
29-12-2005, 08:26
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
|
|
Kuran'dan Ayetler...
|
Kur'an Ehli Diyor ki
Siz Kur'anı okudunuz mu? Onda insanlık dışı olan şeyler varsa bunlar nelerdir? Bunu yazar mısınız? Uydurmalarla olan şeylerden değil, gerçek Kur'andan örnekler verin bize lütfen.
|
Bu başlıkta, neden Kur'an'ın Tanrı katından gelmediğinin cevabını bulmaya çalışacağız.
***
Din değil, Akıl bağışlayan Tanrı'nın adıyla:
Nisa 56: Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Görüldüğü gibi, sırf düşüncelerinden ötürü deriler tekrar tekrar yakılmakta ve yeni deriler verilmetedir. Ben de o ayetlerin Tanrı'dan gelmediğini iddia ediyorum, ben de yanacağım bu hesaba göre. Tanrı düşüncelerinden ötürü, insanlara bu kadar acımasız olamaz. Bunları yazan Tanrı olamaz. Olur Diyorsanız, bu Tanrı'yı kötülemekten başka bir şey değildir.)
Ahzab 53: Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaksızın ve yemeğe izin verilmedikçe girmeyin. Fakat çağırıldığınız vakit girin. Yemeği yediğinizde de hemen dağılın. Sohbet etmek için de izinsiz girmeyin. Çünkü bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utanıyor. Fakat Allah gerçeği söylemekten utanmaz. (Bunu Muhammed kendi için yazmış gibi. Yoksa Tanrı'nın bu gibi şeyleri Evrensel olduğu iddia edilen kitaba koymasındaki amaç ne olabilir?)
Ayete devam:
Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. (Bu ne demek? Perde arkasından iletişim hangi uygarlığa sığar? Bu düpedüz akıl ve çağ dışı bir uygulama)
Enfal 16: Böyle bir günde her kim onlara, tekrar dönüp çarpışmak için geri çekilmek veya diğer bir safta yeniden mevzilenmek hâlleri dışında, arkasını dönerse, muhakkak Allah'dan bir gazaba uğramış olur ve varacağı yer cehennemdir, orası da ne kötü bir akıbettir. (Burada savaşta bariz bir korkutme ve tehdit var. Zorla insanları savaştırıyorlar din uğruna! Belki adamın çocuğu babasız kalacak, ama din daha önemli.)
Enfal 17: Sonra onları siz öldürmediniz, lâkin Allah öldürdü. Attığın zaman da sen atmadın, lâkin Allah attı. Bu da müminlere güzel bir imtihan geçirtmek içindi. Allah işitendir, bilendir. (Savaşı kazanınca da, onu siz kazanmadınız, Allah kazandırdı, ona mecbursunuz. Zaten kazanacaktınız da sizi "imtihan" ettik diyor.)
Her ne kadar Reformist islamcılar kabul etmeseler de bir Nisa-34 Gerçeği var:
Nisa 34: Erkekler, kadın üzerine idareci ve hakimdirler. Çünkü Allah birini (cihad, imamet, miras gibi işlerde) diğerinden üstün yaratmıştır. Bir de erkekler mallarından (aile fertlerine) harcamaktadırlar. İyi kadınlar, itaatkar olanlar ve Allah'ın korunmasını emrettiği şeyleri kocalarının bulunmadığı zamanlarda da koruyanlardır. Fenalık ve geçimsizliklerinden korktuğunuz kadınlara gelince: Önce kendilerine öğüt verin, yataklarından ayrılın. Bunlar da fayda vermezse dövün. Eğer size itaat ederlerse kendilerini incitmeye başka bir bahane aramayın. Çünkü Allah çok yücedir, çok büyüktür.
**
Elmalılı Hamdi, vb çoğu en kabul görmüş meallerde "dövmek" olarak geçer. Reformistler ise "evden çıkarmak" derler ki bu anlam "her nedense" son zamanlarda nazil olmuştur.
Saygılarımla...
|

