Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 25-11-2009, 22:00
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart Kemalizm Tabusu

Kemalist ideoloji geçmişten günümüze alıcılarına malını satan değil, “satın aldıran” bir konum edinmiştir. Zamanla ideoloji Atatürk’e zamklanarak Kemalist ideolojiye getirilen her eleştiriye Atatürk’e getirilmiş izlenimi verdirilmiş, ve “atanmışlar” yoluyla ülkenin köşe başları bu ideolojinin satıcıları tarafından tutulmuş, farklı bütün yorumlar için hazır şikayet şablonları üretilerek -“Atam sana geldik” “Atam sen rahat uyu” “Ata mezarında ters döndü” - halkın kemalizme getirilen her eleştiriye Atatürk’e getirilmiş gibi bir izlenim edinmesi sağlanmak istenmiş ve başarılmıştır.

Bu atanmış Kemalist kadro ideoljilerinin eleştirilemez konumunun verdiği büyük rahatlıkla ülkenin çok önemli yerlerinde rahatça yerleşme ve dayatma hürriyeti kazanmıştır. Çünkü getirilecek her eleştiride “Ata kabrinde ters dönecektir”. Çünkü bu zevat için Kemalizm'in tartışılması bile abestir ve ideolojiler üstüdür, bu ideolojiye getirilecek her eleştiri “rejim düşmanlığı” şeklinde servis edilecektir. Kemalizm Anayasa’da da ifadesini bulan “Atatürk milliyetçiliğine bağlılık”ın demek istediği şeydir aslında.

Kemalizme olan bu tabusal bağlılık beraberinde onu “düşmalarına karşı” koruma ve kollama görevi de vermektedir. Zira medya marifetiyle ülkenin düşmanlarının fırsatını bulduklarında ülkeyi ele geçirecekleri sık sık işlenmekte, “irtica yine horlamakta” (dindarlık diyemedikleri için irtica demekteler), “siyasiler ülke çıkarlarını tehlikeye atıcı tutum ve davranışlarda bulunmakta, “genç subaylar rahatsız olmakta”, genç subayların rahatsızlığı vahiysel bir hissiyat olup “genç sivillerin rahatsızlığı” iplenmemelidir. Çünkü ülkeyi en iyi onlar tanır ve ülkenin (ben ülkenin diyeyim siz kemalizmin anlayın) bekası için bu şer odaklarıyla savaşılması gerekmektedir. Gerektiğinde (Kemalist) halkının gözbebeği olan Türk ordusu iç hizmet kanunundaki hak ve yetkilerine dayanarak Cumhuriyeti koruma ve kollama görevine her şart ve durumda hazırdır.

Kemlistler için okisjen ne derece hayatiyse, statüko da o derece hayatidir. Statükonun ve de dolayısyla kemalizmin sürüdürülebilirlik kazanması için halkın kemalizmi (anlaması demiyorum) destek olması gerekir. Hukuki olsun gayri hukuki olsun bütün işler kemalizmle ilişkilendirilmeldir. Kemalizm Atatürk demektir. Kemalist olmayan Atatürk düşmanıdır. Halka bu cümle yeter. Cumhuriyet mitingleri, Kemalist statüko eliyle gerçekleştirildi, ama halkın Atatürk’e olan zaafiyeti iyi bilindiğinden kemalizmin ne olduğunu bilmesine gerek kalmadı. Çünkü bizim halk öyle bir halktı ki, içinde bayrak ya da Atatürk geçen her şeye gözü kapalı onay veriyordu. Bu bir darbe girişimi bile olsa… Halk, cumhuriyet mitinglerinin Kemalist statükonun varlığını sürdürebilmek ve de ülkenin mevcut siyasi iktidarından memnun olmadığı fikrini vurgulayarak darbeye zemin hazırlama operasyonu olduğunu bilmiyordu. Halka bir resim ve bir renk yetiyordu.

