Neva´isimli üyeden Alıntı
Aslina bakarsan, tanri kavrami biraz da Animizm'le ilintili, genellikle, tarihsel surecte cok dogal bir sonuc olarak, genel Samanli'gin oncesinde Animist unsurlar da baskin. Belli hayvanlar vs. gibi.
Sonrasinda da kacinilmaz olarak bu hayvanlar da kiyisindan kosesinden Saman'ligin bir kisimda olsa parcasi haline gelmis durumda. Totem inancindan farkli olarak(kasttetigim bu degil), bu bazi hayvanlarin onemi ve yeri cidden buyuk.
Dedigin gibi isler sut liman degil aslinda, deneyim soz konusu oldugu icin.
|
İnanç denen olayın kalpte olması iyi bir şey lakin, bu onun çabukta unutulmasını engelleyemiyor, o yüzden deneyim önemli oluyor.
Birde tabi hayat aynı yerinde stabil bir yapı değil, sürekli değişebiliyor, bu değişimlerde kadim toplumları sekteye uğratmış görünen o.
Bir belgeselde And dağlarında Şamanlığı anlatırken, eski çağlarda usta Şamanların dağlarla bile konuşabildiklerini söyledikten sonra, araştırmacı kişi yörede ki Şamana bunu sorunca, o da böyle bir yeteneğinin olmadığı söylemişti. Ama tedaviye gelen bu kişiyide tedavi etmişti, ilginç bir şekilde. Adam 15 yıldır bel problemi çektiğini, şuan çok hafiflediğini, belini hiç hissetmediğini söylemişti.
Hasılı sekteye uğramamak, hayatın dinamikliği karşısında çok zor.
Gerçi doğa bile kendini kendine yakıyor yıkıyor, onda da işler çok süt liman değil, acaba süt liman aramak bizler için bir ham-hayal mi? doğa bile bu çelişkileri ile ayakta durmuşsa, bu çelişki denen şeyide kabullenmek gerekiyor gibi.