Çin 78'de
Çin'e özgü sosyalizm dedikleri bir sistemi benimsemiştir. Mimarı
Deng Xiaopingdir. Kapalı ekonomiyle açlıktan kırılan Çin'in kaçınılmazını gerçekleştirmiştir kendisi. Buna rağmen
Çin Komünist Partisi'nin tek parti idaresindeki Çin'de demokrasiden bahsetmek mümkün değildir. Komünist parti bir çok konuda çok sert politikalar izlemektedir. Dünyada her yıl en çok insanın idam edildiği ülke Çindir.
Orta yaş üzeri Çin'li patronlar Mao'ya küfür etme cesaretini gösterebiliyorlar(muhtemelen benim gibi ecnebilerin yanında), daha genç olanlarının çok umrunda değil politika, onlar akıllara zarar bir özenti içinde, batılılar ne yapıyorsa aynısını yapıyor. Hem iş, hem özel hayatlarında. Peynir yemeyen ve sevmeyen ülkede Fransız croissant & cheese cake gurme dükkanları var. Adamlar ekmek yemez ama croissant yiyorlar!
Pazar olarak Çin'den faydalanamamaksa tam bir basiretsizlik bizim için. Ne bulsa tüketen, karıca sürüsü gibi bir ülke Çin. Bildiğim kadarıyla, Arçelik, Demirdöküm ve Eczacıbaşı'nın Çin'de ofisleri(fabrikaları) var ama satış değil, üretim ve satınalma amaçlı. Sadece Türkiye'de çıkan doğal taşlar dışında hiç bir şey satamamak ne büyük beceriksizliktir? Yıllardır Çinde fındık tanıtım arabaları dolaşıyor, "Türkiye'den gelen hediye" diye

Ama yok adamların kültüründe fındık, mındık aynı şekilde zeytinyağı da yemiyorlar. Gençler daha Avrupa benzeri tüketime yöneldikleri için belki 20 yıl sonra ciddi bir pazar olacak ama şu anda değil.