nogada´isimli üyeden Alıntı
Bu verdiğiniz örnek aşılanmak gibi bir şey olmuyormu.Hani biz ilkokuldayken bize gelip eskiden insanları öldüren ama şu an çaresi bulunmuş hastalıkların virsülerini birşekilde kontrole alınmış şekilde bize vererek vücudun antikor üretmesini sağlayan ve buna karşı bağışıklık kazanmamızı sağlayan bir adağtasyon türü olmuyormu bu.Olay adaptasyona uğramaktır burda o farelerin evrimleştiği falan yoktur.Sadece oldukları yere adapte olmuslardır bir şekilde vücutlarının dirençşeriyle.İnsan her grip oldugunda vücut bağışıklık kazanır hiçbir aşıya gerek olmadan,daha sonra oldugunuz grip hstalıgı önceki değil bir başka versiyonudur ve daha güçlüdür.
Bu soylardan soylara geçmez ayrıca o bulunan ortamdan başka bir yere o fareleri çekerseniz,yine eskisi gibi yeni nesiller o zehirlerden etkilenerek ölürler...
Saygılarımla...
|
Sayın nogada,
Karşılaştırmanız birebir değil. Viral ve bakteriyel enfeksiyonlar'a karşı elbette sürekli kendini yenileyen ve yeni düşman tanımlamaları yapan bir bağışıklık sistemimiz var. Tanımadıklarını da aşı ile tanıtıyoruz. Ama burda söz konusu olan, inorganik zehir. İnorganik bir maddeye karşı bağışıklık sistemimiz bir şey yapamaz, mesela HCl(hidroklorik asit) dokuları parçalamaktadır, ya da siyanür anında hücrelerdeki ATP üretimini bloke eder ve organizma bunlara bağışlık geliştirecek kadar yaşamaz bile. Kaldı ki bu tip zehirli bileşenlere karşı bağşılık sistemi dışında yepyeni bir mekanizmayla mücadele edilmesi gerekir yani mesela HCl molekülünü tanıyıp anında bazını(NaOH) üretip tuz haline getirmek ama bu kompleks bir süreç olacağından canlının yaşam süreci içinde geliştirilemez. Bunu yapabilmek için vücudun sürekli sodyum depolamak için bir yok bulması gerekir. Örneğim atmasyondur, mutkala HCl + NaOH tepkimesi vücutta da olsa zararlı olacaktır. Sadece bağışıklık sistemiyle konunun bir alakası olmadığını göstermek istedim.
DNA'sı olan tehditler, DNA'sını tanıdığınız sürece aynıdır ama her inorganik toksin ayrı bir sistematikle vücuttan uzaklaştırılmalıdır. Bu örnekte fareler, zehirleri bertaraf edecek sistemler geliştirmiş olmalı, bunu yapan farelerin akyuvarları olamaz çünkü zaten akyuvar hücreleri de zehirden etkilenen hücreler olacaktır. Bu sistemler de mutlaka mutasyonlarla oluşmuş olmalı, eğer bugün siyanür içip ölmeyen bir insanla karşılaşırsak o da mutlaka bir "mutant" olacaktır.
Sayın Ayejj'in verdiği haberde, farelerin evrimleştiği aşikardır. Nasıl sorusuna verilen cevap yetersizdir sadece.