[QUOTE=Natan;495414]Konuya Hoşgeldin.
|
Demekki bir sansürcülük vardır toplumda. Topluma göre şekillenmek; kendi bireysel değer ve özgün düşünce ve davranış değil, toplum tarafından etki altında bulunan ve zorlamacı, sabitleyici, baskıcı bir egemen zihniyet.
|
Bingo. Yalniz buradaki kufrun "ayibi" taraflar arasi teslimiyeti saglamak adina, asilik yapmama adina sukunet/sakinlik adinadir. Iste baski da zaten budur "kufur etme" cunku kufur sarj/desarj olarak TOPLUMSAL HUZURU bozar. Aslinda buradaki "huzur" kandirmaca , yani teslimiyettir , itaattir v.s.
|
Bu egemen zihniyette büyümek, bu etki gömleklerini teker teker giymek anlamına geliyor. Toplumun sabit ahlak değerleri, bireye empoze ediliyor ve birey, çocukluğundan aldığı bu değerleri yine kendisinde sabitliyor, benimsiyor.
|
Bingo!
|
Yani "doğru" olanın bu davranış tarzı olduğuna inanıyor. Sosyal yaşam tarzı ve ilişkileri de kendisine empoze edilmiş değerlerin gölgesinde devam ediyor. Bu değerlerin sorgulanması iyidir, özgürce eleştirisi daha iyi ve faydalı olacaktır.
|
Iste buradaki sorguyu saglayacak olan ya bilincalti rahatsizliginin bilince cikmasi (evrimci) ya da kisi eliyle bilince cikartilmasidir (devrimci) Evrimci olan bilincli degildir ve sonucunun ne olacagi da belli degildir. Yalniz ilk sarti bireysel bilinctir. Toplumsal, maddesel , kulsal v.s. bilinc yerine.
|
Sevdiği beden, organ yada cinsellik diyelim, bireyin kızgınmlık anında küfür yada hakaret olarak dışa vuruluyor. Hem seviyor, hem kızdığında HAKARET olarak kullanıyor. "ayıp" olarak değerlendirmesi de ayrı bir saçmalıktır. Ben burada toplumsal ahlak disiplini çerçevesi bağlaında değerlendirmiyorum bu olayı.
|
Ne olarak degerlendiriyorsun?
|
Denetleyici ve zorlayıcı olan bu toplumsal baskı aracı ( etki eden yazısız-sözel toplumsal normlar), uyulması gereken veyahut, dışına çıkılmaması gereken kırmızı çizgiler olarak zihinlerde yer etmekte! Bilinç altı yada üstü fark etmez.
|
Iste bu toplumu sadece nicelik yerine koyan TEK BIR DEGERSEL NITELIGIN TUM TOPLUMU YAPILANDIRMASI VE YONLENDIRMESIDIR. Sonucu sosyo-psikolojik sorundur ve sosyo-etik bilincten yoksundur.
|
Bunun bilincinde olmak bir adım ileri gitmektir düşünsel devrimde.
|
Evet ben "numenal devrim/numenal devrim asamalari" basliginda ve "evrimci/devrimci sorgulama" basliginda bunlari detayli acikladim.
Yapilandirilmislik ve qua felsefesi temelinde.