Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 17-05-2009, 21:47
VraeL - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
VraeL VraeL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Mar 2009
Mesajlar: 1.840
Exclamation Mustafa Kemal ATATÜRK´ün İslama ve dinci Osmanlı hükümetine karşı tavrı ve taktikleri

Mustafa Kemal Atatürk´ün ülkede birlik ve beraberliği sağlayıp, hilafet ve padişah yanlısı insanların isyan çıkarmaması için "İlk TBMM" nin kuruluşundan 1 gün sonra "24 Nisan kararları" arasına padişah ve halifenin tehlikede olduğunu ve kurtarılmasını gerektiğini ifade eden bir madde eklemiştir. Madde şu şekildedir:

"Bu meclis işgal edilen yerlerde bağımsızlığını kazanacak ve halife ile padişahı da kurtaracaktır.

Mustafa Kemal ATATÜRK´ün bu maddeyi "24 Nisan kararları" arasında eklemesindeki amacının işgalci devletlere karşı padişah yanlısı olanların da desteğini alarak, anadoludaki bütün halkın desteğini almak ve kurtuluş savaşında, fikir ayrılığı olmayan omuz omuza çarpışan bütün halinde bir türk halkı yaratmak istemiş olmasıdır.

"24 Nisan kararları"ndan sonra İstanbul hükümeti bir fetva yayınlamıştır. Fetva´da Mustafa Kemal ve yanlılarının padişaha karşı geldiği için katlerinin caiz olduğunu, öldürülmeleri gerektiği yazıyordu. Böylece halkın dini duyguları kullanılarak halk kışkırtıldı ve TBMM´ye karşı isyan çıkmasına neden olundu.
Anzavur (Balıkesir), Bolu, Düzce, Hendek, Adapazarı, Yozgat, Konya, Afyon, Koçgiri isyanları ve daha bir çok benzeri isyan bu isyanlardandır.

Buna karşı Mustafa Kemal ATATÜRK TBMM´yi korumaya yönelik çalışmalara başladı ve İstanbul hükümetine karşı asıl tavrını ve düşüncelerini, Misak-ı Milli kararları ve 24 Nisan kararlarına göre daha net ifade eden faaliyetlerine başlamış oldu:

*Fetvaya karşı fetva yayınlandı. Fetvayı yayınlayan Rıfat Börekçiydi ve fetvada asıl günah işleyenlerin osmanlı devleti hükümeti olduğu, zira kendilerinin hiçbir savunma ve faaliyet göstermeden, anadolunun diğer topraklarını kaale almadan sadece istanbulu düşünerek, vatanı ve milleti hiçe sayıp vatana ihanet ettiği ve ülkenin tapusunu işgalce devletlere sattığını dile getirildi.

*Hiyaneti vataniye kararı çıkarılarak vatana ihanet edenlerin tutuklanacağı belirtildi.

*İstiklal mahkemeleri işletilmeye başlandı.


Yani kısacası ilk başta birlik ve beraberlik bozulmasın diye padişaha dair düşünceleirini açıklamamış, hatta padişah yanlısı gibi davranmış , daha sonra padişahın gerçek yüzü ortaya çıkıp halk uyanınca padişah ve saltanat hakkındaki gerçek düşüncelerini belirtmiştir ve buna göre davranmıştır.

İslama karşı olan davranışıda yine aynı şekildedir.

Kurtuluş savaşı döneminde ve Türkiye Cumhuriyeti kurulmadan önce kendisinin islamı öven bir çok sözü vardır. Amaç yine tüm halkın desteğini alabilmektir. Bu kimi sözleri şu şekildedir:

- "İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz son dindir. Eksiksiz dindir. Çünkü dinimiz akla mantığa, hakikate tamamen uyuyor ve uygun düşüyor"

- "Türk milleti daha dindar olmalıdır, yani bütün sadeliği ile dindar olmalıdır demek istiyorum. Dinime, bizzat hakikate nasıl inanıyorsam, bunada öyle inanıyorum"

- "Bizim dinimiz en tabi ve makul dindir ve ancak bundan dolayıdır ki son din olmuştur. Bir dine tabii olmasi için akla, fenne, ilme ve mantığa uygun olması lazımdır. Bizim dinimiz bunlara tamamen uygundur."


