Sn. Cem,
Selam Kelimesi; "Kur'anda Allah'ın 99 isminden biri. Kelime, İslam sözcüğü ile aynı semantik kökten türer. Selam ismi ile Allah, her türlü eminliğin, salimliğin aslı olup, ayıptan kusurdan ve her çeşit eksikliklerden uzak olan yüce yaratıcı anlamına gelir"
Kaynak
(
http://tr.wikipedia.org/wiki/Selam_%28din%29)
Her toplumun kendini kabulleniş ve kabul ettiriş şekli vardır. Tüm bu şekiller içerisnide en baskın olanlarından biri dildir. Dil de kültürün bir alt öğesidir ve diğer öğeler ile (din, yaşam tarzı, giyim) birlikte başka kültürleri etkisi altına alır.
Aslında kültür emperyalizmi denilen şey de budur. Ama kaçırılan bir nokta vardır. Tüm bu kültür elemanlarının baskın hale gelmesi toplumsal kabul ve devamlılık ile mümkündür. Zorla çıkarılamaz ya da koyulamaz.
Kendisini Müslüman olarak gören ve toplumsal yapıda kendisine biçilen müslüman rolde, Arapça ile selamlaşmak isteyen insanın durumu ile. aynı erozyona farklı yönlerden tabii tutulmuş bir aydınımızın, sokakta konuştuğu yarı İngiliz yarı Latince kullanımı arasında bir fark yoktur.
Birisi Arapça kullanırken diğeri İngiz-Latince kelimeler ile rolünü yapar.
Ama benim değineceğim konu, bunlar değil.
Selamlaşmanın / Esenlemenin güzelliği ve özü hakkında yazmak istemiştim.
En temel, ihtiyaçlardan biri olan ve Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisi diliminde hemen ikinci sırada yer alan güvenlik ihtiyacının bir gereksinimidir selamlaşmak. Ve aslında sadece yürüyen primatlara özgü bir davranış da değildir.
Tüm canlıların etki alanına girmiş bulanan diğer canlılar ile ortaklaşa yapageldikleri bir seramonidir.
Kimi zaman; yan yana gelen iki tilkinin birbirlerini koklamları ve kuyrukları ile yaptıkları dans olur.
Kimi zaman; Uzaya gönderilen Sputnik sondasına yerleştirilen ve diğer uygarlıklara insanı anlatan bir kodlama.
Ne olursa olsun; amaç; karşıdakini tanımaktır.
Kendi öz varlığına gelebilecek tehlikeleri bilmek ve tedbir almaktır.
İnsanlar arasında yapılan selamlaşma ise başlı başına bir yazı dizisi olur.
Tarzım bu kadar uzun yazmak olmadığından burada nihayet vermem lazım.
Lakin son söz olarak bir şeyi de hatırlatarak.
Hangi dilde söylerseniz söyleyin, kime ve ne zaman söylerseniz söyleyin mutlaka selamlaşın/esenleşin. Ve bu selamınızı / esenlemenizi; gülümseyerek içten ve hiçbir çıkar taşımadan söyleyin.
Hatalarımızı, cehaletimize bağışlayın