Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-10-2005, 16:39
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart Oruç, seyahat edenlere neden farz değil?

Bakara Suresi' nin 184. ayeti Elmalılı Hamdi Yazır meali:

Sayılı günlerde olmak üzere (oruç size farz kılındı). Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa (tutamadığı günler kadar) diğer günlerde kaza eder. (İhtiyarlık veya şifa umudu kalmamış hastalık gibi devamlı mazereti olup da) oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir. Bununla beraber kim gönüllü olarak hayır yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz (güçlüğüne rağmen) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır.

Ayette, yolculuk edenlere orucun farz edilmediği, daha doğrusu sonra kazasını tutabileceğinin bildirildiğine dikkat ediniz. Bu ifadenin tamamen Muhammedin yaşadığı dünyaya ve özellikle de çöl sıcağında deve sırtında yolculuk yapanlar düşünülerek yapıldığı belli. Gerçekten de o dönemde arabistan çöllerinde deve sırtında yolculuk yapanın oruç tutmasının güçlüğünü anlamak mümkün. Ancak bu kitap tüm insanlığa indirilmiş bir son kitap ise ve belli bir zaman dilimine değil de tüm zamanlara hitab eden eden evrensel bir kitap ise nasıl olur da tüm yolculuk edenler sanki benzeri zorluklar yaşıyormuş gibi düşünülür?

Örneğin içinde havuzundan tutun da klimasına, lüx restoranlarına ve fitness salonlarına kadar her türlü lüxün bulunduğu bir transatlantikte yolculuk edene hitap ediyor mu ayet?

Uçakta veya limuzininde seyahat edeni de bir yana koyalım, bu gün Türkiyede çok yaygın olan Mercedes otobüslerinde, yol da düzgünse seyahat zor mu?

Ya gelecekte ne olacak? Hava, yer ve deniz yolcu taşıma araçları daha da geliştikçe bir nebze bile olsa ayetin bu kısmının gerçerliliği kalacak mı?

Bu ayet, Kuran'ın allah sözü değil Muhammedin sözü olduğunu ispatlayan yüzlerce delilden sadece biridir. Diğerlerini dile getirdik, daha da dile getirmeye devam edeceğiz. İslam adı verilen batıl inanış tarihin karanlıklarında hak ettiği yeri bulana kadar...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-10-2005, 16:46
Materyalist Materyalist isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Oct 2005
Mesajlar: 438
Standart

Cem. Bir de şu seyahat sırasında 90 km. davası var o konu nasıl oluyor ben pek anlamadım. 90 km. ye kadar tutulabilir de, 90 km. den sonra tutulmaz mı demek oluyor? Eğer öyleyse, 90 km. yi köyden kasabaya at sırtında gelenle, 500 km.yi uçakla gidenin durumu ne olacak?

Tek Gerçek Maddedir
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25-10-2005, 18:07
mmx mmx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Oct 2005
Mesajlar: 99
Standart

