Arkadaşlar, siz, film eski olduğu için bu filmde oynayanları tanımazsınız. Aslşında ben de pek fazla tanımam. Ama içlerinde biri var ki, onu tanımamak mümkün değil!
Bu filmde oynayanlar ya da Capricorn One'ın mürettebatı, dolayısıyla "Amerika'nın Gururları" diyebileceğimiz şu kişilerden oluşuyor:
İster inanın, ister inanmayın, bu resim MovieMarket'te 4 Pound'a satılıyor. İnanmazsanız buradan görebilirsiniz. Yani bu resmi öyle her yerde bulmanız mümkün değildir! Bu kıyağımı unutmayın, tamam mı?
Soldan sağa doğru, Yarbay Peter Willis rolünde Sam Waterston, Albay Charles Brubaker rolünde James Brolin, ve Komutan John Walker rolünde Efsane Amerikan Futbolcusu O.J. Simpson.
Herkes kimi kastettiğimi anladı, değil mi? Bu kişi ünlü Efsane Amerikan Futbolcusu O.J. Simpson'dır. Yanılmıyorsam, O.J. Simpson'ı bu filme, filmdeki bir kaçış sahnesinden (ki filmin en uzun bölümü bu idi) dolayı aldılar.
Yukarıdaki resimde Capricorn One mürettebatı kaçarken görülüyor. O.J. Simpson ortada ve o, bu tür kaçış sahnelerine alışkın biri. Çünkü O.J. Simpson Amerikan futbol maçlarında oynarken, kaçmasıyla ünlü biridir.
Kim ne derse desin (yani O.J. Simpson'a 33 yıl hapis gibi haberlere itibar etmiyorum), bana göre herbiri Amerika'nın gururudur.
Arkadaşlar, şimdi size vereceğim filmi mutlaka seyredin.
Apollo 18 görevi bittikten sonra kaydedilen görüntülerin bir kısmı saklanmış ve günümüzde ortaya çıkartılmıştır. Bu görüntüler incelendiğinde dünya dışında da yaşamın var olduğuna dair hiç bir şüphe kalmayacaktır.
Belgesel biçiminde kayıtlardan derlenerek hazırlanan film, Apollo 18 görevi ile ilgili olan efsaneyi tekrar gündeme getiriyor, NASA’nın gizli tuttuğu iddia edilen kayıtların ele geçirilerek hazırlandığı söylenen bu yapımı
filmiyle sizlere sunuyor ve yorumlarınızı bekliyoruz. İyi seyirler.
Not: Bu filmi 2 yıldan beri büyük bir sabırsızlıkla bekliyordum. Ben muradıma erdim yani APOLLO Seferleri'nde merak ettiğim soruların yanıtlarını buldum, siz de erin!
Apollo seferleri ile uzaya 12 adet astronot gönderildi. Ve bunları eğiten, ve aynı zamanda ay a iniş pozisyonlarını belirleyen, ve daha başka görevleride var, başındaki kişi, Faruk El baz dır.
Mısırlı müslüman bir bilim adamı olan faruk El Baz a astronotlar "King" diye lakap takmışlardı. Çünkü bütün eğitimlerini ondan aldılar.
Faruk El-Baz ın dediğine göre;
Şu Neil amstrong un ay da ezan sesi duyması hikayesi çok saçma ve böyle bir şey olmamıştır.
Neil amstrong müslüman diyenlerde saçmalayan kişiliği bozuk insanlardır. Çünkü diyorki İslamın bu tür şeylere ihtiyacı yok. Bir ünlü Müslüman olunca islamiyet bir şey kazanmaz diyor.
Onun anlattıklarına göre şöyle bir olay olmuş:
Apollo 15 misyonu çok önemli bir görev imiş, ilk defa çok miktarda malzeme Aya gönderilecekmiş, 2 renkli kamera, bir tekerlekli araç, ve bir sürü lab malzemesi, o kadar okmuş mu baya korkuyorlarmış bir hata olacak diye, aynı zamanda çok para harcandığından şikayet eden siyasi gruplar yüzünden belki de son sefer olacakmış. Ama başarılı olunca 2 sefer daha yapmışlar son olarak.
