Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Dünya Dinleri, Mitoloji & Antik Uygarlıklar > Dünya Dinleri

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #31  
Alt 02-05-2012, 02:02
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Evet Griffith in cevirileri de MAx Muller inkine dayaniyor sanirim yani Max Muller ile Griffith ayni kamptan, hristiyan misyonerligi yapmis, Ingiltere`nin Hindistan`i isgali olaylari falan da var siyaset girmis falan filan. Agniveer de bunu diyor genelde.

Merve`yi taniyorum kendisi benim uzaktaki bir arkadasim o da benim gibi uzakdogu felsefelerine kafayi takmisti bi ara, "hindu oldum" falan derdi ama metinlerdeki mucize denilen seylere inanmazdi.

Agniveer misyonerlerin cevirilerine en cok karsi cikanlardan.

Sevgilerimle,
Alıntı ile Cevapla
  #32  
Alt 02-05-2012, 02:35
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Evet Griffith in cevirileri de MAx Muller inkine dayaniyor sanirim yani Max Muller ile Griffith ayni kamptan, hristiyan misyonerligi yapmis, Ingiltere`nin Hindistan`i isgali olaylari falan da var siyaset girmis falan filan. Agniveer de bunu diyor genelde.

Merve`yi taniyorum kendisi benim uzaktaki bir arkadasim o da benim gibi uzakdogu felsefelerine kafayi takmisti bi ara, "hindu oldum" falan derdi ama metinlerdeki mucize denilen seylere inanmazdi.

Agniveer misyonerlerin cevirilerine en cok karsi cikanlardan.

Sevgilerimle,
O halde Agniveer'in çevirileri de doğru oalbilir.Zaten birini Griffith'in çevirisiyle de tescilleyebildik

Aslında Agniveer'in bununla ilgili de bir yazı yazması gerek,en iyisi sitesindeki yorumlarını okuyayım,orada yapıyodur açıklamaları.İlla birinin çevirisine güvenmemiz lazım.

O halde Dick Teresi'nin şu tespitlerini de gözönünde bulundurarak;

Isaac Newton'dan yirmi dört yüzyıl önce Hintli Rig-Veda evreni bir arada tutan şeyin çekim kuvveti olduğunu yazmıştır.

Sanskritçe konuşan Ari Irkı,Yunanlılar dünyanın düz olduğuna inandıkları bir dönemde yeryüzünün bir küre şeklinde olduğu düşüncesini benimsemişlerdi.

M.S beşinci yüzyıl Hintlileri bir şekilde dünyanın yaşının 4.3 miyar yıl olduğunu hesaplamışlardı.

Teleskopsuz olsa bile ,Kopernik'ten uzun zaman önce antik Hintliler dünyanın Güneşin etrafında döndüğünü ve Kepler'den bin yıl önce gezgenlerin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu biliyorlardı.

Bir antik dönem Sanskritçe mısrası çok sayıda Güneş düşüncesinden bahsetmektedir:

''Sarva Dishanaam Suryaham Suryaha,Surya'' bu mısra kabaca tercüme edildiğinde ''Tüm yönlerde Güneşler vardır,gece gökyüzü onlarla doludur''. anlamına gelmektedir.Bu erken dönem gökyüzü izleyicilerinin görülebilir yıldızların Güneş türüne benzer olduğunu anlamış olabileceklerini ortaya koymaktadır.

Erken dönem Hint metinleri arasında,ilahi şiirsel bir biçimde yazılmış olan,astronomi ve matematik üzerine tezler içeren siddhantas bulunmaktadır.O,hem bir bellek oluşturma amacıyla,hem de sanat ve bilim olgusu olarak yazılmıştır.18 erken dönem siddhanta'nın 5 tanesi Surya-Siddhanta adıyla anılmakta ve Hint astronomisi üzerine erken dönem metin niteliği taşımaktadır.Onlar M.Ö 400 dolaylarında yazılmıştır.Surya-Siddhanta antik dönem Mezopotamya trigonometrisinin temel bir sorunu olan gezegenlerin yörünge eksenlerinin bulunması için bir yöntem içermektedir.Surya-Siddhanta'da gezegenlerin hareketlerine ilişkin olarak gezegenlerin birbirini çekmeleri ve itmelerinden bahsedilmektedir.Bu çekim kuvvetine ilişkin erken dönem bir düşüncedir.Çekim kuvveti sözcüğünün Sanskritçe karşılığı ''gurutvakarshan''dır.Akarshan çekilmiş olmak anlamına gelmektedir.Erken dönemlerden itibaren,dilin kendisi bu kuvvetin karakterinin çekim olduğunu yansıtmıştır.

