Bilindiği üzere 17 ağustos günü Elazığ Karakoçan'daki askeri birlkte nöbette uyuyor gerekçesiyle bir erin eline pimi çekilmiş bombayı vererek 4 erin hayatını kaybatmesine neden olan teğmenin mahkemesinde karar çıktı: 9 Yıl 2 Ay...
Mahkeme ilk başta bilinçli taksir olduğuna hükmederek 8 yıl ceza vermiş, daha sonra 11 yıla çıkarılmış ve iyi halden dolayı ceza 9 yıl 2 ay olarak son şeklini almıştır.
Bu nereden bakarsanız bakın bir askeri yargı klasiğidir. Askeri mahkeme 4 cana sadistçe kıymanın cezası olarak sadece 9 yıl 2 ay ceza vermiştir. Yani erlerin hayatlarının baharında yitip gitmelerinin cezası er başına yaklaşık 2 yıldır. Bu sayı aynı zamanda Türkiye'de bir insanın hayatının rakamsal değeridir. Yazıklar olsun...
Olayı Taraf haberleştirmese, eğitim sırasında kendi beceriksizlikleriyle ölmüşler sanacağımız bu olay için Elazığ valisine ilgili askeri birimler tarafından yalan söyletilmiş, ve en üst düzey mülki amir olan vali, GK'nın "eğitim zayiatı" yalanınının taşıyıcısı olmuştur. Şimdi soru şudur: Taraf'ın olmadığı zamanlarda kaç skandal olay bize eğitim zayiatı olarak yutturulmuştur.
Hayatını kaybeden askerlerden İbrahim Öztürk'ün babası Hacı Öztürk karara tepki göstererek, ''4 tane şehidin olmasına karşılık ömür boyu hapis bekliyordum'' dedi.
Sadist Teğmen'in canını aldığı diğer asker İbrahim Yaman'ın annesi Nuriye Yaman da ''Bu kadar ucuz mu imiş askerlerin şehit olması? Biz bunu vatani görevine teslim ettik. Ben verilen cezayı hiç uygun bulmuyorum'' diyerek, ''Çok sinirliyim. Bizim yavrularımız niye bu kadar ucuzmuş? Ben bunu vatani görevini yapmaya yolladım. Ömür boyu o adam hapis yatarsa benim vicdanım o zaman yerine gelir. Benim şu an içim yanıyor.
Eline bomba alacak, onun gibi gezecek bakacak o duygu nasıl? Bizim suçumuz, yavrularımızın suçu neymiş? Biz onu göreve gönderdik, buraya bizi koruyacak diye yolladık'' ifadelerini kullandı.
Şehit Piyade Er Mesut Bulut'un babası ise,
''Ölümler böyle basitse herkes herkesi öldürebilir. Büyük balık küçük balığı yutuyor misali. Biz kendimizi savunamıyoruz. Devlete güvendik. Devlet de bizi savunamayacağına göre bizim devlete güvencimiz azaldı. Kararı temyize göndereceğiz. Sonuna kadar davacı olacağız. Cumhurbaşkanı'na Genelkurmay'a kadar çıkacağız.
İstediğiniz ceza müebbet hapis. Gereken de buydu zaten. Olaylar göz önünde. Biz inşaatlarda çalışarak yetiştirdik, tırnağı taşa değsin istemedik. Devlete teslim ettik. Devlet de böyle ederse işte devlete güvencimizin nasıl sarsılacağı işte sonradan belli olur'' şeklinde konuştu.
Yukarıdaki olay Taraf sayesinde deşifre olunan ve o teğmen 9 yıl almışsa da bunu Taraf'a borçlu olunan olaylar. Bir de askeri yargının kapı gibi ses kaydına rağmen kılını kıpırtmadığı olaylar var. Belki bir çoğunuz bu olayı bilmez bile.
Hakkari'de "PKK'lılarca" yola döşenen mayınların patlaması sonucu 6 asker hayatını kaybetti. Bütün gazeteler hadiseyi büyük puntolarla bu şekilde veriyorlardı. Kürt açılımının en hararetli günleriydi ve Erdoğan-Türk görüşmesi kamuyounun gündemindeydi. Bu açık bir provokasyon olmalıydı. PKK yine barıştan taraf olmadığını bize göstermişti.
Ama internete düşen bir ses kaydı o mayınların bizzat askeri kişilerce (hataen) yerleştirildiğini ve o 6 altı gencin öldürülmesi olayının PKK'ya mal edildiğini gösteriyordu. Başını Doğan Medya Grubun çektiği, "Atam sana şikayete geldik"çi popülist gazeteler olayı dev puntolarla belli mahfillere yüklemekte bir beis görmüyorlardı. İşbu aynı yayın organları ses kaydı hakkında tek kelime etmediler.
