Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 28-03-2007, 18:31
vacsmt - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vacsmt vacsmt isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Feb 2006
Bulunduğu yer: ANKARA
Mesajlar: 341
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Cem";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hrant Dink'in İslama yönelik kritikleri yok idi. Bu nedenle İslamcılar tarafından öldürülme ihtimalini sıfıra yakın görüyorum.
Bu cinayeti şeriatçilere yıkmaya çalışmak hedef sapıtmaktır. Şeriatçilerin işlediği cinayetlerden ayırt edilmelidir diye düşünüyorum.
Bu noktada CEM'e katılıyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 28-03-2007, 18:56
ziggurat ziggurat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2006
Mesajlar: 187
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Taocu *olabilirsiniz, *dombili *olabilirsiniz, *ama *milliyetçi *(yurtsever) *olmayınız. *Onlar *katildir

yfln arkadasim, bu görüsünüze tam katiliyorum derken parantez icinde yurtsever yazmissiniz.Bu bir hatadir bence.Tamam sövanist ,fasist milliyetcilik insanlik adina zararli birseydir fakat yurtseverlik farkli.Bütün Devrimciler yurtseverdir.Yurdunu sevmeyen hicbirseyi sevmez.Biz nicin burada sürekli ilkel Arap kültürünün ülkemizi geriye götürdügünü,tarikatcilarin ülke gencligine zarar verdigini anlatip duruyoruz.Eger ülkemizi sevmiyorsak birakin yapsinlar,birakin satsinlar ,birakin örgütlesinler deriz ve cekiliriz.Herkes adina konusamam ama kendi adima ülkemi cok seviyorum ama dinci ve fasist degilim.Sevmek bir sanattir,Türkiyeyi sevmeyi ögrenmeliyiz.Lütfen Özür yazinizi bekliyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 28-03-2007, 20:27
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Cem";p=&quot´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Hrant Dink'in İslama yönelik kritikleri yok idi. Bu nedenle İslamcılar tarafından öldürülme ihtimalini sıfıra yakın görüyorum.
Cem aslında ben de bu konuda seninle aynı fikirdeydim ama son zamanlarda bu cinayetin o kadar da açık ve net bir cinayet olmadığını düşünmeye başladım...

Öncelikle Hrant Dink cinayetinde emniyetin tavrı biraz garipti, tabi emniyet demek fethullah gülen örgütü demek değil ama bu örgütün en geniş şekilde yerleştiği yer de bildiğimiz gibi emniyet teşkilatı...

Bu cinayette emniyetten birilerinin bazı bilgileri sakladığı iddiaları var, aradan onca zaman geçmesine karşın bu cinayetle ilgili yeni yeni kişilerin sorgulanıyor olması, hala daha yeni isimlerin meydana çıkıyor olması da acaip bir durum, ayrıca katilin bir kahraman gibi Türk bayraklı fotoğraflarının çekilmiş olması ve bu fotoğrafların büyük ihtimalle aynı kişilerce basına sızdırılmış olması (bence o fotoğrafların çekilmesindeki tek amaç da basına sızdırmaktı) biraz "hedef saptırma" çabası gibi geldi bana. Malum bizim yakın tarihimizde bazı katillerin Türk bayraklarıyla resmedilmesi, "vatan seninle gurur duyuyor" sloganlarıyla karşılanması olayları yaşanmıştır. Bu yüzden böyle olaylar akla hemen fanatik milliyetçileri getirir.

Öte yandan bazı kesimler bu cinayete farklı bir bakış açısı getirmeye başladı. Örneğin hanifislam.com sitesinde Hrant Dink için şu ifadelere yer verilmiş:

"ERMENİ SOYKIRIMI YALANININ ORGANİZATÖRÜ SİYONİSTLERİ ve TÜRK-ERMENİ DÜŞMANLIĞINI KÖRÜKLEYEN SİYONİSTLERİ BELGELERİYLE GÖSTERECEKTİ, EMNİYET İÇİNDEKİ FETHULLAHÇI'LARIN TERTİPLEDİĞİ SUİKASTLE ÖLDÜRÜLDÜ"