Bazı bilim adamları Kopernik,Galileo ve Newton'dan bin yıl önce güneş-merkezlilik ve yerçekimi kavramlarının bu erken dönem metinlerinde yer aldığını tartışmaktadır.Surya-Siddhanta 'da Vedalar Güneşin tüm dünyaların babası olduğuna inanmaktadır;o varlık nedeni olarak görülmektedir.


M.S 425 dolaylarında Paitamahasiddhanta dünyasal ve göksel kürelerin ve gezegen hareketlerinin geometrik modellerinin ifade edildiği bir metin olmuştur.Metin temel düz-dünya modelini alır ve onu küresel evrene dönüştürür.Burada sabit bir hız yerine herbir gezegenin birbiriyle etkileşim halinde olduğu bir durumdan bahsedilmektedir.


Kerala şehrinde doğmuş olan genç Hintli gökbilimci Aryabhata 499 yılında ''Aryabhatiya'' adlı Matematik ve Astronomi üzerine yazdığı tezi ortaya koymuştu.Aryabhatiya Hint matematiğinin o döneme kadar olan gelişiminin bir özetiydi.Ayrıca,astronomi,küresel trigonometri,aritmetik,cebir,düzlem trigonometrisini de içeriyordu.Aryabhata'nın temel amaçlarından birisi Hint astronomisinin karmaşık hesaplamalı matematiğini basitleştirmekti.O,bunun için pratik bir amaca sahip olmuştu: Ay ve Güneş tutulmalarının öngörülmesini daha kolay kılmak ve göksel yapıların hareketlerinin daha kolay anlaşılabileceği bir Hint takvimi oluşturmak.


Bu süreç içinde Aryabhatiya uzaydaki gezegenlerin konumlarının yeni bir savını ortaya koymuştur.O,göksel yapıların görünür dönüşlerinin yeryüzünün eksen dönüşüne göre olan durumunu içermektedir.Aryabhata pek çok alanda devrimsel bir düşünür olarak gezegenlerin yörüngelerinin, güneş ile gezegen arasındaki değişen uzaklıklarını vermiştir.Onların yörüngeleri temel olarak dünya-güneş yörüngesini uzaklık terimleriyle belirmektedir. O ay ve gezegenlerinin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu kavramıştır.Aryabhata ay tutulmasının nedeninin dünyanın gölgesi olduğunu yazmıştır.O döneme kadar bunun nedeninin Rahu adlı bir şeytan olduğuna yaygın olarak inanılırdı.Onun yılın uzunluğu için bulduğu değer 365 gün,6 saat,12 dakika ve 30 saniyedir.Bu gerçek değerin çok üzerinde olan bir tahmindir;gerçek değer 365 gün ve 6 saatten biraz azdır.Başka bir gökbilimci olan Bhaskara,yüzyıl sonra Aryabhatiya üzerine yazdığı yorumda şöyle demiştir:


Aryabhata, matematik,kinetik ve küre bilimi sonsuz bilgisinin denizinin en derin noktalarına inerek onu kıyıya çıkarmayı başarmış bir ustadır.


Aryabhatiya 13. yüzyılda Latince'ye çevrilmiştir.Bu çeviri boyunca Avrupalı matematikçiler üçgenlerin alanlarını ve kürelerin hacimlerini hesaplamanın yöntemlerini öğrenmişlerdir.Ay ve güneş tutulmalarının nedeni hakkındaki açıklamalar ve ay ışığının kaynağı Avrupa'da çok fazla heyecan yaratmamıştır.Çünkü bu dönemde onlar Kopernik ve Galileo'nun araştırmalarından bunları öğrenmiş bulunuyorlardı.Ancak Aryabhata'nın Avrupalı bilim adamlarından bin yıl önce yaşamış olduğu ve bu düşünceleri o zaman kavramış olması onun başarısını ortaya koymaktadır.
628 yılında,antik Hint gökbilimcilerinin en başarılılarından biri olan Brahmagupta,Brahmasphutasiddhanta(Evrenin Açılımı) yapıtında kendi gökbilimsel sistemini ortaya koymuştur.Brahmagupta antik Hindistan'ın matematik merkezi olan Ujjain'deki astronomi gözlemevinin başı olmuştur.Burada güçlü bir matematiksel astronomi oluşturmak amacıyla Varahaminhira gibi büyük matematikçiler çalışmıştır.