iSLAM HAKETTİĞİ YERE GELECEK SİZLERDE YERİN DİBİNE GEÇECEKSİNİZ İNŞALLAH!
AYETTE ÜÇ HUSUS ZİKREDİLİYOR:
1-YOLCULUK
2-HASTALIK
3-GÜCÜ YETMEYEN
AYET İYİ NİYETLE OKUNDUĞUNDA KOLAYLIK AMAÇLIDIR.ART NİYETLİ YAKLAŞI SADECE YOLCULUĞU ELE ALMIŞTIR:
BİZDE CEVAP VERELİM.PEYGAMBER EFENDİMİZİN SÜNNETİ İLE SABİTTİR Kİ, YOLCULUK ESNASINDA FARZ NAMAZLAR 4 REKATTAN, 2 REKATA ÇEKİLMİŞTİR.E HADİ BAKALIM BUNUN ALTINDA BİRŞEYLER ARAYIN.NE YANİ PEYGAMBER EFENDİMİZ SAHABE GÜNEŞE DAYANAMIYOR DİYE, 5 DAKİKALIK NAMAZI 4'TEN İKİYE Mİ ÇEKTİ.YA BİNEK ÜZERİNDE NAMAZ KILMA RUHSATINA NE DEMELİ?ADAMI GÜLDÜRMEYİN.SİZİN YAPTIĞINIZA ÖKÜZÜN ALTINDA BUZAĞI ARAMAK DENİR.TÜM BUNLAR İNSANLARIN KOLAYLIĞI İÇİNDİR.KALDIKİ YÜZYILLARCA YOLCULUKLAR SAYISIZ CEFALAR ÇEKİLEREK YAPILMIŞTIR.ALLAH C.C YOLCULUK ESNASINDA ORUÇ TUTMAMA RUHSATI VEREREK, O İNSANLARIDA DÜŞÜNMÜŞTÜR.GÜNÜMÜZDE HERKES SENİN O MERCEDES DEDİĞİN OTOBÜSLERLE SEYAHAT ETME KONFORUNA SAHİP DEĞİLDİR.YİNE SENİN DÜŞÜNMEDİĞİN 20-25 MİLYONA FİRMALARLA SEYAHAT İNSANLARIN SAYISINI SEN BİLMEZSİN.ONLARIN ÇEKTİĞİ SIKINTILARIDA.VELHSASIL KELAM SENİN YAPTIĞINA BOL KESEDEN ATMAK DENİR...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25-10-2005, 19:51
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Nasıl yani Cem? Şimdi çöl sıcağında yolculuk yapanlar düşünülerek o çöl sıcağında seyahat edenlerin oruçlarını kazaya bırakabilecekleri ruhsatı Kuran'da geçiyor diye mi bu kadar tantana?

Şu tavırlar arasındaki benzerliğe dikkat edin.

Bir akşam yemeğinde yeni evli karı-koca yemek yiyorlar. Kadın güzel bir mercimek çorbası yapmış. Adam çorbadan bir kaşık alıyor ve

"Eline sağlık ama Tuzu biraz az olmuş sanki" gibi bir laf ediyor.
Kadın diyor ki;
"Nee, demek tuzu az olmuş öyle mi? Git annen doyursun seni o zaman, demek artık yaptığımız yemekler de beğenilmiyor, bunu da mı yapacaktın bana Seyfettin? Lanet olsun sana! Yarın birgün beni aldatırsın da sen!Siz erkekler hepiniz aynı haltsınız zaten. Lanet olsun size, laneeeeeetttt!"
Adam garibim, içtiği çorba boğazına dizili bir vaziyette "Ne dedim ben şimdi yaa?" diyedursun, kadın kocasına saldırmak için en alakasız, en uyduruk bir fırsatı bile kaçırmamaktadır.

Bu hikayeyi ya da masalı artık her neyse kadınlarla erkekler arasındaki algı farklılığının ya da insanlar arası iletişimsizliğin temel sebeplerinin bahsedildiği bi yerde okudum. Cem'in yazdıklarını okuyunca aklıma geldi.

Cem, bunları düşünürken "Yaşasııın, işte gene bir açığını buldum İslam'ın, ne zeki adamım ben, yüzyıllardır gözlerden kaçmış en ince ayrıntıları bile bulup çıkarıyorum ve yerin dibine batırıyorum bu Batıl dini" triplerine giredursun, meseleyi akl-ı selimle ele almaya çalışalım.

1) Seyahat edenlere tanınan kolaylık, emir değil ruhsattır. Bu serbestiyetteki illet zorluk halidir. Zahmetli bir durumda orucun kazaya bırakılabileceği serbestisi tanınmıştır. Emir değil izin verme. Buraya dikkat.

2) Limuzindeki veya transatlantikteki bir Müslüman o kadar rahatlığa ve imkana rağmen evet yine oruç tutmayabilir gene de kazaya bırakabilir. Bunda dahi serbestiyet vardır ancak tutmaması bu ayetteki ruhsatı (verilen izni) su-i istimal etmektir.

3) "içinde havuzundan tutun da klimasına, lüx restoranlarına ve fitness salonlarına kadar her türlü lüxün bulunduğu bir transatlantikte yolculuk edene hitap ediyor mu ayet" . Elcevap; Elbette ediyor, çünkü onlar da yolcu.