Dünyada demokrat olmayan bir düşünce söyle deseniz listenin ilk sırasına “Kemalizm” yazarım. Kemalizm, demokrasilerin halk yararına olan hiçbir vasfına haiz değildir. Çünkü Kemalistler bütün halkın değil, halkın bazısının yararına çalışırlar. Kemalizmin demokrat olduğunu söylemek bir yana, demokrasi karşıtı olduğu bile söylenebilir. Çünkü demokrasi fikir ve vicdan hürriyetidir. Fikir ve vicdan hürriyetini kullanıp kemalizmin tasfiyesini isterseniz, bu talebiniz hemen Atatürkle ilişkilendirilip, ülkede sokağa çıkamaz hale sokulabilirsiniz. O Atatürk ki, Demokrat partiye Kemalistlerin getirdiği Atatürk ve İnkılap düşmanı suçlamasını savuşturabilmek için “Atatürk’ü Koruma Kanunu” adı altında cezai müeyyideler getirmiştir. Kemalizm yine “hangimiz daha statükocuyuz?” yarışmasının bol bonuslu sorusu olmuş, “kraldan çok kralcı olmak” için eşsiz bir malzeme olduğunu göstermiştir. Bir kimsenin elinde çekiçle Atatürk’e saldırmak istemesiyle bana saldırmak istemesi arasında ne fark sorusu bu ülkede sorulmaması gereken mantıklı sorular listesinde yerini almıştır.

Sonuç itibariyle, ülkede iktidar kim olursa olsun, bilim ve teknik olarak ay yüzeyinde koloni kuracak düzeye gelse bile, ilk başta Kemalist olduğunu ispatlamak zorundadır. Kemalist olmayan ikitidarın ay üzerinde kuracağı koloni ne işe yarayacaktır? Ülkenin yurttaşlarının GSMH’si İsviçre’yle yarışacak düzeye gelmesi Kemalizm olmadan mümkün değildir. Çünkü o artık kendini bile aşmış, savunanın bile bazen niye savunduğunu bilmediği, ona değinmeden göze girmenin mümkün olmadığı, kapalı her kapıyı açan bir tılsıma dönüşmüştür. Yalnız sıkıntı şudur ki, bu tılsım misakı milli sınırları dışında hiçbir kapıyı açmamaktadır.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25-11-2009, 23:22
Soda Soda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 27 Feb 2009
Mesajlar: 462
Standart

Schop kardeşim bir yığın kalıplaşmış, dinlemekten artık gına getirdiğimiz lakırdıyı buraya yazmışsın bizi boş yere uğraştıracaksın şimdi.

Yazdıklarının hiçbir yerinde Kemalizm yok. Sadece değirmene mızrak sallayan Don Kişot gibi mızrağını sallayıp durmuşsun.

Kemalizm senin bu anladıklarının hiçbirisi değildir.

Kemalizm "Türkün bağımsızlık utkudur"

Kemalizm ancak ve ancak "bağımsızlık benim karakterimdir" diyenlerin anlayabileceği bir nesnedir.

Bu fikir meselesi değildir, ruh meselesidir, karakter meselesidir.

Ya o ruha sahip olacan ya da karakterin buna müsait olacak.

Bir de Türklük bilincin olacak.

Bunlar yoksa neylesin tabip?



Çünkü bu zevat için Kemalizm'in tartışılması bile abestir ve ideolojiler üstüdür, bu ideolojiye getirilecek her eleştiri “rejim düşmanlığı” şeklinde servis edilecektir. Kemalizm Anayasa’da da ifadesini bulan “Atatürk milliyetçiliğine bağlılık”ın demek istediği şeydir aslında.
İdeolojiler üstüdür tabii..

İdeoloji ne?

Kurgu dünyası. Batı entelejiaynsının masa başında ürettiği fikri jimnastik ürünü zırvalar.

Bizimkiler bunu gerçek sanır hep. Cehaleti aşamadık sorun bu.

Kemalizm ise damarda akan kandır, asil kandır, asla boyun eğmem diyen Türkün iradesidir, nefesidir, canıdır.

Hayatın ve kanlı mücadelelerin içinden çıkmıştır. Dolma kalem ucundan dökülen mürekkep değildir o.




Kemalizme olan bu tabusal bağlılık beraberinde onu “düşmalarına karşı” koruma ve kollama görevi de vermektedir. Zira medya marifetiyle ülkenin düşmanlarının fırsatını bulduklarında ülkeyi ele geçirecekleri sık sık işlenmekte, “irtica yine horlamakta” (dindarlık diyemedikleri için irtica demekteler), “siyasiler ülke çıkarlarını tehlikeye atıcı tutum ve davranışlarda bulunmakta, “genç subaylar rahatsız olmakta”, genç subayların rahatsızlığı vahiysel bir hissiyat olup “genç sivillerin rahatsızlığı” iplenmemelidir. Çünkü ülkeyi en iyi onlar tanır ve ülkenin (ben ülkenin diyeyim siz kemalizmin anlayın) bekası için bu şer odaklarıyla savaşılması gerekmektedir. Gerektiğinde (Kemalist) halkının gözbebeği olan Türk ordusu iç hizmet kanunundaki hak ve yetkilerine dayanarak Cumhuriyeti koruma ve kollama görevine her şart ve durumda hazırdır.
Cumhuriyet korunacaktır ve bu her Türk vatandaşının görevidir sadece ordunun değil.

