi algilanip,peygamberden torpilli havasinin olmamasida netice olarak cikiyor.zira zeyd ve zeydin nesli peygamber nesli gibi algilanip,bir kudsiyet vermek isteyenler de olabilirdi.ama bu hareketle bence bunlarin da onu alinmis oldu.
sizin iddianiz ise tamamen haricten gazel okumak nevinden beyin firtinasi,ve think=tank urunu olmaktan ote gecemez
sorogren sen burada tamamıyla yalpaladın hemde fena yalpaladın. Bir bak bakalım senin gibi düşünen bir tefsirci var mı ? Mesela Elmalılı Hamdi tefsirine ne dersin :
Ahzap 37- Hem hatırla o vakti ki, o kendisine Allah'ın nimet verdiği ve senin de ikramda bulunduğun kimseye: "Hanımını kendine sıkı tut ve Allah'tan kork" diyordun da nefsinde Allah'ın açacağı şeyi gizliyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha lâyıktı. S o nra Zeyd o kadından ilişiğini kestiği zaman, biz onu sana eş yaptık ki, oğulluklarının ilişkilerini kestikleri hanımlarını nikâhlamada müminlere bir darlık olmasın. Allah'ın emri de yerine getirilmiştir.
---........................Demek ki Peygamber insanlara karşı söylemekten bile kaçındığı bir fiilin açıktan açığa yapılmasına emir almış bulunuyordu. Şüphe yok ki bu onun iman ve kesin inancını ortaya çıkaran büyük bir imtihandır. Fakat bu ne için böyle oluyordu? Ne idi? Bu evlendirmede ümmet için önemli bir hüküm hikmeti vardı. Şöyle ki Oğulluklarının, hanımlarında ilişkilerini kestikleri zaman, müminler üzerine bir darlık olmaması hikmeti için. Zira sûrenin başında geçtiği üzere, siz oğulluk edinmekle yüce Allah onları gerçekten sizin oğullarınız edivermemiştir. Şu halde, Nisa Sûresi'nde "Öz oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz haram edildi." (Nisa, 4/23) buyruğuna uygun olarak, öz oğulların hanımları ile nikâhlanmak haram edilmiştir, diye oğullukların hanımlarını da gerçekten onlar gibi saymak gerekmez. Bir kimsenin oğul edindiği evlatlığının hanımını boşayıp iddeti çıktığı zaman, o adamın onunla evlenmesi şer'an caizdir, bunda hiçbir sakınca yoktur. İşte cahiliyet devrinde kökleşmiş olan bu adetin bu darlığın İslam'da kaldırılması için, ilâhî hikmet Peygamber'in bizzat kendisinde tatbikini gerektirmiş ve bu hikmet için o evlenme emredilmiştir. Allah'ın buyruğu yerine getirilmiştir. Onun için bu emi r de yerine getirilmiş, Peygamber evlenmiş, Zeynep de Peygamber'in hanımı olmuştur. Bu şekilde bu evlenmenin meşru olduğu tatbikatla gösterilmiştir------
Şimdi eğri oturup doğru konuş sorogren. Bak vallahi yoruyorsun beni de herkeside. Burada evlatlık dan, oğullukdan bahsediyor öyle "hey evlat !" ifadelerinin geçtiği Amerikan kovboy filimlerindeki gibi değil durum. Evlatlık demek bir sebepten öksüz kalmış veya anasından babasından ayrı düşmüş bir çocuğun (ki Zeyd, Benî Kayn b. Cisir süvarileri'nin annesi Su'da'nın elinden zorla alınılarak kaçırlılmasından sonra ayrı düşmüştür ailesinden ) bütün iaşe ve bakım masraflarını üstlenerek ve dahası onu öz evladından ayrı tutmayarak tamamıyla şefkat ve sevgi üstüne kurulu yetiştirme amaçlı bir tasarruftur. Yani aradaki tek fark senin ile bu çocuğun arasında bir "kan bağı" nın olmaması ama bunun dışında her türlü duygusal, manevi bağın aynı öz evladınla aranda olduğu gibi olmasıdır. Aksi taktirde neden evlat edinir ki bir insan? Üstelik burada dikkatini çekerim ki bu ayet bugünü de içini alacak şekilde bütün müslümanlara üvey evladının eşi ile evlenmeye cevaz vermiştir. Yani meselenin ilk kısmı Muhemmedin Zeyneb'i alışı ise diğer kısmı ise böyle bir uygulamanın bütün müslümanlar için caiz oluşudur. Bir de bırak bu eski hıristiyan-misyoner vb. suçlamaları geç bunları bi kalem bırak bu klasik lakırdıları sana burada ayet gösteriyoruz OKU diyoruz senin şu ifadelerine bak.
