Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 03-09-2009, 03:50
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart Batı'dan dinli/dinsiz Haberler

Bu başlıkta, Batı'dan (Amerika ve Avrupa'dan) forum üyelerini ilgilendirebilecek, genel olarak din/dinsizlik ile ilgili güncel haberleri toparlayabiliriz, diye umuyorum ve ilgisi olan diğer arkadaşların da katkılarını bekliyorum.


saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 03-09-2009, 03:55
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

Almanya'da ''Cihad'' ismi serbest.


Berlin'de bir Müslüman ailenin, oğlunun ismini ''Cihad'' koyma talebi kayıt memuru tarafından reddedildi. Gerekçe olarak ''Cihad''ın ''kutsal savaş'' anlamına geldiği gösterildi.

Mahkemeye başvuran aile haklı çıktı. Berlin Mahkemesi ''Cihad'' kelimesinin Arapça'da yaygın bir erkek ismi olduğu, ayrıca kelimenin ''inancın yaygınlaşması için verilen toplumsal mücadele'' gibi şiddet içermeyen anlamının da bulunduğu gerekçesiyle, aileyi haklı buldu.

kaynak
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 03-09-2009, 04:07
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

''Helal Kesim'' Alman Anayasa Mahkemesi'nde
Din özgürlüğü vs. Hayvan Hakları

Almanya'da bir Türk kasap, hayvanları islami usullere uygun olarak uyuşturmadan kesebilmek için Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu.

Almanya'da Hayvanları Koruma yasalarına göre, koyun, dana gibi hayvanları uyuşturmadan kesmek yasak. Aynı Türk kasap, bu yüzden daha önce de Anayasa Mahkemesi'ne itirazda bulunmuş ve kısmen haklı çıkmıştı. Mahkeme ''din özgürlüğü''nü gerektiğinden fazla kısıtlamamak için, hayvanları koruma yasasından bazı şartlar altında istisnai izinler verilmesi gerektiğine hükmetmişti.

Fakat daha sonra, Türk kasabın bulunduğu ildeki (bu özel izni vermekle yetkili olan) belediye sorumluları, şartları çok ağır olarak formüle ettiler ve pratikte kasap yine izin alamadı.

Bu yüzden kasap yine Anayasa Mahkemesi'ne başvurdu. Önümüzdeki aylarda bir karar bekleniyor.


kaynak
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 03-09-2009, 08:07
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