O anki Türk halkının bütüne yakını müslümandı. Atatürk islama ve muhammede karşı olan gerçek düşüncelerini açıklasa idi , halk onun yanında olmaz ve TBMM´yi doğal olarak desteklemezdi!

Ama kurtuluş savaşı kazanılıp, yeni bir devlet kurulup, ülkeye laiklik getirilip, insanlar dinin gerçek yüzünü, dinin bir joker olarak kullanıldığını, osmanlının dini nasıl kullandığını görüp dinden soğuduğu ve sorgulamaya başladığı an, Atatürk islam hakkındaki düşüncelerini de aynı geçmişte padişaha karşı yaptığı gibi rahat bir şekilde sonradan açıklamıştır ve muhammed ile islam hakkındaki gerçek düşüncelerini şu şekilde ifade etmiştir:

"Türkler arapların dinini kabul etmeden öncede büyük bir milletti, arap dinini kabul ettikten sonrada.Bu din ne arapların ne de aynı dinde olan acemlerin ve ne de mısırlıların vesairenin Türklerle birleşip bir millet oluşturmalarını sağlamadı. Bilakis Türk milletinin milli bağlarını gevşetti milli duygularnı milli heyecanını uyuşturdu.Bu da çok doğaldı çünkü muhammet’in kurdugu dinin amacı bütün milliyetlerin üstünde bir arap milliyetçiliği siyasetine sürüklemekti bu arap fikri ümmet kelimesi ile ifade edildi."
M.Kemal ATATÜRK

Mantık olarak baktığımızda önce islamı ve dini öven sözler ile bu cümleler uyuşmuyor.

Unutmayalımki o dönemde osmanlı fiilen olsa da hayla var idi ve halkın dini tarafı oldukça baskındı ve bu konudaki yanlış bir söz veya hareket herşeyi bozabilirdi.

Bu anlattıklarım ve Atatürk´ün taktikleri onun o üstün dehası ve zekasının sadece ama sadece çok küçük bir örneğidir.

Nutuk okuyan benzer konulardaki bir çok detayı ve Mustafa Kemal ATATÜRK´ün dehasının farkına varabilir.

Saygılarımla...
Merodach!

Konu VraeL tarafından (18-05-2009 Saat 16:40 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-05-2009, 04:21
layemud - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
layemud layemud isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 May 2009
Mesajlar: 206
Standart

sonra yorum yapacağım yapan olursa elbette.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-05-2009, 05:12
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger merodach;

Aciklayici ve bilgilendirici yazin icin, tesekkurler. Her konuda oldugu gibi; bu konuda da; Ataturk'e ozgu, tipik olarak uyguladigi bir politika goze carpiyor.

Oyuzden, genelde Ataturk'un uyguladigi politikayi, disaridan bakis acisi ve notr algiyla algilayabilmek; Ataturk'un dusunce ve davranis yapisini da; kavrayabilmek ve algilayabilmek ile esdegerdir. Buradaki yanasim; Ataturk'un "dogru bir politika gudup-gutmedigi" degil; Ataturk gercegini, tum resmiyle algilayabilmek ve Ataturk'un kisiligine ve kisisel deger ve inanclarina ve de Ataturk'e "gonul vermislerin" onu kisiliklerinin degerleri arasina koymuslarin, kisiligine saygi gostermek icindir.

Ama bu yanasim, ayni zamanda; Ataturk'un uyguladigi dusuncenin, inancsal ve dogrusal temellerini, yanlislamamayi veya sorunlari ile birlikte ortaya koymamayi getirmez.

Iste yapilmasi gerekende; kisilige veya kisilik degerlerine yonelik yanasim degil; yapilanlarin ve uygulananlarin, arkasindaki dusunceye yanasimdir.

Bu dusunce, tum ciplakligiyla ve tum sorunlariyla ortaya konmali; ve TC'nin ve topraklarinda yasam ve iliski surdurenlerin, selameti, birligi, butunlugunun gercekler temelinde, gelecek adina degerlendirilmesi yapilmalidir.

Yoksa konu "korukorune bir Ataturk hayranligi" olmamalidir. Ki bu "hayranlik; masaya yatirilacak dusuncesinin; mantiklidegilde; duygusal degerlendirilmesine yol acar.

