müzekka gürbüzün hayali gerçek oldu
şimdi diyeceksiniz kim bu
müzekka gürbüz benim imamhatibe başladığım ilk sene kuran öğretmenimdi.
o zamanlar bile sakallıydı halbuki o zamanda sakal yasaktı ama doktor marifetiyle sakal bırakırdı.
bu kesmediği sakalı bir nevi cumhuriyetten alınan hilafetin rövanşıydı.
şimdi esasa gelelim müzekka'nın zamanında imam hatipliler (yanılmıyorsam?
o zaman sadece ya yüksek islam enstitüsüne ya ilahiyata yada hukuğa girebilirdi . diğerler imam hatipliye kapalıydı.
doğrusuda mantiki olarak doğruydu.
sıkıntı şurdaydı bir çok (kahır ekseriyet) imam hatipli bu okula aile zoruyla gelmişti . annesinin babasının hülyalarıyla imam hatiplinin hülyaları hiç örtüşmezdi.
cuma namazına girmeyip fatih kız sanat okulunun pencerelerine doluşmuş kızlara kebabçı kedisi açlığıyla bakardık . çünkü çoğumuza imam hatip elbisesi dar gelirdi.
ama bizim bu hallerimizi bilmeyen ve tahmin etmeyen müzekka hoca bize sürekli
-allahın herşeye kadir olduğunu bu yüzden okuldan soğumamamızı birgün bizlerinde bu üniversitelerin içine gireceğimizi çok inanarak söylerdi
otuz küsür yıl sonra duası tuttu
artık imam hatiplide bu okullara girecek.
benim yakalıyamadığım bu şansı aile zoruyla bu okula zorla tıkılanlara
hayatlarına yeni bir pencere açılma şansı doğacak
ama büyük ihtimalle imam- hattab'lar(odun imamlar) hödüklüğe ve odunluğa bu ömür boyu devam edecekler
bu yüzden bu iş (bana göre) bir açıdan iyi bir açıdan kötü oldu.
ama resülizişan efendimiz demişki'' ameller niyetler' göredir.
umarım ben yanılmam ve bu imam hatipli (mütedeyyinlikten öte olanlar)
ordusu üniversitelerini pakistandaki şeriatçı medrese talebelerine döndürmez üniversiteleri.
yine umarımki imam hatipler hala benim zamanımdaki ve benim bildiğim gibidir
sorun cahil olman değil , kendini alim sanman
|