Yanılıyorsun. Tsk'ya tuzaklar kurarak onu pasifize ettikten sonra Cumhuriyeti yıkabileceğini sanıyorsun.

Ama bu işler öyle kolay değil. Tsk ile uğraşmayı bırakın. Türk ordusuna düşmanlık olsa olsa emperyal bir siyasetin uzantısı olabilir.

Bu ülkenin ekmeğini yiyorsun suyunu içiyorsunuz ama adeta bir istilacı kadar
Tsk'ya kin ve gareziniz var.

Neden?

Darbe yapacakmış...

Suçluluk korkusu bu. Sizlerin darbe korkusu Cumhuriyeti yıkma emellerinizinin içinizde yarattığı korkudur.

Bunun cevapsız kalmayacağını bildiğiniz için "darbe korkusu" ile yatıp kakmaktasınız.

Tsk'yı aşınca bir engel kalmayacağını sanıyorsunuz ama yanılıyorsunuz.
Millet sizin bu Cumhuiriyet düşmanlığınıza geçit vermez.

Genç sivillerin rahatsızlığından dem vurmuşsun. Bu sağdan saysan 30 kişi soldan saysan 20 kişi olan Genç siviller mi yoksa Cumhuriyet mitinglerinde meydanlara dökülen milyonlarca vatansever GENÇ mi?

Hangisi?

Türk gençliği Atasının yolundadır.

Siz hangi yoldasınız? Hocafendinizin yolunda mı?

Sonra şu darbe karşıtlığınız o kadar samimiyetten uzak ki..

RTE ve Arınç'ın Kenan Evren ile olan muhabbetleri pek sıcak.

Hocaefendinizin ve muhafazakar sağcı aydınlarınızın, siyasetçilerinizin 12 Eylülcülere yaptıkları yağcılık hala akıllarda.

Aradan 30 yıl geçince mi darbe karşıtı olmak aklınıza geldi.

Cem Yılmaz'ın dediği gibi arada 20 cm varken anti-militrist olamadınız mı?

Hâla Kenan Evren'in ismini okullardan ve caddelerden silememiş bir partinin bizlere darbe karşıtlığı yapmasının nesine inanalım.

Hâla Kenan Evren ile okul açılışı yapan Başbakan ve Devlet bakanınızın hangi "darbe karşıtlığı" söylevine inanalım.

Siz buyurun inanın.

İddia ediyorum bu ülkedeki "muhfazakar-sağ" kadar iki yüzlü bir siyaset dünyada yoktur.

Daha dün Madımak'ta Alevileri yakanların avukatlığını yapanlar ve bugün o katliam yerini anıt, müze vb. bir şeyler yapmak yerine "kebapçı" dükkanı olarak kalmasına ısrar edenler çıkmışlar Alevilere "Dersim" üzerinden sahip çıkma moduna giriyorlar.

Darbe karşıtlığı desen öyle, Alevi dostluğu desen öyle her taraflaırndan ikiyüzlülük akıyor.

Ben "muhafazakar-sağ" dan demokrasi öğrenmem.



Kemlistler için okisjen ne derece hayatiyse, statüko da o derece hayatidir. Statükonun ve de dolayısyla kemalizmin sürüdürülebilirlik kazanması için halkın kemalizmi (anlaması demiyorum) destek olması gerekir. Hukuki olsun gayri hukuki olsun bütün işler kemalizmle ilişkilendirilmeldir. Kemalizm Atatürk demektir. Kemalist olmayan Atatürk düşmanıdır. Halka bu cümle yeter. Cumhuriyet mitingleri, Kemalist statüko eliyle gerçekleştirildi, ama halkın Atatürk’e olan zaafiyeti iyi bilindiğinden kemalizmin ne olduğunu bilmesine gerek kalmadı. Çünkü bizim halk öyle bir halktı ki, içinde bayrak ya da Atatürk geçen her şeye gözü kapalı onay veriyordu. Bu bir darbe girişimi bile olsa… Halk, cumhuriyet mitinglerinin Kemalist statükonun varlığını sürdürebilmek ve de ülkenin mevcut siyasi iktidarından memnun olmadığı fikrini vurgulayarak darbeye zemin hazırlama operasyonu olduğunu bilmiyordu. Halka bir resim ve bir renk yetiyordu.
Halkta Atatürke zaafiyet yoktur, sevgi vardır.

Biz ona sevgi deriz. Bunu iyi bilin.

