Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-07-2009, 19:45
Whiteface - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Whiteface Whiteface isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Apr 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 74
Smile Atatürk'e ateist diyenler!

Evet uzun bir aradan sonra gene karşınızdayım

Fenerbahçeliler nasıl Atatürk fenerliydi diyorsa, beşiktaşlılar nasıl Atatürk beşiktaşlıydı diyorsa aynı şekilde Galatasaraylılar da Atatürk'ün galatasaraylı olduğunu iddia ediyor. Dikkat ederseniz hepsi Atatürk'ün kendileri gibi olmasını istiyor. Sizde aynı onlar gibisiniz ve Atatürk ateisttir diyorsunuz. Koskoca büyük lideri aklınızca kendi düşüncelerine çekeceksiniz. Ama bu sefer tutturamadınız ve size Atatürk'ün bir konuşmasını aynen kopyalıyorum;


BALIKESİR HUTBESİ
ATATÜRK’ÜN PAŞA CAMİİNDE YAPTIĞI KONUŞMA
7 ŞUBAT 1923

Ey Millet, Allah birdir. Şanı büyüktür.

Allahın esenliği, sevgisi ve iyiliği üzerinize olsun.

Peygamberimiz efendimiz hazretleri, Cenabı Hak tarafından insanlara dini gerçkleri duyurmaya memur ve elçi seçilmiştir.

Temel kanunu, hepimizce bilinmektedir ki, yüce Kur’an’daki mânası açık olan ayetlerdir. İnsanlara feyz ruhu vermiş olan dinimiz, son dindir. En mükemmel dindir. Çünkü dinimiz akla, mantığa, gerçeğe tamamen uyuyor ve uygun düşüyor. Eğer akla, mantığa ve gerçeğe uymamış olsaydı, bununla diğer ilahi tabiat kanunarı arasında çelişki olması gerekirdi.
Çünkü tüm evren kanunlarını yapan Cenabı Hak’tır.

Arkadaşlar; Cenabı Peygamber çalışmasında iki yere, iki eve sahip bulunuyordu. Biri kendi evi, diğeri Allah’ın evi idi. Millet işlerini Allah’ın evinde yapardı. Hazreti Peygamber’in mübarek yolunda bulunduğumuz bu dakikada milletimize; milletimizin bugününe ve geleceğine ait hususları görüşmek maksadıyla bu kutsal yerde Allah’ın huzurunda bulunuyoruz.

Beni buna eriştiren Balıkesir’in dindar ve kahraman insanlarıdır. Bundan dolayı çok memnunum. Bu fırsat ile büyük bir sevab kazanacağımı ümit ediyorum. Efendiler, camiler birbirimizin yüzüne bakmaksızın yatıp kalkmak için yapılmamıştır. Camiler itaat ve ibadet ile beraber din ve dünya için neler yapılmasının gerekli olduğunu düşünmek yani konuşup tartışmak, danışmak için yapılmıştır. Millet işlerinde her kişinin zihnini ayrı ayrı faaliyette bulunması zorunludur. İşte biz de burada din ve dünya için, geleceğimiz ve bağımsızlığımız için, özellikle egemenliğimiz için neler düşündüğümüzü meydana koyalım.

Ben yalnız kendi düşüncemi söylemek istemiyorum. Hepinizin düşündüklerinizi anlamak istiyorum. Milli amaçlar, milli irade yalnız bir kişinin düşünmesinden değil, milletin bütün kişilerinin arzularının, emellerinin sonuçlarından ibarettir. Bundan dolayı benden ne öğrenmek, ne sormak istiyorsanız serbestçe sormanızı rica ederim.

Hutbeler hakkında sorulan sorudan anlıyorum ki, bugünkü hutbelerin şekli, milletimizin duygusal fikirleri ve lisanı ile medeni ihtiyaçlarıyla uygun görülmektedir. Efendiler, hutbe demek topluma hitabetmek, yani söz söylemek demektir. Hutbenin manası budur.

Hutbe denildiği zaman bundan birtakım kavram ve manalar çıkarılmamalıdır. Hutbeyi söyleyen hatiptir. Yani söz söyleyen demektir. Biliyoruz ki, Hazreti Peygamber’in hayatta olduğu mutlu dönemlerde hutbeyi kendisi söylerdi. Gerek Peygamber Efendimiz ve gerek, dört halifenin hutbelerini okuyacak olursanız görürsünüz ki, gerek Peygamberin, gerek dört halifenin söylediği şeyler o günün sorunlarıdır, o günün askeri, idâri, mâli ve siyasi, sosyal konularıdır.