6 askerin şehit olduğu mayın patlamasıyla ilgili uydu telefon kayıtlarında geçen konuşmalar, 3 farklı görüşme şeklinde yer alıyor.
Birinci konuşma Hakkari Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya ve Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeki Es arasında, ikinci konuşma yine Hakkari Tugay Komutanı Tuğgeneral Zeki Es ile Tabur Komutanı Yarbay Taner arasında, üçüncü ve son konuşma da Tuğgeneral Zeki Es ve Komutanı XXX arasında geçiyor.
Birinci telefon görüşmesinde Tuğgeneral Zeki Es, mayınları bizzat kendisinin yerleştirdiğini söylüyor ve Tümgeneral Gürbüz Kaya’ya “Komutanım sizi böyle sıkıntıya soktuğum için kahroluyorum” diyor. Bunun üzerine Tümgeneral Kaya “Hiçbir sıkıntı yok bak hiçbir sıkıntı yok. Biz aynen planladığımızı uygularız. Hiç önemli değil. Kahrolacak bir şey yok” cevabını vererek Zeki Es’i teselli ediyor.
İkinci telefon görüşmesinde Yarbay Taner, Zeki Es’e “Yukarıya mayınları terör örgütü döşedi şeklinde bildirdik” diyor. Yarbay Taner, rapora tümen komutanının birkaç kez baktığını ve o şekilde yazdıklarını belirtiyor.
3. telefon görüşmesinde XXX Komutan, Zeki Es’e “Zeki bu konuşmaların hepsi kayıt ediliyormuş, fazla konuşma” uyarısını yapıyor. Zeki Es’in bunu kimin söylediğini söylemesi üzerine XXX Komutan “Sabah GES Komutanı beni aradı söyledi” diyor.
"TARİHİ FIRSAT"I VE DTP RANDEVUSUNU SABOTE ETTİ
Cumhurbaşkanı Gül’ün Kürt sorununun çözümü için “Tarihi fırsat” dediği ve demokratik adımların atılacağı sinyalini verdiği bir dönemde böyle bir saldırının olması, bütün olumlu havayı sabote etmişti.
Yine Başbakan Erdoğan’ın, uzun süredir kendisiyle görüşmek isteyen DTP yönetimine 29 Mayıs için randevu verdiği, ancak Çukurca’daki 6 şehit haberinden randevuyu iptal ettiği ortaya çıkmıştı. Bunu bizzat Erdoğan açıklamıştı.
ATV’de yayınlanan Başbakan Erdoğan mayın saldırısının kendisine nasıl randevuyu iptal ettirdiğini şöyle açıklamıştı: "Randevu vermeyi düşündüm, ertesi gün 10 askerimiz şehit oldu. DTP'liler terör örgütüne 'terör örgütü' diyemedi. Randevu vermek için sakinleşsin diye bekledik. Tekrar bir mayın olayı ve 6 şehit. Tam bir adım atmaya karar veriyorsunuz bombalar patlıyor. DTP'yle arkadaşlarım zaman zaman görüşüyor. Ben kendimi hazırlarken olanlar ortada. PKK terör örgütüdür deseler birçok şeyin önü açılacak. Onlar da söylemleriyle sürece destek olmaları lazım. Benim bölgeye ve bölge insanına yaklaşımım onların çok çok üstünde."
İşte kanınızı donduracak ses kaydı ve tam dökümü...
1. SES KAYDI: Hakkari Tümen Komutanı Tümgeneral G.K. ve Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z. E. arasındaki telefon konuşması
Z.E: Komutanım uzaktan komutalı değil. Maalesef
G. K: Değil mi?
Z. E: Değil komutanım. Uzaktan komutalı değil. Biliyorsunuz bunları korumak için ben burada sıkıntılı oldukları için kendim risk alarak geldim.
Bizzat kendim yerleştirdim. Rütbelileri tek tek çağırdım gösterdim. Bütün bölük komutanları birbirine devretsin dedim. Hep böyle tekmil verdiler devrettik diye. Ama
komutanım bu büyük bir olasılıkla bizim, yani sabah buraya gelmenizde yarar var komutanım.
G. K: Kolordu komutanı gelecek sabah erken saatlerde onla beraber gelicem.
Z. E: Komutanım kolordu komutanımızla bu konuyu paylaşmanızda yarar var. Ben tamamen sorumluluğu almaya hazırım komutanım onu bütün samimiyetimle söylüyorum. Bütün sorumluluğu alıyorum zaten komutanlık sorumluluğu olarak.
G. K: Hepimiz alırız o konuda tereddüdümüz yok.
Z. E: Komutanım benim niyet maksadımı biliyorsunuz.
Ben bu çocukları koruyayım diye onları döşedim, . Ama onlar demek ki bu hassasiyeti o kadar yırtınmama rağmen göstermemişler. Komutanımızla da bir paylaşırsanız komutanım ben sabahleyin sıkıntıda kalabilirim. Yani olduğu gibi paylaşmak durumunda kalabilirim. Komutanım sizi böyle sıkıntıya soktuğum için kahroluyorum.