"Kemalist statüko"


Demek sen Kemalist statükoya karşısın.

Peki AB'ye karşı mısın, IMF'ye karşı mısın, NATO'ya karşı mısın, ABD ve küresel emperyalizmine karşı mısın?

İşte ben bu statükolara karşıyım.

Bunlar statüko değil mi?

AB statüko değil mi?

NATO statüko değil mi?

IMF statüko değil mi?

Siz anti-statükocular, hadi göstersenize kendinizi. Hadi karşı çıksanıza bu statükolara?

Ne oldu ağır mı geldi bu statükolar?

Bizim bağımsızlık utkumuzu "statüko" olarak adlandıracaksınız ama emperyal siyasetlere de buyur geç diyeceksiniz.

Yok arkadaş öyle...

Emperyalizmin ilericiliğinden Kemalizmin statükoculuğuna sığınırım.

Bağımsızlık benim karakterimdir.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 26-11-2009, 20:02
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

Kemalizm senin bu anladıklarının hiçbirisi değildir.

Kemalizm "Türkün bağımsızlık utkudur"

Kemalizm ancak ve ancak "bağımsızlık benim karakterimdir" diyenlerin anlayabileceği bir nesnedir.

Bu fikir meselesi değildir, ruh meselesidir, karakter meselesidir.

Ya o ruha sahip olacan ya da karakterin buna müsait olacak.

Bir de Türklük bilincin olacak.

İlahi Soda, heybende başka taş yok mu? Yıllardır beylik laflar etmenin ülkenin kalkınmasında reel anlamda bir gram faydası olmadığnı görmüyor göremiyorsunuz. Elin adamı Mars'da koloni kurmanın planlarını yaparken siz hala damarlarda asil kan falan arıyorsunuz.

Yılardır senin zihniyetinde olanlar hüküm sürdü bu ülkede. Sonuç: Türklüğüyle fazlasıyla gurur duyan ama uluslararası platformda ülkesinin tek üniveristesini ilk 500 içerisine sokamayan bir halk. Çünkü kemalizm tarafından zehirlenmiş, kafa hala 1920lerini yaşadığı ve yaşattığı için, önünün göremiyor, sürekli korku pomplalıyor, öteki yaratıyor, kendini ülkenin gerçek sahipleri sanıyor, bilimsel anlamda eskileri tekrarlamaktan öte gidemiyor ve dünya çapında tanınmış tek filozof, sosyolog, bilim adamı çıkaramıyor. Niye kafa "irtica" tehdidinden başkasını basmıyor. Varsa yoksa irtica, varsa yoksa dinci tehdit.

Ama bütün kirli çamaşırlarınızı dökeceğiz ortaya. Kemalistlerin, dindar ile dinci arasında bir fark görmediklerini ifşa etmekle başlayacağız. Dolayısyla bir kemalist için bir kimsenin iriticacı olabilmesi için pratiker bir müslüman olması yeterli. Namaz kılması iritca tehdidi için yeter bir nedendir mesela. Sırf namaz kılıyor diye peşine hafiye takılıp askeri göreviyle ilişiği kesilmiş bir dünya subay astsubay var. Erkek gibi çık gerçeği söylesene! Namaz kılıyor diye atttım desene, sıkıyor değil mi? Ne diye milleti maniple edip "irtica" yalanına başvuruyorsun.

Bu kemalistler alem insanlar. Ne müslümanız diyebiliyorlar ne de ateist olabiliyorlar. Daha kendi içlerinde tutarlı değilken başkalarını sürekli olarak tutarsızlıkla suçluyorlar. Kürsülerden peçelilere rozetler takılıyor, Mescid-i Aksalarda namazlar kılınıyor, mahalleye Kur'an Kursları talep ediliyor, ama biz onların asıl niyetlerini kazara açık kalmış mikrofonlardan öğreniyoruz. Bu iki yüzlülük değil de nedir? Ateistsen, din karşıtıysan çık erkek gibi söyle! Mesela bu sitedeki kemalistler anti-islamcı olduklarını itiraf ediyorlar. Mesela Soda'ya sorsanız ateistim der. (Ama gerçek hayatta ne dediğini bilmiyoruz) Ne güzel değil mi? Ama siyaset arenasındakiler dini siyasete alet ederek yeri gelip "biz aslında dine değil de onu suistimal edene karşıyız" gibi koca koca yalanlar söyleyebiliyorlar. Sanki dini çok ipliyorlar gibi! Yani sanaldaki kemalistler gerçek düşüncelerini ortaya koyarken, siyasiler ise bize sanal hissiyatlarını satmaya çalışıyorlar. Biz de sanıyoruz ki aslında onlar dine değil de dinciliğe karşı. Hadi ordan! Dine karşıyız demek sıkıyor da ondan diyemiyorlar. Çünkü dine karşıyız demek "müslüman mahallesinde salyangoz tezgahı açmak" demek olacağı için, salyangozların burada satılamayacğını iyi biliyorlar. O yüzden cayır cayır İslamofobiayla yanarlarken bile, Bayram mesajları atıyorlar, cem evleri açıyorlar, askeri-polisi-öğretmeni şehit ilan ediyorlar, cenaze namazları kılıyorlar, elham okumuş numarası yaparak dudak kımıldatıyorlar. Al sana içi dışı bir siyasetçi.

