Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-08-2009, 19:01
image_666 - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
image_666 image_666 isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 09 Dec 2008
Mesajlar: 28
Exclamation Tanrı Oyun Oynuyor

Tanrı insanları yaratmış… ve onları güya sınıyor. Tanrı’nın tek derdi (yani istiyor ki) insanlar onun varlığına inansınlar ve onun kurallarına uysunlar. Fakat her şeye gücü yeten bu tanrı 200.000 yıl boyunca (insanın ortaya çıkış yılı 200 bin yıl önce) insanları bir türlü doğru yola getiremiyor. Oysa çıksa ortaya ben buradayım dese ve bu kutsal kitapları insanlar yazmadı ben yazdım dese, bir de üstüne insanların üzerine bir hortum gönderse ne kadar kolay inanacak bu insanlar…hatta kitap yazıp yollamasına da gerek yok ben buradayım deyip mesaj verse zaten tüm insanlar korkudan değil inanmak inançtan havada ters takla atacaklar… ama yook… tanrı bunun yerine insanlardan seçilmiş peygamber diye adlandırılan kişilere kendi varlığını belli edecek ve kurallarının yazılı olduğu bir kitap yolluyor ve peygambere bu kitapla insanlara kendi varlığı anlatıp yaymasını istiyor. Fakat nedense bu seçilmiş peygamberler hep Mezopotamya bölgesinden oluyor ve bir tanesi hariç diğerlerinin hepsi de Yahudi…Yani bu tanrı Amerika’daki veya Okyanusya’daki masum yerlileri hiç mi hiç düşünmüyor… Bu peygamberler tanrının kitabını yayıyorlar yaymasına ama işe bakın ki insanlar hepsini tahrif ediyorlar… İnsanlar tahrif ettikçe tanrı yenilerini gönderiyor… ama yine durum değişmiyor ve onlar da tahrif ediliyor, ve sonra diğerleri… bu kısır döngü böyle sürüp gidiyor… insanlar hep yoldan çıkıyorlar ve sapıtıyorlar… yani her şeye gücü yeten kadiri mutlak o tanrı her seferinde hüsrana uğruyor… ama pes etmiyor tanrı, kafasına koymuş bi kere insanları doğru yola getirmeye… Gönderdiği kitapta yazan kurallara uyanları şaraptan ırmaklar akan ve içinde bakirelerin bulunduğu cennet adlı o muhteşem mekana gönderiyor, kendisine inanmayanları da cehennem denen korkunç yerde türlü türlü işkencelerden geçirip yakıyor. Bu egoist tanrı kendisine inanılmasını öyle çok istiyor ki, gönderdiği kitaplarda kurallarına uymayan günahkarlara kendisinin büyüklüğüne yakışmayan ağır hakaretler ediyor (domuz, köpek, maymun, sapık, hayvan.. bkz: kuran) Peki bu her şeye gücü yeten tanrı neden insanların kendisine inanmasını ve kurallarına uymasını bu kadar istediği halde ve bunu yapabilecek gücü bulunduğu (çünkü her şeye gücü yetiyor) halde neden kendisini insanlara göstermeyip sürekli saklanıyor, hadi kendini göstermedi diyelim, neden geçmişte o çok yaptığı mucizelerden günümüzde de yapıp en azından varlığını ispat etmiyor… üstelik o gönderdiği kitaplarda yazan şeyler öyle saçma ki, bizden onlara nasıl inanmamızı bekliyor? Gönderdiği kitaplarda günümüz değerleriyle bağdaşmayan; dönemin zihniyeti göze çarpıyor ayrıca o kitaplarda, gelecekten hiçbir haber vermiyor ki biz onun ruh hastası veya çıkarcı bir sahte peygamber tarafından yazılmadığına emin olalım! Tanrının elinde sonsuz bir güç varken, senelerdir uğraşıp hala başarıya ulaşamadığı (6 milyar insan nüfusunun 1.5 milyarının Müslüman olduğu iddia ediliyor ama yoldan çıkan mezhepleri ve kelle korkusuna dinsiz olduğunu açıklayamayan sözde Müslümanları bundan çıkaracak olursak geriye çok küçük bir rakam kalıyor) o hayalini (insanları doğru yola sokmak) neden gerçekleştirmiyor?