Faruk El Baz geminin kokpitinde fırlatmaya yakın zamanlardan birinde Komutan David scott astronot ile konuşuyorlarmış, Faruk demişki: "Bak Scott, biz bu teneke kutu için bilimin bize verdiği her şeyi yaptık, her türlü önlemi aldık, şimdi bundan sonra inanç devreye giriyor, bir de sizi koruyacağını düşündüğüm bir şeyi geminin gövdesine ekleyeceğim." demiş.
Scott: "nedir o?" demiş.
Faruk: "Benim dinim İslamın kitabı olan Kuran ın açılış süresi Fatiha dır."
Scott: "King, sen ne dersen olur, zaten bizim bizi koruyacak herşeye ihtiyacımız var."
Faruk daha sonra fatihanın anlamını Scotta söylemiş.
Ve Apollo 15 in gövdesine Fatiha suresi eklenmiş.
ayrıca onca malzemenin arasında bir ufak kuranı kerimi bile ay a götürmüşler.
bunlar gerçekler, ama şehir efsaneleri de var işte..
Şimdi size çok güzel bir animasyon post edeyim:
Bu animasyon Curiosity nin Mars yolculuğunu animatize etmektedir.
Apollo seferleri ile uzaya 12 adet astronot gönderildi. Ve bunları eğiten, ve aynı zamanda ay a iniş pozisyonlarını belirleyen, ve daha başka görevleride var, başındaki kişi, Faruk El baz dır.
Mısırlı müslüman bir bilim adamı olan faruk El Baz a astronotlar "King" diye lakap takmışlardı. Çünkü bütün eğitimlerini ondan aldılar.
Faruk El-Baz ın dediğine göre;
Şu Neil amstrong un ay da ezan sesi duyması hikayesi çok saçma ve böyle bir şey olmamıştır.
Neil amstrong müslüman diyenlerde saçmalayan kişiliği bozuk insanlardır. Çünkü diyorki İslamın bu tür şeylere ihtiyacı yok. Bir ünlü Müslüman olunca islamiyet bir şey kazanmaz diyor.
Onun anlattıklarına göre şöyle bir olay olmuş:
Apollo 15 misyonu çok önemli bir görev imiş, ilk defa çok miktarda malzeme Aya gönderilecekmiş, 2 renkli kamera, bir tekerlekli araç, ve bir sürü lab malzemesi, o kadar okmuş mu baya korkuyorlarmış bir hata olacak diye, aynı zamanda çok para harcandığından şikayet eden siyasi gruplar yüzünden belki de son sefer olacakmış. Ama başarılı olunca 2 sefer daha yapmışlar son olarak.
Faruk El Baz geminin kokpitinde fırlatmaya yakın zamanlardan birinde Komutan David scott astronot ile konuşuyorlarmış, Faruk demişki: "Bak Scott, biz bu teneke kutu için bilimin bize verdiği her şeyi yaptık, her türlü önlemi aldık, şimdi bundan sonra inanç devreye giriyor, bir de sizi koruyacağını düşündüğüm bir şeyi geminin gövdesine ekleyeceğim." demiş.
Scott: "nedir o?" demiş.
Faruk: "Benim dinim İslamın kitabı olan Kuran ın açılış süresi Fatiha dır."
Scott: "King, sen ne dersen olur, zaten bizim bizi koruyacak herşeye ihtiyacımız var."
Faruk daha sonra fatihanın anlamını Scotta söylemiş.
Ve Apollo 15 in gövdesine Fatiha suresi eklenmiş.
ayrıca onca malzemenin arasında bir ufak kuranı kerimi bile ay a götürmüşler.
bunlar gerçekler, ama şehir efsaneleri de var işte..
Şimdi size çok güzel bir animasyon post edeyim:
Bu animasyon Curiosity nin Mars yolculuğunu animatize etmektedir.
Haklısın, insan zora düşünce her şeyi yapıyormuş. Örneğin, Apollo 18 görevinde Amerikalı astronot kendi modülünde (Bağımsızlık) oksijen tükenince krater içinde kalmış Rus modülüne kapağı atmakta buldu kendini.