Not : Birde Nisa 23 var ki üvey kızı ile evlenmeye bile (eğer anneleri ile gerdeğe girilmemişse) izin veriyor ki tam bir felaket.
Nisa 23- Size şunları nikahlamak haram kılındı: Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz, halalarınız, teyzeleriniz, erkek ve kız kardeşlerinizin kızları, sizi emziren süt anneleriniz, süt kızkardeşleriniz ve karılarınızın anneleri, ve kendileri ile zifafa girdiğiniz kadınlarınızdan olan ve evlerinizde bulunan üvey kızlarınız. Eğer üvey kızlarınızın anneleri ile zifafa girmemişseniz onlarla evlenmenizde size bir günah yoktur. Sulbünüzden gelen (öz) oğullarınızın hanımları ile evlenmeniz ve iki kız kardeşi birlikte nikahlamanız da haramdır. Ancak cahiliyyet devrinde geçen geçmiştir. Şüphesiz ki Allah gafur (çok bağışlayıcı) v e çok merhamet edicidir. (Elmalılı Hamdi)
Vallahi ben artık ne diyeceğimi bilmiyorum..Bütün bunları görüpte hala Kuran Allah'ın kitabıdır diyen var ise ne hali varsa görsün ama bilsin ki Kuran hiç birzaman yeryüzüne hakim olamayacak.
|

12-07-2006, 05:44
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
|
|
Re: ahzap 37 boyle de degerlendirilebilir.
dedigimiz gibi,esirgeme yurdundan alinan evladlik baska sey,uvey evlad baska sey.karistirmamali.
toplum zeydi peygamberimizin gercek evladiymiscasina kabullenmeye meyilli iken bu meyil ortadan kaldirilmistir.yukarida yazdik.
kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir.bu gunumuzde de olan birsey.lakin seriattaki sart gerdek olayinin olmamis olmasi ve olum veya bosanmanin olmasidir.yani daha once baskasi ile evlenip bosanan dul *bir hanim ile evvelki kocasindan olma *kizini ayni anda nikahina alamaz.kendisine tamamen uzak olan bu kisilerden kadini alir da evlilik zifaf ile beraber *tam vuku bulursa kadinin kizi kendisinin de uvey kizi olur ve artik nikahi haram olur.bundan once zaten nikah akdi ile zifafa girme arasi birkac saat olacagindan (umumiyetle,ve kanunlar da umumiyete gore konur.istisnalar gozardi edilir) eger bu birkac saat icinde hanim olurse veya hemen bosanirlarsa,adam ve bu olen kadinin kizi isterlerse daha sonraki hayatlarinda karar verip evlenebilirler.
bu durumda bu kiz bu adamin uvey kizi olamamistir henuz.zaten uvey kiz sinifina girdigi an,nikah ebediyen haram olur.
gunumuzde sinirsiz ozgurlukten yana olanlarin hukuki duzenleme altinda iki yetiskin insanin nikahli beraberliklerine niye karsi ciktiklarini anlamak zor gercekten.herkes razi ise kime ne.
gunumuzdeki icler acisi durumu ise hic yazmayim.
|

12-07-2006, 17:35
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
|
|
Re: Ahzap 37
dedigimiz gibi,esirgeme yurdundan alinan evladlik baska sey,uvey evlad baska sey.karistirmamali.