Benim bir teorim var. Bence tanrı oyun oynuyor. Yanlış duymadınız…Tıpkı bizim oynadığımız “The Sims” oyunu gibi kendine bir simülasyon yaratmış ve onla zamanını geçiriyor. Bence tanrı insanı yaratmadan önce işsiz güçsüzdü ve canı sıkıntıdan patlıyordu (her şeye gücü yeten bir varlığın nasıl canı sıkılır orası ayrı bir muamma) Dedi ki “Bana eğlenecek, oyalanacak bir şeyler lazım…” Sonra kendi hayal dünyasından bir oyun simülasyonu tasarladı. Bu oyunun adı “Converting Human to God” (İnsanı imana getirmece) idi. Bu simülasyonda belirli bir alanın üzerini (dünya) önce çeşitli canlılar ve cansız varlıklarla dekore etti… tıpkı bizim “The Sims” oyununda evimizi dekore ettiğimiz gibi…gerçekten de tanrı öyle bir tema oluşturmuştu ki insanlar buna hayran kalacaklar ve onun adını anacaklardı. Daha sonra grafiklerini “kendi suretinden” tasarladığı “insanoğlunu” dünyaya attı ve ona diğer canlı varlıklardan daha üstün kılarak üstün bir zeka bahşetti. Kendi adının anılmasını, pohpohlanmayı çok seven bu kişiliği bozuk egoist tanrı; oyunun kurallarını da kendisi koydu. Düşünün bir kere, bir araba yarışı oynuyorsunuz ve tek tuşla yarışı birinci bitirebilirsiniz… peki bu oyun zevkli olur mu? O oyunun zevkli olabilmesi için o oyunun zor olması gerek değil mi? Tanrı da doğal olarak böyle düşündü ve “her ne kadar tek tuşla oyunu bitirebilme imkanım olsa da bu oyuna engeller koymalıyım ki oynarken zevk alabileyim” dedi… ve sonra oyunun kurallarını ve amacını belirledi… Oyun tamamiyle insan üzerine kuruluydu. Oyunun amacı, tanrının kendi varlığını insanlara kabul ettirebilmesi ve onlara istediğini yaptırabilmesiydi… Fakat insana özgür irade yaması ekledi… her insan ona inansa o zaman ne zevki kalırdı ki oyunun zaten…Ayrıca oyunun bir kuralı da asla insanlara kendini göstermemesi ve mucize yapmamasıydı. Çünkü o zaman özgür iradeli de olsa bütün insanlar ona inanacaktı ve oyun “game over” olacaktı. Tanrı bu oyunu çok sevdiği için hemen bitmesini istemiyordu. ve sonra ona inanan ve kurallarına uyan insanları (mümin) ödüllendirdi…tanrı insanı öyle bir tasarlamıştı ki, özgür iradeleri hep günah işlemelerine sebep oluyordu… Tabi bu tanrının daha da işine geliyordu çünkü bu oyunun en zevkli bölümü cehennem kısmıydı… Despot ve sadist tanrı en çok bu bölümde insanları cayır cayır ateşte yakmaktan, katran içirmekten ve türlü işkencelere tabi tutmaktan hoşlanıyordu. Aradan yüzyıllar hatta bin yıllar geçti… Fakat tanrı hala oyunu bitirememişti… O yüzden tanrı hırs yaptı… Aslında oyunu daha kolay bitirebilmesi için oyunun kurallarını değiştirmek çok istiyordu ama yıllar önce bu oyunun kurallarını asla değiştirmeyeceğine dair kendine “erkek sözü” vermişti. Oyunu bitirene kadar uğraşacaktı… Ama seneler geçti daha 2. level’a bile geçememişti. Sonunda pes etti ve 40 gün 40 gece yağmur yağdırdı ve insanoğluna son verdi (kıyamet)… Fakat olur da oyuna tekrar başlarsam diye Nuh’u tembihlemiş ve önlemini almıştı tanrı… Geri dönüşüm kutusundan oyunu tekrar geri getirebilirdi. Nitekim öyle de oldu… Oyunu sildikten kısa bir süre sonra canı sıkıldı ve oyunu tekrar yükledi… Fakat bir süre sonra o da bir nevi pes etti… “Son gönderdiğim kitap kurandan sonra başka kitap göndermeyecem ulan yetti ne haliniz varsa görün” dedi. Çünkü tanrı ilerleyen bilime ve teknolojiye ayak uyduramıyordu. “Bir de şu günahkar insanlar evrim diye bir zımbırtı çıkarmış onla güya benim olmadığımı iddia ediyorlar… Hele bir de şu Marx, Nietzsche, Freud gibi adamlar yok mu… Materyalizm denen dalgayı çıkarıp oyunumu iyice berbat ettiler!” diye sitem etti tanrı. Tanrı büyük bir umutsuzluğa kapılmıştı, tam oyunu bir daha geri yüklememek üzere silecekti ki Komünist-kafir Sovyetler dağıldı ve küreselleşen kapitalist dünyada din yeniden hortladı. En ünlü ateistler iman etmeye, tüm dünyada bilime saldıran yobaz dinciler tekrar yürüyüşe geçmeye başmamışlardı. Tanrı bunu oyunu bitirmek için büyük bir fırsat olarak gördü ve yeşeren umuduyla oyuna tekrar sarıldı. O gün bu gündür tanrı hala bu oyunu oynamaya devam ediyor… Biz de onun oyun aracı olarak yıllardır yaşayıp gidiyoruz. Yalnız bence tanrının kafasını çok bozmayalım… Çünkü değişen ruh hali her an umutsuzluğa kapılıp oyunu silmesine ve bizi yok etmesine neden olabilir. Aman dostlarım, siz de uğraşmayın artık bu işlerle… İmana gelin, insanlığı kurtarın…Lütfen…
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-08-2009, 18:29
Levent Ak Levent Ak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Jun 2008
Bulunduğu yer: İst
Mesajlar: 34
Standart