Zorlu bir şehirdeki gençlik programı çok önemli bir etkeni sağlıyor - umut
PORTICI, İtalya, 15 Eylül 2008 –
12 yaşındaki Alberto Liccardi güney İtalya şehri Portici’de yaşamaktadır ve sokaklarda oyalanan arkadaşlar için bir tavsiyesi olduğunu söylüyor.
“Yolun ortasında hiçbir şey yapmamak yerine Bahai Merkezi’ne gelin” diye önermektedir.
Alberto, Napoli’nin güneydoğusunda sadece 60,000 nüfuslu bir şehir olan Portici’deki, İtalya ve başka yerlerdeki yeni gençler için çalışan Bahai programına kaydını yaptırmış bulunan birkaç gençten biridir.
İtalya’da, 130’un üzerinde katılımcısı olan bu gibi yaklaşık 25gençlik grubu vardır.
Gençlerin dörtte üçü Bahai toplumu dışındandır.
11 ila 14 yaş arası gençler için tasarlanmış olan program,
katılımcıların kendi ruhani doğalarını anlamalarına, kendilerine ve başkalarına saygı göstermelerine
ve
etraflarındaki toplumun hizmetinde olmalarına yardımcı olmayı amaçlamaktadır.
Düzenleyenler, programın sapa sokaklarda başları derde giren çocukları korumaya yardımcı olabileceğini, ancak amaçların bundan daha yüce olduğunu söylüyorlar.
İtalya’daki programdan sorumlu Bahai olan Antonella Demonte şunları söyledi:
Tartışma,
hizmet projeleri,
belirli yazıların incelenmesi,
oyunlar ve müzik vasıtasıyla gençler insan olarak asaletlerine dair bir anlayış kazanmaktadırlar.
Bu, yeri gelince gençlerin olumsuz akran baskısına karşı koymalarına yardımcı olmaktadır ve umut ve bir hizmet yaşamı modeli sunabilir.
Bu, özellikle, işsizliğin, suçun, çocuk yaşta hamileliğin ve diğer sorunların gençler arasındaki umutsuzlukta payı olduğu yerlerde önemlidir.
Bir de, Portici yoğun nüfusludur ve ekonomik problemlerle karşı karşıyadır – yaşama meydan okuyan bir yerdir.
Alberto gibi Anna Deluca da sadece 12 yaşında fakat akranlarının çoğu arasında olanları görecek kadar yaşı var.
Anna, “Onlar kötü bir durumda yaşıyorlar.
Hep sokaktalar, dövüşüyorlar, sigara içiyorlar… Yetişkinlermiş gibi yaşıyorlar…
12 yaşında başka şehirlerde, diskolarda dansa gidiyorlar”
demekte.
Bahai programına geçen yıl katıldı ve müfredatın iki anahtar teması olan
sorumluluk ve saygı hakkında konuşuyor:
“Çocukların kendi hareketlerinden ötürü bir sorumluluk duyguları yok. Kimseye saygı göstermiyorlar.”
Portici’de, Bahailerin “yeni gençlik” programı olarak adlandırdıkları bu çalışmanın düzenleyicileri bu ay yeni çalışma yıllarına başlıyorlar ve geçen yılki gibi en azından bir düzine gencin kaydolmasını bekliyorlar.
Universita di Verona’da 21 yaşında bir Bahai öğrenci olan Irene Cuce bu programda gönüllü olarak Portici’de altı ay geçirdi.
Onu gençlerin tartışma ve toplumlarına hizmet sağlama suretiyle kendi ruhani vasıflarını öğrenmelerine yardımcı olan bir proje olarak tanımlamaktadır.
Şunları söylüyor:
“Programdan doğan sonuçları görebiliyoruz. Çocuklar kendilerini daha rahat hissediyorlar. Yaşamlarında bir şey yapabileceklerini düşünüyorlar.
Artık birbirlerine saygı gösteriyorlar – onların birbirleriyle konuşma tarzını görebilirsiniz.”
16 yaşındaki Ciro Cangiano programda üç yıl geçirdi ve onun gençlerin yeni değerler geliştirmelerine yardımcı olduğu konusunda hemfikir.
Diyor ki, “Sahip olduğumu bilmediğim nitelikleri keşfettim.
Sabır gibi, başkalarına yardım etmeyi istemek gibi.”
12 yaşındaki kızı Carla’nın Bahai programına katılmakta olduğu Concetta Rosetti de aynı derecede şevkli görünüyor.
Sn.Rosetti, “Kızımın önceye kıyasla daha yardımcı hale geldiğini düşünüyorum.
Ve o hep güvensiz olmuştu,ama Bahai Merkezi’ne gittiğinden beri başkalarına karşı daha açık ve kendine daha güvenir hale geldi” diyor.
Kızının programda öğrendiklerinin dünyadaki kendi yolunu çizmesine yardımcı olacağını umut ediyor.
Diyor ki, “İş bulmak için güçlükler var ve ne yazık ki Portici çocuklarımızın geleceği için büyük fırsatlar sunmuyor.”
Portici’de bir Bahai olan 32 yaşındaki Ivana Carluccio, her bir kişideki olumlu ruhani niteliklere ve insanın başkalarına yardımcı olması gereken yeteneklere odaklanmak suretiyle çaresizlik sebeplerine hitap eden programı güçlü bir şekilde destekliyor.
Sn. Carluccio şunu söylemiştir: “Bu proje için çalıştığınızda, onu bu gençlere gerçekten yardımcı olacak tek çözüm,tek pratik yol olması nedeniyle yapıyor olduğunuzu fark ediyorsunuz.”
Raffaele Olivieri programa iki yıl önce başladı ve işlerin kendisi için değiştiğini işaret ediyor: “Bu projenin gençlere geleceklerine dair daha olumlu bir vizyona sahip olma olanağını ve sonuç olarak da toplumu değiştirme olanağını verdiğini düşünüyorum.”