G. K: Yok yok hayır öyle birşey, hiç bir sıkıntı yok bak hiç bir sıkıntı yok. Hayır hayır hayır hiç bir sınıtı yok. Biz aynen planladığımızı tekrar uygularız. Sen merak etme hiç onda bir sıkıntı yok.
Z. E: Yarından itibaren de harekatımızı uygulamak için hazırız komutanım bunu da belirteyim. Yarın akşama kadar atarız üzerimizden bu sıkıntıyı. Ama bu sıkıntıdan dolayı ben kahroluyorum.
G. K: Hiç önemli değil. Kahrolacak bir şey yok. Ben bir şey söyleyeyim. Biz elimizden geleni yapıyoruz. Burada hayatımızı ortaya koyup mücadele veriyoruz. Bu mücadelenin içerisinde birileri
ufak tefek, hata yapacaktır. Bunun bedeli belki ağır olacaktır.
2. SES KAYDI - Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z. E. ve Tabur Komutanı Yarbay T. arasında geçen telefon konuşması...
Z.E: Nedir durum orda. Tümen komutanı geleceğiz sabah çok erkenden demişti bana.
T: Komutanım Kolordu Komutanımız geldi. Yaklaşık bir 15 dakika önce. Şu anda burdalar. Şu anda odanızda görüşüyorlar komutanım.
Z.E: Senin yanında bir şey konuştular mı?
T: Yok komutanım. İkisi odaya girdiler komutanım.
Z.E: Makam odasına mı girdiler?
T: Doğrudur. Sizin odanızdalar komutanım.
Z.E: Peki Tümen Komutanı Asayiş Komutanı gelmeden önce seninle konuştu mu hiç bu olayla ilgili?
T: Taburları sordu bana. Taburların durumu nasıldı buradayken şeklinde söyledi sordu. Onun haricinde birşey konuşulmadı komutanım bi de nasıl bir kanaat edindi bilemiyorum. Bu timler yanlış yerden gitmişler herhalde gibi birşeyler
söyledi komutanım. Başka herhangi bir konuşma olmadı.
Z.E: Evet. Bu yukarıya nasıl bildirdiniz ilk kaza olay raporunu
T: Komutanım sadece operasyonun başlangıcından sonra ilerleme esnasında muhtemelen EEP'ye olduğu değerlendirilen patlamıştır. Şehit ve yaralıların kimliklerini saydık.
Değerlendirme olarak da muhtemelen bölgede yapılan operasyonları engellemek maksadıyla bölücü terör örgütü mensupları tarafından EEP döşenmiş olabileceği değerlendirilmektedir şeklinde hiç teferruata girmeden yüzeysel bir şey yazdık komutanım. Tümen Komutanımız kendisi de gördü birkaç kez özellikle bakarak. Olan olayı da o şekilde yazdık.
Z.E: Peki Taner var mı söyleyeceğin birşey?
T: Hastane kayıtlarına geçen 6 şehit 8 yaralı olarak komutanım, bizim bildirdiğimiz o şekilde.
Z.E: Anladım Taner.
3. SES KAYDI: Çukurca Tugay Komutanı Tuğgeneral Z.E. ve ismi belli olmayan bir komutan arasında geçen telefon konuşması..
KOMUTAN: Zeki sen misin abicim? Sesin biraz şey. Sen yanlız mısın? Nasıl?
Z.E: Astsubay yanımda diğer arkadaşlar Asayiş Komutanı ile Tümen Komutanının yanında
KOMUTAN: Ha şeyi söylicem bu konuşmaların hepsi kaydediliyormuş fazla şey yapmayın. Anladım mı dediğimi?
Z.E: Anladım.
KOMUTAN: Beni aradılar söylediler. Senin bu aradığınla ilgili
Z.E: Anladım.
KOMUTAN: Mümkün olduğunca az.
Z.E: Kim söyledi size?
KOMUTAN: GES Komutanı, beni aradı sabah tamam.
Z.E: Anladım.
KOMUTAN: Abi hepimizin başı sağ olsun.
Yapacağımız bir şey yok biliyorsun. Takdiri İlahi. Görev de devam edecek tabi. Ben de dün geldim yani akşam üzeri geldim. Öyle devam ediyoruz işte ne yapalım yani. Öpüyorum. Görüşürüz abiciğim. Herkesin başı sağ olsun. Oradakiler sana emanet moralini yüksek tut.
-Alıntıdır-
Kasedin tamamını dinlemek için, aşağıdaki linke tıklayın
http://www.dailymotion.com/video/x9o...in-engely_news