Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 12-11-2005, 17:56
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart CEMEL OLAYI - İslam Tarihinden Sayfalar

İslam Tarihinden Sayfalar -I-

Cemel'de Ashab ile Ehlibeytin; Hz Ayşe ile Ali'nin, Biat'ı Rıdvan etmişlerle Aşere-i Mübaşere'nin birbirine girmesini; birbirini kılıçtan geçirmesi-- Ayşe'nin 12 000- Ali'nin 2000 kurban vermesini; Ayşe'nin Ali'nin eline esir düşmesi. Savaşı kazananlarında, kaybedenlerin de, şehit olanlarında, gazi olanlarında Müslüman olması...

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-11-2005, 02:35
-GoXeL- -GoXeL- isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Nov 2005
Mesajlar: 25
Standart

eeee yani nedir şimdi bu neyi ispat eder ben bişi anlamadım???? lol smile116

Bismillah her hayrın başıdır.Biz dahi başlarken onunla başlarız...

(Said Nursi)
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-11-2005, 13:52
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

SELAM BENIM OKUDUGUM BIR YAZI ...CEMEL VAK'ASI

36/656 tarihinde dördüncü halife emirü'l-Müminin Hz. Ali ile Hz. Âise taraftarlari arasinda Basra dolaylarinda meydana gelen çatisma.

Üçüncü Rasid halife Hz. Osman (r.a.)'in sehit edilmesinden sonra üç-bes gün anarsi hüküm sürdü. Hz. Osman'i sehit eden âsiler ortama hâkimdiler. Bunlar bir an önce, Hz. Osman'in yerine birini hilâfete getirmek istiyorlardi. Fakat kime müracaat ettilerse hep red cevabi aldilar. Hz. Ali de, kendisine geldikleri zaman onlari huzurundan uzaklastirmisti: Âsiler hayrete düsmüsler, ne yapacaklarini sasirmislardi. Devlet baskani tayin olunmadan dönecek olurlarsa ihtilafin çok daha fazla alevlenecegini biliyorlardi. Bunun üzerine Medine ahalisini toplayarak, onlara bir halife seçmelerini, aksi takdirde Hz. Ali, Talha, Zübeyr ve daha baska kimseleri de öldüreceklerini söyleyerek, onlara bir gün mühlet verdiler. Bunun üzerine Medine halki Hz. Ali'ye müracaat edip, ona bey'at etmek istediklerini bildirdiler. Hz. Ali, Muhâcirler'le Ensâr'in bu teklifini reddetmek istediyse de devamli israrlar karsisinda bunu kabul etmek zorunda kaldi. Neticede Hz. Ali'ye bey'at edildi ve âsiler Hz. Talha ile Hz. Zübeyr'i de getirterek onlarin da Hz. Ali'ye bey'at etmelerini sagladilar. Bu sûretle, hicretin otuzbesinci yili yirmibir Zilhicce Pazartesi günü Hz. Ali'ye bey'at edildi.

Hz. Ali'ye bey'at edildikten sonra yapilacak ilk is; Hz. Osman'in katillerini bulmak ve bunlarin cezalarini vermekti. Bu hususta tahkikata baslanmisti. Fakat katiller kesin olarak belirlenemedigi için, ser'an cürüm sabit olamamisti. Bu durum karsisinda bir sey yapilamazdi. Hz. Talha ile Hz. Zübeyr, Hz. Ali'yi ziyaret ederek ondan katillerin yakalanmasini istemislerdi. Hz. Ali, onlara durumu izah etmis, fakat ikisi de ikna olmamislardi. Ortam son derece karisikti. Bu arada Numan b. Besir, Hz. Osman'in sehadeti esnasinda giydigi gömlek ile o sirada zevcesi Nâile'nin dogranan parmaklarini alip sam'a götürdü. Muaviye, bu kanli gömlegi ve kesik parmaklari teshir ederek, herkesin galeyanini kat kat artirmak maksadiyla mescide asti. Diger taraftan Hz. Osman'in katline sebep olanlar hâlâ Medine'de bulunuyorlardi. Bunlarin bir an evvel oradan uzaklastirilmasi gerekiyordu.