4) Mealler, ayetler hakkındaki tam ve tamamlanmış bilgileri vermekten uzaktır. Bu yüzden her zaman tefsirlere müracaat etmek esastır. Bunu basbas bağırıyoruz ama bizim tefsir dehası, pozitivist materyalist kardeşlerimiz akıllarına o kadar çok güveniyorlar ki Elifi görseler mertek zannedecekken Kuran'ı tefsir etmeye kalkıyorlar. Cem, keşke Elmalı Hoca'nın bu mealini aktarırken tefsirine de müracaat etseydi. Bakınız bu ayetin tefsirinde neler diyor Elmalı Hoca;

"SEFER: Esasen keşif, açmak mânâsı taşımaktadır. Bunun için "isfâr", yüzünü açmak ve parçalamak mânâsınadır. Uzak bir yere gitmek de yolcunun her türlü hal ve ahlâkını meydana çıkardığı için, ona da sefer denmiştir. Bu ise bir gün, iki gün gibi az bir zamanda ortaya çıkamaz. Gerçekten âdet olarak da yakın mesafeye sefer denmez. Ancak üç günlük yolun, şer'î bakımdan sahih sefer olduğunda ittifak edilmiştir. Her gün için normal bir yürüyüşle altı saatlik mesafe ölçü alınmıştır. Öyle ise bundan daha az yolculukta sefer ismi kesinlikle sabit değildir. Kara ve deniz binitleri gibi vasıta ile gidenler için de âdet olarak umumî ve orta halli olan vasıtaların tabiî ve normal seyri ölçüdür.
Çok süratli ve çok yavaş olan özel vasıtalara itibar yoktur. Çünkü hüküm ve hikmet fertte değil, cinste muteber sayılır. Bunun için karada yaya veya deve yürüyüşü, denizde de mûtedil rüzgarla giden gemi yürüyüşü ölçü olmuştur.
Bu sebeple sonradan tren ve vapur süratleri de çok süratli vasıtalardan sayılmıştır. Gerçekten eski atlar ve bugünkü uçaklar gibi bunların fevkalade vasıtalardan olduğu zamanlar olmuştur. Fakat zamanımızda birçok yerlerde bunlar çoğalıp yerleşerek toplum için normal vasıtalar haline gelmiş ve diğerlerini bastırmış olduğunda da şüphe yoktur."

Aynen aktardım, daha fazlası da var aslında da fazla sıkıcı olmasın diye. Merak edenler, internette Elmalı Hocanın tefsirinin kayıtlı olduğu birsürü site var. http://www.enfal.de/telmalili/bakara2.htm bunlardan biri mesela.

Cem, keşke tefsiri de okusaydın.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25-10-2005, 19:54
Bulent
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Cem, çok "kek" bir soru sormuşsun.
Kafana takılan konunun cevabı yazdığın mesajda verilmiş zaten!
Ben yazdıklarını okuyarak, gayet mantıklı bulduğum şu sonuçları çıkarıyorum:

1- Oruç farzdır.
2- Hasta ve yolcu olanlar tutamadığı orucu sonradan kaza edebilir. Bu bir izindir; bu izni, gayri samimi olarak kullanmak imanın zayıflığını ya da nefsin kişi üzerindeki hakimiyetini gösterir ki dinen olumsuz bir durumdur.
3- Güçlüğüne rağmen (hasta ve yolcu iken) oruç tutmanız sizin için daha hayırlıdır. ("Güçlüğüne rağmen" dendiğine göre, hasta ya da yolda olmak oruç tutmanızı güç kılmıyorsa oruç tutulmalı anlamı çıkıyor.)

Ek olarak.
4- İslam, kolaylığa önem verir. İnsanı zora koşmaz. (Bu da benim ek çıkarsamam. İyi mi?)