29-12-2005, 14:56
|
|
|
Nisa 56: Şüphesiz ki âyetlerimizi inkâr eden kâfirleri biz yarın bir ateşe atacağız. Derileri piştikçe azabı duysunlar diye, kendilerine başka deriler vereceğiz. Çünkü, Allah gerçekten çok güçlüdür, hüküm ve hikmet sahibidir. (Görüldüğü gibi, sırf düşüncelerinden ötürü deriler tekrar tekrar yakılmakta ve yeni deriler verilmetedir. Ben de o ayetlerin Tanrı'dan gelmediğini iddia ediyorum, ben de yanacağım bu hesaba göre. Tanrı düşüncelerinden ötürü, insanlara bu kadar acımasız olamaz. Bunları yazan Tanrı olamaz. Olur Diyorsanız, bu Tanrı'yı kötülemekten başka bir şey değildir.) ---------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------------------- ----------------hasan sirf düsüncelerindeki farklilik degil inanç da isin isine giriyor sen bu ayete karsi zaten kendin teslim olmussun burada inanmayan insanlarin derileri tekrar tekrar yanip yaratilacak ... senin düsüncen serbest bu dünyada sana kimse baski yapmiyor ama kurani kerim seni uyariyor ... sen halen böyle allah olamaz diyorsan senin bilecegin bir sey ... cennet cehennem bosuna yaratilmadi ... bunun sebebi de ala bak inanmayan insanlar için nekadar da zor olsa cehennem hak dir ... inanmak sana bagli ... 2 yol var ya kurtulursun yada kaybedenlerden olursun ... ---------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------------------- -------------------ahzap 53. deki ayeti de senle tartisdik sen gene bu konuyu tekrar ediyorsun baska bir inanana karsi ... peygamber isminden belli herkez gelip görüsmek ister ama günde 100 kisi kapini çalarsa ve esini rahatsiz ederse bu isin içinden çikilmaz ... ---------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------------------- --Hem O'nun hanımlarına bir ihtiyaç soracağınız vakit de perde arkasından sorun. (Bu ne demek? Perde arkasından iletişim hangi uygarlığa sığar? Bu düpedüz akıl ve çağ dışı bir uygulama)
------------------------------------------------------------------- ------------------------------ hasan iste bilgin bunla sinirli arastirmadan yorum yapiyorsun sonra dogru kabul ediyorsun ... senin hanimina günde yüzlerce insan gelse sen bakayim napardin ... simdik 2006 yilindayiz okadar insan gelse hanimina ne düsünürsün uygar bir insan olarak kabul edermisin ? sonra gelen ler arasinda düsman olanlarda var ... ---------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------- ama bu olayi kavriyamiyorsunuz ... ---------------------------------------------------------------------- ------------------------------------------------------ nisa 34 : burda kadini dövün diyor .. ne sekilde hangi sartlarda oldugunu vurguluyor .... hasan dönme plak gibisin bir türlü anlamak istemiyorsun ayeti kendi mantiginla yorumlamak istiyorsun çünki içinde fesatlik var kizma ... ---------------------------------------------------------------------- ------------- ya dövün anlamini siz karate full contack boks vs ... kasini gözünü agzini kirin mi anliyorsunuz ? erkek karisini korumak la görevlidir senin anladigin agzini burnunu kirmak dan geçiyorsa sen kendinden örnek veriyorsun ... ama sen ebedi bir sekilde konusarak hallederim diyorsun ... kuran da uyar diyor uyardikdan sonra devam ederse yataklarinizi ayirin diyor en sonunda hafifce dövün diyor gene olmadi ise ? sopa çekin demiyor bosayin diyor .... artik anla be güzel kardesim ....
|

29-12-2005, 17:43
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
|
|
Birincisi, açıklamaların tatminden çok ama çok uzak.
Burkay, ikincisi senin mantık döngün stabil ve artık seni biliyorum. Senle hiçbir şekilde uzlaşılamaz bu konularda. Ve kaldı ki bu soruyu özel olarak Kur'an ehli arkadaşımıza sormuştum asıl olarak onun yanıtını bekliyorum.
Son olarak da senden ricam lütfen bu başlık altına yazma. Seninle bu konuları zaten yeterince tartıştık.
|

29-12-2005, 23:43
|
|
|
tamam hasan ben de bir topic açicam sen de lütfen cevap yazma olurmu sonra baskasinada söylüyecegim bana lütfen cevap yazma diye ... böyle herkez biribirine bu sekil devam ederse kimse biribirine birseyler yazamaz ... seninle tartisdik diyorsun ben genede açiklamami yaptim okuyan arkadaslar yorum yapabilir ... ki bu ayetleri dogru yorumlayin ve kendince yorum yapilinca ne tür farkliliklarin çikacagi apaçik burada gözüküyor ...
|