Hz. Ali'nin karsi karsiya kaldigi zorluklar gerçekten çok büyüktü. Diger taraftan Medine'de toplanan âsilerin mühim bir kismi "Sebeiyye" firkasina mensuptu. Bu islâm düsmani grubun reisi olan Abdullah b. Sebe, islâm'i içinden yikmayi hedef alan bir Yahudi dönmesi idi. Bunun maksadi; islâmiyet'in saf, berrak, akil ve kalbi tatmin eden akidelerini ifsat edip müslümanligi çigirindan çikarmak müslümanlari türlü türlü gruplara ayirarak birbirleriyle didismeye ve bogusmaya sevketmekti. Hz. Osman (r.a.) devrindeki karisiklik, bu müfsidin ifsatlari için uygun bir zemin teskil etmisti. Hz. Ali'nin âsileri dagitmak istemesi ibn Sebe taraftarlarinin hosuna gitmedigi için bunlar Hz. Ali'nin emrine muhalefet etmisler; diger Araplar da onlara uymuslardi.

Bu karisik durum karsisinda problemleri artiran ve buhranin vehâmetini doruguna vardiran bir hareket daha basladi. Hz. Âise, hac farizasini ifâ etmek üzere Medine'den Mekke'ye gitmis, hac ibadetini ifâ ederek Medine'ye dönerken, Hz. Osman'in sehit edildigi haberini almisti. Bunun üzerine Medine'ye gidecegi yerde Mekke'ye geri döndü. Çünkü Medine'de facianin dogurdugu karisikliklar, bocalamalar devam ediyordu. Mekkeliler, Hz. Âise'ye durumu sorduklari zaman, Hz. Âise, Hz. Osman'in mazlum olarak öldürüldügünü, Medine'de fesat ocaginin bütün ufku karartacak sekilde tüttügünü, mazlum ve sehit Osman'in kaninin heder olmamasi gerektigini, katillerin mutlaka cezaya çarptirilmalari ve ser'i hüküm ve kisas emirlerinin uygulanmasinin icap ettigini söylemisti.

Hz. Talha ile Hz. Zübeyr de Mekke'ye gelmisler, Medine'deki durumu Hz. Âise'ye anlatmislardi. Bu olaylar Hz. Âise'nin fikir ve kanaatini kuvvetlendirmis, o da mazlum ve sehid Hz. Osman'in intikamini almak için herkesi toplanmaya ve bir araya gelmeye çagirmisti.

Hz. Ali, muhaliflerinin Mekke'deki hazirliklarindan haberdar olunca, onlardan evvel Irak'a varmak, Irak'a hâkim olmak, Beytû'l-Mal'in muhalifler eline düsmesini engellemek istedi. Ensâr, Hz. Ali'nin Medine'den ayrilmasini uygun görmüyordu. Hz. Ali, muhâlifler kendisinden önce Irak'a girecek olurlarsa yeni yeni problemlerin ortaya çikmasindan endise ettigini, Irak'in nüfuzca kesif ve beytü'l-mâl'inin zengin olmasindan ötürü bir müddet orada bulunmanin daha iyi olacagini söylemisti.

Bundan sonra Hz. Ali yola çikmis, Zukar mevkiine geldigi zaman, Hz. Talha ile Hz. Zübeyr'in Basra'ya yaklastiklarini, Benu Saad kabilesi ile hemen hemen bütün Basra'nin onlara iltihak ettigini haber almisti. Hz. Ali, Zukar'da kalarak oglu Hasan'i Ammâr b. Yâsir ile birlikte Kûfe'ye gönderdi. Hz. Hasan, Kûfe'ye varinca, vali Ebû Musa el-Es'arî onu iyi karsiladi. Hz. Hasan, mescidde minbere çikarak Hz. Ali'nin dâvâsini müdafaa etti ve Talha ile Zübeyr'in ona bey'at ettiklerini söyledi. Bu konusmasinin sonunda kendisinin Basra'dan gidecegini, katilmak isteyenlerin onunla birlikte gelebilecegini ilân etti. Hz. Hasan, kendisine iltihak eden dokuz bin kisilik bir kuvvetle geri döndü. Bu dönüs ve hareket esnasinda karsilikli mücadeleler, siddetli tartismalar meydana gelmisti.

Hz. Ali, ordusunu bu sekilde takviye ettikten sonra Zukar mevkiinden Basra'ya dogru hareket etti. Hz. Ali, maiyetinde olan el-Ka'ka' b. Amr'i çagirarak Basra'ya gönderdi. Ona iki taraf arasinda mücadele ve çatismanin meydana gelmesine engel olacak çareyi bulmasini tavsiye etti. el-Ka'ka' b. Amr, Hz. Âise, Talha ve Zübeyr ile görüsmüs, onlari ümmetin birligini bozmama konusunda ikna etmisti. Hz. Âise ile Hz. Talha ve Hz. Zübeyr, el-Ka'ka'in önerilerini kabul ettiler. Hz. Ali de bu fikirdeyse, bu isin baris ile neticelenecegini söylediler. Hz. Ali, el-Ka'ka'in bu basarilarindan son derece memnun oldu. Diger taraftan bu sirada Basralilar Kûfelilerle temas etmis, iki tarafta da baris ve fitneyi yok etme düsüncesi hakim olmustu.