Sitede ayrıca fethullahçılarla siyonistlerin bir çıkar işbirliği içinde oldukları iddiaları da yer alıyor.

http://hanifislam.com/VatanHainleri/...iyonistler.htm

Bu iddialar ne derece doğrudur bilmem ama tamamı olmasa bile kısmen doğruluk payı bulunabileceği görüşündeyim. Belki fethullah gülen örgütünün Hrant Dink'i ortadan kaldırmak için çok geçerli sebepleri vardı ama biz bilmiyoruz. Ne olursa olsun bu cinayetin "fanatik milliyetçiler ermeni diye sevmiyolardı" diye kestirip atılamayacak kadar karmaşık bir cinayet olduğunu düşünüyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 29-03-2007, 14:34
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Sn Ziggurat,

Benim milliyetçilik anlayışım Atatürk milliyetçiliğidir, ama ne yazık ki ülkemizde milliyetçilik, Atatürk'ün birleştirici, bütünleştirici milliyetçilik anlayışından nasibini almamış birtakım partiler-örgütler sayesinde ırkçı, faşist, Türk-islam sentezci, katil imajına büründürüldüğünden o vurgulamayı yapma zorunluluğu hissettim. Milliyetçilik başlı başına bir ideoloji değildir, yurdunu, vatanını, milletini seven herkes milliyetçidir ve kimsenin bu kavramı sahiplenip kendisine mal etmeye hakkı yoktur. Milliyetçiliğe ırkçılık deli gömleğini giydirip dar bir faşizm kafesine sokarak ideoloji haline getirenlerle "milliyetçiler katildir" imajını yaratmaya çalışanlar aslında aynı kaynaktan beslenip aynı amaca hizmet etmektedirler. Devrimcilik ise Kemalist ideolojinin olmazsa olmazlarından biridir, haliye bu kavramı da hiçbir kesim sahiplenip kendine mal etmeye çalışmamalıdır. Ne devrimcilik milliyetçilğe engeldir, ne de tersi geçerlidir, devrimciliği kendi yurdunuzun, milletinizin yararına olacak şekilde algıladığınızda otomatikman milliyetçi bir devrimci olursunuz zaten. Bu kavram karışıklıkları giderildiğinde çok sorun hallolacak ve elimizde bu iş için son derece uygun bir reçete var ama bizler o reçeteyi geliştirmek yerine ısrarla 1923-1938 döneminin koşullarından kaynaklanan ve günümüze ters gelen birtakım uygulamalara indirgeyip yok saymaya çalışıyoruz, bu arada da “hem Komünizm’in, hem de Siyonizm’in peygamberleri” tarafından ortaya atılan, Türk toplumunun yapısına uymayan birtakım ideolojileri devrimciliğin tek ve olmazsa olmaz koşulu olarak kabul etmeye devam ediyoruz.

Churchill’in çok sevdiğim bir sözü vardır, şöyle der: Amerika her zaman en doğruyu yapar, ama tüm yanlışları denedikten sonra. Bu, elbette İngiliz çıkarları için geçerli bir sözdür ve günümüzde de geçerliğini korumaktadır. Bu nedenle Amerika süper güç olabilmekte, ama “adam” olamamaktadır. Bizler de ne yazık ki 1938’den itibaren kendi çıkarlarımız için değil başkalarının çıkarları için çabaladığımızdan bir ABD’nin, bir AB’nin, bir şunun, bir bunun kucağına oturarak tüm yanlışları deniyoruz, bundan sonra ya kendi çıkarımız için tek doğru yol olan Mustafa Kemal’in ideolojisine geri dönüp tam bağımsız, emperyalizm ve onun uzantısı liberalizm karşıtı, halkı için AB reformları değil gerçek devrimler yapan, tüm dinlere ve etnik kökenlere eşit mesafede, çıkarlarının uyuştuğu ülkelerle işbirliği içinde ama kimsenin kucağına oturmayan bir ülke olmanın yollarını arayacağız, ya da bölünüp parçalanacağız. * *

Az kelime ile fazla şey anlatmaya çalışınca doğal olarak anlaşmazlıklar ortaya çıkabiliyor, bu açıklamamdan sonra da özür bekliyorsanız söyleyin, onu da yaparım.