Brahmasphutasiddhanta 25 bölüm içermektedir.Bunların ilk on tanesi gezegenlerin yörüngeleri,ay tutulmaları,güneş tutulmaları,doğuşlar ve batışlar,ayın evreleri,ayın gölgesi,gezegenlerin birbiriyle olan konumları ve sabit yıldızlar ele alınmıştır.Diğer 15 bölüm ikinci bir çalışmayı biçimlendiriyor gözükmektedir.Burada matematiğin astronomi üzerine uygulanmasının yöntemleri anlatılmaktadır.Brahmasphutasiddhanta'nın büyük bir bölümü 770'lerin başlarında Arapça'ya çevrilmiştir ve gökbilimci Yakup İbn Tarık tarafından çeşitli çalışmaların temeli olmuştur.1126'da o Latince'ye tercüme edilmiştir.Bu çalışma Batı astronomisinin Hint-Arap aşamasının temelini oluşturmaktadır.

Higgs alanı yüzyıllarca önce antik Hindistan'da gösterilmiştir.Bu,maddesel dünya içinde nesnelere ağırlık veren bir yanılsama örtüsü olarak tanımlanabilecek ''maya'' adı verilen bir yapıdır.

Hem antik Hintliler hem de ön-Sokratik Yunanlılar mantık aracılığıyla farklı mantıksal yollar izleyerek atomlar üzerine kendi inanışlarına ulaşmışlardı.Demokritos basit olarak maddenin bölünemeyen parçacıkları olarak atomların var olması gerektiğini öne sürmüştü.Büyülü bir bıçak ile bir peynir parçasının git gide daha küçük parçalara ayrıldığını düşünün.Onu sonsuza kadar kesebilir misiniz?O, hayır sonucuna ulaşmıştır.Nihai olarak,siz atoma ulaşırsınız.Ancak bu yalnızca bir varsayım,iyi bir tahmindir.Neden sonsuza dek kesemeyelim ki?Hintliler aynı sonuca farklı rota izleyerek ulaşmışlardır.Bir dağ ile bir köstebek yuvasını ele alın demişlerdir.Hangisi daha çok parçacığa sahiptir?Açık bir şekilde, dağ.Bu onu sonsuza dek parçalayamayacağımızı gösterir.Çünkü sonlu, bölünemeyen bir parçacık vardır.Eğer parçacıklar bölünemeyecek kadar küçük ise, dağ ve köstebek yuvası eşit parçacık sayısına sahip olacaklar, ve onlar herhangi gerçek anlamlarını kaybedeceklerdir.Yine bir varsayıma ulaşılmıştır fakat bu kez Demokritos'un tahmininden daha sıkı bir düşünce yapısı vardır.Ve Hintliler, Demokritos'tan farklı olarak sonlu oluşumların gelişmemiş,ilkel bir anlayışını ortaya koymuşlardır.

Aristo'dan yaklaşık bin yıl önce,Vedik Ariler dünyanın yuvarlak olduğunu ve güneşin etrafında döndüğünü iddia etmişlerdi.Arunachalan tarafından tercüme edilen bir Rig-Veda yazısında; ''Güneş,güneş sisteminin merkezinde bulunmaktadır'' ifadesi yer almaktadır.Bir öğrenci ''Dünyayı havada tutan varlığın doğası nedir?'' diye sormuştur.Öğretmen yanıt verir, ''Risha Vatsa'ya göre, Dünya'yı uzayda tutan şey Güneş'tir''.Bu ifadeler çekim kuvvetinin modern düşüncelerinin ipuçlarını taşımaktadır