Ertesi gün, Hz. Ali hareket ederek Abdülkaysogullari kabilesine ugradi. Bu kabile de ona ittihak etti. Oradan Zaviye'ye vardi. Zaviye'den de Basra'ya hareket etti. Esasen herkes barisi gayet tabii bir durum olarak görüyordu. Onun için Hz. Ali'nin Basra'ya gelisi, barisin tahakkukuna yönelik bir hareket olarak telakki olunmus, herkes son derece huzurlu bir sekilde uyumustu. ibn Sebe ile yandaslari, herkes uyuduktan sonra Hz. Âise'nin tarafina hücum etti. iki taraf ta kendilerini karsi hücumuna ugramis gibi görmüslerdi. Hz. Ali, her tarafa memurlar gönderdi. Ne oldugunu anlamak istiyordu. Diger taraftan Kâab b. Sûr Hz. Âise'yi uyandirmis, Hz. Âise, devesine binerek çarpismalarin basladigi yere gelmisti. Hz. Ali kendi tarafini savasmaktan alikoyuyor, Hz. Âise kendi tarafini teskin etmeye çalisiyordu. Fakat bir kere ok yaydan firlamis bulunuyordu. Vurusmanin en hararetli aninda Hz. Ali atini sürerek savas meydaninin ortasina geldi. Hz. Zübeyr'i çagirip, ona Rasûl-i Ekrem (s.a.s.)'in: Bir gün Ali ile Zübeyr arasinda bir ihtilafin meydana gelecegini ve bu ihtilafta Zübeyr'in haksiz olacagini" söyledigini hatirlatmisti. Bunun üzerine Hz. Zübeyr geri çekildi. Hz. Talha da Zübeyr'in bu davranisi üzerine çatisma meydanindan çekilmek istemisti. Onun savas alanindan uzaklasmasi üzerine kendisine zehirli bir ok atilmis ve bu ok Hz. Talha'nin ölümüne neden olmustu.

Nihayet ortalikta yalniz Hz. Âise ile etrafinda bulunan bir grup kimse kalmisti. Çatismalar siddetle devam ediyordu. Bütün bu kanlarin dökülmesine neden olan münafiklarin hedefi; bizzat Hz. Âise idi. Bunlar Hz. Âise' ye kadar ilerleyerek onu tevkif etmek, ona hakarette bulunmak istiyorlardi. Sebeîlerin bu maksadini anlayan Dâbbeogullari Hz. Âise'yi son derece büyük fedakârliklarla korumuslardi. Bekr b. Vâil, Ezd ve Dâbbeogullari kabîleleri Hz. Âise ile beraberdiler. Bunlarin onu korumada gösterdikleri cesaret herkesi hayrete düsürmüstü. Hz. Âise'nin devesini koruyanlardan biri yere düstükçe bir baskasi onun yerini aliyor, o da ayni fedakârlik ve ayni kahramanlik ile dövüsüyordu. Hz. Âise'nin önünde sehit düsenlerin sayisi yetmise varmisti.

Bu çatismalara bir son vermek için birisi deveye arkasindan saldirarak onu yere yikmis, bu arada da, Hz. Ebu Bekir'in oglu Muhammed, Hz. Ali tarafindan kosarak Hz. Âise'nin korunmasina hizmet etmisti. Hz. Ali de Hz. Âise'nin yanina gelerek hatirini sormus, birkaç günlük istirahatten sonra onu, kardesi Muhammed b. Ebu Bekir ile birlikte Medine'ye göndermisti. Hz. Âise ile beraber Basra'nin ileri gelen ailelerine mensup kirk kadar kadin refakat etmisti. Hz. Âise Basra'dan ayrilirken, kendisi ile Hz. Ali arasindaki mücadelenin yanlis anlasilmadan ileri geldigini söyledi. Hz. Ali de Rasûl-i Ekrem'in muhterem haremine her türlü tazim ve hürmeti göstermenin bir görev oldugunu belirtti. Hz. Âise, hicretin otuzaltinci yili Recep ayinda Medine'ye dogru. hareket etti.