Konu Ataturk degil; onun davranisinin arkasindaki dusuncesinin, temeli, icerigi, inancsalligi ve ideolojik kokenidir. Iste degerlendirilmesi gereken de, budur.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-05-2009, 06:09
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

O anki Türk halkının bütüne yakını müslümandı. Atatürk islama ve muhammede karşı olan gerçek düşüncelerini açıklasa idi , halk onun yanında olmaz ve TBMM´yi doğal olarak desteklemezdi!

Son cümlesine katılmamakla birlikte yazarın açıkladıgı dogrultuda düşünürsek bir çıkmaza girmemiz kaçınılmaz olur. Çünkü bu düşünce tarzına bugün takiyye deniyor.

Bir Atatürkçü oldugunu ilan eden üyemizin onu takkiyeci olarak degerlendirmesi ve bir Atatürkçü olmayan benim de bu şekildeki bir yaklaşımın gerçeklere ters düştügünü iddia etmem hazindir.

Bir önderin bu şekilde asılsızca yıpratılmasına karşıyım. Mustafa Kemal ne din düşmanı idi, ne de Vahdettin düşmanı. Ama şartlar bunu zorunlu olarak getirdi ve süreç bu yöne dogru kaydı. Bunu görebilmek onu küçültmek degildir. Resmi ideolojiye uygun olarak düşünmemektir hepsi o kadar.

Ülkede süren iiktidar mücadelesinde tek yok saltanatı yok etmekti. Bu da hem siyasi olarak hem de ideolojik olarak yapıldı.

Gene ümmetten millet çıkarabilmek için ümmet olmayı saglayacak dini esasları denetime almak gerekiyordu, bu sefer de farklı bir devlet dini yaratıldı ve ümmeti savunanlar törpülendi. Bunun onun dinsizligiyle bir alakası yoktur.

Onu takkiyeci olarak niteleyen anlayışa ilk defa rastladıgımı söyleyebilirim. Hiç duymamıştım bunu. Üstelik de bu Atatürk'ü sevmek adına yapılıyor. Gerçekten ilginç buldugumu belirtmeliyim.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-05-2009, 13:10
Binbaşı Binbaşı isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 08 May 2009
Mesajlar: 20
Standart

Mustafa kemal takiyye yapınca alkış üstüne alkış

Ama bu alkışlayan insanlar bazı müslümanları takiyye yapıyorlar diye yerden yere vuruyorlar

Aman ne kadar tutarlısınız
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18-05-2009, 13:51
selanikli selanikli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Apr 2009
Mesajlar: 1.116
Standart kölelik konusunu bıraktınız

Binbaşı´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Mustafa kemal takiyye yapınca alkış üstüne alkış

Ama bu alkışlayan insanlar bazı müslümanları takiyye yapıyorlar diye yerden yere vuruyorlar

Aman ne kadar tutarlısınız
Sayın Binbaşı;
Evet;
kesinlikle tutarlıyız.
Atatürk o gün o taktikleri izlemeyip başarısız olsaydı, bu günkü modern ülkemiz olmayacaktı. Sizlerde namazınızı yine camide kılardınız elbet ama, Taliban ve El Kaide'nin sıkı kuralları size uyar mıydı bilemiyorum tabii.
Ha bir de şunu sorayım; kızınız veya kız yeğeniniz varsa 14-15 yaşlarında 45-50 yaşında birine 3. veya 4. karı olarak verir miydiniz acaba?
Evet iyi ki Atatürk takiyye yapmış diyorum ve gördüğün gibi ben hiç de takiyye yapmıyorum.
Acaba siz ne amaçla takiyye yapıyorsunuz söyleyebilir misiniz öğrensek?
Saygılar
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-05-2009, 14:06
Yergin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yergin Yergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
Standart

Çok anlamsız, yersiz ve şahsi fikrime göre çok yakışıksız bir yaklaşım ve yazı olmuş bu yazı.

Atatürk, dine önem vermiş çünkü o zaman ki halkın çoğu müslümanmış. Sonra farklı şeyler söylemiş gibi bir söylem var burada yanlış anlamadıysam.

