Bende az bişeyler ekleyeyim. Pratikteki faydalarından biri de hiç şüphesiz kazanılan fazladan zaman yönünde olacaktır.
İbadet, iman vs. için harcanan zamana ek olarak kutsal kitapları okumak, öğrenmek için harcananlar. Orucun hangi hallerde bozulup hangi hallerde bozulmayacağı ve böyle tartışmaların boşu boşuna işgal ettiği tv. kanalları. bu kanallar üzerinde oruç öyle böyle açılırmı gibisinden tartışmalara saatlerce hapsolan mümin izleyicilerin harcadığı heba ettiği zamanlar geri kazanılmış olur...
Ayrıca önceki sene iftara yetişecem diye tam gaz giderken arabama salakça arkadan çarpan ve bi de kendi salaklığına kızıp o oruçlu ağzıyla bana küfredip oruçlu ağzının ortasına yumru yiyen taksi şöförüne çok faydası olurdu. Zira hem dudağı patlamamış olurdu hemde sigorta şirketinden aldığı hasarsızlık indirimini kaybetmemiş olurdu.
Fazla pratik oldu ama fayda faydadır
Bir soru: Din konusuna faydacı bir bakış açısıyla yaklaşmak doğru mudur?
Benim gözlemlerime göre genel uygulamada çok doğrudur. Zira ben ticaretle uğraşan dinci kesimin ben işimi ayrı dinimi ayrı tutarım dediğine hiç şahit olmadım. Din rahatlıkla ticari fayda unsuru olarak kullanılabilir. Caizdir... Adamlar her pazarlıkta 50 defa allahın adını veriyor, sanırsın para pazarlığı değil cuma hutbesi.... Bi de senet vermek yerine kuran a el basmayı önerenler var ki aman diyim öyle milleti dolandırıp dolandırıp 5 yılda bir günahlarından arınmaya hacca giden adam biliyorum... Bu aralar iyice yaşlandı her sene gider oldu, heran ölebilirim düşüncesiyle fazla günah biriktirmiyor