Nihayet Hz. Ali 4 Aralik 656 tarihinde bu problemi de atlatti. Bu olaydan sonra hilâfet merkezini Kûfe'ye tasiyarak, sehadetine kadar orada kaldi.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 15-11-2005, 14:46
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Burkay dostum;

''Abdullah b. Sebe, islâm'i içinden yikmayi hedef alan bir Yahudi dönmesi idi''.. Cemel olayının Fitne başlarından bir olarak bu zat bazı kaynaklarda gerçekten zikredilmektedir. Aylar önce sitemiz üyelerinden Mehmet de buna işaret etmişti. Ama bir çok muteber kaynak bunun zayıf tevatürden öteye gitmediğini; ve bu rivayete itibar edilmemesini salık verir. Alevi ve Sünni tarihçilerin odaklandığı ağırlık merkezi Hilafet kavgasından mütevvel
lit bir Kıyım'ın yaşanmasıdır. Aleviler Ali'nin buna Rasullulah tarafından Memur edildiğini öne sürer, ve ispatlamak iin uğraşırlar.
Cemel konusunda 10-15 Kaynak okuduğum için bu konuda öne sürülenlerin çoğunu duymuşluğum var. Ali taraftarları Osman'ın Aişenin fetvası ile asiler tarafından katledildiğini ileri sürerler. Aişe'nin Ali'nin Hilafetine olan Muhalefeti asla şüphe götürmez.

* Ayşe, Talha ve Zübeyr Ali'nin Halifeliğine karşı çıkarak Cemel'e yol açan Muhalif sesler çıkarmışlardır.

* Ama Cemel olayı bir yüz karasıdır. İslamın utanç sayfalarındandır:

Bilal Habeşi'nin ilk ezanı okuması İslam açısından nasıl bir yüzakı ise; Hz Hatice'nin onurlu, haysiyetli bir kadın olarak kocasının Nübüvvet iddiasını, ve islamı Tebliği esnasında ONU İtibarı, Malı ve canı ile desteklemesi İslam açısından nasıl bir yüzakı ise...

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 15-11-2005, 15:50
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

SEVGILI MUTEZILE KARDES ... PEYGAMBERIMIZ ÖLMEDEN EVVEL SÖZÜ SUYDU ... BENDEN SONRA BÜYÜK BIR FITNE AKRABAGLAR ARASINDA NIFAK ÇIKACAKTIR ... NITEKIM PEYGAMBERIMIZ ÖLDÜKDEN SONRA HZ ALI VE DIGER MÜSLÜMANLAR ARASINDA ÇIKAN SAVAS SÖZ KONUSU HZ ALININ GALIBIYETE YAKIN GIBI GÖRÜNEN BU SAVASTA HATALARINI ANLAYIP ALLAHDAN AF DILEDILER PEYGAMBERIMIZIN SÖZÜ NÜ HATIRLADILAR ... OLAY BUNDAN IBARETTIR ...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 15-11-2005, 17:51
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Bunlara katılıyorum- küçük bir itiraz hakkım mahfuz kalması kaydı ile.
O da şu:
HZ ALI VE DIGER MÜSLÜMANLAR ARASINDA ÇIKAN SAVAS SÖZ KONUSU HZ ALININ GALIBIYETE YAKIN GIBI GÖRÜNEN BU SAVASTA HATALARINI ANLAYIP ALLAHDAN AF DILEDILER (burkay)

Söz konusu Cemel olayı Hz. Ali ile d i ğ e r Müslümanlar arasında bie savaş değildi: Cemel'de Ashab ile Ehlibeytin; Hz Ayşe ile Ali'nin, Biat'ı Rıdvan etmişlerle Aşere-i Mübaşere'nin birbirine girmesini; birbirini kılıçtan geçirmesi-- Ayşe'nin 12 000- Ali'nin 2000 kurban vermesini; Ayşe'nin Ali'nin eline esir düşmesi. Savaşı kazananlarında, kaybedenlerin de, şehit olanlarında, gazi olanlarında Müslüman olması...

Savaşın sonucunda Hz Ayşe r.a esir düşmüştür. Ali kendisine hürmet ve itibar göstermiştir. Savaşı Aişe ve taraftarları kaybetmiştir. Ali galibiyete yakın görünmekte değil; bu savaşı kazanan taraftır.