Bunu söyleyen birisine demezler mi? Niye bu insanları kurtarmış diye. Yakışmıyor Atamızı dine alet etmek...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18-05-2009, 14:09
Yergin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yergin Yergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
Standart

selanikli´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sayın Binbaşı;
Evet;
kesinlikle tutarlıyız.
Atatürk o gün o taktikleri izlemeyip başarısız olsaydı, bu günkü modern ülkemiz olmayacaktı. Sizlerde namazınızı yine camide kılardınız elbet ama, Taliban ve El Kaide'nin sıkı kuralları size uyar mıydı bilemiyorum tabii.
Ha bir de şunu sorayım; kızınız veya kız yeğeniniz varsa 14-15 yaşlarında 45-50 yaşında birine 3. veya 4. karı olarak verir miydiniz acaba?
Evet iyi ki Atatürk takiyye yapmış diyorum ve gördüğün gibi ben hiç de takiyye yapmıyorum.
Acaba siz ne amaçla takiyye yapıyorsunuz söyleyebilir misiniz öğrensek?
Saygılar
sayın selanikli, Atatürk'ün takiyye yaptığını kabul etmeniz beni gerçekten çok şaşırttı. Bir önceki mesajımda da yazdığım gibi,

1. si Atatürk'ü dine alet etmeyin!
2. si Atatürk asla ama asla zafer kazanmak adına tasvip etmediği insanları kullanmamıştır
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18-05-2009, 14:49
selanikli selanikli isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Apr 2009
Mesajlar: 1.116
Standart teşekkür ve açıklama

EnvyMe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
sayın selanikli, Atatürk'ün takiyye yaptığını kabul etmeniz beni gerçekten çok şaşırttı. Bir önceki mesajımda da yazdığım gibi,

1. si Atatürk'ü dine alet etmeyin!
2. si Atatürk asla ama asla zafer kazanmak adına tasvip etmediği insanları kullanmamıştır

Sayın EnvyMe;
Atatürk hakkında gösterdiğiniz hassasiyet ve tozkondurmama tavrınızı kaydettim ve bu tavrınız için teşekkür ederim. Benim için de Atatürk tahmin edemeyeceğin kadar çok değerlidir.
Atatürk'ü dine alet etmedim, etmiş olamam. Çünkü ben din karşıtı bir insanım. Neden böyle bir şey yapayım ki?
Atatürk bir komutan ve devlet adamıydı. Her devlet adamı hedeflerine ulaşmak için değişik taktikler uygular. Bir zaman halifeyi korumak için yola çıkmış gibi görünmek zorunda kalabilirsiniz, gerçek niyetiniz hilafeti kaldırmak olsa da. Çünkü hilafet tıpkı bugün din gibi tabu idi ve tartışılamazdı. Atatürk Cumhuriyet yeterince güçlenmeden hilafeti kaldırmak isteseydi, belki de Cumhuriyet yıkılacaktı. O nedenle adı takiyye ise takiyye, taktik ise taktik neyse iyi yapmıştır.
Son sözünüz ise başka bir konudur. Size katılıyorum, Atatürk yanında hep değerli insanları bulundurmuştur.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18-05-2009, 15:33
Yergin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yergin Yergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
Standart

Hem katıldığınız söylüyorsunuz, hem de gereği ne ise yapmıştır diyorsunuz. Bu çelişkili.

Atatürk'ü dine alet etmek için bir dine inanıyor olmakta gerekmiyor ki, kaldı ki gerçek bir müslüman asla böyle birşey yapmaz ve bence buradan çıkan sonuç Atatürk'ü dine alet eden birisi aslında dine inanmayan birisidir.

Taktik farklı birşeydir sayın selanikli, Atatürk'ün Çanakkale'de ve başka yerlerdeki taktikleri vardır, bunlar taktik tir. Ama burada söylenen şey ise farklıdır ve bunu Atatürk asla ama asla yapmamıştır. Yapmış olsaydı bugün bu kadar saygın olmazdı. Bugün Anadolu'da hala seçimlerde Atatürk'ün partisi diye CHP ye oy veren, müslüman beş vakit namazını kılan dedeler, nineler vardır.

Buradaki yazı yanlıştır ve apaçık Atatürk zamanında zafere kavuşmak için müslümanları kullanmıştır deniliyor. Buradan, bakın Atatürk sizi sevmezdi aslında bir anlam çıkarttırılmak isteniyor. Bu düpedüz yalandır....
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:46 .