İslam toplumunun çoğalması ve İslam ülkeleri gerilemeye başlayınca, Cenabı Peygamber’in ve dört halifenin hutbeyi her yerde bizzat kendilerinin söylemelerine imkân kalmadığından halka söylemek istedikleri şeyleri bildirmeye birtakım kişileri memur etmişlerdir. Bunlar herhalde en büyük ve ileri gelen kişiler idi. Onlar camilerde ve meydanlarda ortaya çıkar, halkı aydınlatmak ve doğru yolu göstermek için bir şart lâzımdı. O da milletin lideri olan kişinin halka doğruyu söylemesi, halkı dinlemesi ve halkı aldatmaması!

Halkı genel durumdan haberdar etmek son derece önemlidir. Çünkü, her şey açık söylendiği zaman halkın beyni faaliyet halinde bulunacak iyi şeyleri yapacak ve milletin zararına olan şeyleri reddederek şunun veya bunun arkasından gitmeyecektir. Ancak millete ait olan işleri milletten gizli yaptılar. Hutbelerin halkın anlayamayacağı bir lisanda olması ve onların da bugünün gereklerine ve ihtiyaçlarımıza temas etmemesi, Halife ve Padişah sıfatını taşıyan despotların arkasından köle gibi gitmeye mecbur etmek içindi.

Hutbeden amaç halkın aydınlatılması ve ona yol gösterilmesidir, başka şey değildir. Yüz, ikiyüz, hatta bin yıl önceki hutbeleri okumak, insanları cahillik ve çağın gerisinde bırakmak demektir. Hatiplerin normal olarak halkın günlük kullandığı dil ile konuşmaları gereklidir. Geçen yıl Millet Meclisi’nde söylediğim bir nutukta demiştim ki "Minberler halkın akılları, vicdanları için bir ilim irfan kaynağı, ışık kaynağı olmuştur."

Böyle olabilmek için minberlerde söylenecek sözlerin bilinmesi ve anlaşılması, ilim ve fen gerçeklerine uygun olması lazımdır. Hutbeyi verenlerin siyasi olayları, sosyal ve medeni olayları hergün izlemeleri zorunludur. Bunlar bilinmediği takdirde halka yanlış aşılamalar yapılmış olur. Bu nedenle, hutbeler tamamen Türkçe ve günün gereklerine uygun olmalıdır. Ve olacaktır.


Hadi bakalım şimdi ne diyeceksiniz...
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 18-07-2009, 20:05
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

Atatürk kesinlikle inançlı bir insandı.Onun hedefi dini eline almış cahil ve yobaz zümreleri etkisiz hale getirmek ve çağdaş bir ülke kurarak,islamı hurafelerden,masallardan ve hikayelerden arındırarak akılcı bir hale sokmak olmuştur.Aklın ve ilmin ışığında modern bir islam anlayışı çizmiş ve günümüze islamı bir şekilde uyarlamıştır.Ayrıca Kuranın türkçeye çevirtmiş bu sayede ne okuduğundan haberi olmayan insanların bu konuda fikir sahibi olmasını sağlamıştır.

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 18-07-2009, 20:11
Afek Afek isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2009
Mesajlar: 66
Standart

Sevgili whiteface Atatürk hakkında agnostik ateist dindar gibi konulara girmeden birşey hatırlatmak istiyorum

1) Söz konusu metnin tarihine bakın lütfen.

2) Atatürk' ün 1920 li yılların başında komünizm için söylemiş olduğu ve SSCB ile yakınlaşmasını ve neticesinde Sovyet Rusya ile anlaşmalar çerçevesinde aldığımız yardımları hatırlayın.

3) iktidara geldikten ve ülke siyasetine yön vermeye başladıktan sonra gerek din gerekse komünizm için söylemiş olduğu sözleri ve yaptırımları hatırlayın

4) Toplamış olduğunuz bu bilgiler ışığında zamanın şartları ,devrin koşullarını göz önüne getirerek bir çıkarım yapın lütfen

Sanırım bu meseleyi daha doğru bir şekilde analiz etmemizi sağlayacaktır
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 18-07-2009, 20:22
yucemanitu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
yucemanitu yucemanitu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2008
Mesajlar: 3.591
Standart

