
05-09-2009, 00:47
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
Değiştirilemez Madde Ne Demektir?
Anayasamızın değişmez maddeleri,
1) Türkiye Devleti bir Cumhuriyettir.
2) Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk Milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir.
3) Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür. Dili Türkçe'dir.
Bayrağı şekli kanunda belirtilen, beyaz ay yıldızlı al bayraktır.
Milli marşı "İstiklal Marşı" dır.
Başkenti Ankara'dır.
4) Anayasanın 1 nci maddesindeki devletin şeklinin Cumhuriyet olduğu hakkındaki hüküm ile, 2 nci maddesindeki Cumhuriyetin nitelikleri ve 3 ncü maddesi hükümleri değiştirilemez ve değiştirilmesi teklif edilemez.
Niye teklif edilmesin? Onlarca yıl öncesinden neyi dayatıyorsunuz? Bırakın insanlar tartışsın. Tartışmaktan korkup, insanları doğruluğu ve geçerliği tartışmalı hale gelen/gelebilecek maddeleri "senin düşünmene gerek yok, ben senin yerine düşündüm" mantığıyla konuşamaz kılmak da ne oluyor? Eğer mantık, sağduyu ve kamuoyu anayasasına itibar ediyorlarsa değişmesi için hiçbir neden yok ki zaten. Ben şahsen,
1. maddeye tamamen katılıyorum, 2. maddeye kısmen katılıyorum, 3. maddenin birazına katılıyorum, 4. maddenin hiçbirşeyine katılmıyorum.
Halkın kendi kendini yönetmesi demek olan demokrasilerde ne zamandan beri halklara değiştirilemez maddeler empoze edilmeye başlandı? Bir defa değiştirilemez ve de değiştirilmesi teklif edilemez madde ne demektir? Buna kim neye göre karar veriyor? Bu kararın bütün gelecek nesilleri de düşünce bağlamında kapsayacağını nerden çıkarıyor? Bu dogmatizm değil midir? Bu maddelerin değiştirilmezliğini savunan sözümona “ilerici”, “çağdaş” “aydınlanmış” inanırları dogmatiklikle, Kur’an’ı 1400 yıl öncesinden tüm zamanlara genellenebilir hüküm getirmesini alaya alan “dinlerden özgür” bireyler sözkonusu bu maddeler olunca neden sus pus olurlar? Hani “Aydınlanma Felsefesi”? Hani insan aklına güven? Hani değişmeyen tek şey değişiminin kendisidir diyerek dinlere atıp tutanlar?
Diyelim ki, bir takım nedenlerden dolayı Ankara’nın başkent olması ülke çıkarları açısından risk teşkil etse, kimse korkusundan ağzını bile açamayacak. Öyle ya! Değiştirilmesi bile teklif edilemeyecek!
Atatürk milliyetçiliğine bağlılığı değiştirilemez madde kılmak da ne demek oluyor? Atatürk milliyetçiliği gibi muğlak ve kişiden kişiye göre değişebilecek bir milliyetçilik algısını devlet ideolojisi yapmak ve buna bağlılık şartı aramak ve de daha vahimi bunu değiştirilemez maddeler sınıfına sokmak, 21. yüzyılın hangi çağdaş demokrasilerinde vardır? Bu maddeler kişileri tektipleştirmek anlamına gelmemekte midir? Anayasanın bazı maddelerine kutsiyet atfedip, en ufak bir eleştiri haline, siyasi hasmını siyaseten konuşamaz, tartışamaz kılmak demek değil midir? Hangi sorun yoktur ki, bir şekilde Anayasa’nın ilk üç maddesine bağlanamaz olsun? En yakın örneği AKP ve MHP’li 411 vekilin ortak olarak aldığı türban yasağının kaldırılmasına Anayasa Mahkemesi’nin getirdiği değiştirilemez maddeyi ihlal suçlamasıdır. Bu ciddi bir demokrasi ihlalidir. Parlamentonun seçilmiş 411 milletvekili (Anayasa’da olmayan) bir yasağın kalkması için (ki bu da ayrı bir traji-komedidir) leyhte oy kullanacak, ama “atanmış” 11 Anayasa Mahkemesi Üyesi bunu halka rağmen iptal edebilecek ve dahası işbaşındaki iktidar partisine bu yüzden kapatma davası açılacak ve parti son anda kapatmanın eşiğinden dönecek! Kusura bakmayın ama Mozambik’de bile işler böyle yürümüyor. Halka rağmen demokrasi olmaz, olamaz! Bu ülkedeki demokrasi birilerinin siyasi tercihleri sağlama alınsın diye kurulmuş değildir! Demokrasi herkesi kapsayan bir mekanizmadır. Dağdaki çobanı da kapsar, şehirdeki bürokratı da! Kimsenin oyu 2 sayılmaz. Neyin doğru olduğuna Anayasa Mahkemesi ve Genelkurmay değil yalnızca halk karar verir!
Zira zamanı gelmiş bir düşünceye hiçbir silah, hiçbir tank karşı koyamaz!
Saygılar
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
|

05-09-2009, 01:11
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
Diyene de bak. Değiştirilemez madde ne demek miş?
Herşeyi anlarım, libero sosçular dese tartışırım.
Sen önce kuranı nı değiştir de gel. Ne o öyle köleler, cariyeler, matematik hataları, ebu lehebin elleri, ebrehemin filleri. Onlar sonsuza kadar geçerli, evrensel. Öbürüne gelince arkadaş liberal demokrat.
Senin peygamberin halka sordu çünkü.
Karşınızda da ebu saftrik var.
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
|