Bence biz baslayip bitirdigi oyunlarda bir tanesiyiz.
Yani daha once senin de dedigin gibi Tanri insanlara mucizelerini gostermis hatta medeniyetin bizim ki gibi ilerledigi bir donemde mucizeler belirmis. Insanlarda bunu elekrtonik kayit cihazlari ile kayit etmisler. Sonra herkes imana geldigi icin oyun hemen bitmis. Bir nevi oyun hilesi yapmak gibi.

Burada oyunun asil amaci bence hile yapmadan insanlarin imana gelmesini saglamak. Bu versiyonda ortadoguya peygamber gondermek varmis. Belki baska versiyonlarinda Amerikaya peygamberler gonderilmisti.

En zoru bence kutuplara gonderilen peygamber versiyonudur. Bizler bu bolumun piyonlariyiz. Bence bu gidisi gore oyun yakinda game over olacak....
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-08-2009, 09:40
nefes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
nefes nefes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2009
Mesajlar: 149
Standart

Bence Sims değil de Age of Empires tarzı birşey. Tarihe bakalım savaştan başka birşey yok...

TANRI OLAYDIM DA SAVURAYDIM HEPiNiZi ADALETLi DiYARLARA...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-08-2009, 10:58
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

image_666´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
üstelik o gönderdiği kitaplarda yazan şeyler öyle saçma ki, bizden onlara nasıl inanmamızı bekliyor? Gönderdiği kitaplarda günümüz değerleriyle bağdaşmayan; dönemin zihniyeti göze çarpıyor ayrıca o kitaplarda, gelecekten hiçbir haber vermiyor ki biz onun ruh hastası veya çıkarcı bir sahte peygamber tarafından yazılmadığına emin olalım!
Parmak Izi:

أَيَحْسَبُ الْإِنْسَانُ أَلَّنْ نَجْمَعَ عِظَامَهُ
İnsan, kemiklerini biraraya toplayamayız mı sanıyor?

بَلَىٰ قَادِرِينَ عَلَىٰ أَنْ نُسَوِّيَ بَنَانَهُ
Hayır, onun parmak uçlarını bile yeniden yapılandırmaya gücümüz yeter.

Kiyame 3-4


Bilim adamlari her insanin parmak izlerinin farkli oldugunu ispatlamistir. Oysa Allah bunu 1400 yil evvel bildirmistir. Hz. Muhammed uydurmus ise bu ayetin nedeni nedir? ne sebeple uydurmustur? Buradaki cikari nedir?

Daglarin Sabitligi:

وَجَعَلْنَا فِي الْأَرْضِ رَوَاسِيَ أَنْ تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Yeryüzü dengede dursun da insanları sarsmasın diye orada köklü dağlar yarattık ve istedikleri yere gidebilsinler diye o dağlarda geçit veren yollar açtık.

