Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #11  
Alt 12-09-2007, 16:58
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: 12 Eylül

12 Eylül'ün ve onun mimarı ve uygulayıcısı TSK nın ülkemiz insanlarına kazandırdıkları da var, haklarını yememek lazım. Benim hatırladıklarım :

* * 1- Filistin askısı : ilk defa Elazıg da denendi ve ondan sonra işkencecilerimizin en yaygın uygulaması oldu.

* * 2- Bok çukuru * : Hamit Kapan isimli devrimci 309 günlük gözaltı süresinin çogunu bir bok çukurunun içinde geçirmeye zorlandı.

* * 3- Köpek Kafesi : Bunun uygulamasını Kurtlar Vaisi dizisini seyredenler hatırlarlar.

* * * * * Diyarbakır Cezaevi *Müdürü Binbaşı Esat Oktay Yıldıran'ın uygulamaları ise dünya işkence literatürüne geçmeye aday mizansenlerle doludur. Diyarbakır dosyasını tüm gençlerin ibretle takip etmelerini tavsiye ederim.


* * * * * *saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #12  
Alt 12-09-2007, 17:24
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: 12 Eylül

12 Eylül'ü sadece ve sadece TSK'ne mal etmek kolaycılığına kaçmayalım lütfen.

Emekliliğini beklemekte olan Kenan Evren, önündeki 3 genelkurmay başkanı adayı orgeneral emekli edilerek genelkurmay başkanı yapılmıştır.

Tehlikeyi görüp engelleme yönünde gayret gösteren tek siyasetçi olan Bülent Ecevit'in adayı olan Muhsin Batur -ki bu tip bir müdahaleyi engelleyebilecek tek cumhurbaşkanı adayı idi- AP'nin ve diğer sağ partilerin oyları ile cumhurbaşkanı seçtirilmemiştir.

12 Eylül, sabah bir devrimcinin, akşam ise bir ülkücünün ayni silahla vurulduğu bir dönemin sonucunda gelmiştir ve 12 Eylül 1980 günü toplumun tüm kesimleri tarafından sevinçle karşılanmıştır. İnanmayan, gazete arşivlerine girip dönemin sol-sağ köşe yazarlarının yazılarını okuyabilir, hepsi 12 Eylül'ü onaylamışlardır. 12 Eylül felaketi 13 Eylül'de başlamıştır, önceden özenle seçilmiş cuntacıların bile aslında bu yaptıklarını amaçladıklarını, sonuçlarını hesaplayacak kapasitede olduklarını zannetmiyorum.

12 Eylül, küresel sermaye/yerli işbirlikçileri-ABD/NATO-gladyo'nun bir ürünüdür, dönemin yetersiz TSK kurmay kadroları da bu tuzağa düşmüşlerdir. Sonuçta Türkiye Cumhuriyeti, bu müdahale ile küresel sermayenin tam olarak kucağına oturtulmuştur. O dönemde özenle seçilip bu günler için yetiştirilen islamcı gençlik ise halen iktidardadır.
Alıntı ile Cevapla
  #13  
Alt 12-09-2007, 17:38
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Re: 12 Eylül

Bu arada şunu da belirteyim, 12 Eylül'ün mimarı olan kadrolar başarıya ve hedefe ulaşmışlardır, bu noktada artık başka bir askeri müdahaleye ihtiyaçları olmadığı gibi buna şiddetle karşıdırlar.

Bundan sonra gelecek bir askeri müdahale ancak bu ekibe karşı olabilir ki böyle bir müdahaleye hepimizin alkış tutması gerekir ama çok zor görünüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #14  
Alt 12-09-2007, 17:41
gerilla gerilla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2006
Mesajlar: 203
Standart Re: 12 Eylül

KKK Yürütme Konseyi Üyelerinden Mustafa Karasu diyor ki:


Cezaevinde de Mazlum Doğan ile birlikte kaldınız, ona dair bir anınızı anlatabilir misiniz?

Mazlum Doğan'la birlikte anılarımız çoktur. 1982 yılında cezaevinde direniyorduk. Biz Mazlum Doğan'la birlikte, ana davanın Diyarbakır grubundaydık. 81'de direnişin sürdürüldüğü günlerde, Mazlum Doğan, Akif Yılmaz ve bir arkadaşla birlikte bizi aynı hücrede tutuyorlardı. Tabii üzerimizde direnişi bırakmamız için büyük bir baskı vardı. Her türlü işkence ve baskı yöntemlerini kullanıyorlardı. Bir gün direnişi kırmak için üzerimizde baskı yaratarak yeni bir yöntem denediler. Her dördümüzü de çırılçıplak soyarak kör hücreye attılar.