Ben hala o Amerikalı astronotun Rus modülünü nasıl çalıştırıp kapsüle (Özgürlük) kadar yükseldiğini şaşırıyorum. Çünkü Rus modülündeki her şey Rusça yazıyordu. Acaba Amerikalı astronot Rusça mı biliyordu? (Not: Filmde Amerikalı astronot Rus modülünün kendi modüllerine benzediği söylüyordu!)
İkincisi, önceki mesajlarda gördüğün gibi Apollo 11'e ait 4 kiritik hata çıktı. Bunlar bizden değil, NASA'dan kaynaklanıyordu. Dolayısıyla ben bu hatalarda bir "Şehir Efsanesi" göremiyorum.
Şu Neil amstrong un ay da ezan sesi duyması hikayesi çok saçma ve böyle bir şey olmamıştır.
Neil amstrong müslüman diyenlerde saçmalayan kişiliği bozuk insanlardır. Çünkü diyorki İslamın bu tür şeylere ihtiyacı yok. Bir ünlü Müslüman olunca islamiyet bir şey kazanmaz diyor.
Onun anlattıklarına göre şöyle bir olay olmuş:
Apollo 15 misyonu çok önemli bir görev imiş, ilk defa çok miktarda malzeme Aya gönderilecekmiş, 2 renkli kamera, bir tekerlekli araç, ve bir sürü lab malzemesi, o kadar okmuş mu baya korkuyorlarmış bir hata olacak diye, aynı zamanda çok para harcandığından şikayet eden siyasi gruplar yüzünden belki de son sefer olacakmış. Ama başarılı olunca 2 sefer daha yapmışlar son olarak.
Faruk El Baz geminin kokpitinde fırlatmaya yakın zamanlardan birinde Komutan David scott astronot ile konuşuyorlarmış, Faruk demişki: "Bak Scott, biz bu teneke kutu için bilimin bize verdiği her şeyi yaptık, her türlü önlemi aldık, şimdi bundan sonra inanç devreye giriyor, bir de sizi koruyacağını düşündüğüm bir şeyi geminin gövdesine ekleyeceğim." demiş.
Scott: "nedir o?" demiş.
Faruk: "Benim dinim İslamın kitabı olan Kuran ın açılış süresi Fatiha dır."
Scott: "King, sen ne dersen olur, zaten bizim bizi koruyacak herşeye ihtiyacımız var."
Faruk daha sonra fatihanın anlamını Scotta söylemiş.
Ve Apollo 15 in gövdesine Fatiha suresi eklenmiş.
ayrıca onca malzemenin arasında bir ufak kuranı kerimi bile ay a götürmüşler.
lionawar, gelelim inanç meselesine...
APOLLO 18 mürettebatı çaresiz kalınca ne yaptı?
Apollo 18'in Bağımsızlık modülündeki 2 astronot garipliklerle karşılaşınca; Nate Walker, karnının sol tarafına bir yaratık girince ve Ben Anderson da Bağımsızlık modülündeki oksijenin tükenince çareyi inançta değil, o anda mümkün olan en iyi şeyi yapmakta buldular.
Bunlardan, Nate Walker vücuduna giren yaratıktan kurtuluşunun olmadığını gayet iyi biliyordu (ki sonradan arkadaşı Ben Anderson bu yaratığı bir metal parçasıyla dışarıya çıkarttı ama bu sefer de Nate Walker'ın vücudu enfeksiyon kaptı ve bu enfeksiyon vücudunun her tarafını sardı) ama Ben Anderson'a zarar vermeyi düşünmedi.