Sn Exclusive,

Verdiğiniz link çalışmıyor, web sitesi "askıya alınmış" ne ilginç değil mi?

Bu arada Hrant Dink cinayeti ile ilgili saptamalarınıza katılıyorum, benzer şeyleri Hrant Dink'in öldürülmesinin hemen ardından bu forumlarda dile getirdiğimi hatırlıyorum. Ermeni-Siyonist ilişkileri ile ilgili basit bir örnek vermek isterim:

20-21 Nisan 2005’de Erivan’da yapılan “Ermeni soykırım 90. yıldönümü” toplantısının bazı konuşmacılar ve iddiaları:

İsrail Yad Vasher üniversitesinden Yehuda Bauer.
İddia: Türkiye’nin Ermeni soykırımını reddetmesi gelecekteki soykırımları cesaretlendirir.

İsrail Open University’den Yair Auron.
İddia: Ermeni soykırımı tüm dünya okullarında ders olarak okutulmalıdır.

İsrail soykırım enstitüsü direktörü İsrael Charny.
İddia: Türkiye soykırımı kabul etme işaretleri göstermektedir ama soykırımı reddeden milliyetçi Türkler kaybedecekleri bir savaş vermektedirler.

Knesset üyesi Yossi Sarid.
İddia: İsrail devleti Ermeni soykırımını açıkça kabul etmelidir.

İngiliz Psikoterapistler birliği başkanı Ruth Barnete (Nazi toplama kamplarından kurtulmuş, yahudi kökenli bir İngiliz)
İddia: Soykırım Türkler tarafından başlatılmış bir süreçtir, Türkiye bunu resmen kabul ederek görevini yapmalıdır.

Hafızam beni yanıltmıyorsa Hrant Dink de bu toplantıya katılmıştı, muhtemelen bu konuşmaları da dinlemiştir. Yazılarından tanıyabildiğim kadarı ile, bu sözler Hrant Dink'in Ermeni soykırımı ile ilgili düşüncelerine pek uymuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 29-03-2007, 17:25
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Sevgili Yfln, *Tartışmada öne çıkan aslen ırkçı tutumlar ve etnisit ulusalcılıktır. Bu yöne yapılan vurguları üzerimize alınmadan;
Millet tanımınız nedir?
Ve öznesi insan olan bir bütünlükde nasıl birleştirilebilir?
Özne insan mı, yoksa renk, dil, din, ırk vs gibi ayrımlar mı, merak ediyorum?
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 29-03-2007, 17:57
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Sevgili spartacus,

Atatürk "Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk milleti denir" dememiş mi? Burada ne etnisite, ne din, ne ırk vardır ama "dil" vardır elbette, zira dil bir milleti millet yapan en önemli özelliktir. Bu nedenle Almanya'da Türk çocuklarının Türkçe eğitim görmeleri engellenmekte, İsveç'te Türkçe radyo yayınları durdurulmaktadır. Bir de aidiyet duygusu önemlidir, bunun oluşması ırksal, dinsel nedenlerden çok sosyal ve ekonomik nedenlere bağlıdır.

Basit bir örnek vermek istiyorum, bir milletin parçası olmak ne demektir:



Bu video Artin Penik'e aittir. 1982 yılında Esenboğa havaalanına ASALA saldırı düzenler, 8 kişi ölür, 72 kişi yaralanır. 4 gün sonra Türk vatandaşı Artin Penik bu olayı protesto etmek için Taksim meydanında kendini yakar. Bu video, ölmeden önce kendisi ile yapılan son röportaj. O günün teknik olanakları nedeni ile bazı bölümlerde görüntü-ses uyumsuzlukları var gibi görünse de tamamen orijinal bir videodur. Millet olmanın anlamı bundan daha güzel anlatılabilir mi acaba?
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 30-03-2007, 00:02
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Atatürk "Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türk milleti denir" dememiş mi?
Ben, Atatürk'ün bu görüşünün yanlış olduğuna inanıyorum. "Türkiye Cumhuriyetini kuran halka Türkiyeli denir" demek daha doğru olur görüşündeyim. Türk milleti ise, ortaasyadan Anadoluya göç eden topluluk ile bu topluluğun genel kültürel değerlerini, ülküsünü, dilini, benimsemiş diğer etnik toplulukların *toplamından oluşan millettir.