Kur'an bu işte. Her şeyiyle insana hitabediyor! )
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 25-10-2005, 20:39
gameover gameover isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Oct 2005
Mesajlar: 394
Standart

kuranın daha mükemmel bir kitap olmasını beklerdim.problem şu kuranda yazanlarla ilgili tüm malzemelerin o çağda biliniyor olması.ufkumu genişletemeyen bir kitap.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 25-10-2005, 21:58
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Aliminyum Diyor ki
"içinde havuzundan tutun da klimasına, lüx restoranlarına ve fitness salonlarına kadar her türlü lüxün bulunduğu bir transatlantikte yolculuk edene hitap ediyor mu ayet" . Elcevap; Elbette ediyor, çünkü onlar da yolcu.
Bu yukarıdaki sözler, aklın yok olduğu, kayıtsız şartsız teslimiyetin bir insanı ne hale düşürdüğünün ibret verici ifadesi. Yolculuk yapmayan ama gecekondu evinde doğru düzgün ısınamayan, rahatsız yatağında uyumak zorunda olan ve benzeri rahatsızlıklarda olan kişiye oruç farz ama transatlantiğindeki yüzme havuzlarında, klimalı odalarında ve masaj salonlarında yolculuk edene oruç konusunda kolaylık var öyle mi? Kuran öyle yazıyorsa öyledir mantığı, yazık. Bu mantığın akla uyan her hangi bir yanı var mı? Yok. Sen de kabul ediyorsun bunu. Uyanın artık bu sözler tanrı sözü değil Muhammedin sözüdür. Kendi dönemindeki yolculukları, seferleri düşünerek böyle bir kural ortaya çıkarmıştır. Yolculuğun 3 gün, 5 gün veya daha fazla olması önemli değil. Ne diyorum ben, öyle bir transatlantikte haftalarca yolculuk yapmanın bile bir zorluğu yok, tersine lüksü vardır. Ama Muhammed ileride böyle gelişmeler olacağını nasıl bilsin?
Muhtemelen gelecek yüzyıllarda yapılacak devasa uzay gemileri ile uzun yıllar süren yıldızlar arası seyahatlar olacak ama pek çok teknolojik destek ve konforla, sizin mantığınızla onlarda da oruç tutulması gerekmeyecek
Aklın hükmünün önüne vahyin hükmünü koymak insanlığın onuruna hakarettir. Aklın aydınlığını geriye atmak karanlığın tarafında olmaktır. Göz göre göre bir yanlış nasıl savunulabilir?
Bunun tek bir açıklaması var bana göre: Dine karşı gelmenin derinlerde oluşturduğu korku, dinsiz yaşamın anlamsızlığı ve ölüm korkusuyla yüzleşememektir. Bu yüzleşme ve cesaret olmadığı sürece dinlerin akıl dışı hükümlerine boyun eğmekten başka çare yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-10-2005, 09:31
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Arkadaşlar 10 yıldızlı gemide de olsa ha bu adamlar yolculuk bittikten sonra bu orucu tutmayacaklar mı?Daha neyin tartışmasını yapıyorsunuz?Herkes yemek yerken bunlar oruç tutacak sonunda.Acıdım adamların haline.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-10-2005, 11:17
mmx mmx isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Oct 2005
Mesajlar: 99
Standart

