Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 11-07-2006, 01:28
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Ahzap 37

Ahzap 37. (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. *

Bu âyette zikredilen ve Kur’an’da adı geçen tek sahâbî olan zât, Zeyd b. Hârise’dir. Çocukluğunda esir düşmüş, Hz. Hatice onu köle olarak satın almıştır. Hz. Hatice’nin kendisine hediye ettiği bu çocuğu, Peygamberimiz azâd edip evlât edinmişti. Resûlullah, Zeyd’i çok severdi, ona halasının kızı Zeyneb binti Cahş’ı nikâhlamıştı. Fakat Zeyneb, Zeyd ile geçinemedi. Zeyneb, asil bir aileden geldiği için bir köle azâdlısı ile evlenmek istememiş, ancak bu yönde vahiy gelince onunla evlenmişti. Zeyd’e bir türlü ısınamamış, bu yüzden ona karşı asâletiyle övünmekten geri durmamıştı. Zeyd, bir süre daha buna sabretti ise de sonunda Allah’ın Resûlüne varıp Zeyneb’den ayrılmak istediğini söyledi. Bunun üzerine Resûlullah hoşnutsuzluğun sona ermesi için ayrılmalarını uygun bulduysa da bunu Zeyd’in yüzüne söylemedi, ona sadece «karını yanında tut» dedi.

Hz. Peygamber’in içinde gizlediği şey, Zeyneb’in sonradan kendisine zevce olacağını bildiği halde bunu açıklamamasıdır. Bu konuda uydurulan birtakım isnatların aslı yoktur. Peygamberimiz, Zeyneb’in güzelliğine hayran kaldığı için onunla evlenmiş değildir. Zeyneb onun halasının kızı idi ve Peygamber onu her zaman görüyordu. İsteseydi onunla Zeyd’den önce kendisi evlenebilirdi.

www.diyanetvakfi.org.tr/reklam/meal/Ahzap.htm

---------------------------------

.........Üçüncüsü de azatlı kölesi ve evlatlığı Zeyd'in boşadığı Zeynep'le evliliğidir ki, Hıristiyan tenkitçilerin en çok istismar ettikleri ve hücum için tutunmaya çalıştıkları dal budur. Halbuki bunda yadırganacak bir durum yoktur.

Bilindiği gibi bu evlilik, bizzat Peygamberimizin tavsiyesi üzerine gerçekleşmiş, ancak Zeyd ile Zeynep arasındaki bu evlilik mutluluk getirmeyerek boşanmayla sonuçlanmıştı. Peygamberimizin Zeyd'e eşini boşamamasını tavsiye ettiği Kuran'da açıkça ifade edilmiştir. Fakat, Peygamber'in tavsiyelerine rağmen Zeyd, azatlı köle olması, eşi tarafından hakir görülmesi gibi nedenlerle Zeynep'ten ayrılma isteğini ısrarlı bir şekilde sürdürmüştü. Bu evliliğin boşanmayla sonuçlanması üzerine Hz. Peygamber onunla evlenmişti. Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı. Nitekim Kuran bu hususta şöyle diyor: ‘Vaktaki Zeyd onu boşadı, biz onu seninle evlendirdik. Ta ki müminlerin evlatlıkları, eşlerini boşadıklarında o kadınlarla evlenmek hususunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin.' (Ahzap, 37)

Mehmet Nuri YILMAZ * http://hurarsiv.hurriyet.com.tr/gost...19&yazarid=101


--------------------------------------------


Ahzap (Muhammed`e Karsi Hizipler) Suresi 37:

Hani Sen Allah`in nimetlendirdigi, senin de lütufta bulundugun kisiye (Zeyd`e) "Karini yaninda tut, Allah`tan kork" diyordun ama, Allah`in aciklayacagi birseyi de icinde sakliyordun; insanlardan cekiniyordun. Oysa ki kendisinden korkmana Allah daha layiktir. Zeyd o kadindan ilisigini kesince onu sana nikahladik ki evlatliklari, esleriyle iliskilerini kestiklerinde, müminler icin o kadinlarla evlenmede bir güclük olmasin. Zaten Allah`in emri yerine getirilmistir.