Yani Türklük etnik bir grubu ifade eder. Ancak bu etnik grubun ırksal kritere göre oluştuğu anlamına gelmez. Yani Türk kabul edilmeniz için ırk olarak ortaasyadan gelmiş olmanız gerekmez. Örneğin anne tarafından balkanlı, baba tarafından mısırlı olabilirsiniz ancak Türk dilini ve kültürünü, ülküsünü temel ölçülerde kabul ettiyseniz Türksünüzdür. Türkler, Türkiye Cumhuriyetini kuran temel etnik grupdur bana göre. Kürtleri ayrı bir etnik grup, ayrı bir millet olarak kabul etmemiz gerekir. Bir Kürte "Sen Türksün" demek onu asimile etmeye çalışmak demektir. Bunun yerine "Sen Kürtsün ancak Türkiyelisin" demek daha doğru olacaktır.

Zaten dikkat edin ders kitaplarında Türklük anlatılırken ortaasyadan başlatılır tarihsel anlatım. Oysa biz Türkler ortaasyada iken anadoluda binlerce yıldan beri Ermeniler, Kürtler ve Rumlar yaşıyordu. Demezler mi adama "Hani Türklükte etnik ayrım yoktu neden sadece ortaasyadan göç eden etnik kısmın tarihini anlatıyorsunuz ders kitaplarında?".

Aslında ben esas suçu Atatürkte değil ondan sonra gelip onun yolundan gittiğini söyleyen statükocularda görüyorum. Atatürk zamanında çevremizdeki hemen her ulus kendi ulusal devletini kuruyordu veya yeni kurmuştu: Yunanlılar, Bulgarlar, Sırplar vs...BU koşullar altında Türklerin de milli devlet kurmaya çalışmaları gayet anlaşılır birşey, onaylayamadığım asıl şey 80 yıl sonra bile asimilasyoncu bir milliyetçilik anlayışını sahiplenenlerdir.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 30-03-2007, 01:44
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Yanlış hatırlamıyorsam o cümlenin doğrusu "Türkiye Cumhuriyetini kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir" olacaktı. Sanırım başka bir başlıkta daha yazmıştım. "Türk Milleti" bir projedir. Var olan bir durumu değil, hedeflenen bir durumu anlatır. *Y.K.Karaosmanoğlu'nun Yaban romanında bir bölüm vardır, TBMM yanlısı kahraman gittiği köyde şöyle bir tepki ile karşılaşır. "Biz Türk değiliz, onlar dağın öbür tarafında yaşarlar, biz Müslümanız". Benzer düşünceleri bugün bile bol bol duyduğumuz için pek de gerçekdışı gelmiyor bu bölüm bana.

Önemli bir nokta var ama. "Zaten dikkat edin ders kitaplarında Türklük anlatılırken ortaasyadan başlatılır tarihsel anlatım. Oysa biz Türkler ortaasyada iken anadoluda binlerce yıldan beri Ermeniler, Kürtler ve Rumlar yaşıyordu. Demezler mi adama "Hani Türklükte etnik ayrım yoktu neden sadece ortaasyadan göç eden etnik kısmın tarihini anlatıyorsunuz ders kitaplarında?". "

Sadece o değil, bir tarafta TBMM hükümetinin karşısında olarak gördüğümüz, başka bir derste ise "Bizim tarihimiz, devletimiz atamız" dediğimiz Osmanlı da var.

Bu ilginç çelişkileri aslında kuruluşundan beri devletin bir "koalisyon" olmasına bağlıyorum ben. Farklı idealdeki, görüşteki kesimlerin etkileri eğitime de yansımış ve çelişki dolu bir müfredata sahip olmuşuz.