Program hakkında
Gruplar genellikle küçüktür—altı ila 12 genç—bu, her kişinin özellikle de tartışmaya katılmasına yeterli fırsat sağlamak içindir.
Portici’de geçen yıl katılmış olan 12 genç dersleri için daha küçük iki gruba ayrıldılar ve her Çarşamba Bahai Merkezi’nde toplanıyorlar.
Her gruba genellikle sınıf üyelerinden sadece birkaç yaş daha büyük olan eğitimli bir kolaylaştırıcı (animatör) tarafında rehberlik ediliyor.
Programı iyi bilen bir Bahai olan Caroline Custer animatör ve katılımcılar arasındaki ilişkini çok önemli olduğunu kaydetmektedir.
Caroline şunları söylüyor: “Özel bir tür ilişki kurulur ki bu, animatörlerin gençlerin eşsiz potansiyellerini ve kapasitelerini anlama yolundan kaynaklanmaktadır.
Aynı zamanda toplantıların atmosferi de eşsizdir.
Okuldaki bir sınıf gibi değildir, fakat gayrı resmi bir arkadaş toplantısı gibi de değildir.
Toplantılar neşeli ama aynı zamanda ciddidir.
Programın bir başka güzel yönü, maddi, zihinsel ve ruhani mükemmelliğin tamamıyla önemli olarak sunularak yeni gençlik aktivitelerine dâhil edildikleri şekildir.”

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.

Konu Psiko tarafından (03-09-2009 Saat 08:19 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 03-09-2009, 08:32
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

Sevgili ulpian ;

Başlık "Batıdan dinli/dinsiz" haberler biliyoruım.
Ama başlığı açan siz olduğunuz için engin hoşgörünüze sığınarak,
(Bir de daha önceki yıllarda sitemizde şahsımla bir röportaj yapılmıştı ama yayınlananamıştı. Orada bir soru vardı.12 Eylül sonrası sosyalistler arasında Bahailiğin tartışıldığı ile ilgili.Bu haber Vietnam ile ilgili olduğu için buraya almak istedim.
Eğer başlık açısından sakıncası olur ise modaretörler bunu silebilirler.)



Vietnam, Bahaileri bir dini toplum olarak tanıdı

HO CHI MINH CITY, Vietnam, 31 Temmuz 2008 –
Vietnam hükümeti, Bahai toplumuna bir dini kuruluş olarak tam tanınma sağlamıştır.
25 Temmuzdaki bir törende Vietnam Bahaileri Milli Ruhani Mahfili’nin temsilcilerine bir belge verildi.
Bu, Bahai Mahfilinin dört ay önceki seçimini içeren bir dizi aşamadaki son hareketti—yönetim konseyi için seçimlerin yapıldığı pek çok yılda ilk defa olmuş bulunan bir dönüm noktası olayı.
Hükümet temsilcileri oylamayı gözlemlemek için hazır bulundular.
Merkezi hükümetin Din İşleri Komitesi’nin başkanı Nguyen The Doanh, Ho Chi Minh City’deki geçen haftaki törenini yönetti.
Resmi hükümet haber ajansı olayı haber olarak verdi ve Milli Ruhani Mahfil başkanı Nguyen Thuc’ın şu açıklamalarına değindi:
“Hükümetin Bahai dinini tanıması tüm Bahai toplumu için yeni bir gelişmenin yoludur ve inananlarını sosyal ve insani aktivitelere daha fazla katkıda bulunmak ve geleneksel ruhani değerleri korumaya sevk etmek için harekete geçirmektedir.”
Bahai İnancı ülkede 1954 yılında yerleşmiş ve ilk Vietnam Bahaileri Milli Ruhani Mahfili bundan 10 yıl sonra seçilmiştir.
1970’lerin ortalarında toplumun resmi aktiviteleri geçici olarak durdurulmuştu.
Vietnam Haber Ajansı, geçen haftaki törenin,
“Hükümetin Din İşleri Komitesi’nin Vietnam Bahai Toplumunu diğer dinlerle eşit temelde çalışabilecek bir dini kuruluş olarak tanıdığı”
anlamına geldiğini söyledi.
Vietnam Bahaileri şimdi, toplumlarını sağlamlaştırma, doğru istatistik toplama ve Vietnam halkına özellikle eğitim alanında hizmet etmek üzere sosyal projeleri genişletme ile meşgul olmaktadır.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 03-09-2009, 09:02
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