29-12-2005, 23:46
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Sep 2005
Mesajlar: 304
|
|
|
burkay Diyor ki
tamam hasan ben de bir topic açicam sen de lütfen cevap yazma olurmu sonra baskasinada söylüyecegim bana lütfen cevap yazma diye ... böyle herkez biribirine bu sekil devam ederse kimse biribirine birseyler yazamaz ... seninle tartisdik diyorsun ben genede açiklamami yaptim okuyan arkadaslar yorum yapabilir ... ki bu ayetleri dogru yorumlayin ve kendince yorum yapilinca ne tür farkliliklarin çikacagi apaçik burada gözüküyor ...
|
Sevgili Burkay,
Kişisel kanaatim, konuları sulandırdığın yönündedir. Bu benim kanaatimdir, yalnızca beni bağlar tabi. Bu yüzden bu konuya cevap yazmamanı rica ediyorum.
Çok şey istemiyorum sanırım.
Selametle kalınız... (Suffiyun gibi oldu ama idare ediver :mrgreen: )
|

29-12-2005, 23:52
|
|
|
 tamam hasan seni mi kiracagim ayipsin ya sana yazmam ...
|

30-12-2005, 06:10
|
|
|
Sevgili hasan_
Öncelikle Kur'anı neden kabul ettiğimle ilgili yazmak istiyorum. Muhafazakar bir ailenin çocuğu olarak doğdum. Doğal olarak onlar gibi inandım. Kur'anı da onlar gibi kabul ettim. Kur'an ın, Allah tarafından gönderildiğini, bir insan sözü olmadığını, sadece Allah onu koruduğunu söylediği için ve de kimse onun gibi birşey yazamayacağını düşündüğüm için inanmıştım. Oldukça iyi bir din eğitimi almıştım. Ama dindeki bunca zorluklar beni dinden uzaklaştırmıştı. 16 yaşından itibaren, gerçek din bu mudur diye sorgulamaya başladım. Sonra da herşeyi sorgulamaya başlamıştım. Neden sadece müslümanlar cennete gider gibi falan. Bu sorulara cevap veremedim. Dinden iyice uzaklaştım. Sadece Allah'ın varlığını kabul eder olmuştum. Onun varlığını da sorguladım. Zaten bilimle içiçeydim. Fen Lisesi'nde eğitim görüyordum. Ama, bilimin açıklayamadığı şeyleri, zaten Allah inancı tamamlıyordu. Onun için sadece bilim, yerine kalple inanmayı seçmiştim. Yaklaşık 1 yıl önceye kadar, dinden uzak olarak yaşadım, taki Edip Yüksel'in görüşleriyle karşılaşıncaya kadar. Edip'in dinle ilgili görüşleri bana mantıklı gelmişti. Kur'an ın 19 mucizesiyle tanıştım. Bu mucize, kuranın matematiksel bir sistemle korunduğunu açıklıyordu. Allah kur'anı bir kitap olarak değil, ayetleri matematik sistemiyle korumuştu. Onu, biz koruyacağız ayetiyle de çelişmiyordu çünki, orada kastedilen kitap olarak korunacağı değil, matematiksel korunmasıydı. Ayrıca Kur'an daki başka mucizeler de (iki denizin karışmaması vs)onu kabul etmemde, şüphe duymamamda, etkili oldu. Zaten, Allah ve de Kur'an ın %100 doğruluğu kanıtlanmasa bile, bir şeyi kalple inanarak, inancı tamamlamayı seçmiştim. akıl ve kalp ikisini bir arada kullanarak Allah'ı ve de Kur'anı kabul ettim. Kur'an a uymak bana zor gelmiyor. Ayrıca, önemli olan şey dünya da mutlu olarak yaşamaksa, kur'an a uyarak mutlu yaşıyorum.
Şimdi ayetler ile ilgili bir genel değerlendirme yapma gerekirse,
Cehennem tasvirleriyle ilgili ayetlerin, mecazi olarak yapıldığını düşünüyorum. Her zaman ve şartta yaşayan insanların daha iyi anlayabilmesi için bu şekilde anlatıldığını düşünüyorum. Yani, bu tasvirlerle bir ceza ve de mükafat olacağının insanlara mecazi olarak anlatıldığını düşünüyorum. Aklını ve mantığını kullanan insanların da oldukça az olması, böyle bir anlatım tarzının Allah tarafından benimsenmiş olmasına neden teşkil edebilir. Bunu şu ayetlerde gözlemleyebiliriz:
25. İnanıp erdemli davrananları, içlerinde ırmaklar akan cennetlerle (bahçelerle) müjdele. Kendilerine oradaki ürünlerden rızıklar sunulduğunda "Bu, daha önce bize sunulan nimetlerdir," derler. Böylece, kendilerine mecazi tanımlar (benzetmeler) verilir. Onlar için orada tertemiz eşler vardır ve onlar orada ebedi kalıcıdırlar.
26. ALLAH bir sivrisineği hatta ondan daha küçüğünü örnek vermekten çekinmez.*[7] İnananlar, bunun Rab'lerinden gelen bir gerçek olduğunu bilir. İnkarcılar ise "ALLAH bu benzetme ile neyi amaçladı," derler. O, bununla bir çok kişiyi saptırır ve birçok kişiyi de doğruya iletir. O, bununla sadece fasıkları saptırır.
(2 Bakara 25 26)[/color]
Benim mantığımda cehennem mutsuzluk, cennet te mutlu olmayı ifade ediyor. Zaten, dünya da işlenen cezaların karşılığı , bu kadar ağır , ateşte yanarak çekilmesinin, yaratıcının adaletine sığmayacağını düşünmüşümdür. Buna örnek olarak ta şu ayeti verebiliriz:
62 Nasıl, böyle bir konaklanma mı daha hayırlı yoksa zakkum ağacı mı?
63 Doğrusu biz, onu kâfirler için bir fitne (bir imtihan konusu) kıldık
64 O, cehennemin dibinden çıkan bir ağaçtır.
65 Onun tomurcukları, şeytanların başları gibidir.
66 Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar.
(37 Saffat 62 68),
Buradaki zakkum ağacı ateistler arasında da alay konusu olmuştur. Nasıl olurda, cehennemde bir ağaç olur da, yanmazdı. Yanmamasının nedeni, zaten cenehhem de ateş olmaması, ateşin sadece mecazi olarak cehennem tasvirinde kullanılması olabilir. Ayrıca, 63. ayette de kafirler için bir fitne konusu kıldık denerek, zakkum ağacının, inanmayanların imansızlığını, daha da arttırdığı vurgulanmaktadır. Bu ayeti görüp te bir çok ateist ya da kur'anı kabul etmeyen kişi, cehennemde, ağacın yanamayacağı mantığıyla, daha da inkar etmektedirler. Böyle olmasa dahi, cehennem gerçekten ateş olsa dahi, yaratıcının cehennemde ateşin yanmamasını sağlaması, gayet doğaldır. Herşeye gücü yeten elbet ona da güç yetirirdi.
Cehennem ve cennet tasvirlerinin, bahsettiğim şekilde, mutsuzluk ve de mutluluk olduğu, bana daha mantıklı geliyor.Tabi ki gerçek anlamda da kullanılmış olabilir ama, Yaratıcının adaletine inandığım için, bu daha mantıklı.
|