“M. Kemal paşa beyanatıma karşı hiddetle bütün içini ortaya döktü:
Evet Karabekir; Arap oğlunun yavelerini Türk oğullarına öğretmek için Kur’anı Türkçeye tercüme
Ettireceğim ve böylece de okutacağım. Ta ki budalalık edip aldanmakda devam etmesinler!
Şüphe yok ki, yakın günlere kadar Kur’anı ve Peygamberi her yerde medh ve sena eden ve hatta hutbe okuyan bir insandan bu sözleri beklemek herkese eza veriyordu.” (s.159)

Bkz. Kazım Karabekir, Paşaların Kavgası: Atatürk-Karabekir, Yayına hazırlayan: İsmet Bozdağ, Emre Yayınları, Aralık 1991

http://209.85.229.132/search?q=cache...&ct=clnk&gl=tr


yorumsuz

SAPERE AUDE!
"Cehennemliklerin en hafifi azaplısı ayaklarına ateşten iki nalın giydirilmiş olan kimsedir. Bu nalınlar o kimsenin beynini tıpkı bir kazan gibi kaynatırlar. Kulakları kor, azı dişleri kor ve kirpikleri yalazdır. Karın boşluğundaki iç organları eriyip ayaklarından akar. Bu kişi en hafif azaplı cehennemliklerden biri olduğu halde en ağır cehennem azabını çekenlerden biri olduğunu zanneder." (Müttefekün Aleyh)
"Onların derileri pişip yandıkça azabı duymaları için onlara yeni cilt giydiririz." (Nisa; 56) Hasan-ı Basri şöyle demiştir: "Onların derileri günde yetmiş bin kere yanar ve yenilenir."
Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: "Cehennem ehlinin alt çeneleri göğüsleri üzerine iner, üst çeneleri de alınlarına kadar çıkar. Bundan sonra sırıtan bir kelle halinde kalırlar." (Tirmizi)

Allah işkence edenlerin en hayırlısıdır.
http://kloroben.blogspot.com/

http://blog.radikal.com.tr/Bloglar/malumat-i-siddik
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 18-07-2009, 21:08
Sapiens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sapiens Sapiens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Apr 2009
Mesajlar: 385
Standart

Atatürk gibi bir deha seviyesinde zeki bir insanın ortaçağ zırvalarına inanmış olduğunu iddia etmek, kötü niyetle söylenmemiş ise en basitinden cahilliktir.

Atatürk'ün bütün devrimlerinin toplum hayatının din saçmalıklarından kurtarılmasına yönelik olması, din olayının gerçek yüzünü görmüş olduğunun açık ispatıdır.

Atatürk'ün din hakkında, "ahlaksız bir bedevinin saçma teolojisi" ve "hayatımızı zehirleyen kokmuş bir ceset" gibi açıklamaları mevcuttur. Bunları pek kimse bilmez ama yabancılar çoık iyi bilmektedir. Olmaz öyle şey diyenler tıklasınlar. Linkte sayfa içinde ahlaksız kelimesi ile tarattığınızda, İtalyan basını başlığı altında göreceksiniz.

Atatürk'ün din konusundaki düşüncelerini kendi ağzından da dinleyebilirsiniz. Yıl 1937, Atatürk hasta ve çok geçmeden öleceğini biliyor. Halkına gerçekleri kendi ağzıyla anlatmak istiyor ve açık açık da söylüyor. Tabii ki anlayana...




İzleyemeyenler için konuşmadaki can alıcı cümleleri vurgulayalım:

"Bizim prensiplerimiz, gökten indiği sanılan kitapların dogmalarıyla asla bir tutulmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz"

Daha ne desin? Böyle büyük bir adama dindar diyenler ya kötü niyetlidir ya da tarihten nasibini almamış cahillerdir. O kadar açık...

Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 18-07-2009, 21:13
Yergin - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yergin Yergin isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 05 May 2009
Mesajlar: 3.495
Standart

Atatürk'ün ateist olduğunu söyleyenin işi zor. Çünkü bunu sadece bu sitedeki müslümanlara değil, Türkiye'deki tüm müslümanlara inandırması gerekiyor. Peki bunu bu zamana kadar yapmaya çalışan oldu mu? Hayır.

Özellikle birde, Atatürk'ün o zamanki şartlara göre müslümanları arkasına alması gerekiyordu bu yüzden bunları söylemiştir gibi saçma ithamlarda bulunmak ise gerçekten Atatürk'e ve Atatürk ile birlikte mücadele vermiş yüzbinlerce askere yapılmış hakarettir. Onların verdikleri mücadeleyi hiçe saymaktır.