HEIDELBERG,Almanya 19 Şubat 2008 (BWNS)
25 yaşındaki Andreas Rolle, ilkokul öğretmeni olmak için okuduğu üniversitedeki son yılındadır.
Birçok öğrenci gibi, kendi günlük yaşamını “Çılgınca” olarak tanımlamaktadır.
Fakat kendi programında küçük bir huzur adacığı keşfetti:
150.000 kişilik bir üniversite kenti olan Heidelberg’de, aynı zamanda öğrenci olan beş Bahainin ev sahipliği yaptığı iki haftada bir düzenlenen bir dua toplantısı.
Heidelberg Eğitim Üniversitesi’nde bir öğrenci olan Sn. Rolle,
“Bu toplantılara gitmek yeniden odaklanmama yardımcı oluyor. Birini bile kaçırmak istemiyorum” diyor.
Diğerleri de, hem öğrenciler hem de öğrenci olmayanlar, aynı şekilde bu toplantının modern yaşamın baskılarına karşı bir sığınak olduğunu görmekteler.
Pop Akademisi’nde bir müzisyen olan Dominick Muller,
“İnsanın bilinçli ve amaçlı olarak sessizliğe dalmasından ve kendisi hakkında yansıma yapmasından [tefekkür etmesinden]” hoşlanmaktadır.
Kendisini hiçbir dini kökeni olmayan olarak tanımlayan Sn.Muller,
“Sonra bu düşünceler ve yansımalar hakkında diğer kişilerle konuşma olanağı vardır” dedi ve okuldan ve diğer aktivitelerinden uzak bir ortamda meseleler hakkında düşünmekten hoşlandığını söyledi.
Toplantıyı düzenleyenler duaların özel bir atmosfer yarattığına inanıyorlar
Ev sahiplerinden birisi olan Sarah Werner,
“Onların insanlara gerçekten yardımcı olduğunu düşünüyorum. Başlangıçta onu idrak etmeseler bile başka insanlarda ve kendi yaşamlarında ruhaniyete karşı daha dikkatli olma gibi bir iç değişim olacaktır” dedi.
Bir diğer ev sahibi Nikolai Werner buna katılıyordu:
“İnsanları bir araya getiren dualardır. Duaların enerjisinden yararlanarak birbirimizi anlayacak yeni yollar buluyoruz.”
Toplantının bir diğer düzenleyicisi Nassim Aiff, toplantıların resmi bir dini liderinin olmamasının – Bahailerin din adamları yoktur – toplantıların başarısındaki bir diğer etken olduğunu söyledi.
Sn.Aiff, “Bu, toplantıyı çok açık hale getiriyor. Herkes kendi düşüncesiyle katkıda bulunabiliyor. Aynı zamanda hiçbir kurallar seti de olmadığı için gerçekten kötü giden bir şey olamaz. Eğer insanlar alıntılarda geçen şeyler hakkında konuşmak isterlerse bunu yapabilirler. Yapmak zorunda da değiller” dedi.
Heidelberg’deki toplantılar dünya çapındaki Bahai toplumunun her yerdeki mahallelerde dua toplantıları düzenlemek için olan küresel çabasının bir parçasıdır. Şu anda yüz binlerce katılımcısı olan bu gibi 17,000’den fazla toplantı vardır. Yaklaşık bir düzine insan Heidelberg’deki bu toplantı için iki haftada bir toplanıyor.
Sn.Aiff, “İnsanları en çok cezbeden şeyin ortam olduğunu düşünüyorum. Ve tabi ki güzel yiyecekler. Fakat esas olarak, tamamen doğal biçimde hareket etme şansına sahip oldukları, insanların onlar hakkında ne düşüneceklerinden endişelenmelerinin gerekmediği ortam” dedi.
Heidelberg’de SAP [merkezi Walldorf, Almanya'da bulunan, Avrupa'nın en büyük yazılım şirketi] için çalışan bir yazılım mühendisi olan Chandriah Rama, toplantılardan kendisini rahatlamış hissettiği için zevk aldığını söyleyerek,
“Güzel bir derin düşünme oluyor ve toplantı çok hoş insanlara sahip” dedi.
Sn.Rolle, kendini bir grup insanın içinde hiç bu kadar rahat hissedebileceğini asla düşünmediğini söyledi:
“Bu dua toplantısı bizi yalnızca dini bir seviyeden daha fazla birbirimize bağlıyor… Onu bütünüyle seviyorum. Yemekler, yansıma yapmak, dua halinde olmak, birlikte olma anları, derin düşünmek, hikâyeler anlatmak ve birlikte gülmek.”
Sn.Rolle, en olağanüstü bulduğu şeyin, onun Bahailer tarafından düzenlenmesine rağmen başkaları için de ilham verici olmasını olduğunu söyledi ve “Dua toplantılarının insanları bir araya getirip daha sıkı bağlar oluşturduğuna inanıyorum” dedi.
Bahaileri bu gibi toplantıların barışın temelini atmaya yardım edebileceğine olan inançlarında teşvik eden şey bu tür bir karşılıktır.
Bir diğer ev sahibi Nassim Ghazanfari,
“Arkadaşlar ve aile ile düzenli olarak dualar okumak için bir araya gelmek dünyayı değiştirecektir. Onu yapıyor olmamın nedeni budur” dedi.