Zeyd Muhammed`in manevi evlatligidir. Adi: (Zeyd Ibn Muhammed) "Muhammed`in Oglu"

Soru: Allah`in yakinda birsey aciklayacagini Muhammed nerden biliyordu? (Yoksa önce Vahyin spotlari, sonra icerigi mi geliyordu?)

Soru: Islamiyet, bu ayet nedeniyle "Evlatlik Kurumu"nu kaldirmistir. Evlat edinmek kötü birsey mi?

Soru: Eger illa da evlatlik kurumunu kaldirmak gerekiyorduysa ve yine de illa Muhammed`in evlatligi Zeyd`in karisini mi almasi gerekiyordu?

Soru: Bu nikahi neden Allah bizzat kendisi kildi?

------------------------------------------

Muhammed'in Zeyneb'i de karıları arasına katmasının öyküsü:

Zeyneb Bint Cahş, Muhammed'in oğulluğu Zeyd'in karısıdır. Zeyd'i Muhammed kcndisine "oğul" edindiği için herkes ondan "Muhammed'in Oğlu (Zeyd Ibn Muhammed)" diye söz eder.

Muhammed bir gün, Zeyd'i görmek için onun evine gider. Zeyd'i bulamaz, Zeyd'in karısı Zenneb'le karşılaşır. Birden tutulur Zeyneb'e. Bir kadına Muhammed'in ilgi duyması, o kadının başka erkeğe -bu erkek kocası da olsa- uygun olmaktan çıkması ve dolayısıyla Muhammed'in olması gerektiği sonucunu doğurmaktadır. Bu nedenle Zeyd durumu ögrenir öğrenmez Muhammed'e gidip konuşur.

Zeyd:

-Karımdan ayrılmak istiyorum.

Muhammed:

-Neden? Seni kuşkuya düşürecek bir şey mi yaptı?

Zeyd:

-Vallahi hayır. Beni kuşkuya düşürecek hiçbir şeyi olmadı.Onun iyilikten başka birşeyini görmedim. (Zeyd' in eşini boşamak istemesinin nedeninin Müslümanların dediği gibi geçimsizlik değil de Muhammed' in onu arzu etmesi olduğunu ispatlayan cümleler)

Muhammed:

- Öyleyse karını bırakma, Tanrı'dan kork!

Muhammed "karını bırakma" derken, gerçekte sevdiği Zeyneb'in boşanmasını istiyordu. İstiyordu ki Zeyd onu boşasın da kendisi alsın.

Ama bu isteğini ve sevgisini içinde gizliyordu.

İşte bunun üzerine, Ahzab Suresinin 37. ayeti gelir. (Bkz. Taberi, Camiu'l-Beyân, 22/10-II.) "Tabakatu İbn Sa'd"da daha geniş olarak yer alan bu aktarmayı, doğubilimciler ele alıp eleştiri konusu yapıyorlar diye, gerçekleri örtme ya da ters yüz etme pahasına da olsa İslam'ı kurtarma çabasına girişmiş görünenler "iftira" diye niteliyorlar. Bu öykü, yüzyıllar boyu "hadis" kitaplarında ve tefsirlerde yer ala gelmiş olduğu halde. Şimdi ayete bakalım. Ayetin anlamı şöyle: (Çeviri, Diyânet'in)

"Ey Muhammed! Allahın nimet verdiği ve seninde nimetlendirdiğin kimseye: "Eşini bırakma, Allah'tan sakın!' diyor; Allah'ın açığa vuracağı şeyi içinde saklıyordun. İnsanlardan çekiniyordun. Oysa Allah'tan çekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd, eşiyle ilgisini kesti- ğinde onu seninle evlendirdik. Ki, evlatlıkları eşleriyle ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda müminlere bir sorumluluk olmadığı bilinsin. Allah'ın buyruğu yerine gelecektir." (Ahzâb, ayet: 37.)