Ben Anderson ise Bağımsızlık modülünde oksijenin tükenmesine yakın bir zamanda (ki 12 saatlik oksijeni kalmıştı) Houston'ı aradı. Houston merkezi ona tüm kontrolün kendilerinde olduğunu (bu arada, onların başına gelecekleri de biliyorlardı. Yani Nate Walker ve Ben Anderson Apollo 18 görevi için bir kurban olarak seçilmişlerdi. Ama her şey olduğunda onlar da bunu anladılar ve artık her şey onlar için çok geçti) ve çalışmaya devam etmesini söyledi. Ben Anderson'un aklına gelen ilk şey, daha önce karanlık içinde ve oldukça soğuk bir ortamda kalan Rus Soyuz modülüne gitmek ve oradaki oksijeni kullanmak oldu. Çünkü ne de olsa Soyuz'un Rus kozmonotu yaratık tarafından öldürülmüştü. Ben Anderson kratere indi ve Soyuz'a girdi. Ama arkasından Nate Walker'ın geldiğinden habersizdi.
Çok ilginçtir, benim filmde koptuğum sahne şu oldu: Ben Anderson Soyuz modülündeki herşey Rusça yazmasına rağmen, Soyuz'un Bağımsızlık modülüne benzemesinden dolayı Soyuz'u çalıştırmayı başardı. O sırada Soyuz'un kapısını elindeki çekiçle Nate Walker çalmaya başladı. Nate Walker nerdeyse Soyuz'un camdan ama çok sağlam yapılmış kapısını kıracaktı. Fakat vücudundaki yaratığın harekete geçmesiyle orada hemen öldü.
Arkasından Ben Anderson Soyuz'u tam anlamıyla çalıştırdı ve Soyuz'dan Houston'u aradı ama, kendisine hiçbir yardım yapılamayacağı söylendi. O da son olarak Apollo 18 kapsülündeki komuta pilotu John Grey'i aradı. Belki o kendisine yardım edebilirdi. Öyle de oldu. John Grey Houston'dan kendisine gelen "Yalvarırım, John ona yardım etme!" sözüne bile aldırış etmedi ve arkadaşına yaklaşarak yükselmesi gerektiğini söyledi.
İşte filmin tam bu sahnesinde tam koptum ve kendimi kaybettim. Çünkü Ay'da ilk kez bir Rus modülünün havalandığını gördüm. Bu modül Soyuz idi ve üzerinde "CCCP" ile birlikte Soyuz'un Rusçasıyla birkaç şey daha yazıyordu. Bildiğiniz gibi Rusça'da "CCCP"nin anlamı Türkçe'de "SSCB" olan Sovyetler Birliği'nin Rusça kısaltılması idi. Daha sonra Ben Anderson Soyuz ile kapsüle kontrollü bir şekilde yaklaşmaya ve oradan da bağlanmaya çalıştı ama, o yaratığın yüzlercesi Soyuz'un içinde imiş ve Ben Anderson'un her tarafını sarmaya başladılar. Sorun şu ki, Soyuz'un kontrolünü kaybeden Ben Anderson büyük bir hızla kapsüle çarptı ve kapsüldeki John Grey de bu sayede orada ölmüş oldu.
Şimdi, burada size filmin son bölümünü anlatırken, bu olanları tuhaf karşılayabilir ve bir "Komplo Teorisi"nin öne sürüldüğünü rahatlıkla iddia edebilir ve bunda da haklı çıkarsınız. Fakat kazın ayağı öyle değil!
Peki nasıl?
Bildiğiniz gibi, Apollo 18 görevi bittikten sonra kaydedilen görüntülerin bir kısmı saklanmış ve günümüzde ortaya çıkartılmıştır. Bu görüntüler incelendiğinde bilemediğimiz bazı olaylar yaşanmıştır. Örneğin, bazı Apollo astronotlarının vücutlarına yaratık girmişcesine birden çıldırmaları. Bu fenomen açıklanamıyor.
Bana göre bu fenomen Ay'daki aşırı radyasyondan kaynaklanan geçici bir şuur kaybıdır. Örneğin, bir bilgisayar başında saatlerce oturan bir kişide bu olay çok sık gözlemlenir. Çünkü bilgisayarda radyasyon var ve kullanıcı da yoğun bir şekilde bu radyasyona maruz kalmaktadır. Kişide radyasyon seviyesi doygunluk seviyesine ulaştığında, kişide dengesiz hareketler oluşur ve bu dengesiz hareketler bazen öyle bir hal alır ki, karşısındaki kişiyi bile öldürecek seviyeye gelebilir.