Enbiya 31

Daglarin kökü oldugunu ve yeryüzünün sarsilmamasi icin birer kazik oldugu bilim adamlarinca tespit edilmis ve ispatlanmistir. Nitekim Everest Dagi'nin kökü ise 125 km dir. Oysa Allah bunu 1400 yil evvel bildirmistir. O dönemde daglarin gökyüzünü tuttugu düsünülüyordu.

أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَادًا
Yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?

وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا
Dağları da birer kazık?

Nebe 6-7

Kurani Hz. Muhammed uydurmus ise nasil daglarin birer kazik oldugunu nasil tespit etmistir ve bu ayetten cikari nedir?

Bebegin Gelisimi:

خَلَقَكُمْ مِنْ نَفْسٍ وَاحِدَةٍ ثُمَّ جَعَلَ مِنْهَا زَوْجَهَا وَأَنْزَلَ لَكُمْ مِنَ الْأَنْعَامِ ثَمَانِيَةَ أَزْوَاجٍ ۚ يَخْلُقُكُمْ فِي بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ خَلْقًا مِنْ بَعْدِ خَلْقٍ فِي ظُلُمَاتٍ ثَلَاثٍ ۚ ذَٰلِكُمُ اللَّهُ رَبُّكُمْ لَهُ الْمُلْكُ ۖ لَا إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ ۖ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ
Sizi tek bir candan yarattı; sonra ondan eşini yarattı ve sizin için hayvanlardan sekiz çift meydana getirdi. Sizi annelerinizin karnında üç karanlık içinde yaratılıştan yaratılışa (zigottan embriyoya embriyodan et giydirilmiş kemiklere) geçirerek yaratmıştır. İşte Rabb'iniz olan Allah budur. Mülk O'nundur. O'ndan başka ilah yoktur. Öyleyse nasıl oluyor da O'na kulluktan döndürülüyorsunuz?

Zümer 6

Var mi bilim ile celisen kismi? bugun bilim adamlari bile 3 evrede insan haline geldigini ispatlamistir. Oysa Allah 1400 yil evvel bunu bildirmistir. Bir insan bir kitap uydurmus olsa bu kadar mi dogruluk payi olabilir? Bu ayetten Hz.Muhammed'in cikari nedir?

Organlarin Gelisimi:

وَهُوَ الَّذِي أَنْشَأَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ ۚ قَلِيلًا مَا تَشْكُرُونَ
Gözü, kulakları ve gönülleri yaratıp size veren O'dur. Ne kadar az şükrediyorsunuz!

Muminun 78

وَاللَّهُ أَخْرَجَكُمْ مِنْ بُطُونِ أُمَّهَاتِكُمْ لَا تَعْلَمُونَ شَيْئًا وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمْعَ وَالْأَبْصَارَ وَالْأَفْئِدَةَ ۙ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ
Allah sizi, hiçbir şey bilmez halde, analarınızın karınlarından çıkardı, size kendisine şükredesiniz diye işitme duyusu, gözler ve kalpler verdi.

Nahl 78

Bugun bilim anne karninda olusan cocuklarin önce kulaklarinin olusmasini sonra gözlerinin olusmasini ve daha sonra diger uzuvlarin olusmasini ispatlamistir. Oysa Allah bunlari 1400 yil evvelden bildirmistir. Kuran uydurma bir kitap olsaydi ayette gecen siralama önce kulak sonra göz sonra diger uzuvlarin sirasi düzgün yazabilirmiydi? Kuran uydurma bir kitap ise bu ayetten cikar nedir?

Konu barudi tarafından (03-08-2009 Saat 11:03 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-08-2009, 11:15
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

Camurdan Yaradilis:

وَلَقَدْ خَلَقْنَا الْإِنْسَانَ مِنْ صَلْصَالٍ مِنْ حَمَإٍ مَسْنُونٍ
Gerçekten biz insanı kara çamurdan oluşmuş kuru balçıktan yarattık.

Hicr 26

Insan ile topraktaki elemenletleri kiyaslandiginda görünen uyum bilim adamlarinca ispatlanistir. Oysa Allah bunu 1400 yil evvel bildirmistir. Hz. Muhammed bu kitabi uydurmus olsa Insandaki elementleri ve topraktaki elementleri ölecerek mi bu ayeti uydurmustur? Bu ayetten cikari nedir?