30-12-2005, 06:44
|
|
|
Ahzab 53. ayetteki, Muhammed peygamberin evlerine gidilmesi olayı, sizin dediğiniz gibi, o zamanı ilgilendiren bir olaydır. Ama, evrenselliği, bizim zamanımız için çıkaracağımız ders, misafirlikte nezaketli olmamız, bir yere gittiğimizde, bunu bildirerek (izinli) gitmemiz, orada da fazla kalmamamız gerektiğidir.
Kur'an daki her hangi bir tarihsel olay için bilgi veren ayetler, sadece o olayı bildirmek için değil, o olayla insanlara bir ders vermek içindir. Mesela, Kur'an da Yahudilerle ilgili ayetler vardır. Bu sadece Yahudileri mi kapsıyor. Hayır. Bu bize de ders veriyor. Onlar gibi olmamamız isteniyor. Zaten sadece yahudiler için olduğunu düşünmek saçma olurdu çünki, Yahudiler, zaten bu kitabı kabul etmiyorlar
Gelenekçi islamcılar yahudiler için ayetler Yahudiler için, hristiyanlar için olanlar hristiyanlar için, Müşrikler için ayetler de müşrikler için gelmiştir gibi bir mantıkla hareket ederler. Zaten müşrik olduklarının farkında değiller ya, onlarla ilgili, kısa yoldan cennete gitsinler diye, cennetle ilgili ayetler gelmiş sanki.
Kadınların perde arkasında olması gibi bir uygulama ise, kişiden kişiye değişir. Kültüre, geleneğe göre, zamanın şartlarına göre değişir. Bir şeyin çağ dışı olması olayı ise, mutlak doğru bir kavram değildir. Size göre yanlış olan başkasına göre doğru olabilir.
Enfal 16: Savaşta geri dönüp kaçmamaları gerektiğini, aksi halde
cezalandırılacaklarını söyleyen ayet. Peygamberimiz zamanında, gelenekçi islamcılar tarafından çok övülen o sahabelerin, peygamberi doğru dürüst dinlemedikleri, ona kafa tuttukları gibi durumlar, bu gelenekçilerin hadis kitaplarında var zaten. Bu sahabeler ayetlerden korkuyorlar. Ve de geri dönüp kaçmamalarını söyleyen ve de ceza ile korkutan ayet. bu ayet, aynı zamanda, kişinin yurdunu savunmasının kutsallığına da değiniyor. Bugün bizim için vatan savunması kutsaldır. Gerekirse canımızı veririz. geri dönüp kaçmak korkaklık olurdu. Adam orda ölse , çocuğu babasız kalabilirdi ama ya adam savaşmasa, çocuğu da ölebilirdi.
Enfal 17: Allah'ın, onları sınava sokmasını, gayet normal karşılayabilirim. Onun dediğini yapıp , yapmayacaklarını sınamış olabilir.
Ama, zaten onlar kendi yurtlarını korumak için savaştılar. Savaşmasalar da, Allah mı onlar adına savaşsaydı? Savaşmadan nasıl kazanabilirler di. Bu mantık, peygamber kıssalarında anlattıkları Yahudilerin de bir savaşta , bir peygambere, onlara saldıran topluluğa karşı, git Rabbin ve sen savaş demelerine benziyor.
Nisa 34: Bu ayete gelince de, reformist islamcıların dövme kelimesini kabul etmedikleri, bunun yerine yatakları ayırmak, evden çıkarmak ya da ayrılmak gibi kelimeler kullandıkları doğrudur. Bana göre burada 3 ü de olabilir. İsteyen bunlardan birini yapabilir.Ben kendi adıma ayrılmayı seçerdim. Muhatap bile olmaz, yüzüne bile bakmazdım. Ayrıca dövme kelimesi olsa bile anlamı, dövmenin en kötü tercih olacağını kim söylemiş. Bu kadından kadına değişir. Bazı kadın kocasından ayrılmak yerine dövülmeyi tercih edebilir. Dövülmek mutlak kötüdür, mutlak yanlıştır gibi bir ifade de kim kullanabilir ki. Kime göre kötü? Birisine göre kötü olan diğerine göre olmayabilir. Ayrıca bu ayetin, ve de dövmenin çağ dışı olduğunu savunanlar, böyle bir durumda ne yaparlardı acaba?
|