Çağımızın hastalığı olarak kabul edilen bu rahatsızlık ancak çok iyi bir dinlemeyle atlatılabilinir. Başka da bir tedavisi yok!
Fakat filmi çeken kişiler bu fenomeni radyasyon hastalığı değil de, bir yaratık olarak kabul etmiş ve filmi öyle çekmişler.
İşte başlangıçta gülünebilecek ve de bir komplo teorisi gözüyle bakılabilecek olay bundan ibarettir.
Filmdeki astronotların inançları konusuna gelirsek, onların Hawking'e katıldıkları görülür. Çünkü Hawking, "Büyük Tasarım" kitabının tanıtımında "Evrende Tanrı yok!" demişti. Demek ki Apollo 18 astronotları da aynı sözün Ay'da geçerli olduğunu düşünmüşler!
Yok, eğer burada anlatılanlar doğru değilse, o zaman siz de,
Örneğin, Ben Anderson Bağımsızlık modülünde oksijen tükendiğinde ne yapmalıydı?
a) O sırada hemen Faruk El Baz'ın verdiği Kuran'ı açıp, ne kadarını okumayı becerebiliyorsa, birşeyler söylemeliydi.
b) Eğer okumayı biliyorsa Kuran'dan küçük bir sure okumalıydı.
c) Yok bu da olmadı ise, o sırada modülün içine hemen bir seccade kurarak namaza durmalıydı.
d) İncil'den birkaç ayet okumalıydı. Olmadı, Tevrat'tan.
e) Huşu içinde (kutsal sözlerle kendisini rahatlatmış bir şekilde) Soyuz modülüne gitmesi gerekirdi.
Kardeşim, kim ne biliyorsa söylesin de biz de öğrenelim. Yani bir insanın başı Ay'da böyle bir derde girdiğinde ne yapması gerekiyordu ki: Bu adam o sırada kutsal işlerle uğraşıp başını daha fazla derde mi soksun, yoksa işine odaklanarak kendisini mi kurtarmaya çalışsın?
Önce konuyla ilgili habere bir bakalım, sonra Apollo 11 bayrağının belge ve video kayıtlarına göre nerede olduğunu bakarız.
Önce haberler...
Ay'daki bayrak kayboldu!
1969-1972 yılları arasında astronotların diktiği Amerikan bayraklarından biri kayıp!
Neil Armstrong ile Edwin Aldrin birlikte Amerikan bayrağını tutarken. Ayrıca Edwin Aldrin'in bayrağı selamlarken de şuraya bakabilirsiniz. Bu son resim size Apollo 11 bayrağı hakkında kesin bir fikir verecektir. Çünkü bayrak resimde tüm detaylarıyla birlikte görülüyor.
ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi’nin (NASA) Ay’a gönderdiği Ay Keşif Uydusu tarafından yapılan gözlemlere göre, 1969-1972 yılları arasında astronotların diktiği Amerikan bayraklarından biri kayıp. NASA’da görevli bilim adamlarından Mark Robinson, yazdığı bir makalede 1969-1972 yılları arasında Apollo uzay araçlarıyla Ay’a giden astronotların diktiği 6 bayraktan sadece birisinin eksik olduğunu belirtti. Robinson, “Sadece Apollo 11’in diktiği bayrak kayıp” dedi.
Fakat ne ilginçtir ki Apollo 11'e ait video kayıtları bu haberin doğru olmadığını gösteriyo bize.
Örneğin NASA'nın Apollo 11 Multimedia'sında yer alan videolardan sonuncu yani 6. olan Apollo 11 Introduction videosunu izlerseniz, Apollo 11'in bayrağı hakkında şu görüntüyle karşılaşırsınız:
Burada dikkat ederseniz, sizin de bu videodaki görüntüyü görebilmeniz için, alttaki çubuktaki ilerleme (yuvarlak) düğmesinin resimde gördüğünüz gibi aynı konuma gelmesi gerekir.