05-09-2009, 01:25
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
Mesajın sonuna bir dipnot düşecektim, daha yeni "kodes"ten çıkmışım oysaki, alakasız yerlerde hadis, ayet muhabbeti yapmayalım diye, onun da ayrı bir yeri var, orada da yazmışlığımız vardır, kendime yakıştıramadım, "yok canım" dedim kendi kendime, adam politik mesajlar verilen bir yere niye matematiği soksun, ki hiç anlamam matematikten, Ebrehe falan... tezim destekleniyor mu ne? siteden biraz ayrı düştün mü, bir de bakıyorsun ateizmin güneş gözlüğü "göze takılsa iyi", beyne öyle bir takılmışki, Aydınlanma Maydınlanma kalmamış güzelim beyin kapkara olmuş. Bu yüzden olsa gerek, kafası karışmış. Yazık!
Ama ben yine de kafasıkarışığın bu konu özelinde, işe hadis ayet karıştırmadan söyleyecek birşeyleri olduğuna inanıyorum.
toplumun tümünü direkt olarak ilgilendiren bir anayasa var bir yanda. diğer yanda da insanların kendilerini "tabi" kıldığı bir öğütler kitabı. Birisinde bir mecburiyet diğerinde ise bir tercih etme hakkın var sen ben bu yasaları, ceza hükümlerini tercih etmiyorum diyebiliyor musun ?
ama Kuranı Kerim ve İslam’ı tercih etmiyorum diyebiliyorsun !
Şimdi soru şu: Anayasa’nın herkesi bağlayıcı maddeleri hakkında ne düşünüyorsun? Bütün olay bu!
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
Konu Averroes tarafından (05-09-2009 Saat 01:31 ) değiştirilmiştir.
|

05-09-2009, 01:25
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 462
|
|
|
Zira zamanı gelmiş bir düşünceye hiçbir silah, hiçbir tank karşı koyamaz!
|
Şu zamanı gelen düşünce nedir? Bir ipucu verin.
Bağımsızlık benim karakterimdir.
|

05-09-2009, 01:35
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger schopenhauer;
Bilimde bile; bir ispatlanmis teori; epistemolojik olarak "degismez" dir. Yani, taki ispatlananin dogrulugu yanlislanana kadar. Ustelik; degismeyen tek sey, degisimin kendisidir.
Yalniz, bir seyin degisebilmesi icin; hem olanin "yetersizligi, yanlisligi, gecersizligi v.s." ortaya konmali; hem de yerine konacak olanin "dogrulugu, yeterliligi, gerekliligi v.s." ortaya konmalidir.
Bu baglamda, senin cevabin nedir?
Nedir, "yetersiz, yanlis, gecersiz v.s." olan?
Nedir, "yeterli, dogru, gecerli, gerekli v.s." olacak olanicin onerin?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-09-2009, 01:36
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
schopenhauer dogru yaklaşmış.
Şayet degişmeyen tek şey degişimdir iddiasında olan bizler buna inanıyor ve savunuyorsak, degişemeyecek maddeler yapabilmemiz mümkün müdür.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|

05-09-2009, 01:37
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
Zamanı gelen/gelecek olan düşünce bir tane değildir ki! Hangi birini sayayım? Özellikle bir tanesini öncellemiyorum. Bu ekonomik bir model olabilir, devlet ideolojisi olabilir. Ateizm bile olabilir. Düşünceye pranga vurulmaz diyorum. Düşünceler üzerinden tanklar yürütülerek sindirilemez. Aksine çimler üzerinde yüründükçe kuvvetlenir. O halde "Çimlere basınız" İyice basınız ki, daha kuvvetli olsunlar. Doğal seçilim biraz da evrime değil, halka hizmet etsin!
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
|

05-09-2009, 01:42
|
 |
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 22 Sep 2008
Mesajlar: 567
|
|
Ben daha da ağır konuşurum ama, sizleri üzünce bizleri de kodese tıkıyorlar.
Size mi soracaz nereye ne yazacağımızı?
Değiştirilemez dogmalara dayanan bir sisteme biat eden, başka dogmaları tartışmaya açamaz.O zaman adama derler, sen önce kendi değiştirilmezlerini bir tartış bakalım.
Değiştirilemez maddelerden; "demokratik, laik ve sosyal bir hukuk devletidir" kısmının ne kadar uygulandığı ortada. Hele insan haklarına saygı tavan yapmış durumda.
Değiştirlilemez maddelerin içini oya oya geriye bişey kalmadı zaten, sen laikliği kaldıralım derken biri de gelir "insan haklarına saygıyı" kaldıralım deyiverir.
insanlar yağmurdan kaçar
ama su dolu küvetlerde
otururlar. C.Bukowski
|

05-09-2009, 01:43
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger schopenhauer;
Iyi, guzelde; degisim icin, somut oneri ve degerlendirme lazim. Yoksa sen, kaos ve anarsizmi mi one suruyorsun? "Olan yikilsin, yeter" mi diyorsun?
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-09-2009, 01:46
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080
|
|
Arkadaşlar
Bir anayasada degişemeyecek olan maddelerin bilimsel olup olmadıgını soruyor arkadaşımız. Buna yogunlaşalım. Olabilir mi olamaz mı. Bilimsel midir , degil midir. Arkadaşımızın dinci ya da şeriatçı olması fark eder mi , soru ortada cevaba yönelelim.
saygılarımla
Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...
Nazım Hikmet
www.dilaverkom.blogcu.com
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 01:13 .
|