Bu ayette anlatılanlar:
1- Muhammed, Zeyd'e "karısını boşamamasını" söylerken içinde bir şey saklıyordu. Bunu da sonradan Tanrı açığa çıkaracaktı. Muhammet'in içinde sakladığı neydi?

Yukarıdaki öyküye göre, bu sorunun iki karşılığı olabilir:

1- Muhammed'in içinde sakladığı şey, Zeyneb'e olan aşkıyla birlikte, Zeyd'in onu boşaması ve kendisini almasına olanak sağlamasını istemesiydi. Yukarıdaki öyküyü "uydurma ve iftira" diye niteleyenlerse; Muhammed'in içinde sakladığı ayette bildirilen şey için şu karşılığı veriyorlar: Onun sakladıgı şey, yalnızca, Zeyd'in karısının boşanması ve onunla kendisinin evlenmesi isteğiydi.
Oysa bunlar hep iç içe şeyler. Çünkü Muhammed Zeyneb'e tutulmuşsa, kocasının onu boşamasını ve kendisinin almasını istemesi doğaldı. Bu yoldaki isteğini gizlemesiyle aşkını da gizlemiş oluyordu.
2- Muhammed'in içindekini gizlemesine, insanlardan korkup çekinmesine yol açıyordu.

Peki bu korkuya, çekinmeye yol açan neydi? Yani Muhammed, içindekini açığa vurduğu zaman insanların ne yapacaklarını düşünüyordu ki, onun korkusunu taşıyordu? Bu soruya şu karşılık veriliyor: Muhammed, oğulluğunun karısını almaya kalkıyor diye dedikodu yapılmasından çekiniyordu. Çünkü gelenek, böyle bir duruma elverişli değildi. Oğulluğun karısıyla evlenmek çirkin karşılanırdı. (Bkz. Muhammed Ali Sabuni, Safvetu't-Tefasir, 2/527-528 ve öteki tefsirler.)
Öyküye göre şu karşılık da verilebilir: Muhammed, hem Zeyd'den, hem de öteki insanlardan çekiniyordu. Başkasının, üstelik de "oğulluğu"nun karısına göz koyduğu için... Bir süre bu nedenle durumu açığa vurmamıştı. Ama sonra, "ayetin gelişi" sorunu çözmüştü.

3 - Muhammed'in, oğulluğundan boşanan Zeyneb'i alması bu yönde herkese bir kapı açmasına yöneliktir.

Ayette ileri sürülen gerekçe bu.Yani, herkes oğulluğunun boşanan karısıyla rahat evlenebilsin diye Muhammed'in Zeyneb'le evlendirildiğini açıklıyor.' Bu açıklama karşısında da bir soru beliriyor:

- Bu evlilik olmadan da soruna çözüm getirilemez miydi? Örneğin, bir ayetle, herkese böyle bir yola gitmenin "helal" olduğu bildirilirdi; sorun kalmazdı. Neden bu çözüm yolu seçilmedi de, ille de Muhammed'in Zeyneb'le evlendirilmesi gerekli görüldü? Bu sorunun karşılığı yok.

(Admin' in Notu: Turan Dursun'un buraya kadar anlattığı öykünün devamını Arif Tekin' in "Kuran'ın Kökeni" adlı kitabın 166. sayfasından itibaren görelim:

".. Muhammed, Zeyd' i çağırıp bu ayeti (ahzap, 37) anlattıktan sonra ona şu görevi veriyor: "Git Zeynep' e bu olayları anlat ve onu bana iste.. Zeyd, kapıya varınca içeri giremiyor ve yüzünü çevirerek, -kendi anlatımına göre-ter içinde, sanki dünya başına yıkılmış gibi bir ruh hali içinde kendisinin Muhammed'in elçisi olduğunu ve onu istemeye geldiğini söylüyor. Zeynep ise o sırada hamur işi yapmaktadır. Zeyd'i dinledikten sonra olumlu yanıt vermiyor ve "düşünmem lazım" diyerek ibadet odasına çekiliyor. Zeyd, bu olumsuz haberi Muhammed' e bildirince Muhammed artık buna dayanamıyor ve doğruca Zeyneb'in evine giderek ona el koyuyor. Gerekçe, o sırada inen Ahzab Suresi'nin 37. ayetindeki "Ey Habibim, Zeyneb'i biz sana nikahladık" cümlesidir. Artık bu ayete dayanarak ne Zeynep'e mehir ücretini veriyor, ne evlenme için şahit tutuyor ve ne de Zeynep'in akrabasından izin alıyor. Bu sırada Muhammed 58 yaşında Zeynep ise 35 yaşında idi. Üstelik Muhammed'in yanında şu hanımları vardı:

1)Aişe (12 yaşında)
2)Hafsa (23 yaşında)
3)Ümmü Seleme (30 yaşlarında)

Olay burada da bitmiyor. Muhammed'in Zeyneble evlenmesinden kısa bir süre sonra (Hicri 6. yıl) Zeyd, Muhammed tarafından üst üste 6 küçük savaşa-baskına gönderiliyor. Bunlar şunlardır:

1) Beni Süleym 2) İys 3) Taraf 4) Hisma 5) Vadi'l Kura 6) Ümmü Kirfe.

Zeyd, bunların hiç birinde vurulmayarak başarıyla dönüyor. Sonunda Muhammed Zeyd'i tarihte "Mute Savaşı" olarak bilinen savaşta 3000 kişilik Müslüman ordusuyla yaklaşık 100.000 kişilik Rum ordusunun karşısına çıkarıyor. Üstelik Halit Bin Velid gibi daha usta bir komutan var iken. Zeyd bu sefer öldürülüyor.

http://www.turandursun.com/modules.p...showpage&pid=5
#Muhammedin%20Zeynebi%20de%20karıları%20arasına%20 katmasının%20öyküsü:
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-07-2006, 03:15
sargon - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
sargon sargon isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: Ahzap 37

Şu dinler tarihinde böyle başka bir kişi var mıdır, uçkur davalarıyla bu kadar tartışılan. İbrahimi dinlerde bir tek Davut var, benim bildiğim. Ama o da RAB tarafından büyük bir cezaya çarptırılıyor. Cezası da enteresan ha. Neyse, geçelim. Doğu dinlerinde de yok böyle birisi. Konfüçyüs, Budha, Taocular... ben hiçbir isim bilmiyorum ki, bu kadar çok uçkur davası tartışılmış olsun.

"Daha önce ben televizyona bakıyordum, şimdi televizyon bana bakıyor
Mısırlı bir gösterici
http://sargon.blogcu.com/
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-07-2006, 03:40
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

Sağolasın Sargon farketmemişim "önbellek" kısmından girdiğim için, *yazının metninide ben siliverdim.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-07-2006, 04:06
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

sevgili sargon, burada ki can alıcı nokta peygamberin uçkur davasından ziyade (ki o zaten ortada) üvey evladın eşi ile evlenmenin bütün müslümanlara HELAL kılınması. Özellikle M.Nuri Yılmaz'ın yazısını okursan şu cümlelerdeki çarpıcılığı görebilirsin.

Asıl bu evliliğin hikmeti, cahiliye döneminde evlatlıkların gerçek evlat gibi tanımlanmaları şeklindeki bir ádetin ortadan kaldırılmasına yönelik olmasıydı.