Kör hücreler, bölümünün en alt kısmında, sadece küçük mazgalı olan demir kapılı bir hücreydi. Bu hücrenin, demirin önünü kapayarak içine su doldurmuşlardı. Bir taraftan en alt kat olması, diğer taraftan beton ve soğuk su, tabii ki kişinin soğuktan etkilenmesini de beraberinde getiriyordu. Kaldı ki zaten aylardır süren direniş, fiziki olarak çok etkilemişti. Bu yıpranma soğuğun etkisini daha da artırıyordu, bu nedenle saatler geçtikçe bulunduğumuz kör hücrede artık ayakta duramaz hale geliyorduk, zaman geçtikçe soğuktan uykumuz geliyordu. Buna karşı nasıl bir çare bulabileceğimizi düşünürken, Mazlum Doğan ne yapmalıyız? sorusuna cevap aradı ve cevabı da biz birbirimize sırt sırta sarılarak, kucak kucağa sarılarak, zaman zaman sırtımızı, zaman zaman karın tarafımızı ve vücudumuzu ısıtarak soğuktan kendimizi korumalıyız dedi ve biz kör hücreden çıkana kadar bu yöntemi denedik, böylece de soğuğun etkisinden kendimizi korumaya çalıştık. Ben Mazlum'u çırılçıplak iken o soğuk hücredeki, o önerisi aklıma geldikçe, hem tüm hatıralar aklıma gelir, hem de gülerim. Mazlum'la yaşadığımız birçok anı var. Ama dikkat çekici olduğu için bunu belirttim ve biz otuz saat kadar kaldığımız bu kör hücrede ve soğuk hücrede zamanı böyle geçirdik. Daha sonra da bizleri bu hücreden çıkarıp normal hücrelere attılar.

yinede bu ve 12 eylül'den yara almış diğer hareketler yılmadı. yılmayacak!
Alıntı ile Cevapla
  #15  
Alt 12-09-2007, 17:50
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart Re: 12 Eylül

sevgili youef

* * ordu aynı ordudur, degişen hiç bir şey oldugunu zannetmiyorum. İstanbulda konuşlandırılmış iki tümen askeri güç var, İstanbulun herhangi bir dış ülkeyle sınırı oldugunu zannetmiyorum. İstanbuldaki ordu birliklerinin de hangi sınırları korudugunu açıkçası merak ediyorum.

* * *Dış tezgahlar ile ilgili görüşlerinde hemfikirim. Ordu emredileni yapmıştır, başka bir şeyi degil. Ama herhangi muhtemel bir darbenin emperyalime falan karşı olması mümkün degildir. Tarih boyunca egemen güçler iki şekilde hükmetmişlerdir. Birincisi eli silahlı güçler, ikincisi ise muhalifleri içine kapayacakları cezaevleri. Bugün kimin elinde silah varsa bu yönetim biçimine hizmet etmektedir. Eli silah tutan güçlerle ilgili hayale kapılmanın da yeri yoktur.

* * *Kenan Evren'in genelkurmay başkanlıgını bırakarak devlet başkanı oldugu dönemleri hatırlarsan, o dönemde ordunun bilmem kaç senelik yönetim kadrosunun da önceden planlandıgını hatırlarsın. Burada en büyük mimarlardan biri de Haydar Saltık idi.

* * * Tsk içindeki devrim yanlısı,bagımsızlık gurup 12 Mart ile birlikte tasfiye edildi, bundan sonra da içlerinde devrime sempati ile bakan kimseyi barındırmadıklarına eminim. Çogunun Chp tandanslı olması ve şimdi Mhp ye dogru egilimde olması ise daha hazin bir tablodur.

* * * saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #16  
Alt 12-09-2007, 17:55
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart Re: 12 Eylül

laik, demokratik ve insanlarımızın canlarının güvencesi kahraman türk ordusuna böyle bir günde şükran etmemek mümkün değil. allah ordumuza zeval vermesin...
12 Eylül cuntacılarının demokrat olmadıkları yaptıkları darbeyle aşikardır.
Laikliği çiğneyen uygulamaları nedeniyle laiklik konusunda da bir hassasiyetleri olmadığı anlaşılmıştır.
İsmet İnönü'ye dinsiz-Allahsız suçlamaları nedeniyle parti mensupları ricada bulunurmuş. Konuşmalarında "Allah" kelimesine de yer vermesi için. Yine bir konuşma öncesi ısrarlara dayanamayan İnönü, konuşmasının sonunda "Allahaısmarladık" diyerek istekleri yerine getirmiş.