En büyük sorunlarımızdan biri herhangi bir konuya soğukkanlı ve nesnel yaklaşamamamız. Mutlaka ak ve kara olmak zorunda herşey. Bir yanda Cumhuriyet'i, kurucusunu ve temelinde yatan düşünceyi (bu 3. öğeden emin değilim) "kutsallık" (ya da tabu) haline getirmiş bir kesim, bir tarafta da aynı şeylerin karşısında olduğu için ilgili herşeye kara diyen bir kesim. Arada çıkan 1-2 kişi de ne isaya ne musaya yaranamıyor doğal olarak.
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 30-03-2007, 10:31
spartacus - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
spartacus spartacus isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Apr 2006
Mesajlar: 13.669

Onur Üyeliği 

Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Hrant Cinayetinde herkes neyi konuşuyor yada biz neyi konuşuyoruz, O yaptı, bu yaptı gibi şeyleri konuşuyoruz. Oysa ben konuşulması gereken en son şeyin bunlar olduğunu düşünüyorum.

Hrant'ın öldürülmesinde üzerine gitmediğimiz,
1. AB süreci
2. Orhan Pamuk ve terorize edilmeye çalışılan baskı = şiddet.
3. Nobel Ödülü ve tekrar gündeme gelen Ermeni meselesi
4. Birilerinin susuturulması yada çaptan düşürülmesi gerekiyordu, ki bunun en iyi yolu yıldırmadır(terör)
5. 2001 Krizi ve entelektüel konumları olan orta sınıfların yaşadığı çöküntü.
6. AB hayalinin yarattığı bozgun ve anti-AB söylemlerinin Elitist söylemler ile kapatılma çabası.

Terör denince hepimiz amaç diyoruz, oysa terör bir amaç değil, bir yöntemdir. Hrant'ın öldürülmesi ile geçmişde öldürülen yüzlerce gazeteci aydının öldürülmesi arasında ben hiç bir fark görmedim, amacın ise baskının terörize edilerek şiddet unsuruna dönüştürülmesidir. Evet geçmiş tarihe baktığımızda öldürülen insanların kafaları bir sırığa çakılarak TOPLUM içerisinde gezdirilir, yada bir ağaca haftalarca asılırdı. Mesala Şeyh Bedreddin isyanında yapıldığı gibi, mesala Arapların öldürdükleri kişinin kesik başını alıp emri verene götürmesi ve topluma gösterilmesi gibi, ölünün sergilenmesi gibi. Bu sergileme yada ölüyü deşifre etmede amaç, Geride kalanlara SUS demek içindir, işte bu işe TERÖR diyoruz. Burada ortaya yıldırma(terör) politikası çıkar, günümüzdede az buçuk topluma mal olmuş, kitle iletişim araçlarında varlığını hissettiren unsurlar seçilmektedir, kesik baş böyle gezdiriliecektir.

Bir önceki yazımda böylesi olayların toplumsal arka planına girmek niyetiyle yazdım, ama düşüncelerimi bir türlü anlatamadım, ne desem bir kutsalımıza dokunuyor ne desem yanlış anlaşılacak, yerim dar derken, sıkıntı ile karmakarışık anlamsız bir şeyler geveledim.

Hrant'ın öldürülmesi ile Orhan Pamuk üzerinde döndürülen propagandanın bağı olduğuna inanıyorum. AB Toplantıları olsun, uluslararası konjoktürde sürüdüreln kampanya yada anti-kampanyalar olsun etkileşimli olarak yapıldığına inanıyorum. Bu tür öldürme eylemlerinde, illa bir emir verenin olması gerekmediğini düşünüyorum, yazılı ve örgütsel kitle iletişim araçlarında yapılacak olan şırıngalı propagandalar ile her hangi bir gencin dahi böyle bir eyleme kalkışacağını düşünüyorum. Zaten bunun en iyi kanıtı, Hrant'ın haftalar öncesinden öldürüleceğinşi bilmesi ve kimi Yayınlarda açıktan sürüdürlen politikalar ve KATLİ VACİPTİR söylemlerinden biliyorum. Hedef çok daha evvel seçilmişti diyorum ve Otrhan Pamuk ve etrafında döndürülen propaganda ile bağı vardı diyorum. Zaten katil ve yardımcıları yakalandığında, Gazetecilere doğru dönüpde "Orhan Pamuk ayağını denk alsın" dendiğinide biliyorum. Bu terörize edilmiş örnekleri daha fazla uzatmama gerek yok diyorum.