Yani "cahilliye" dönemi denilen dönem üvet evlat ile öz evlat arasında bir ayırım yapılmadığı bir dönemmiş. Yani oldukça yakın bugünün anlayışına ama Muhammed böyle güzel bir anlayışı bile yıkmış ve yerine üvey-öz evlat ayırımını ortaya koymuş daha da ötesi üvey evladın eşi ile evlenmek serbest. Peki neden bizim müslüman ilim adamları Kuran'a göre haram-helal tanımlamaları yaptıklarında hep bunu es geçerler, hatta böyle bir mevzu dan bahsetmezler bile..Kendi yapacağı ahlak dışı bir davranışı genelleştirerek yani herkese aynı hakkı vererek bunu normal birşeymiş gibi gösterme çabasına acaba arap kurnazlığı desek nasıl olur ?

Bu ayetin altından kalkacak bir müslüman tanımıyorum ve bence tek başına Muhammedin Kuran'ı kendi günlük hesaplarının bir parçası olarak yazdığının kanıtıdır. Eğer aksini düşünürsek bu Allah'a hakaret demek olur..

Bir de dikkat edermisin M.Nuri nin kurnazlığına. Ne diyor ? "Hıristiyan tenkitçilerin en çok bunu istismar ediyorlarmış" yani "bu ayetin üstüne gelmeyin sizi Hiristiyan ilan ederim" diyerek gözdağı veriyor bu ayet ile uğraşanlara, bir bakıma önceden tedbir alıyor olası eleştirilere... Yahu ben iddia ediyorum müslüman din adamları, Kuran'ı hatim indirenler, Kuran meali yazanlar, Kuran ayetlerini tefsir edenler vs.. bunların hiçbirisi Kuran'ı okumamışlar ya da okumuşlar ama hiç bir şey anlamamışlar, yahut hesap başka.....Yoksa insan "Kuran bir ahlak kitabıdır", "Kuran akıl ve mantık kitabıdır" vb... ifadeler kullanır mı hiç ?


Benim onlara tek tavsiye Ahzap 37 dir. Okuyun arkadaşlar okuyun yalnızca bu ayeti okuyun bu yeter de artar bile gözünüzün açılması için...
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-07-2006, 14:51
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ahzap 37

Sevgili Sodomo,
Evet biz okuyoruz ve anlıyoruz da okuyup da anlamayanlara ne demeli.İnsanlar
bu kadar mı kör olur.Her şey açık ve net bir şekilde ortada.Ben yapılan yorum-
ları ciddiye bile almıyorum.Ahzapdaki zihniyet apaçık ortada.Bak ne diyor:

Ahzap 37. (Resûlüm!) Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun. Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun. Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir. *

Şu ayetin yorumlanacak neyi var.Tipik bir şark kurnazlığı.Gerekçe olarak
müminlere bir güçlük olmasın zırvalığı.Yani şimdi müminler hep sanki evlatlıklarının karılarıyla evlenmişler gibi kuranın allahı da sanki onu
düzeltiyor.Ben Kuranda İnciler başlığımda hep şu dikkatimi çekmişti.Allahla
peygamber çok güzel paslaşmışlar.Al gülüm ver gülüm.Başı dara girdiği zaman
allah imdadına yetişiyor.Burda da aynısı oluyor.Allahın emri yerine getirilmiştir denilerek son nokta konuluyor.Sen bir peygambersin.Örnek insan
olman gerekir.Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.Evlenmemeli-
dir de...Ama sen gel de bunu anlatabilirsen anlat.Görüyorsun işte sırf
kitaba ters düşmemek için ne taklalar atıyorlar.Sırf bu ayet için değil
o kitabın genelinde bu yapılıyor.İçlerinden biri dürüstçe ortaya cıkıp bu
peygamberin yaptığı yanlıştır diyemiyor.Ayşe olayı için de diyemiyor.Ayşenin
yaşını yükseltmeye çalışıyorlar.Ben onu bunu bilmem.İnsan ne olursa olsun
önce dürüst olmalıdır.Bu kadarını söylüyorum.Tabi ki anlayana...Sevgiler...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-07-2006, 18:45
sodomo-- sodomo-- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Mar 2006
Mesajlar: 1.767
Standart Re: Ahzap 37

