Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Konu-dışı

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 01-01-2006, 13:28
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart MEHMET AKİF ERSOY

Vefalı bir millet olmakla övünüp dururuz. Koca şairin Vefatının ölüm yıldönümünü atladık. 27 Aralık idi. Geç olsun ama güç olmasın. Malumu ilan olacak belki ama unuttuğumuz, unutturulduğumuz değerlerimizden birisi olmasın diye tekrardan ibaret de olsa hayatını anlatmakta fayda var.

1873 İstanbul doğumlu.Asıl adı Mehmet Ragif'tir.
Devlet-i Aliye'nin felaketler döneminin adamıdır. Gerileme had safhaya ulaşmış, bir dönemin cihangir devleti Hasta adam ilan edilmiştir. İşte Akif bu dönemin çocuğudur.
Babası Temiz lakaplı Arnavut kökenli Tahir Efendidir, Annesi Buhara kökenli Emine Şerife hanımdır.

4.5 yaşlarında iken mahalle mektebine başlar. 2 yıl sonra ilkokula (o zamanki adıyla Fatih İptidaisi) gider. 3 yıllık ilkokul eğitiminden sonra Fatih merkez rüştiyesi (ortaokul) bitirir, burayı da 1895'te bitirir.
Daha sonra Mülkiye'ye İ'dâdi bölümüne girer. 3 sene sonra diplomasını alır
1887'de babası vefat eder, mülkiyeye gündüzlü öğrenci olarak devam etmesi imkansızlaşır, baytar mektebine yatılı olarak mecburi geçiş yapar.
Pasteur'un öğrencisi olan Rifat Hüsamettin Hoca ile burada tanışır ve kendisinden oldukça etkilenir.
Yağlı güreş, yüzme ve at biniciliği ile de iştigal eder. Şiire ilgisi de burada başlar. Daha o dönemlerde divan şiirlerine aynı tarzda nazireler yazar.
1893'de bu okuldan birincilikle mezun olur.

Baytar müfettişi olarak göreve başlar, görev yeri İstanbuldur ancak Arabistan, Rumeli ve Anadolu'nun çeşitli yerlerinde de bulunur. Bu arada hıfzını tamamlar, hafız-ı Kuran olur.

Aralık 1893’te İlk eseri olan 7 beyitlik gazeli “Servet-i Fünun’da yayınlanır.

1 Eylül 1898’de 25 yaşında iken Tophane-i Amire veznedarı Mehmed Emin Bey’in kızı İsmet Hanım ile evlenir.

Arapça, Farsça ve Fransızcadan çeviriler yapar.

Meşrutiyetin ilanından 10 gün sonra daha önceleri gizli bir cemiyet olarak faaliyet gösteren ve daha sonra partileşecek olan İttihat ve Terakki Cemiyetine üye olur. Ancak Akif, cemiyete üyeliğe girişin gereklerinden biri olan “Cemiyetin bütün emirlerine, bilâ kayd ü şart (kayıtsız şartsız) ittaat edeceğim” şeklindeki yemindeki “kayıtsız şartsız itaat “itiraz eder ve sadece iyi ve doğru olanlarına şeklinde düzeltilmesi şartıyla yemin edebileceğini söyler. Ve cemiyetin yemini Akif’le değişir.
Akif’in karekterinin tipik bir yansıması olan bu tutum hayatı boyunca ve herkese karşı korunan bir ilkeli anlayışın tezahürüdür.

Akif'in hayatını anlatmak için yüzlerce sayfa forum yazıları yazılsa yeridir. Adına bir internet sitesi var. http://www.mehmetakifersoy.com/main/ana.asp İnşallah faydalı olur.

Allah rahmet eylesin.




Zulmü alkışlayamam, zâlimi asla sevemem;
Gelenin keyfi için geçmişe kalkıp sövemem.
Biri ecdâdıma saldırdı mı, hattâ boğarım!..
- Boğamazsın ki!
- Hiç olmazsa yanımdan koğarım.
Üç buçuk soysuzun ardında zağarlık yapamam;
Hele hak nâmına haksızlığa ölsem tapamam.
Doğduğumdan beridir âşıkım istiklâle,
Bana hiç tasmalık etmiş değil altın lâle!
Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum?
Kesilir belki, fakat çekmeye gelmez boyunum!
Kanayan bir yara gördüm mü yanar tâ ciğerim,
Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!
Adam aldırma da geç git, diyemem aldırırım.
Çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!
Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu...
İrticâın şu sizin lehçede ma'nâsı bu mu?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 01-01-2006, 15:12
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Kardeş dün niye Mehmet Akif Ersoyun birkaç şiirini foruma koydum zannediyorsun?Maalesef kimse anlamadı.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 01-01-2006, 17:17
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