Saygılar

Rabbim; Ben hiçim, Azametin karşısında acziyetimin bilincindeyim. Sen ne yazarsan güzel. Sen neyi silersen güzel. İstediğin gibi yaşat. İstediğin gibi öldür.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 18-07-2009, 21:18
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

nasil bir inanci vardi bilmiyorum ama bana göre müslüman degildi...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 18-07-2009, 21:21
nogada - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nogada nogada isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 May 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 2.318
Standart

Mevzu bahis olunca Atatürk zaten herkezin elinde bir koz ateisti,sağcısı,solcusu,dindarı ne oluyor anlamıyorum.Dinler zaten göklerden gelmemiştir Tanrı Peygamberlerine mağlum etmiş ve bu şekilde kitaplaştırılmıştır.Tanrıyı yerde veya gökte sananların bir görüşüdür bu gök meselesi.Ayrıca Atatürk karşısınıa yobaz ve dini elinde tutan gerici güçlerin elinden almıştır.Ayrıca din ve devlet işlerini birbirinden ayırmış ve siyasetin içine dinin girmemesini sağlayarak yobazların hükümete el uzatmamasını sağlamıştır.Atatürkün din ile ilgili bir çok güzel ve inançlı açıklamalarıda olmuştur.Ayrıca bir şey daha eklemek gerekirki bu kasıtlı yapılmış bir videoda olabilir.

Saygılarımla...

Görmeyipte Korktuklarımız Sevmediklerimiz,Görmeyipte Sevdiklerimiz İnandıklarımızdır...!!!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 18-07-2009, 21:23
Sapiens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sapiens Sapiens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Apr 2009
Mesajlar: 385
Standart

Atatürk,

1- Yüzlerce bina yaptırmıştır fakat bir tane bile cami yaptırmamıştır.
2- İçki içerken bir çok resimleri olmasına rağmen namaz kılarken çekilmiş bir tane bile resmi yoktur.
3- Bu amaçla yapmasa bile Latin alfabesini getirerek, kuran okunmasını zorlaştırmıştır.
4- Din çağırıştıran birçok kıyafet çeşidini yasaklamıştır.
5- Din eğitimi amaçlı bir çok kuruluşu kapatmış fakat din eğitimi veren hiçbir kuruluş açmamıştır.
6- Hilafet gibi, en üst seviyede dini bir kurumu tarihe karıştırmıştır.
7- Atatürk'ün şu sözleri de özellikle önemlidir:

Efendiler,

Dünyada her şey için, medeniyet için, hayat için, başarı için en hakiki rehber ilimdir, fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak gaflettir, (vurdumduymaz) cahilliktir, doğru yoldan sapmaktır.


Dikkat ederseniz, Atatürk'ün bir dinsiz olduğunu en çok söyleyenler, hem şeriatçı kesim ve hemde dinsiz insanlardır.
İki karşı kutubun, hiçbir konuda anlaşamazken, bu konuda hemfikir olması da Atatürkün bir dinsiz olduğunun en ala ispatıdır.

Atatürkün dinsiz olmadığını ispatlama çabasına giren kesim sadece ılımlı müslümanlardır.
Bu da hem Atatürk sevgisinden ve hem de dahi bir insanın kendisiyle aynı fikirde olmamasının verdiği üzüntüden dolayıdır.

Zira insanlar kabul etmeseler de içten içe bilirler ki, din bir gerçek olsaydı bunu en iyi anlayanlar dahi insanlar olmalıydı.
Yani bütün dahiler dindar olmalıydılar.
Bu yüzden dinden kopmamadıkları sürece, yapmaları gereken şey, bu tür dahi ve dinsiz olan kişileri suni yollardan yanlarına çekmek, veya onun bir dahi olduğunu reddetmektir.

Müslüman bir kişi duygusal düşündüğü zaman Atatürk'ün de kensisiyle aynı fikirde olduğunu düşünmek için çaba gösterir.
Ancak duyguları bir kenara bırakıp, sadece mantıkla düşünürlerse, Atatürk'ün bir dinsiz olduğunu göreceklerdir.
Bunu yapmamalarının nedeni ise, kendilerini üzecek bir olayı düşünmek bile istemedikleridir.

Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 18-07-2009, 21:25
Sapiens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sapiens Sapiens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Apr 2009
Mesajlar: 385
Standart

nogada´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ayrıca bir şey daha eklemek gerekirki bu kasıtlı yapılmış bir videoda olabilir.

Bu video gerçektir. Mustafa isimli filmin son bölümünde de mevcuttur.

Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:58 .