Sevgili Ezkamo,

Azhap 37 üzerinde durmamın sebebi, bu ayetin bütün herşeyi tek başına açıklıyor oluşu. Düşünsene üvey evladının eşi ile evlenmeyi HELAL kılan bir Kuran'ı habire bize "Allah'ın mucize kitabı" ve de bu kitabı kendi şehvetinin aracı haline getirmiş Muhammedi de "kainatın yüzü suyu hürmetine yaratıldığı" bir peygamber olarak pazarlayıp bunlar yetmiyormuş gibi böyle içi ahlaksızlık dolu bir kitap için ağzından köpükler saçarak CİHAT naraları atabiliyorlar ve aynı tarihde olduğu gibi bugünde binlerce insanı acımasızca katledebiliyorlar ve dahası gizli organizasyonlar kurup devleti ele geçirme planları bile yapıyırlar bu kitap uğruna.
İnsanda önce zerre kadar "akıl" o da yok ise zerre kadar "vicdan" ve dahası zerre kadar "ahlak" olmalı. Bir kitap düşünki sizin kendi öz ruhani tabiatınızda bulunan bütün güzel özellikleri yok etsin ve kendi ruhuna ihanet etmenize neden olsun. Halbuki "akıl", vicdan", "ahlak", "sevgi" bunların hepsi sizin öz ruhani doğanız değil miydi ? Ve size bunlar bir "cevher" olarak verilmemişmiydi ? Yazıklar olsun kendi öz ruhani doğasına bir kitap uğruna ihanet edenlere...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-07-2006, 20:24
aldostu aldostu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
Standart Re: Ahzap 37

Şu ayetin yorumlanacak neyi var.
Tipik bir şark kurnazlığı.
Gerekçe olarak müminlere bir güçlük olmasın zırvalığı.

Yani şimdi müminler hep sanki evlatlıklarının karılarıyla
evlenmişler gibi kuranın Allahı da sanki onu düzeltiyor.

Ben Kuranda İnciler başlığımda hep şu dikkatimi çekmişti.
Allahla peygamber çok güzel paslaşmışlar.

Al gülüm ver gülüm.
Başı dara girdiği zaman Allah imdadına yetişiyor.

Burda da aynısı oluyor.
Allahın emri yerine getirilmiştir denilerek son nokta konuluyor.

Sen bir peygambersin.
Örnek insan olman gerekir.

Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.
Evlenmemelidir de...

Ama sen gel de bunu anlatabilirsen anlat.
Görüyorsun işte sırf kitaba ters düşmemek için ne taklalar atıyorlar.

Sırf bu ayet için değil
o kitabın genelinde bu yapılıyor.

İçlerinden biri dürüstçe ortaya cıkıp bu
peygamberin yaptığı yanlıştır diyemiyor.

Ayşe olayı için de diyemiyor.
Ayşenin yaşını yükseltmeye çalışıyorlar.

Ben onu bunu bilmem.
İnsan ne olursa olsun
önce dürüst olmalıdır.
Bu kadarını söylüyorum.Tabi ki anlayana...Sevgiler...



Ezkamo Hocam,

sevgilerimi yolluyorum.
Yaratacı,uçkur ayarlayıcı değil.

Lütfen, yanlış anlatışlar,yanlış tarifler,
ötede duran koskocaman dağı kaybetmesin.

Mezarlıklara gittiğinde çok görürüsün.
Eline bir Yasin kitabı olan hoca kesilir.

Köy veya küçük kent camilerimizde de,
kel kör bir kaç sureyi arapça okuyabilen,
din alimi kesilir,ahkam keser.

Kitabı yazan ahkam kesmiş,
tezgahını denk getirmiş,çok görme yani..

Bakk..fazla ileri gitem Hacım Eslemtu'yu sararım başına haa... 8O

(Espri anlayışına sığındım..)