Ortaçağ'daki jeoloji tarihi kısa bir tarihtir.İki akademisyen öne çıkmaktadır:Varahaminhira ve Vagbhatta.Varahaminhira (M.S 499-587) Kapitthaka (bugünkü Kapitha)'da doğmuştur.Burası orta Hindistan'da büyük bir kültür merkezidir.Varahaminhira'nın 106 bölümlük Brhatsamhita (Büyük Özet) kitabı coğrafya,meteoroloji,botanik,tarım,takvim ve mücevher bilimi konularını kapsamaktadır.O, başka şeylerin yanı sıra depremlerin yerleri konusunda teoriler oluşturmuştur.Depremlerin oluşumunda Ay'ın bir faktör olduğu iddiasında bulunmuştur.O, dünyanın yuvarlak olduğunu öne sürmüştür ve değerli taşların zaman içinde kayalrın başkalaşımı ile meydana geldiğini savunmuştur.Daha sonraları, Vagbhatta (M.S 1300) değerli taşlar,metaller ve alaşımları kapsayan mineral sınıflandırmasının bir sistemini geliştirmiştir.
Agriveer'in çevirilerini doğru kabul edebiliriz rahatlıkla,hepsi Teresi'nin tespitleriyle uyumlu.Yani Agriveer'i doğru kabul etmememiz için hiçbir sebep yok.

Bu konuda görüşlerini de belirtirsen sevinirim

Umarım şimdi dinsizleşmiştir Merve

Ben biraz şu Agniveer'in sitesinde geziniyim

Sevgilerimle...

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #33  
Alt 03-05-2012, 02:44
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

Edit......................

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook

Konu Dark_Prince tarafından (03-05-2012 Saat 02:57 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #34  
Alt 03-05-2012, 04:48
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
O halde Agniveer'in çevirileri de doğru oalbilir.Zaten birini Griffith'in çevirisiyle de tescilleyebildik

Aslında Agniveer'in bununla ilgili de bir yazı yazması gerek,en iyisi sitesindeki yorumlarını okuyayım,orada yapıyodur açıklamaları.İlla birinin çevirisine güvenmemiz lazım.

O halde Dick Teresi'nin şu tespitlerini de gözönünde bulundurarak;



Agriveer'in çevirilerini doğru kabul edebiliriz rahatlıkla,hepsi Teresi'nin tespitleriyle uyumlu.Yani Agriveer'i doğru kabul etmememiz için hiçbir sebep yok.

Bu konuda görüşlerini de belirtirsen sevinirim

Umarım şimdi dinsizleşmiştir Merve

Ben biraz şu Agniveer'in sitesinde geziniyim

Sevgilerimle...
Bu konuda Agniveer`i dogru kabul edebiliriz kendisi zaten Arya Samaj (kurucusu Dayananda) cevirilerini kullaniyor ki bu adam (Dayananda) antik Sanskritce konusunda bir uzman olarak kabul edilirdi.

Benim Agniveer`i sevmeme nedenim ise kendisi diger konularda (mucizeler degil de diger, felsefi konular) cok tutarsiz sadece 4 Veda Samhita`yi kabul ediyor vedalarin diger bolumleri "olmasa da olur" diyor ki hicbir Hindu bunu kabul etmez. Kendisinin Vedanta felsefesi konusunda da cok bilgisi oldugunu sanmiyorum bazi yazilarinda Dvaita`yi savunuyor bazilarinda baska seyler savunuyor sanirim muslumanlarla didismekten kendi icinde tutarliligini iyice yitirmis biri.
Alıntı ile Cevapla
  #35  
Alt 06-05-2012, 18:15
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu konuda Agniveer`i dogru kabul edebiliriz kendisi zaten Arya Samaj (kurucusu Dayananda) cevirilerini kullaniyor ki bu adam (Dayananda) antik Sanskritce konusunda bir uzman olarak kabul edilirdi.

Benim Agniveer`i sevmeme nedenim ise kendisi diger konularda (mucizeler degil de diger, felsefi konular) cok tutarsiz sadece 4 Veda Samhita`yi kabul ediyor vedalarin diger bolumleri "olmasa da olur" diyor ki hicbir Hindu bunu kabul etmez. Kendisinin Vedanta felsefesi konusunda da cok bilgisi oldugunu sanmiyorum bazi yazilarinda Dvaita`yi savunuyor bazilarinda baska seyler savunuyor sanirim muslumanlarla didismekten kendi icinde tutarliligini iyice yitirmis biri.
Çok teşekkür ederim dostum Demekki bizim reformcu Müslümanlar gibi,yakında dinden çıkmasın?

Bu arada yeni mucizeler var;

Rig Veda:These herbs, these milch-kine, and these running waters, all these, O
Soma, thou hast generated.The spacious firmament bast thou expanded, and with the light thou hast
dispelled the darkness.

Bu bitkileri,bu sağmal inekleri ve bu akan suları,bunların hepsini sen yarattın Ey Soma.Bu geniş göğü sen genişlettin ve ışığı kullanarak karanlığı dağıtan da sensin.