Şimdilik düşüncelerimi kaba taslak söylüyorum, en üstte sıraladığım maddeleri nereden çıkarttığımı daha sonra ifade etmeye çalışacağım, tabi bunların doğurduğu sonuçlarına girmeye çalışacağım..
-----------------------------

Sevgili Yfln, benim o soruları sormamdaki gaye, aşırı derecede şovenistleşmiş, etnisist milliyetçilik ile milliyetçilik arasındaki farkı görmek için ve birde bu olay sonrası, Hrant'ın öldürülmesi sonrası, durumu aklama histerileri gördüm. Hrant'ı öldürenlere yada öldüren sebeblere karşı tepkiden daha fazlaydı öldürülmesine karşı verilen tepkiye, gösterilen tepki. Bilmem ne demek istediğimi izah edebildim mi, ben böyle ne deseniz, birilerinin dinamiti patlayacak konularda anlatma özürlüyümdür.
Hrantın öldürülmesi ile neredeyse 2001 den beri hızla yükselen, hem yaşanan krizin ve orta sınıfların yaşadığı çöküntü, tasviye süreçleri ve kişisel kaygıların artışı ama hemde AB sürecinin yarattığı hayal kırıklığı, AB'yi istemekde mırın kırınlı olan Mümin kesimin olurunu AKP sayesinde alan ve bu yolda bir çok ödünler veren hükümetin, temsil ettikleri ideoloji ile AB arasında olan dini çatışmadan doğan çelişkiler ve bunları manüple etme çabaları... derken ortalık karışıyor. Şoven milliyetçilik yükseliyor, çöküntü yaşayan orta sınıf bireyleri, kişisel kaygılarında tutunacak bir dal arama işine girişiyor, AB de yaşanan hayal kırıklığına karşı şovenist ve etnisist söylemlerle beslenen propaganda kendisine hayat buluyor, derken AB sürecinde bir anda Ermeni meselesi gündem oluyor ve zaten hayal kırıklığı yaşanan bu dönemde, hayat bulan şovenist propagandalar anında refleks gösteriyorlar. İyi bir malzemede ediniyorlar, zaten AB hayali kırılmaya başlamıştı, malzeme çıkmıştı, birde böylesi malzemeler işin tuzu biberi olmaktaydı....

Hrant'ın öldürülmesinde ben şovenist ve gittikçe etnisist, söylemlere oturtulan ırkçı milliyetçi akımı görüyorum.

1930 lu yıllarda kafatasçılığı yaptıracak kadar ileriye giden ırkçılık ile sizin aşırı flu tabir ettiğiniz ve özü olmayan Milliyetçilik tanımınızı hiç bir yere koyamıyorum. Bu gün kendilerine ulusalcıyım diyenler ırkçı, etnisist söylemlerini gizlemek için Kurtuluş Savaşı mitoslarına varana değin kendilerine malzeme edebilme cüretini gösterebilmektedirler. Toplumsal birliktelikler, toplumsal ayrıcalıklar ile oluşturulamazlar, önce bunu aklımızın ücra köşelerine yazmamız gerekiyor, toplumsal birliktelikler belirli elitist aidiyetliklerlede oluşturulamaz, böylesi söylemler olsa olsa altında belirli bir kesimin ayrıcalığını gizleme gayesi taşıyor olabilirler. Mimar Sinan'ın dahi kafatasının ölçüldüğü, Tarihin yeniden yazıldığı, Selçuklu ve Osmanlı tarihinin es geçildiği, Sümerler'in Kızılderililerin dahi Türkleştirildiği, tarih yazınına dahi kalem çekildiği, milliyetin ve devletin kutsallaştırıldığı bir toplumda, tüm insanları, kısaca insanlığı temsil eden bir milliyetçilikden söz etmek mümkün değildir. En iyi örneği yine bu sitede veriyoruz, dini kutsallar önümüze dikildiğinde görüyoruz ki tarih yeniden yazılmış ve biz ne dersek diyelim inandırılmış çoğunluk hiç bir doneyi, bilimsel araştırmayı yada bilimsel çözümlenmiş tarihi kabul etmemektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 30-03-2007, 15:12
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: Türkiye'yi sarsan 2 cinayetin ardında aynı kanlı ör