Insandaki Elementler:

1. Oksijen (65%)
2. Karbon (18%)
3. Hidrojen (10%)
4. Nitrojen (3%)
5. Kalsiyum (1.5%)
6. Fosfor (1.0%)
7. Potasyum (0.35%)
8. Kükürt (0.25%)
9. Sodyum (0.15%)
10. Magnezyium (0.05%)
11. Bakır,Çinko,Selenyum,Molibdenyum,Flor,Klor,İyot,Ma ngan,Kobalt,Demir (0.70%)
12. Lityum,Strontyum, Aliminyum, Silikon,Kurşun,Vanadyum,Arsenik,Brom (çok çok az miktarlarda)
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-08-2009, 11:52
İvan Karamazov İvan Karamazov isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 19 Jun 2009
Bulunduğu yer: Bermuda Allah Üçgeni
Mesajlar: 910
Standart

muhammed'ten çok çok önce var olmuş pagan dinler de topraktan yaratıldıklarını sanıyorlardı barudi... şu halde sümerler çok daha tapılası bir dine inanıyordu
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 03-08-2009, 23:24
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

sanmak baska sey, kesin bilmek baska sey...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 03-08-2009, 23:36
barudi barudi isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Jun 2009
Mesajlar: 1.459
Standart

Gögün Genislemesi:

وَالسَّمَاءَ بَنَيْنَاهَا بِأَيْدٍ وَإِنَّا لَمُوسِعُونَ
Göğü gücümüzle biz kurduk; şüphesiz biz onu genişleticiyiz.

Zariyat 47

Buda bilim tarafindan ispatlanmistir. Oysa Allah 1400 yil evvel bildirmistir. Teknolojik cihazlardan yoksun birisinin Kuran'i uydurmasi mümkün olabilir mi? Bu ayetten cikari nedir?
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-08-2009, 00:20
Sapiens - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Sapiens Sapiens isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Apr 2009
Mesajlar: 385
Standart

barudi´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Daglarin Sabitligi:

وَجَعَلْنَا فِي الْأَرْضِ رَوَاسِيَ أَنْ تَمِيدَ بِهِمْ وَجَعَلْنَا فِيهَا فِجَاجًا سُبُلًا لَعَلَّهُمْ يَهْتَدُونَ
Yeryüzü dengede dursun da insanları sarsmasın diye orada köklü dağlar yarattık ve istedikleri yere gidebilsinler diye o dağlarda geçit veren yollar açtık.

Enbiya 31

Daglarin kökü oldugunu ve yeryüzünün sarsilmamasi icin birer kazik oldugu bilim adamlarinca tespit edilmis ve ispatlanmistir. Nitekim Everest Dagi'nin kökü ise 125 km dir. Oysa Allah bunu 1400 yil evvel bildirmistir. O dönemde daglarin gökyüzünü tuttugu düsünülüyordu.

أَلَمْ نَجْعَلِ الْأَرْضَ مِهَادًا
Yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?

وَالْجِبَالَ أَوْتَادًا
Dağları da birer kazık?

Nebe 6-7

Kurani Hz. Muhammed uydurmus ise nasil daglarin birer kazik oldugunu nasil tespit etmistir ve bu ayetten cikari nedir?

Dağların depremi önlediği, şiddetini azalttığı gibi savlar üretmeden önce Türkiye'nin sonra da Dünya'nın sismik fay haritasına ve deprem kuşaklarına bakmak gerek!...






Görüldüğü gibi, büyük deprem kuşaklarının çoğu, büyük dağlık bölgelerin dizildiği doğrultular boyunca uzanır.

Zaten bu büyük dağ zincirleri de, milyonlarca yıl öncesinin büyük tektonik hareketleri sonucu oluşmuşlardır. Ve halen tektonik hareketliliği temsil ederler.

Zira, yer kabuğunun üzerinde yüzen büyük plakaların birbiriyle çarpışması veya birbiriyle sürtünmesi sonucu, yer kabuğu kıvrılarak büyük sıradağ kuşaklarını oluşturmaktadır. Tektonik faaliyetlerin en yoğun yaşandığı yerler de bu uzamlardır. Sıradağlar öyle yeri tutsun diye çakılmış çiviler değil, tam tersi, plakaların karşılaşıp fay hattı oluşturdukları yerlerdir.

Dağ kuşakları ile aynı mantıkta tektonik depremlere sebep olan diğer önemli kuşaklar okyanus tabanlarındaki derin sırtlardır ve yine levhaların kesiştiği yerleri ifade ederler.