30-12-2005, 15:07
|
|
|
sevgili kuran ehli kardes ates cehennemde mecazi kullanildi diyorsun ayet öyle demiyor ? 10-11 inci ayetleri bir oku ...
101 - KÂRİ'A SÛRESİ
Mekke döneminde inmiştir. 11 âyettir. “Kâri’a”, vuran, çarpan, kapıyı çalan, yürekleri hoplatan şey demektir. Burada, kıyamet gününü ifade etmektedir
Bismillahirrahmânirrahîm
1. Yürekleri hoplatan büyük felaket!
2. Nedir o yürekleri hoplatan büyük felaket?
3. Yürekleri hoplatan büyük felaketin ne olduğunu sen ne bileceksin?
4. O gün insanlar, her biri bir tarafa uçuşan küçük kelebekler gibi olacaktır.
5. Dağlar da atılmış renkli yünler gibi olacaktır.
6. İşte o vakit, kimin tartıları ağır gelmişse,
7. Artık o, hoşnut olacağı bir hayat içinde olacaktır.
8. Ama kimin de tartıları hafif gelirse,
9. İşte onun anası (varacağı yer) Hâviye’dir.
10. Sen Hâviye’nin ne olduğunu ne bileceksin?
11. O, kızgın bir ateştir.
sonra sana bir ayet daha oku :furkan suresi .11. Hayır, onlar Kıyameti de yalanladılar. Biz ise o Kıyameti yalanlayanlara çılgın bir cehennem ateşi hazırlamışızdır. ... birde cin suresi : 23. “Ancak Allah’tan gelenleri tebliğ edebilirim ve O’nun vahiylerini açıklayabilirim. Kim Allah’a ve Resülüne karşı gelirse, şüphesiz onlar için, içinde ebedi kalacakları cehennem ateşi vardır.”
|

30-12-2005, 15:45
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
|
|
hasan bence sen müfessirlik hevesinden vazgeç, Kuran ayetleri böyle yorumlanmaz.
Müslüman kardeşlerim için de geçerli, maalesef bu sözüm size de. böyle tefsir olmaz.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:50 .
|