Tabi, meclis açılışını bol mevlitli bol hatimli, sarıklı cüppeli hatta Karabekir'e "Bu kadarı fazla Paşam" dedirtecek kadar abartarak gerçekleştiren, milli mücadele yıllarında müslüman halkın dini hissiyatını kabartmak için İslam'a peygamber'e, kitaba methiyeler düzen, Müftülerden İstanbul Hükümetine karşı fetva talep eden, sonrasında hilafet tehlikesi ortadan kaldırılıp beyaz Türk inşası başlarken "Bütün dinlerin denizin dibini boylamasını arzulayan", "Gökten indiği sanılan emirlerlerle yaşam düzenlemeyeceğini" söyleyen, bir kimse örnek alınınca buna fazlaca şaşırmamak gerekiyor.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 26-11-2009, 20:31
al bundy al bundy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2009
Mesajlar: 598
Standart

Ama bütün kirli çamaşırlarınızı dökeceğiz ortaya. Kemalistlerin, dindar ile dinci arasında bir fark görmediklerini ifşa etmekle başlayacağız. Dolayısyla bir kemalist için bir kimsenin iriticacı olabilmesi için pratiker bir müslüman olması yeterli. Namaz kılması iritca tehdidi için yeter bir nedendir mesela. Sırf namaz kılıyor diye peşine hafiye takılıp askeri göreviyle ilişiği kesilmiş bir dünya subay astsubay var. Erkek gibi çık gerçeği söylesene! Namaz kılıyor diye atttım desene, sıkıyor değil mi? Ne diye milleti maniple edip "irtica" yalanına başvuruyorsun.
Sallama. Askeri bölgelerde, kışlalarda, lojmanlarda mescit bile vardır. Kimse kimseyi namaz veya dindarlığından dolayı dışlamaz, ayırmaz. Babam orduda üst rütbeli bir subay ve hayatım sürekli askeri yerlerde geçti. En basit örneği benim anneannemdir, ne kendisi ve babam bu konuda hiçbir sorum yaşamadı. Hatta bayramlarda topluca namaza gidilir, bayramlaşma olur. Tek bir örneğini bile görmedim. Dinci hurafelerine kayıtsız-şartsız inanmayı ilke edinirseniz tabii ki kafanızda din düşmanı(!) ordu imajı oluşur.

Tabi, meclis açılışını bol mevlitli bol hatimli, sarıklı cüppeli hatta Karabekir'e "Bu kadarı fazla Paşam" dedirtecek kadar abartarak gerçekleştiren, milli mücadele yıllarında müslüman halkın dini hissiyatını kabartmak için İslam'a peygamber'e, kitaba methiyeler düzen, Müftülerden İstanbul Hükümetine karşı fetva talep eden, sonrasında hilafet tehlikesi ortadan kaldırılıp beyaz Türk inşası başlarken "Bütün dinlerin denizin dibini boylamasını arzulayan", "Gökten indiği sanılan emirlerlerle yaşam düzenlemeyeceğini" söyleyen, bir kimse örnek alınınca buna fazlaca şaşırmamak gerekiyor.
Ne yapmasını beklerdiniz? alternatifiniz nedir?

Milli mücadele başladığında amaç
1. Saltanat ve hilafeti
2. Vatan ve milleti kurtarmaktı.

Çünkü halife düşman elinde esir ve etkisiz kalmıştı. Daha sonra bizzat milli mücadeleye karşı çıkınca önce saltanat, sonra hilafet gitti.

Milli mücadele sonrası müslüman halka müslümanlığından dolayı ne yapılmış? İbadeti mi engellenmiş, namaz kılıyor diye idam mı edilmiş, Kuran mı yakılmış? Dinci sallamalarına itibar edip bunları gerçek gibi gösteremezsiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 26-11-2009, 21:40
wiperandcleaner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
wiperandcleaner wiperandcleaner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Nov 2009
Mesajlar: 298
Standart

Kemalizm tartışılması gereken bayat ve batıl bir tabudur.