daha önemli işlerimiz var ya, dünyayı kurtarmak gibi falan. Belki bu bilimin aydınlığında kendilerini keşfetmiş akıllı akılcı arkadaşlar Akif'i ilkel bile buluyorlardır. Gene de su-i zan etmeyek ama ateistlerin Akif'e bakışını gerçekten merak ediyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-01-2006, 11:40
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Mehmet Akif Ersoy Türk şiirinde yoksul halkı ele alan ilk şair olarak bilinir. Kurtuluş Savaşı'nı da desteklemiş ve ilk TBMM'ye Burdur milletvekili olarak girmiş. Onun şairlik ve insanlık yönüne bir eleştirimiz yok.

Ancak Mehmet Akif Atatürk hükümeti ile çatışmıştır. Atatürk ve arkadaşlarının hedefi laik ve demokratik batı medeniyeti iken Mehmet Akif İslam medeniyetini savunmuştur. Bu nedenle 1923'de Mısır'a gitmiştir. 1936 ya kadar orada dersler vermiştir. Laik Türkiye Cumhuriyeti altında yaşamaktansa Mısır'da yaşamayı seçmiştir.

Mehmet Akif İslamcı bir şairdir. Milliyetçiliğe de karşıdır. Ümmetçidir. İstiklal marşına bile islamcı öğeleri sokmuştur. Oysa ki bu milleti millet yapan değer İslam değildir. Türkler şamanist iken de aynı birlik beraberlik, millet vasıflarına haizdi, ortak amaçları vardı. Oysa ki Mehmet Akif İslamı sanki Türk milletinin temeli imiş gibi göstermiştir. Elbetteki o dönemde de Türk halkının çoğunluğu müslüman idi. Ama bizi biz yapan değer bu değildir. Kendini bu ülkeye ait hisseden azınlık dinlerin inanırları da vardır bu ülke için çarpışan, mücadele eden. Bunlar Türk milleti tanımından çıkartılamaz.

"Hakkıdır hakka tapan milletimin istiklal."

Mehmet Akif'e karşı olduğumuz yerler burasıdır. Hakka tapmayan milletlerin hakkı olmuyor mu istiklal? Dinsel inancını oraya sokuşturmasaymış daha iyi olurmuş İstiklal Marşımız.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-01-2006, 12:34
aspartam aspartam isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
aspartam - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Türkler İslamdan önce sağa sola sataşan barbar kabilelerin toplamından başka birşey değildi.Sırf bu özelliklerinden dolayı,Çinlilere bugün bile bir şaheser sayılan seddi inşa ettirdiler.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-01-2006, 13:18
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Türklerin tarihsel olarak savaşçı bir toplum olduğu çoğu kişi tarafından kabul ediliyor zaten. Ancak Şamanizmden İslama geçtikten sonra barışçıl mı olmuşlardır?

Hem yukarıdaki belirlemenin benim iddiamla ne ilgisi var? Ben Türkler barışçıldır filan demedim ki, "Türkler İslam öncesinde de bir ulusdu" dedim.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-01-2006, 15:19
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Demin Nazım Hikmetin "Kuvayi Milliye Destanından" adlı şiirini dinlerlen Mehmet Akif Ersoy'a eleştirisini duydum şiir içinde bir bölümde dile getirmiş düşüncelerini tam da benim düşüncelerimle denk geliyor. Bilgisayarınızda Winamp yüklü ise aşağıdaki linke tıklayınız:
Nazım-Kuvayi Milliye Destanından
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-01-2006, 16:54
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Arkadaşlar;
Hala aynı mantıktayız.Bırakın şairleri,yazarları,sanatçıları eserleriyle sevelim.Eserlerinin dışında özel hayatları ile , ideolojileri ile kategorize etmeyelim.Benim Nazım Hikmet'in bazı şiirlerini sevmem demek aynı ideolojisini paylaşmam demek değil ki..
Ben Türkçü Mehmet Emin Yurdakul'u da severim,Akif'i de..
Nasıl kulağıma hoş gelen müziği seviyorsam.Banane Orhan Gencebay'ın dünya görüşünden..Merak edip öğrensem,duysam da o dinleyip dinlememi etkilemez.Şimdi Ahmet Kaya neredeyse vatan haini..Ya da Yılmaz Güney..Dinlemeyecek miyiz,Seyretmeyecek miyiz..
Şairlerin,sanatçıların sırtından parsa toplamayalım..