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 15-11-2005, 19:56
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

BU HATALARINI ANLADIKLARI SIRADA SAVAS HENÜZ BITMEMISTI MUTEZILE ... HZ ALI GALIB GELMEYE ÇOK YAKIN OLDUGU IÇIN KAZANILMIS GÖSTERILDI ... SONRA HZ ALI DIGER MÜSLÜMANLAR ILE SAVASTI NE ANLAMA GELIYOR DIGER MÜSLÜMAN OLAN ? HZ AYSE ILE ONUNLA BIRLIKDE OLANLAR DIGERLERI OLMUYORMU BUNLAR MÜSLÜMAN DEGILLRMI ? ONLARDA MÜSLÜMANDI ...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 15-11-2005, 22:01
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Ali'nin adını verip, karşı taraftan (Hz Aişe ve yandaşları) diğer Müslümanlar diye söz edersen bir tasnif değerlendirme yaptığın izlenimi uyanır. Ya da ben öyle anladım, diyelim. Belki bir kategorize etme niyetin yoktu.

Cemel konusunda senin kaynağın: http://www.enfal.de/tarih12.htm Cemeli İbn Sebeye yıkarak Hz Aişe'nin Talha ve Zübeyrin muhalefetini ve Aliye karşı gelmesini gölgelemeye çalışmaktadır. İbn Sebe ile ilgili çok uzun bir makalede var elimde. İhtiyaç hasıl olursa yazının altına asarım.


* ''Bunun üzerine Hz. Ali'nin ve Hz. Aişe'nin ordusu karşı karşya geldi. Hz. Ali ve Hz. Aişe tek*rar konuşarak savaştan vazgeçil*mesi kararını aldılarsada, iki ! grup arasındaki münafıklar fitne çıkararak savaşın başlamasına sebep olmuşlardır. Hz. Aişe bu savaşa deve (cemel) üzerinde katıldığı için tarihte CEMEL VAKA'sı olarak bilinen bu savaşta Hz. Aişe'nin ordusu yenildi. Hz. Talha ve Zübeyr'de dahil olmak üzere birçok müslüman öldü.''
http://ekinonline.sitemynet.com/yonver/yon3.htm

* Hz. Ali dönemi tümüyle iç karışıklıklarla geçer. Ayşe, Talha ve Zübeyr onun halifeliğini kabul etmemiş ve Basra’ya çekilmişleridir. Bu nedenle Ali bunlar için Basra üzerine yürür. “Cemel Olayı” bu kentin önünde 4. ekim 656 tarihinde yapılır. Ali savaşı kazanır. Ali’yi oldukça üzen bu olay sonucunda Talha ile Zübeyr ölür, Ayşe ise Peygamber’in eşi olması nedeniyle duyulan saygıdan dolayı gözetim altına alınarak, Medine’ye gönderilir. http://azizdogan.de/contents.php?cid=725

‘Barışı sabote etmek için Türklerle savaştık. Öldük ve öldürdük… Sevr Antlaşması ve ‘büyük Ermenistan’ hayali gözlerimizi kör etti. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık… Tehcir doğruydu ve gerekliydi…’

''Askerî operasyonlara katıldık. Kandırıldık ve Rusya’ya bağlandık. Tehcir doğruydu ve gerekliydi. Gerçekleri göremedik, olayların sebebi biziz. Türklerin millî mücadelesi haklıydı. Barışı reddetmemiz ve silahlanmamız büyük bir hataydı. ''
Ovanes Kaçaznuni (Ermenistan'ın 1. Başbakanı)
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 15-11-2005, 22:50
burkay
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

SELAM MUTEZILE SENINLE BU SEKIL KAYNAK GÖSTERE GÖSTERE YAZILARIMIZ BITMEZ ... BIR TOPIC AÇTIN BEN KAYNAK GÖSTERDIM SEN FARKLI YORUMLADIN SEN KAYNAK GÖSTERDIN BEN FARKLI YORUMLADIM ... YANI BU OLAYLARDA ÇELISKI GÖZE BATIYOR ... HZ ALI KAZANDI GIBI GÖZÜKÜYOR SENINKINDE KAZANDI DENIYOR ... YANI PEYGAMBERIMIZIN SÖZÜNÜ DOGRULUYORUZ BURDA NIFAK VE FITNE ... BUNDA HEMFIKIRIZ ... SAYGILAR ...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 16-11-2005, 12:04
mehmet mehmet isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 25 Jun 2005
Bulunduğu yer: ist
Mesajlar: 243
Standart

selamlar
sevgili mutezile ibni sebe ile ilgili neler biliyorsun merak ettim.cemel vakası tamamen din düşmanlarının özellikle ibni sebe nin çalışmaları sonucu ortaya çıkmıştır.bu konuda hangi kaynak zayıf rivayetler içeriyor.kime göre zayıftır bu rivayetler
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:40 .