Ancak bu ülkede sağlıklı bir zeminde bu tartışma bir türlü yapılamıyor, forumlarda bile olmuyor bu iş, neden?

al bundy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sallama. Askeri bölgelerde, kışlalarda, lojmanlarda mescit bile vardır. Kimse kimseyi namaz veya dindarlığından dolayı dışlamaz, ayırmaz.
Ülke gerçeklerine bu kadar yabancı olamazsınız. Vicdanen yapılanı kabullenememek yada sorumluluk hissi ile karışık bir pişmanlık realite ile yüzleşmek yerine inkar etmeyi tek çıkar yol olarakmı gösteriyor size?

Prof. Dr. İskender Pala'yı tanırsınız…

Evet, benim emrinde çalıştı. Bizim camiamızda yetişmiş çok nadir insanlardan biriydi. Müzede yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak şeylerdir. Osmanlıca dokümanları okuyacak adamımız yoktu, hepsini okuyup tasnif etti, yetenekleriyle müzenin arşivini bugünkü haline getirdi.

Bu kadar yetenekli birini neden attınız?

Biz kişinin kendine ait zamanda yaptıklarına karışmayız ama makamında namaz kılmak bizde kabul edilebilir şey değil.

Kendisini siz hiç ikaz ettiniz mi?

Hayır. Konu bana gelene kadar bağlı bulunduğu sicil kumandanının dosyasına yazdığı şeyler vardı… Pala meslek itibariyle gayet değerli bir subaydı, demek ki uyum sorunu olmuş…

http://yenisafak.com.tr/Roportaj/?t=17.03.2009&i=175401
Her yıl Yüksek Askeri Şuralarda ordudan "İrtica" sebebiyle ihraç edilenlerin Cemalettin Kaplan ve oluşumu ile irtibatlı oldukları içinmi ordudan atıldığını sanıyorsunuz

al bundy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Milli mücadele sonrası müslüman halka müslümanlığından dolayı ne yapılmış? İbadeti mi engellenmiş, namaz kılıyor diye idam mı edilmiş, Kuran mı yakılmış? Dinci sallamalarına itibar edip bunları gerçek gibi gösteremezsiniz.
Yanılmıyorsam Necip Fazıl'a ait bir sözdür: Camiiler açık ama Camiilere giden yollar kapalı!

Durum Türkiye'de yakın zamana kadar böyleydi, şu anda da bütün barikatlar kalkmış değil.

Kur'an bahsinde de Türkiye gerçekliğinden kopmuşsunuz, uzun bir dönem bu millet gizli saklı, bazen ahırlarda bazen tavan aralarında çocuklarına Kur'an öğretti, kıraat etti.

Bence tartışmaya yanlış yerlerden giriyorsunuz, Türkiye'de yaşanmışları inkar etmek yerine önce "Kemalizm neden bir tabudur?" sorusunu başlık konusu olduğu için ele almalısınız.

Sonrası içinde bir tavsiyem var: "Kemalizm ne kadar yerli, ne kadar milli?" sorusu ivedilikle ela alınmalıdır.

Bu ülke bunları artık tartışıp bir sonuca varmalı.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 26-11-2009, 22:00
al bundy al bundy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2009
Mesajlar: 598
Standart

Kemalizm tartışılması gereken bayat ve batıl bir tabudur.

Ancak bu ülkede sağlıklı bir zeminde bu tartışma bir türlü yapılamıyor, forumlarda bile olmuyor bu iş, neden?

Bence tartışmaya yanlış yerlerden giriyorsunuz, Türkiye'de yaşanmışları inkar etmek yerine önce "Kemalizm neden bir tabudur?" sorusunu başlık konusu olduğu için ele almalısınız.
Kemalizmin şu anda o kadar tabu olduğunu düşünmüyorum. Kemalizmi ve uygulamalarını eleştiren hem kitap hem de internette onlarca yazı okudum. Tam olarak bir özgürlük sağlanamasa en azından bir tabu değildir.


Prof. Dr. İskender Pala'yı tanırsınız…

Evet, benim emrinde çalıştı. Bizim camiamızda yetişmiş çok nadir insanlardan biriydi. Müzede yaptıkları hiçbir zaman unutulmayacak şeylerdir. Osmanlıca dokümanları okuyacak adamımız yoktu, hepsini okuyup tasnif etti, yetenekleriyle müzenin arşivini bugünkü haline getirdi.