Çanakkale Şehitlerine

--------------------------------------------------------------------------------

Şu Boğaz Harbi Nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
-Tepeden yol bularak geçmek için Marmara’ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya,
Ne hayasızca tahaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde-gösterdiği vahşetle “bu: bir Avrupalı”
Dedirir-yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yahut kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya bütün akvam-ı beşer
Kaynıyor kum gibi, Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihanın duruyor karşında,
Osrtralya’yla beraber bakıyorsun ; Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengarenk.
Sade bir hadise var ortada : Vahşetler denk.
Kimi Hindu, kimi Yamyam, kimi bilmem ne bela...
Hani tauna da zuldür bu rezil istila...
Ah o yirminci asır yok mu, o mahluk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcut ise hakkiyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrarı hayasızcasına,
Maske yırtılmasa hala bize affetti o yüz ...
Medeniyet denilen kahbe, hakikat yüzsüz.
Sonra mel’undaki tahribe müvekkel esbab,
Öyle müthiş ki: Eder her biri bir mülkü harab.
Öteden saikalar parçalıyor afakı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a’makı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o aslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lağam,
Atılan her lağımın yaktığı: Yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürtme de yer
O ne müthiş tipidir: Savrulur enkaaz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el, ayak,
Boşanır sırtlara, vadilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de namerd eller,
Yıldırım yaylımı tufanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyare.
Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal’a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, başa, edecek kahrına ram?
Çünkü te’sis-i ilahi o metin istihkam.
Sarılır, indirilir mevki’-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun’-i beşer;
Bir göğüslerse Huda’nın edebi serhaddi;
“O benim sun’-i bediim, onu çiğnetme” dedi.
Asım’ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi namusunu, çiğnetmeyecek
Şuheda gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rukü olmasa, dünyaya eğilmez başlar,
Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilal uğruna, ya Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdad inerek öpse o pak alnı değer.
Ne büyüksün ki, kanın kurtarıyor Tevhid’i...
Bedr’in aslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makber’i kimler kazsın?
“Gömelim gel seni tarihe”desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvara da yetmez o kitab...
Seni ancak ebediyetler eder istiab.
“Bu, taşındır” diyerek Ka’be’yi diksem başına;
Ruhumun vayhini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da, rida namıyle;
Kanayan lahdine çeksem bütün ecramıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan;
Yedi kandilli Süreyya’yı uzatsan oradan;
Sen bu avizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtabı getirsem yanına,
Türbedarın gibi ta fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile avizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırına.
Sen ki, son ehl-i salibin kırarak savletini,
Şarkın en sevgili sultanını Salahaddin’i,
Kılıç Arslan gibi iclaline ettin hayran...
Sen ki, İslam’ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çemberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecramı adın;
Sen ki, a’sara gömülsen taşacaksın... Heyhat,
Sana gelmez bu ufukalar, seni almaz bu cihat...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana ağuşunu açmış duruyor Peygamber.

Mehmet Akif Ersoy
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-01-2006, 17:27
Aliminyum Aliminyum isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 14 Jul 2005
Mesajlar: 661
Standart

Anlaşıldı içinde "Allah, Peygamber, Şehit, İslam" vs. gibi kavramlar geçen hiçbir şeyi kendilerinden görmeyecek bu adamlar. Bayrağımızdaki "Hilal" işaretinin ismi olan "Hilal" kelimesi ebced-cifir hesabı ile "Allah" kelimesi ile aynı hesaba geldiğini de hatırlatalım.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 04-01-2006, 16:50
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

Mehmet Akif Ersoy'un kişiliğine, şairliğine diyeceğimiz bir laf yok ama laik cumhuriyete düşman olduğu için bu ülkede yaşamak istememiş Mısır'a gidip 10 yıl süreyle o ülkeye hizmet etmiştir. Sürgüne gönderilmemiştir, kendi isteğiyle gitmiştir. Laik Atatürk Cumnuriyeti altında yaşamaya tahammül edememiştir.

Ancak kişiliğine lafım yok. İstiklal Marşı için konan 500 liralık ödülü kazandığı halde kabul etmeyip milli mücadelede harcanması için hibe etmiştir. Tüm insanlar gibi hatta Muhammed gibi, Atatürk gibi doğruları yanlışlarıyla bir insandır o da. Tamamen karalamak doğru değil. Yüceltmek de doğru değil benim kişisel görüşlerimce.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 23:12 .