Her ne kadar genişleme devam etse ve burada geçmiş zaman kipinde kullanılsa da evren geçmiş zamanda da genişlemiştir.Bigbang'den dünya oluşana kadar sürede devamlı genişledi.Dolayısıyla önce göğü genişletip(gezegenlere alan yaratıp) sonra gezegenleri yaratması bilimle tam bir uyum içindedir.

Rig Veda:Thou art the Vrtra-slayer, thou, Indra, hast spread the firmament:
Thou hast with might upheld the heavens.

Sen Vrtra-slayer'in ustasısın,sen İndra,göğü genişletirsin:
Gücünle cennetleri tutansın.

Burada da geniş zaman kipinde kullanılmıştır ve bu da günümüz bilimiyle tamamen uyumludur,zira gök genişlemeye devam etmektedir.

Brahmanda Purana:8:8=The magnitude and the movement of the planets
dependiing on the sun are mentioned.

Gezegenlerin büyüklüğü ve hareketlerinin Güneş'e bağlı olduğundan bahsedildi.

Gördüğünüz gibi açıkça çekim gücünden bahsetmiş,gerçekten de Güneş'e bağlıdır hareketleri.

Brahmanda Purana:Soma (the moon) which is of the nature of the essence of
waters,which has two movements,the bright and the dark ones.

Suların özü olan,karanlık ve aydınlık olmak üzere iki hareketi olan Soma(Ay).

Bu ayet de Ay'ın ışığını Güneş'ten aldığına işaret ediyor.Ayın sabahleyin Güneş'ten ışın almadığı bu nedenle de karanlık olduğu düşünülmüş olmalı.

Brahmanda Purana:12=Presided over by Dhruva,the sun takes up water
and showers it.

Dhurva'nın yönetimindeki Güneş,suyu yukarı çeker ve ona döker(yağdırır).

Aynen öyle,Güneş suyu buharlaştırıp yukarı çeker ve böylece yağmur yağar.

Brahmanda Purana:37=The sun releases heat energy during the summer.He scatters rain during the rainy season and snow(during winter).

Güneş yaz boyunca ısı enerjisini gönderir.O yağmur ve kar(kış) sezonu boyunca yağmur dağıtır.

Mucizelere devam;

Rig Veda:He filled the earthly atmosphere and pressed against the lights in heaven.
None like thee ever hath been born, none, Indra, will be born like thee.
Thou hast waxed mighty over all.

O dünyasal atmosferle doldurdu ve gökte ışıklara karşı sıkıştırdı.Daha önce hiçkimse senin gibi doğmamıştır,hiçkimse,İndra,senin gibi doğacak.Senin gücün herşeyin üstündedir.

Gerçekten de burada denildiği gibidir,Güneş'in zararlı ışınları Mezosfer tarafından engellenir dolayısıyla bizim için koruyucudur;

http://tr.wikipedia.org/wiki/Atmosferin_katmanlar%C4%B1

Şimdi de Aryabhata'nın Aryabhatiya isimli kitabından mucizeler verelim.Aryabhatiya her ne kadar dönüş yönünü yanlış verse de(doğudan batıya) dünyanın döndüğünü söyler,ki önemli olan dünyanın döndüğünü söylemesidir,ufak hatalar elbette olur,sonra dünyanın kürelerinden vb. de bahseder,tutulma nedenlerinden vb.de.Öncelikle Dick Teresi bunun hakkında ne yazmış ona bakalım;

Kerala şehrinde doğmuş olan genç Hintli gökbilimci Aryabhata 499 yılında ''Aryabhatiya'' adlı Matematik ve Astronomi üzerine yazdığı tezi ortaya koymuştu.Aryabhatiya Hint matematiğinin o döneme kadar olan gelişiminin bir özetiydi.Ayrıca,astronomi,küresel trigonometri,aritmetik,cebir,düzlem trigonometrisini de içeriyordu.Aryabhata'nın temel amaçlarından birisi Hint astronomisinin karmaşık hesaplamalı matematiğini basitleştirmekti.O,bunun için pratik bir amaca sahip olmuştu: Ay ve Güneş tutulmalarının öngörülmesini daha kolay kılmak ve göksel yapıların hareketlerinin daha kolay anlaşılabileceği bir Hint takvimi oluşturmak.