Şimdi bu görüntüyü hafızamıza alalım. Çünkü bir sonraki videoda bu bayrağın görüntüsü modül kalkarken, bayrak cephemiz olmak üzere modülün sağ tarafından kameraya alınmıştır.
Güzel. Şimdi de ikinci videomuza geçelim.
Youtube'da "NASA Apollo 11 moon mission original footage" adıyla sergilenen ama gerçekten de tıpkı İkiz Kuler'deki gibi "Orijinal Görüntü (Orijinal Fotage)" olduğu belirtilen,
videonun 5:25-5:35 aralığındaki bölümü dikkatle izlemenizi öneririm.
10 saniyelik bu görüntüde modül kalkış yaparken bayrak modülün sağ tarafından kameraya alınmış ama, modülün kalkışı sırasında egzozdan çıkan itiş yerde bir miktar tozların dolaşmasına ve bu arada bayrağın sallanmasına neden olmuştur. Ama bayrak kesinlikle yerinden sökülmemiştir.
Benim tavsiyem, bu 10 saniyelik görüntüyü birkaç defa seyretmeniz ve modülün kalkışı esnasında bayrağın yerinden sökülüp sökülmediğine dair bir ipucunun olup olmadığını görmenizdir.
Tabii ki Eagle modülü kalkarken bayrak yerinden sökülmüyor. Ben defalarca izledim ve byrağın yerinden sökülmediğini gördüm. İnanmazsanız, siz de deneyin!
Oysa NASA LROC'dan alınan şu görüntülere göre,
Apollo 11'in bayrağının orada olmadığını teşhis etmiş. Öyle, çünkü eğer orada bayrak olsaydı, gün boyu Apollo 11 sitesi üzerinde LROC'tan alınan görüntülere göre bayrağın gölge yapması gerekirdi.
İşte NASA bayrağın orada gölge yapmamasına dayanarak, NASA yetkilisi Mark Robinson,
“Sadece Apollo 11’in diktiği bayrak kayıp”
diyor.
Buyrun, tanık sizin!
Konu upuaut tarafından (30-08-2012 Saat 06:49 ) değiştirilmiştir.
Ay'a ayak basılmamış olduğu son derece yersiz ve saçma bir iddia. Ay'a tabii ki ayak basıldı. Eğer bu gerçekleşmemiş olsaydı, şu an bunu gerçekleştirmek için yoğun çalışma yapılıyor olurdu. Mutlaka da gerçekleştirilirdi.
Sahip olduğumuz teknoloji ile Ay'a gitmek son derece kolay. Bunun olmadığından şüphe etmek için bir neden yok. Ay gibi dünyaya çok yakın, dürbünle bile yüzey şekilleri görülebilen bir gök cismine şimdiye kadar gidememiş olmak bir ayıp ve bir utanç olurdu.
Ay'a kesinlikle gidilmiştir. Neil Armstrong için küçük, insanlık için büyük bir adım elbette atılmıştır. Bu adımlar da sürdürülüyor. Tek adım o olmayacak elbette. İnsanlık yürümeye devam elbette edecek.
Bu ayak basılmadı, uzaya gidilmedi söylemlerinin kökenine taaa 1960 lara kadar giderek çözmemiz lazım...
bak Türkiye'den bir örnek vereyim;
İnsanlık aya gidecek dediği için, babası tarafından evlatlıktan ret edilen öğrencilerin olduğu bir ülkeyi düşün. Toplum yapısını, inancını düşün... Bu öyle basite alınacak inanç yapıları değil, kitleseldir ve ciddi anlamda sürü psikolojisine bağlıdır.
Aynı şekilde bir örnek vermek gerekirse, Evrim konusunda da aynı yöntemle reddiyeler dizildi, diziliyor. hepsi bir kaç bilim adamının kalem oynatması, uydurması gibi lanse edilir...