Aldostu.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-07-2006, 20:57
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Ahzap 37

Ezkamo arkadaş.
* * * * * * * * * * * * *''Sen bir peygambersin.Örnek insan
olman gerekir.Ahlaklı bir insan evlatlığının karısıyla evlenemez.Evlenmemeli-
dir de'' demişsin

* * Kendi kültürel ve ahlaki yaklaşımlarımız açısından baktığımızda ahlaksızlık olarak değerlendirebiliriz.Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.
* Günümüz Türkiye'sinde bile bizlere aykırı gelebilen ama uygulayanlar için herhangi bir aykırılık bulunmayan,Ölen abi'nin karısıyla evlenmek gibi uygulamalar mevcut . kaldıki Ebu mes'ud ukba b. Amrü'l-ensari el -bedri(R.A) den naklen şöyle dediği bilinir ''Utanmadıktan sonra dilediğini yap''
Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.
* Örnek insan olma olayı ise BANA RUHBANİYET EMROLUNMADI diyen hadisi ile vurgulanmıştır.

* * * * * *saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-07-2006, 22:01
soro soro isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Apr 2006
Mesajlar: 1.882
soro - MSN üzeri Mesaj gönder soro - YAHOO üzeri Mesaj gönder
Standart ahzap 37 boyle de degerlendirilebilir.

bir arkadasimiz ahzap 37 ayetini td dan nakletmis.ve kendi fikirlerini de yazmis.gerek td ve gerek ise diger arkadaslarin yorumlari kendi dinsiz inanclarina gore degerlendirmelerinin ve dusmanlari olarak *kabul ettikleri islamiyete dair besledikleri hincin bir yansimasidir.cunku,td nun yazilari kendi uydurmalari ve zoraki cikarimlaridir.birsey hakkinda td birsey dediyse bu dogrudur demek degildir.eskiden olmus bir olay hakkinda gunumuz insani olan td ancak kafasindan dusunsel faraziyeler uretebilir yoksa o zamanda yasamis ve olayi gormus degildir.olayi yasayanlarla da konusmamistir.sadece o zamanin munafiklarincaq soylenen ve gunumuz hiristiyan ve diger misyonerlerince de seslendirilen bir yalani dile getirmekten baska birsey yok ortada.
simdi olay gercekten bizim iddia ettigimiz gibi ise ve bunun dile getirilmesi de ancak bu ayetteki sekle gore olduysa bunu nasil *size ispatlayabiliriz.ispatlayamayiz.cunki siz zaten hicbir seyi kabul etmiyorsunuz.e bunun da bilimsel ispati olmaz.sadece taraflarin beyanlari ve bu olaydan sonraki yasayislarinin gosterdikleri *bizi ispat eder.
olayin asli;zeyd peygamberin uvey evladi degil,sadece aldostunun da nevrale evladim demesi gibi bir buyugun kucuge evladim demesinden gelen bir durum,aralarinda kan bagi olusmaz,ve bu evladim demek gunumuzde bile gercek evlad yerine gecmez,ne kadar samimi ve yakin olunursa olunsun.ben yetistirme yurdundan bir cocuk alip da bunu kendi evladi ile tamamen *bir tutacak birini bilmiyorum.simdi evladlik alip ya organini caliyorlar,ya fuhus tuccarlarina satiyorlar,yada dilenci ve kapkacci yapiyorlar.bir kisim gercekten cocugu olmayip,butun sevgisini bu cocuklara veren aileler sozumun disindadir.
zeyd esini bosamis,kendi istegi ile,bunun aksini soyleyen kimse yok taraflar arasinda,sonrada zeyneple peygamberimizin nikahi kiyilmis, simdi burada ne var.evladlik bosamis bosa cikmis,evlenmelerinde bir mani yok,baskasida nikahlayabilirdi zeynebi,dul kalacak degildi devamli heralde.
ayrica bu olayda bana gore,zeydin hakiki evlad gibi algilanip,peygamberden torpilli havasinin olmamasida netice olarak cikiyor.zira zeyd ve zeydin nesli peygamber nesli gibi algilanip,bir kudsiyet vermek isteyenler de olabilirdi.ama bu hareketle bence bunlarin da onu alinmis oldu.