YAZINA KOMPLE CEVAP VERİYORUM:
Bu yukarıdaki sözler, aklın yok olduğu, kayıtsız şartsız teslimiyetin bir insanı ne hale düşürdüğünün ibret verici ifadesi(KLASİK DURAN TURSUN İFADELERİ O KKİTAPLAR YAZILMAMIŞSA OLSA NE HALT YİYECEKSİNİZ BİLMİYORUM ). Yolculuk yapmayan ama gecekondu evinde doğru düzgün ısınamayan, rahatsız yatağında uyumak zorunda olan ve benzeri rahatsızlıklarda olan kişiye oruç farz ama transatlantiğindeki yüzme havuzlarında, klimalı odalarında ve masaj salonlarında yolculuk edene oruç konusunda kolaylık var öyle mi?(EL CEVAP:MAKSAT KUSUR ARAMAK YA YATAĞIN BOZUK OLMASI, ISINMA PROBLEMİ FALAN DEMİŞSİNKUSURA BAKMA AMA ÇOK SALAKSIN!EN AZ MATERYALİST KADAR KÜTÜKSÜN.HEMDE GÜRGEN AĞACINDAN YAPILMA!İSLAM DİNİ TUTAMAYACAK DURUMDA OLANLARA (HERHANGİBİR NEDEN AÇLIĞINA BİLE DAYANAMAYAN) FİDYE VERİRSİN DİYOR.YOLCULUK ŞARTLARINA GÖRE SEÇME HAKKI KİŞİYE VERİLMİŞTİR.AZİMET-RUHSAT MESELESİ BU! Kuran öyle yazıyorsa öyledir mantığı, yazık.(KLASİK TURAN DURSUN SÖZLERİNE DEVAM.BİR ZAMANLAR BENDE BU İFADELERİ KULLANDIĞIM İÇİN SENİ İYİ ANLIYORUM ) Bu mantığın akla uyan her hangi bir yanı var mı? Yok.(ARKADAŞ KENDİ KENDİNE SONUÇ ÇIKARMIŞ) Sen de kabul ediyorsun bunu. Uyanın artık bu sözler tanrı sözü değil Muhammedin sözüdür.(KENDİ DÜŞÜNCESİNE GERÇEKLE ÖZDEŞLEŞTİREREK DAYATIYOR.SANKİ BİRŞEY İSPATLAMIŞ GİBİ.HALBUKİ KENDİSİ BİZDEN DOGMATİK) Kendi dönemindeki yolculukları, seferleri düşünerek böyle bir kural ortaya çıkarmıştır. Yolculuğun 3 gün, 5 gün veya daha fazla olması önemli değil. Ne diyorum ben, öyle bir transatlantikte(TRANSATLANTİKTE KİMLER YOLCULUK EDER?PARASI OLAN.BEN VAPURLA YOLCULUK EDİYOM PARAM YOK.DENİZ BENİ TUTAR.KUSASIM GELİR.YANIMDA OLSAN O AN KEŞKE!!!!) haftalarca yolculuk yapmanın bile bir zorluğu yok, tersine lüksü vardır. Ama Muhammed ileride böyle gelişmeler olacağını nasıl bilsin?(HZ.MUHAMMED'İN AHİR ZAMANLA İLGİLİ HADİSLERİNE BAKARSAN, GÖRÜRSÜN Kİ YILLARIN-GÜNLERE-AYLARA-SAAT VE KİBRİTİN ATEŞİ TUTUŞTURACAĞI ZAMANLARA DÖNÜŞECEK VASITALARLA SEYAHAT EDİLECEĞİNİ SÖYLER.DEMEK Kİ SÖTLÜYORMUŞ.BİLİYORMUŞ DİMİ.AMA TRANSATLANTİĞİNİ İÇİNDEKİ KLİMAYIDA BİLİYOR MU DİYE SORARSIN SEN ŞİMDİ?BİZ BUNA GÜRGEN AĞACI ZEKASI DİYORUZ )
Muhtemelen gelecek yüzyıllarda yapılacak devasa uzay gemileri ile uzun yıllar süren yıldızlar arası seyahatlar olacak ama pek çok teknolojik destek ve konforla, sizin mantığınızla onlarda da oruç tutulması gerekmeyecek (AHİR ZAMAN HADİSLERİNİ İNCELE.)
Aklın hükmünün önüne vahyin hükmünü koymak insanlığın onuruna hakarettir.(VAHYİ ANLAMAKTAN ACİZ MANTIK BU SÖZLERİ DÖNGÜYE SOKAR.TEKRAR EDER DURUR!) Aklın aydınlığını geriye atmak karanlığın tarafında olmaktır. Göz göre göre bir yanlış nasıl savunulabilir?
Bunun tek bir açıklaması var bana göre: Dine karşı gelmenin derinlerde oluşturduğu korku, dinsiz yaşamın anlamsızlığı ve ölüm korkusuyla yüzleşememektir. Bu yüzleşme ve cesaret olmadığı sürece dinlerin akıl dışı hükümlerine boyun eğmekten başka çare yoktur.(BOŞ BİR YAZI VE TURAN DURSUN KİTAPLARINDA BOLCA BULABİLECEĞİNİZ İFADELERLE YAZISINI BİTİRMİŞ.
EN KAHKAHA İLE HEP BİLRLİKTE GÜLELİM
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-10-2005, 11:23
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

MUHAHAHA MUHAHAHA
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:29 .