toplum zeydi peygamberimizin gercek evladiymiscasina kabullenmeye meyilli iken bu meyil ortadan kaldirilmistir.yukarida yazdik.
kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir.bu gunumuzde de olan birsey.lakin seriattaki sart gerdek olayinin olmamis olmasi ve olum veya bosanmanin olmasidir.yani daha once baskasi ile evlenip bosanan dul *bir hanim ile evvelki kocasindan olma *kizini ayni anda nikahina alamaz.kendisine tamamen uzak olan bu kisilerden kadini alir da evlilik zifaf ile beraber *tam vuku bulursa kadinin kizi kendisinin de uvey kizi olur ve artik nikahi haram olur.bundan once zaten nikah akdi ile zifafa girme arasi birkac saat olacagindan (umumiyetle,ve kanunlar da umumiyete gore konur.istisnalar gozardi edilir) eger bu birkac saat icinde hanim olurse veya hemen bosanirlarsa,adam ve bu olen kadinin kizi isterlerse daha sonraki hayatlarinda karar verip evlenebilirler.
bu durumda bu kiz bu adamin uvey kizi olamamistir henuz.zaten uvey kiz sinifina girdigi an,nikah ebediyen haram olur.
gunumuzde sinirsiz ozgurlukten yana olanlarin hukuki duzenleme altinda iki yetiskin insanin nikahli beraberliklerine niye karsi ciktiklarini anlamak zor gercekten.herkes razi ise kime ne.
gunumuzdeki icler acisi durumu ise hic yazmayim.
sorogren Muhammed döneminde çocuk esirgeme kurumumu vardı ? Üstelik ikisinin başka bir şey olduğunu nasıl iddia edebilirsin sonuçta "evlat edinme" veya "üvey evlatlık" sadece ve sadece baba ile oğul arasında kan bağının olmadığının bir göstergesidir daha fazla bir şey değil. Madem öz evladı ile üvey evladın arasında ayırım yapacaksın o halde neden evlat ediniyorsun ? Kendinde ifade etmişsin toplum Zeyd'i Muhammedin öz evladı gibi kabul etmiştir ama Muhammed bunu sırf Zeynebi elde etmek için hiçe saymıştır ve herzaman olduğu gibi "Allah böyle istiyor" bahanesinin arkasına sığınmıştır. " Sonuçta bir F.G kadar olamamış baksana onda da 20 erkek gücü varmış ama adam "bana Mehdi desinler" diye evlenemiyor garibim..
"kisi henuz evlilikten dolayi cinsel iliskide bulunmadigi zevcesi olurse veya bosanirlarsa bu kadinin kizini nikahina alabilir."
Bu bahsettiğin Nisa 23 de var ki bu bambaşka bir felaket. Ama sen tabii bunu kabul etmezsin çünkü Kuran'ı kendi ahlaki değerlerine göre yorumlamak yerine kendi ahlaki değerlerini Kurana uygun hale getirmeye çalışıyorsun *ve bu da kendi değerlerine nasıl ihanet ettiğini gösterir. Sonuçta kendine ihanet etmeden Kurana inanamaz hiç kimse...
Düşünsene kızı olan bir kadın ile evleniyorsun ama onunla gerdeğe girmiyorsun kızı ile gerdeğe giriyorsun . Yahu tam bir komedi...Üstelik Nisa 23 de tam anlamı ile felaket diyebileceğimiz başka örneklerde var,
mesela evlenmenin haram olduğu "Anneleriniz, kızlarınız, kız kardeşleriniz......." sıralanmış. Yahu kardeşim böyle ifadeler olur *mu hiç yani dünyanın neresinde anne ile, *kızkardeş ile, kızı ile evlenme var da bu ayette bunlarda konu edinmiş...İnsanların aklının ucundan bile geçirmeyeceği şeyler Kuranda Allahın hükmü olarak geçiyor ben daha ne diyeyim ? Biraz akıllı olun akıllı........
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:34 .
|