Kısaca aya gidildi, insanlı ya da değil, bu sefer durum değiştirildi, insan gitmedi noktasına kaydırıldı. Yani hala ay bir nurdur, ona inilemez, gidilemez gibi bilinç altına yerleşmiş dünya inançları, bir şekilde bilinçaltı baskı mekanizması olarak geri dönebiliyor.. (Ay'a gidilmedi başlığı altında bakıyorsunuz Apollo 11 gitmedi vs deniyordu, oysa başlıkla, dayanak uyumsuz. Armstrong gitmemiş olabilir, bakın hadi bu olabilir diyelim, siyasidir diyelim, sonuçda gidilmedi mi? Gidildi, yani önce bu ayrımı yapmak gerekir ve konunun bilimsel değil, siyasi olduğu da açıkca belirtilmelidir.)
Ay'a gidilmesi, elbetde bu tür konularda ABD gibi ülkelerin güvensizliğini düşündüğümüzde, bir şüphe olabilir di, lakin yapılan gözleme-izleme kapalı değil, dünyaya açık... Yani aya gidileceği bir sır değildi, bu gün de değil... hal böyle olunca kişisel tarafdan bakmaktansa, ay oradaysa dünya burada, illa herkesin tek, tek gitmesi mi gerekiyor? Oysa bu sır değil, gözlemlenebilir, izlenebilir, zaten gözlenmektedirde... Şu kuşak aşılamaz, buradan geçilemez gibi önermeler, aya gidilemez önermesinden daha az bir önyargı değil..
bunun dışında ABD elbetde çıkarları doğrultusunda çeşitli propagandalar yaptı, yapar, bu tür olguları siyasi olarak kullanır, simüle eder, saçmalar, görselleri havai fişek gösterisi gibi sunabilir, konu itibariyle bu yönü bizi ilgilendirmiyor, konuyu bağlamıyor.(tabi siyasi yönüyle elbetde ilgilendirir, ama o konu siyasi temelde ele alınır.)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu
Sayın Demirefe ve Spartacus, ben Ay'a gidilmedi demedim ki. Yalnızca, Apollo 11 ile ilgili NASA'dan yapılmış 3 haber (ki bunun için ilk mesajıma bakınız) verdim ve bu haberlerin arkasından Apollo 11 ile ilgili bilimsel bir araştırma yaptım.
Şimdi, bu bilimsel araştırmalara göre, Apollo 11 haritasının yanlış olduğunu ben değil, NASA kendi sitesinde söylüyor.
Bu bilgiyi de öyle lank diye bulmadım. Adım adım, önce 8. mesajımda Apollo 11 planının LROC'tan alınan görüntülere göre tutmadığını bildirdim, sonra bu konuda NASA'nın sitesinde bir araştırma yaptığımda NASA'nın da bu haritanın doğru olmadığını ve doğrusunun LROC'taki gibi olduğunu açıklamıştır.
Gördüğünüz gibi, Apollo 11 haritası yanlıştır. Peki bunu kim söylüyor? NASA. Ben bu gerçeği adım adım araştırarak öğrendim. Peki byabancı ve yerli basında bu konuda bir haber yapıldı mı? HAYIR.
Oysa ilk mesajımdaki basınımızda çıkan 3 habere göre bu da bir haber olabilecek bir bilgiydi!
Bence, siz Ay'a gidilip gidilmediğini sorgulayacağınıza Apollo 11 haritasının yanlış olduğuna dair basınımız bizi neden bilgilendirmedi? diye bir soru sorsanız daha iyi olur. Bu bir.
Bakın arkadaşlar, ben bu durumu kendi kendime araştırarak (tabii ki NASA'nın katkısıyla) öğrendim ve sizi de bilgilendirdim.
Sizin bu durumda bana bir teşekkür borcunuz yok mu?
Neyse, ben Apollo 11 ile ilgili ikincisi bulguya geçeyim.
Çok değil, bu ayın başında NASA'dan Mark Robinson Apollo bayraklarından yalnızca Apollo 11'in diktiği bayrağın eksik olduğunu söyledi (Bkz. ilk mesajıma).
Fakat 16. mesajımda Apollo 11'in video kayıtlarından bu bayrağın orda olması gerektiği sonucu çıktı.