Bu süreç içinde Aryabhatiya uzaydaki gezegenlerin konumlarının yeni bir savını ortaya koymuştur.O,göksel yapıların görünür dönüşlerinin yeryüzünün eksen dönüşüne göre olan durumunu içermektedir.Aryabhata pek çok alanda devrimsel bir düşünür olarak gezegenlerin yörüngelerinin, güneş ile gezegen arasındaki değişen uzaklıklarını vermiştir.Onların yörüngeleri temel olarak dünya-güneş yörüngesini uzaklık terimleriyle belirmektedir. O ay ve gezegenlerinin yörüngelerinin elips şeklinde olduğunu kavramıştır.Aryabhata ay tutulmasının nedeninin dünyanın gölgesi olduğunu yazmıştır.O döneme kadar bunun nedeninin Rahu adlı bir şeytan olduğuna yaygın olarak inanılırdı.Onun yılın uzunluğu için bulduğu değer 365 gün,6 saat,12 dakika ve 30 saniyedir.Bu gerçek değerin çok üzerinde olan bir tahmindir;gerçek değer 365 gün ve 6 saatten biraz azdır.Başka bir gökbilimci olan Bhaskara,yüzyıl sonra Aryabhatiya üzerine yazdığı yorumda şöyle demiştir:

Aryabhata, matematik,kinetik ve küre bilimi sonsuz bilgisinin denizinin en derin noktalarına inerek onu kıyıya çıkarmayı başarmış bir ustadır.

Aryabhatiya 13. yüzyılda Latince'ye çevrilmiştir.Bu çeviri boyunca Avrupalı matematikçiler üçgenlerin alanlarını ve kürelerin hacimlerini hesaplamanın yöntemlerini öğrenmişlerdir.Ay ve güneş tutulmalarının nedeni hakkındaki açıklamalar ve ay ışığının kaynağı Avrupa'da çok fazla heyecan yaratmamıştır.Çünkü bu dönemde onlar Kopernik ve Galileo'nun araştırmalarından bunları öğrenmiş bulunuyorlardı.Ancak Aryabhata'nın Avrupalı bilim adamlarından bin yıl önce yaşamış olduğu ve bu düşünceleri o zaman kavramış olması onun başarısını ortaya koymaktadır.
Kitaba şuradan ulaşabilirsiniz;

http://archive.org/stream/The_Aryabh...ge/n0/mode/2up

Mucizelere geçelim;

Sayfa:55:12:The planets moving equally in their orbits complete the circle of the asterisms in sixty solar years and circle of the sky in a divine age.

Gezegenler hep aynı yörüngede hareket ederek takım yıldızlarını 60 güneş yılında, gökyüzünü bir tanrısal çağda turlar.

Sayfa:56:13:The moon being below, completes its small orbit in a short time. Saturn being above all others, completes its large orbit in a long time.

Ay aşağıdadır,küçük yörüngesini kısa zamanda tamamlar.Satürn diğer hepsinin yukarısındadır ve geniş yörüngesini uzun zamanda tamamlar.

Sayfa:64:5:Half of the sphere of the Earth, the planets, the asterisms is darkened by their shadows, and half being turned toward the Sun, is light being small or large according to their size.

Dünya'nın bir yarısı, gezegenler, takım yıldızları gölgeleri tarafından karartılır ve Dünya'nın diğer yarısı Güneş'e döner, boyutlarına göre ışık az ya da fazla olur.

Görüldüğü gibi bunlar da insanlar tarafından bilinemezdi,1000 yıl öncesinden.Bu adam nasıl bilmiş peki?İmana gelmek için neyi bekliyorsunuz daha?



Ay sudan oluşur,güneş ateşten,dünya ise topraktan ve gölgesi karanlıktan.Ay Güneş'i saklar,Dünya'nın büyük gölgesi ise Ay'ı.

Gördüğünüz gibi burada da Güneş ve Ay tutulmasının nedeni tam olarak doğru verilmiştir.