Bu kadar yetenekli birini neden attınız?

Biz kişinin kendine ait zamanda yaptıklarına karışmayız ama makamında namaz kılmak bizde kabul edilebilir şey değil.

Kendisini siz hiç ikaz ettiniz mi?

Hayır. Konu bana gelene kadar bağlı bulunduğu sicil kumandanının dosyasına yazdığı şeyler vardı… Pala meslek itibariyle gayet değerli bir subaydı, demek ki uyum sorunu olmuş…

http://yenisafak.com.tr/Roportaj/?t=17.03.2009&i=175401
Okuduğun gibi makamında namaz kılmış. Yani resmi bir alanda dini ibadetini yapmış.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 26-11-2009, 22:06
wiperandcleaner - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
wiperandcleaner wiperandcleaner isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Nov 2009
Mesajlar: 298
Standart

al bundy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Okuduğun gibi makamında namaz kılmış. Yani resmi bir alanda dini ibadetini yapmış.
al bundy´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sallama. Askeri bölgelerde, kışlalarda, lojmanlarda mescit bile vardır. Kimse kimseyi namaz veya dindarlığından dolayı dışlamaz, ayırmaz.
Bu çelişkiyi nasıl aşacağız

Tabi birde, meri mevzuatta makamda namaz kılmayı men eden amir bir hüküm varmıdır sorusu var, o sonraki aşama.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 26-11-2009, 22:10
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

Al Bundy,

Ben askerliğimi yaptığım birlikte bir cami olduğu doğruydu. Ama o camide Cuma namazlarını imamla kılamazdın. İmamet yasaktı. Çünkü cuma hutbesi bir kalkışma olarak görülüyor öyle algılanıyordu. Yani ilgili asker kişiler, dininin sana emrettiği cuma namazında imamet şartını hiçe sayaraktan, sana gayri dini bir uygulama dayatıyorlardı. Dinin innaırı olarak sen bilmiyordun da, onlar biliyordu.

yapma, albundy buraya bir yığın askerlikle ilişiği sadece ama sadece namaz kılmak olduğu için kesilen asker kişilerin hikayelerini alabilirim. Bu yüzden AİHM'e başvurmuş kişileri nasıl duymazsın?

İkinci konuda ise, Atatürk'ün bazıları gibi net karakterli bir adam olmayıp değişen şartlara göre kimlik benimseyen biri olduğu gerçeğini kabul ediyor olman bile bir fazilet örneğidir senin adına. Gerçi Taha Akyol buna, pragmatizm diyor, belki de kafasındaki asıl söylemek istediği şeyi söyleyemediği için.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 26-11-2009, 22:26
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

Aziz Nesin, yıllar önceki bir konuşmamızda şöyle demiş:Yüz Temel Eser Özetleri, Kitap Özetleri, Roman Özetleri, Yüz Temel Eser, Özet
- Geçmişte Atatürk’ü eleştirmiş olmaktan dolayı şimdi utanıyorum. Her geçen gün gözümde küçüleceğine, tersine daha da büyüyor.”
Eğer Türkiye’de bir din devleti kurmak istiyorsanız, Mustafa Kemal’e saldırmanız elbetteki tutarlıdır. Mustafa Kemal’i bilimsel olarak değerlendirmenin yöntemi açık: Hangi koşullardaydı? Ne yapmak istiyordu? Ne yaptı? Sonuç ne oldu?
Bu ülkede Atatürk’ü yıkarak olumlu bir şeyler yapabileceğini sananların, kendi küçük dünyaları içinde büyük bir yanılgıyı yaşadıklarına inanıyorum.


Atatürk'e Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği ,
(http://www.imge.com.tr/product_info.php?products_id=4432)



Ahmet Taner Kışlalı 21 Ekim 1999 günü saat 09:40'da Cumhuriyet gazetesine yazdığı son yazısını faksladıktan yaklaşık 19 dakika sonra evinden çıktı. 06 GK 377 plakalı aracına yönelen Kışlalı arabasının üstüne silecek ile kaput arasına konulmuş poşete sarılı paketi alıp sol eliyle kapıyı açtığı sırada büyük bir patlama meydana geldi.

''Tam bağımsızlık demek, elbette, siyaset, maliye, iktisat, adalet, askerlik, kültür gibi her alanda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir. Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulusun ve ülkenin gerçek anlamı ile bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. Biz, bunu sağlamadan ve elde etmeden başarıya ve esenliğe erişeceğimiz kanısında değiliz...
İşte Atatürk budur, işet "Atatürkçülük" budur... '' Uğur Mumcu



Necip Hablemitoğlu, Türk tarihçi, yazar. Evinin önünde uğradığı suikast sonucu 18 Aralık 2002 tarihinde hayatını kaybetmiştir. Ankara Üniversitesinde Atatürk İlkeleri ve Devrim Tarihi dersleri vermekte olan Necip Hablemitoğlu'nun failleri halen bulunamamıştır.



