şöyle bakınca etrafıma otobüs durağında falan, çoğunluğu asgari ücretle geçinen kötü giyimli, tenlerinden kötü beslendiği anlaşılan insanlar görüyorum. bakıyorum benim ceketim gayet düzgün görünüyor, sonra düşünüyorum bu adamlar bir araya gelse ve istese benimki gibi parlak bir ceket üretemezler mi(sadece ceketim parlak ve güzel

), isteseler yaparlar elbette. ama fakir olmayı hakettiklerini biliyorum. aykırı ve zeki insanların önünü kesiyor bu fakir adamlar. bu adamların düşüncesine göre(normlara göre) bakarsak; hepimiz ana avrat bacı üçgeninde hayatımızı namus içinde sürdürmek isterken evlenmeden yaşayan yan komşuyu düşünelim. adam salak salak bütün gün deli .ikini beller gibi atom düşünsün. hiç görmediğimiz birşey, ne elle tutulur ne gözle görülür, üstelik çok küçük birşey, bu adam bu küçücük şeyle oynadığı yetmiyormuş gibi bir de onun çok büyük bir güce sahip olduğunu düşünsün, tam bir sapıklık olduğunu düşünürüz. gerçekten normlara göre sapıklıktır bu düşünce, kim olsa sapık olduğunu düşünür. hatta müslümanların kitabı bu olayı "sapmışların yoluna iletilmek" olarak değerlendirir. bu adamın adı albert einstein olsun, bunu almayalım okullara mokullara. başka bir komşumuz olsun, çok farklı bir kişi olsun bu, ne bizim beğendiklerimizi beğensin ne biz onun beğendiklerini beğenelim, z harflerini söyleyemesin, ç harflerini de c gibi söylesin. dalga geçelim. tipi de çok kıl olsun, mimikleri falan da, adamın yüzüne öküz gibi bakan biri bu, çok manasız bakıyo sanki, salak! bu adam aynı zamanda zeki olsun, ama sevmiyoruz onu farklı olduğu için, çünkü milliyetçiyiz, çünkü ırkçıyız, çünkü aynı olanı istiyoruz; bize benzeyeni. sonra yurt dışından birisi bize, bize hiç benzemeyen bir şey getiriyor; cep telefonu.
biz insan olarak bize benzeyeni kabul ederken ürün olarak bize benzemeyeni kabul ediyoruz nedense. hatta eğer bizden değil dışardan olduğunu bilirsek, insan da olsa, bize benzememesi özgünlük gibi geliyor bize. yani özgünlük diyoruz; yaratıcılık, güzel bir şey, üretkenlik.
nasıl bir çelişkiyse bizimkisi, aynı olanı üretmek ama farklı olanı tüketmek.
olay bu gibi; hepimiz aynıyız o yüzden hiç birimiz farklıyı üretemiyor, o yüzden farklılara ihtiyaç duyuyoruz bu farklılıklar için o yüzden paramız yurt dışına çıkıyor o yüzden fakiriz. biz bize benzeriz, biz delikanlıyız, biz fakiriz..