Kenan Evren ise yaptığı konuşmalarda Kur'an'dan ayetler okurdu. Bu mu laiklik?
Rabıta konusuyla da *laikliği derinden yaraladığını o günleri yaşayanlar bilir.

Bakın, bu ordu genellemesi yanlıştır. Orduyu hasım olarak görenler için birşey diyemem ama böyle bir niyet içinde olmayanlar, bu yaklaşımlarıyla yanlış içindedirler.
Şöyle örnek vereyim:
Turan Dursun sitesinde kuruluşundan bu yana dönem dönem değişik yöneticiler gelmiş geçmiştir
diyelim. Farzedelim ki 2004 yılında yönetimde bir anlayış farkı ve bir boşluk vardı ve hakaretler, seviyesizlik çok fazlaydı. O dönem forumun bu durumundan rahatsız olanların genelleme yapıp "Turan Dursun sitesi inançlılara küfür ve hakaretler edilen, kutsalların aşağılandığı bir sitedir." demeleri doğru olur mu?
Bugünün yöneticileri ile o döneminkilerin aynı kaba konmaları ne derece haklı bir tutumdur.
Kurumları amaçlarıyla, varoluş sebepleriyle eleştirmek de mümkündür. Bunu yaptığınızda dönemin önemi yoktur, serbestçe eleştirebilirsiniz. Ama kurumları icraatlarıyla eleştirirken genelleştirme yapmadan dönem dönem ele almak gerekir. Bu hükümetler için de, partiler, dernekler, sendikalar, işletmeler için de böyledir. Aksi tavır etik değildir, amacı üzüm yemek değil, bağcıyı dövmektir.
Alıntı ile Cevapla
  #17  
Alt 12-09-2007, 18:03
gerilla gerilla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2006
Mesajlar: 203
Standart Re: 12 Eylül

çok güzel...

bu dönemide ele alalım öyleyse. her olaya bir muhtıra, bir basın açıklaması. asker askerdir, sivil toplum örgütü değildir. değişen hiç bir şey yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #18  
Alt 12-09-2007, 18:18
degisim degisim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Apr 2007
Mesajlar: 404
Standart Re: 12 Eylül

''Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dagıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir.

Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler.

Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler.''


* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * M.K.ATATÜRK



Bugün bu ülkede yaşananlar sevgili gerilla, yukarıda yazılanlarla ne kadar da örtüşmektedir değil mi ?

''..halk kimden tiksinir? Serbest ruhtan, zincir düşmanından, tapmayan adamdan, ormanda yaşayandan...Nietzsche
Alıntı ile Cevapla
  #19  
Alt 12-09-2007, 18:40
gerilla gerilla isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2006
Mesajlar: 203
Standart Re: 12 Eylül

aynen değişim. ülkede ki islamcı iktidar ve kemalist muhalefet abd'ye zıt gidecek hiç bir şey yapmamakta. iktidar açlıp muhalefet oynamakta. ileri görüşlü adammış m. kemal.
cesurmuşta, şimdi onun yolundan gittiğini söyleyenler nato'dan abd'den korkuyor.
Alıntı ile Cevapla
  #20  
Alt 12-09-2007, 19:03
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart Re: 12 Eylül

Tarihimizin karanlik gunlerinden biri oldugunu daha yani anladigim 12 Eylul hakkinda yazilanlari okudukca icimi bir hirs buruyor. Hele icinde yasayip, iskencelere maruz kalan forumdaslarimin anlattiklari, tepkileri beni daha da uzdu. Kardes kavgasina son vermek amaciyla baslatildigi tarihten bu gune kadar gecen zaman icinde, tek tarafli olarak, bir kardesin digerine yeg tutulmasi ise, ne demokrasiye ne de insanliga sigar. Yapilan iskenceler, savas esirlerine bile yapilmasi enternasyonal kanunlarla suc olarak tanimlandigi halde, bunu gerceklestirenlerin elini kolunu sallayarak ortada dolasmalari ise, ortamin fazla da degismedigini gosteriyor .
* * * *Bu aci gunde, kardeslerimin acisini paylasir, bir daha boyle gunler gormemelerini butun kalbimle dilerim. * Sevgiler....

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 05:04 .