sizin iddianiz ise tamamen haricten gazel okumak nevinden beyin firtinasi,ve think=tank urunu olmaktan ote gecemez.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-07-2006, 22:03
M.onur M.onur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jul 2006
Mesajlar: 222
Standart Re: Ahzap 37

sabo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ancak kendi kültürel yaşamları içerisinde ne evlatlığının karısıyla evlenmesi,ne de küçük yaşta biriyle evlenmesi bu gün bizlerin gösterdiği kadar tepkilere neden olmamışsa.Bu o toplumun bizlerin ahlak anlayışından farklı anlayışları olduğunu yani dönemi için o kadar da aykırı görülmediği sonucunu doğurur.
Arkadaşım bir Müslüman olarak İslamiyeti ve peygamberini savunmak için bu siteye üye olmuşsun, ancak bırak Kuranı okuyup anlamayı daha bu başlıkta yazılanları bile okuyup anlamamışsın. Konuyu açan arkadaş yukarıda bir sürü hadis ve ayet vermiş. Şayet bunları okusaydın Muhammedin utanıp, çekindiğini görürdün.

Ahzap 37. Hani Allah'ın nimet verdiği, senin de kendisine iyilik ettiğin kimseye: Eşini yanında tut, Allah'tan kork! diyordun.Allah'ın açığa vuracağı şeyi, insanlardan çekinerek içinde gizliyordun.Oysa asıl korkmana lâyık olan Allah'tır. Zeyd, o kadından ilişiğini kesince biz onu sana nikâhladık ki evlâtlıkları, karılarıyla ilişkilerini kestiklerinde (o kadınlarla evlenmek isterlerse) müminlere bir güçlük olmasın. Allah'ın emri yerine getirilmiştir.

Hatta Muhammedle Zeyneb nikahlandıktan sonra, Müslümanların içinden bu izdivaçı eleştirme cüretini ve cesaretini gösterenler çıkıyor. Etrafta dolanan bu dedikodulara içerleyen Allah onlara cevaben bu ayeti gönderiyor.

Ahzab 40 Muhammed, sizin erkeklerinizden hiçbirinin babası değildir. Fakat o, Allah'ın Resûlü ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi hakkıyla bilendir.

sabo";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Günümüz Türkiye'sinde bile bizlere aykırı gelebilen ama uygulayanlar için herhangi bir aykırılık bulunmayan,Ölen abi'nin karısıyla evlenmek gibi uygulamalar mevcut . kaldıki Ebu mes'ud ukba b. Amrü'l-ensari el -bedri(R.A) den naklen şöyle dediği bilinir ''Utanmadıktan sonra dilediğini yap''
Bizim ahlak anlayışımıza göre utanılacak bir şeydir ama,farklı bir coğrafya'da farklı bir kültür içinde, utanılacak birşey yada ahlaksızlık gibi değerlendirilmemiş olabilir.
* Örnek insan olma olayı ise BANA RUHBANİYET EMROLUNMADI diyen hadisi ile vurgulanmıştır.

* * * * * *saygılar
Günümüz Türkiyesinde, özelliklede doğuda kızlar küçük yaşta evlendiriliyor. Kanunen yasak olsa dahi insanlar Muhammedin sünnetini örnek alarak bu durumda bir sakınca görmüyorlar.

Küçük yaşta kızlarla evlenme Araplarda o devirde de çokça rastlanan bir durum olduğu için Muhammede bu sebepten herhangi bir tepki gelmemiş. Anlayacağın bu arap geleneği Muhammedin sünnetiyle beraber İslam fıkıhına konu olmuştur.

Müslümanlar bu konuda vicdan muhasebesi yapmalılar ve 9 yaşında bir kızla *cinsel ilişkiye girme gerçeğini kabul etmeliler. Sen kabul etmişsin darısı diğer Müslümanların başına.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:41 .