Muammer Aksoy, Hukukçu ve siyaset adamı. 1961 Anayasasını hazırlayan komisyonun sözcülüğünü yapmıştır.
1989'da Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Bahri Savcı, Münci Kapani ve Bahriye Üçok gibi aydınlarla birlikte Atatürkçü Düşünce Derneği 'ni kurdu. 31 Ocak 1990 günü Ankara Bahçelievler'deki evinin önünde kurşunlanarak öldürüldü.

Bugün bu başlıkta ve ülkemiz gündeminde değerli bilim insanı ve aydınlarımızın ne adına katledildiklerini çok daha net görebilmekteyiz.

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 26-11-2009, 22:39
al bundy al bundy isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Apr 2009
Mesajlar: 598
Standart

schopenhauer´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Al Bundy,

Ben askerliğimi yaptığım birlikte bir cami olduğu doğruydu. Ama o camide Cuma namazlarını imamla kılamazdın. İmamet yasaktı. Çünkü cuma hutbesi bir kalkışma olarak görülüyor öyle algılanıyordu. Yani ilgili asker kişiler, dininin sana emrettiği cuma namazında imamet şartını hiçe sayaraktan, sana gayri dini bir uygulama dayatıyorlardı. Dinin innaırı olarak sen bilmiyordun da, onlar biliyordu.

yapma, albundy buraya bir yığın askerlikle ilişiği sadece ama sadece namaz kılmak olduğu için kesilen asker kişilerin hikayelerini alabilirim. Bu yüzden AİHM'e başvurmuş kişileri nasıl duymazsın?

İkinci konuda ise, Atatürk'ün bazıları gibi net karakterli bir adam olmayıp değişen şartlara göre kimlik benimseyen biri olduğu gerçeğini kabul ediyor olman bile bir fazilet örneğidir senin adına. Gerçi Taha Akyol buna, pragmatizm diyor, belki de kafasındaki asıl söylemek istediği şeyi söyleyemediği için.
Ben birçok yerde yaşadım ve gördüm, muhtemelen senin dediklerin de doğrudur. Burada önemli olan dini kendi içinde yaşamaktır. Gerçi islam her ne kadar hayatın her alanına karışan bir din de olsa bunu da gayet başarabiliriz. Mesela geçen sene çok uzun süre görüştüğümüz üst düzey bir askerin namaz kıldığına şahit oldum ve şaşırdım, eğer bunun gibi kendi içlerinde yaşarlarsa sorun yoktur.

Tabii 28 Şubat süreciyle bazı kişisel olaylar olmuştur, fakat bunların küçük çapta olduğunu söyleyebilirim.



Atatürk konusuna gelirsek söyledikleri de belli yaptıkları da. Siz buna pragmatizm, takiye ne derseniz diyin. Ne yapmışsa milleti için yapmıştır, zatne o şartlarda da başka çaresi yoktu. Eğer olaya direk dalsaydı muhtemelen linç edip halka ibret olsun diye sergilerlerdi. Zaten daha sonraki uygulamalarda halk ona güvenmiş ki bunlar başarabilmiş. Ayrıca kimsenin müslümanlığından veya ibadetinden dolayı ceza aldığı, asıldığı vb. yoktur, bunların hepsi dinci uydurmasıdır ve asılsızdır. Bunların aksini gösteren onlarca kanıt vadır.

wiperandcleaner´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Bu çelişkiyi nasıl aşacağız

Tabi birde, meri mevzuatta makamda namaz kılmayı men eden amir bir hüküm varmıdır sorusu var, o sonraki aşama.
Bak o alanlarda cami yani ibadet yeri vardır, fakat sen görev yerinde namaz kılamazsın bu kadar basit. Camide askerler görev mi yapıyor?
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Alan Watts-Benlik Tabusu sodomo-- Etik, Estetik, Sanat, Politika, Bilim & Eğitim 4 26-12-2018 00:23
Kemalizm ve Sol NedimYilmaz Politika 48 24-06-2017 00:39
Kemalizm nedir? qw19 Politika 94 19-11-2013 21:22
Demokrasi mi Kemalizm mi? che21 Politika 13 31-05-2009 00:40
Kemalizm imhotep Politika 31 06-04-2008 21:27

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 16:13 .