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #36  
Alt 07-05-2012, 05:23
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Link icin sagol dostum, kitabi incelemeye basladim. Bu arada "Hindu Kutsal KItaplarindan bolumler" ile ilgili video serime basladim belki bu "mucize"lerle ilgili de bir video yaparim ilerde Ilk videom:

https://www.youtu.be/2yhpHjw1rLM

Sevgilerimle,
Alıntı ile Cevapla
  #37  
Alt 08-05-2012, 22:34
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Link icin sagol dostum, kitabi incelemeye basladim. Bu arada "Hindu Kutsal KItaplarindan bolumler" ile ilgili video serime basladim belki bu "mucize"lerle ilgili de bir video yaparim ilerde Ilk videom:

https://www.youtu.be/2yhpHjw1rLM

Sevgilerimle,
Videon harika olmuş dostum ve mucizeler için de video yapsan harika olur Kur'an'da mucize var dedikleri zaman anında yapıştırırız

Ayrıca şöyle bir kitap buldum;

http://books.google.com.tr/books?id=...054.12&f=false

Kitabı çevirmeye çalışıyorum,biraz örnek vereyim çevirdiklerimden;

Puranalarda aynı zamanda oldukça gelişmiş fikirlerin izlerine de rastlanır.Örneğin su döngüsü Ramayana'nın Aditya Hridayam'ında tam da günümüz verileriyle uygun bir şekilde grafiksel olarak açıklanmıştır.Mahabharata da birçok modern gerçekten bahseder.Örneğin 3.42.24. ayette yıldızların aslında çok büyük olduklarından ve mesafelerinin uzaklığı sebebiyle küçük göründüklerinden bahsedilir.İlginç bir şekilde Mahabharata küçük şeyleri büyük gösteren büyüteç gibi bir aletten bahseder.Belki de M.Ö 1400 yılında Güney Amerika'da bulunan konkav lens tipi nesneleri göz önünde tutarak anmıştır.

Birbaşka dikkat çekici bilgi Markedanya Purana'nın 54:12. ayetinde şöyle verilir;

Dünya kutuplarda düzdür(basıktır) ve ekvatorda şişkindir,kusursuz bir küre değildir.

Vishnu Purana çok açık bir şekilde Aitareya Brahmana'dan yaptığı bir alıntıda dünyanın antipotlarından ve dünyanın dönüşünden bahseder.Ek olarak Hindu metinleri Ay'ın evreleri ve alacakaranlığın nedeni ile gökyüzünün aslında mavi olmayıp güneş ışınlarının dağılımından dolayı mavi gözüktünü de söyler(Markedanya Purana 78.8 ya da 103.9. ayetlere bakabilirsiniz).
Belki bu da ilgini çekebilir

Bu arada videon süper olmuş ama ayetlerin geçiş sürelerini biraz daha uzatırsan daha iyi olur bence

Sevgilerimle...

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #38  
Alt 11-05-2012, 23:37
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Ikinci videom da Full HD (1080p) olarak hazir:

https://www.youtu.be/P9Kp1kAFWzA

Sanirim sirada bu tip "mucize" lerle ilgili bir video var.
Alıntı ile Cevapla
  #39  
Alt 18-05-2012, 22:37
Dark_Prince - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Dark_Prince Dark_Prince isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 18 Aug 2010
Mesajlar: 2.389
Standart

firatb84´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ikinci videom da Full HD (1080p) olarak hazir:

https://www.youtu.be/P9Kp1kAFWzA

Sanirim sirada bu tip "mucize" lerle ilgili bir video var.
Çok dehşet olmuş dostum,mucizelerle ilgili yapacağın videoyu merakla bekliyorum Bu arada hangi programı kullanıyorsun?

Tanrı'nın Adımlarını İzle Ama Asla Takip Etme!

Blog Facebook
Alıntı ile Cevapla
  #40  
Alt 18-05-2012, 23:49
anthemoessa - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
anthemoessa anthemoessa isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 03 Jan 2005
Mesajlar: 357
Standart

Dark_Prince´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Çok dehşet olmuş dostum,mucizelerle ilgili yapacağın videoyu merakla bekliyorum Bu arada hangi programı kullanıyorsun?
Begendigine sevindim Pinnacle Studio 15 kullaniyorum ben, ilgilenenlere tavsiye ederim.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Prof. Dr. Celal Şengör'den Çarpıcı Açıklamalar ahmetsln Multimedya 9 06-08-2011 03:00
Olamamış bir bilimsel mucize - Örümcek ağı lars vilks İslam 41 15-03-2011 04:12
Çarpıcı Gerçekler.. Combatiente Multimedya 15 01-01-2011 17:58
Dini açıdan:Mucize nedir ve neden mucize yoktur/olamaz Kur'an'da Mucize Yoktur 31 23-09-2010 00:59
Bilimsel Mucize (Makale) Aheste Konu-dışı 3 27-04-2008 15:31

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 17:50 .