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 04-09-2009, 02:59
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

Psiko´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili ulpian ;

Başlık "Batıdan dinli/dinsiz" haberler biliyoruım.
Ama başlığı açan siz olduğunuz için engin hoşgörünüze sığınarak,
ne demek sevgili Psiko... mi casa es su casa (yani dükkan senin)


saygılarımla
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 04-09-2009, 03:06
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

2.9.09 Münih
Katolikler "noel baba" olarak ''yüce Nikolaus''u savunuyor


Alman Katolik Kadınlar Birliği (KDFB) şimdiden çikolata üreticilerine mektuplar yazarak, bu kış için alışılmış noel baba'nın değil, onun orjinali olduğunu iddia ettikleri ''yüce Nikolaus'' figürleri kullanılmasını talep ediyor.

kaynak


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 04-09-2009, 03:40
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart

1.9.2009 - Viyana

Avusturya Kilisesi
müthiş bir hızla üye kaybediyor.


Avrupa'nın en dindar ülkelerinden olan, 8,35 milyon nüfuslu katolik Avusturya'da, Kiliseye resmen üye olanların oranı ilk defa 67%'lere düştü. 50'li yıllarda oran %89 civarındaydı. Daha geçen sene 40.000 kişi üyelikten çıktı.

Aslında üye sayısının hala bu denli yüksek (67%) olmasının tek sebebi, anne-babaların yeni doğmuş çocuklarını kilisede vaftiz yaptırması, bu işlemden sonra bebeğin resmen Kilise üyesi olarak kayda geçmesi ve kendisi üyelikten çıkmak için başvurmadıkça ölene kadar resmi kayıtlarda kilise üyesi olarak kalması.

Avrupa'nın saygın kamuoyu araştırma kurumlarından olan IMAS'ın (2009 yılında) yaptığı anketlerin sonucuna göre, Avusturya'da nüfusun sadece %47'si Tanrı'ya inanmakta.


kaynak
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-09-2009, 07:38
Psiko Psiko isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 16 May 2008
Mesajlar: 2.222
Standart

ulpian´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ne demek sevgili Psiko... mi casa es su casa (yani dükkan senin)


saygılarımla
Teşekkürler sevgili ulpian

Kendin için istemediğini,başkaları için de isteme.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 14:15 .