Bugün Avrupa ve Asya'da Alp-Himalaya dağ kuşağına baktığımız zaman, bütün büyük depremler bu kuşakta yaşanmaktadır. Bizim meşhur Kuzey ve Doğu Anadolu fay hatları da bu dağ zincirinin Anadolu'daki bölümü üzerindedir. Güney Amerika'da And Dağları, Kuzey Amerika'da Pasifik Sıra Dağları tüm kıtada bir uçtan bir uca uzanır ve Amerika'daki en büyük depremler bu kuşakta yaşanır.

Dağ etekleri, dağlardan çıkan çeşitli ırmakların taşıdığı alüvyonlarla zenginleşmiş geniş ovaların bulunduğu yerlerdir. İnsanoğlu, tarımı keşfetmesinden itibaren verimli yerleri yerleşim yeri olarak benimsemiştir. Günümüzde dünyada birçok şehir dağların eteklerindeki ovalara kurulmuş vaziyettedir, bu şehirler zamanla tarım şehri olma özelliğini yitirip sanayi şehri olma özelliği kazanmıştır. Yurdumuzda İzmir, dünyada California gibi şehirler dağların dibindeki düzlüklerin üzerine kurulmuştur. Bu düzlüklerde deprem meydana gelmesinin sebebi zemin değil, düzlüğün dağ kuşağının, dolayısıyla fayın yanı başında bulunmasıdır.

Himalayaların zirvesinde (deniz seviyesinden yaklaşık 8000 metre yükseklikte) denizde yaşayan organizmaların fosillerini içeren kayalar vardır. Bu, tarih öncesi bir denizin (Iethys) dibini teşkil eden kayaların 200 milyon yıllık bir dönemde yukarı doğru itilerek dünyanın en yüksek dağlarını oluşturdukları anlamına gelir. Hatta bu süreç birörnek ve düzgün bir süreç değildii. Tersine, binlerce depremden, kitlesel tükenişten, sürekliliğin kırılışından, deformasyonlardan ve kıvrımlardan geçen muazzam ölçekli ani değişimler, ilerlemeler ve gerilemelerle yüklü çelişkilerle doluydu. Levhaların hareketine yerküre içindeki devasa kuvvetlerin neden olduğu aşikardır. Gezegenin tüm şekillenişi, görünüşü ve kimliği bununla belirlenir. İnsanlık, volkanik patlamalar ve depremler sayesinde bu kuvvetlerin yalnızca çok küçük bir kısmını doğrudan tecrübe etmiştir. Yerküre yüzeyinin temel özelliklerinden biri de sıradağlardır.

Hani Tanrı bunları yaratılış sırasında kazık gibi dikmişti? Oysa bir zamanlar denizin altında olan yerler günümüzde dağ olmuştur. Bu durumda demek ki Tanrı alttan yukarı doğru çakmıştır dağları. Ama gel gör ki Tanrı yaratılışını hala tamamlayamamış. Alttan çakmaya devam etmektedir. Yaratırken çaktığını da aşağıya indirmeye devam etmektedir.

Dağların plakaları sabitlemesi için (nasıl olacaksa) en azından mağmaya doğru uzantıları olması gerekir. Halbuki dağlar mağmaya doğru ilerlemez. Dağlar kabuk üzerinde yer alır. Ve büyük dağların hemen hepsi, kıta plakalarının sıkışması sonucu büzülüp yukarıya doğru kıvrılan yer kabuğundan ibarettir.

Dağların tektonik plakaları tutma filan gibi bir esprisi de yoktur. Bu plakaları tutmaya kibrit çöpü kadar cürmü olmayan dağların gücü yetmez. Ve onlar hareket halindedir, sürekli. Dağlar da bu hareketin neticesidir, bekçisi değil.

Yaratıcıların en güzelini, sizin ve geçmiş atalarınızın Rabbi olan Allah’ı bırakarak “Ba’l’e mi tapıyorsunuz?
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-08-2009, 00:32
meo meo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: Anadolu
Mesajlar: 315
Standart

“Bana ‘yok’u nasıl ispat edeceksiniz? Eğer ispat edebilirseniz bu yok değil var olur. İspat edemezseniz buna var demeye imkanınız olmaz. Buradan anlaşılıyor ki ALLAH ‘var’ın ta kendisidir. (N.F.)
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:36 .