Başlık ile son iletilerin arasında epey farklılık oluşmuş durumda. Ancak son iletiler daha ilginç oldu. Ben bu hususta Atatürk'ün Türkiye'nin kuruluşundaki öngörüsü için ekleme yapmak istiyorum.

Bir kere anımsarsanız, Anadolu, medeniyetlerin beşiği olarak tanımlanır. Dünyanın hiç bir bölgesi bu kadar istila, göç vs yaşamamıştır. Dolayısıyla Anadolu çok karışmıştır. Ancak son bin senedir Anadolu'da artık Türkçe konuşuluyor. Ben tesadüf *Merve'ye de gittim, fotoğraflardan da tanıyoruz, Orta Asya'daki Türklerle hiç bir fiziksel uyumumuz fark edilmiyor. Türklerin de zaten Anadolu'ya gelmesi asırlar değil binlerce sene sürmüş. Bu sırada elbette çok değişmişler. İşin ilginç yanı pek çok başka gelenek almalarına belki de bazı geleneklerini bırakmalarına rağmen birlik ve dil korunmuş. Dolayısıyla bu geçmişe bağlılık Kurtuluş Savaşıyla da sürmüş. Atatürk bu bilinci yerleştirmiş, Osmanlının millet sistemini de değiştirerek yeni bir yön vermiş. (Atatürk ilke adamıydı. Düşünüp hedefleri koyup, hedefe ulaşmaya çalışırdı. Burada da hedef Misak-ı Milli idi). Türkiye’de yaşayan herkesi bu sisteme katmış. O zaman da herkes yeni Türkiye Cumhuriyetini benimsemişti. Bu defa ilkesi üniter devletti. Bu sistemde azınlık yoktu. Lozan’da azınlık hakları tanınmış olanlar daha sonra bu haklarından vazgeçerek yeni, sağlam temelli cumhuriyetin özgür bireyleri olmayı seçtiler. Yani üniter devlet sadece tepeden inme bir olay değildir, bir oluşumdur. Ha, sonradan yanlışlık yapılmış olabilir. Ama işin öncesi, ilkesi buydu. Medeni Kanun ile bütün insanlarımızın birbirine yurttaşlık bağları ile bağlanması dil, din ayırımı yapılmadan ileri dönük – yani bilime dayanan – ortak yaşam paydası.

Bu şekilde başlayan süreç 1930 sonlarında Nihal Atsız gibi kafatasçılarının ortaya çıkması, devletin zayıflığı ile Sertellerin matbaalarının basılması, Ankara Üniversitesinden komünist hocaların attırılması ve nihayet Sabahattin Ali’nin öldürülmesi ile süren olaylar zinciri ile darbe almış, kesintiye uğramıştır.

Şimdilerde ise, o medeni yaşam için yapılan uğraşın DP sayesinde yobazlar yoluyla geri tepmesinin yavaş gelişen sonucunda milletten ümmete geçmeye, medeni kanundan şeriata geçmeye başladık Aynı zamanda AB+D’nin etnik kökenlerle oynayarak ülkeyi bölme planı yürürlüğe girdi. Bunlar her çeşit aşırı akımı kullanıp ortalığı dağınık, kavramları bulanık göstererek süreci geliştiriyorlar. Sonunda bir sürü zayıf birimden oluşmuş oyuncak federe devlete varılmak isteniyor. Sonra hepsi birden rahatça afiyetle yenecek.

Benim demem odur ki, etnisite ile falan uğraşmayalım. Hedef değişmedi. Yine üniter devlete bağlıyız. Köle olmamanın yolu buradan geçer...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:27 .