Hımmm, şimdi Apollo 11 ile ilgili bulgulara alt alta yazarak toplayalım:
Bunlardan ilk üçü basınımızda bir haber olarak yer alırken, dördüncüsü yayınlanmadı. Bunu ben kendim araştırarak keşfettim.
Şimdi bu toplama göre bana konuşun bakalım; Apollo 11 seferinde ne oldu da, bu skandallar ortaya çıktı. Bunlar size göre tam bir skandal değil mi?
Bu arada, siz İslam Forumu'nda tartışırken hep Kuran'ın orijinalinden bahseder durursunuz ve ortada orijinal Kuran'ın olmamasından dolayı muhalefetinizi sergilersiniz. Peki yukarıdaki 4 skandaldan sonra Apollo 11'in orijinali hakkında ne düşünüyorsunuz? Bu bulgular sizi Apollo 11'in Ay'a insanlı olarak indiği hakkında ikna ediyor mu?
Upuaut, öyle dediğini ima etmedim, ama sanırım verdiğim bir örnek buna sebep oldu...
Ay'a gidilmedi başlığı altında bakıyorsunuz Apollo 11 gitmedi vs deniyordu
Cümle yapısı aslında geçmiş zaman üzerine kurulu idi, paragrafdaki sonraki devam eden sözlerimde aslında buna göre...
Apollo 11 Ay'a gitmedi yönünde görselliği bilimsel araştırma olarak alabilir miyiz? Salt görsel belge-bulgular yanıltıcı olabilir, zira daha önce yüzlerce kez üzerinde rahatlıkla oynanmış materyaller sunuldu...
Madem bilimsel araştırma yaptınız;
1.) Apollo 11 aya fırlatıldığında, Dünya da kaç gözlem istasyonunun bundan haberi vardı? hangisi gözlemleyemedi?
2.) Bu projede çalışan kaç insan vardı?
3.) Proje lokalmiydi yoksa dünyanın gözlemine açıkmıydı kısaca kamuoyu var mıydı?
4.) Ay dan getirdikleri iddia edilen malzemeler, toprak parçası vs incelendi mi? olumsuz bir rapor var mı elimizde?
5.) Öne sürülen gerekçelerden örneğin bayrak yerinde yok-ki olmayabilir- gibi söylemler, gölgeleme metodları, benzer ışıksal söylemler, fotolarla yapılan oynamalar vs somut dayanak teşkil edebilir mi?
Yani ne bileyim, daha çok anlatı temelinde dayanaklar bunlar, yanlış anlama, materyal, bilgi sunuyorsun, ben de diyorum ki, bu tarz büyük iddialar için bu tarz belgeler yeterli olabilir mi?... (hadi astronatlar susturuldu, yemin ettiler vb, onca personel, kamuoyu, onca kurum, nasıl saklayacak? Bu bir istihbarat biriminin yaptığı operasyon olsa gibi bir şey olsa bu belge ve dayanakların, elbetde olduğundan çok daha fazla geçerlilik-yeterlilik içerirdi, bu haliyle geçerlilik ve yeterlilikleri konu itibariyle yeterli olabiliyor mu?)
Sersemler akıllıların 7 yılda cevaplandıramayacağı soruları 1 günde sorarlar.
------- Korku ve menfaat dalkavukluğa yol açar.
-------
İnsan korktuğuna ya da arzuladığına çok kolay inanır. La Fontaine
-------
Öküz tahta çıkarsa padişah olmaz, saray ahır olur. Çerkes Atasözü
-------
Akıllı bizi arayıp sormaz, aptal bacadan akar.
------
Su dağları kemirir, vadileri doldurur.
------
Aslanlar kendi tarihçilerine kavuşuncaya kadar kitaplar avcıyı övecektir.
------
Hürriyet, başkalarına vermedikçe alamayacağımız tek şeydir. William Allen White
------
Belki söylendi herşey,/ belki de gece bekleniyor/ yazılsın diye aynı cümle. Tüm nedenleri yeryüzünün/ bir çakıltaşına takılıp kaldı. Esteban
------
Sıradan insan kendini evrenin merkezi yapmanın yolunu arar; bilge kişinin evreni onun merkezindedir. Lao Tzu