
05-12-2009, 00:26
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
|
|
İzmir de bir Kürt kızı
Bir Kürt kızı, “İzmir yine iyidir. İyiydi yani. Bu açılım filan, gerildi insanlar” diyor. O meşhur Atatürk maskı, Kadifekale gecekondularına bakıyor. Oysa yoksulluğun gizli savaşı, Atatürk maskının burnunun dibinde sürüyor. Mardinli Rahşan, 1992’de Kadifekale’nin tepe noktasında kendini yakıyor. Her Nevruz’da Kadifekale’deki Kürtler Rahşan’ın kendini yaktığı yere gül bırakıyorlar
Onun bir tek şehri var: İzmir. Başka yer bilmiyor. “Diyarbakırlıyız” diyor belki ama bir kere gitmiş oralara. İzmir’den sonra olamamış oralarda. Diyarbakır’da da zaten Kürtten saymamışlar onu pek, “İzmirli geldi” derlermiş. Nihayetinde dedim ya, İzmirli. Bir İzmir kızı. Sadece biraz daha esmer belki.
İsmi? İsmi lazım değil bu yazıda, ama hayatı boyunca başına ne geliyorsa isminden geliyor. Diyelim ki Rojbin olsun.
‘Kuyruklu Kürt’
“İlkokul 1. Sınıftaydım. Kürt müyüm, neyim nereden bileyim! Çocuğum zaten. Öğretmen gelmeyince bir gün 5. sınıflardan bir abla geldi. Herkese adını soruyor tek tek. Bana sıra gelince durdu. Tekrar ettirdi ismimi. ‘Kürt müsün?’ sen dedi. Sustum. ‘Çık dışarı pis Kürt’ diye bağırdı. Ben ağlamaya başladım, dışarı çıkıyorum koşarak, arkamdan bağırıyor hâlâ: ‘Kuyruklu Kürt! Kuyruklu Kürt!’ Hakkârili bir öğretmenimiz vardı, o avutmuş beni.”
Gülümsedi, durdu. “Yıllar sonra” dedi, “O ablayı bir devlet dairesinde çaycı olarak gördüm. O kadar zaman bırakmamış peşimi o hikâye. Gözlerinden tanıdım biliyor musun?”
Eee? Ne oldu? Ne dedi ‘ablaya’?
“Hiç. Ne bileyim acıdım. Ben üniversite okumuşum, o öyle çayı olmuş. İncinir diye bir şey söylemedim. Ama keşke... Bilmem, belki de söylemeliydim. Niye yaptığını sormalıydım belki. Keşke...”
Sessiz ‘keşke’ler
İzmir’de doğmuş ya da bu şehirde büyümüş yüz binlerce Kürt var. Kim bilir kaçının boynunda asılı o görünmez ‘keşke’.
“Zaten” diyor Rojbin, “İlk erkek arkadaşımla da bu yüzden ayrıldım. İşler ciddileşince... Yani eninde sonunda ortaya çıkıyor bu Kürtlük-Türklük meselesi. Şimdiki erkek arkadaşım da Türk, ama Kürt olmama saygı gösteriyor en azından.”
Açılım gerilimi
Rojbin, Kürt siyasi hareketinden gelmiyor. Sadece bir Kürt ilinden geliyor. Yoksul bir ailenin okumuş kızı. Beni Kadifekale’ye çıkarıyor. Böylece öteki İzmir’in perdeleri açılıyor. İzmir en güzel buradan görünür ama burası İzmir’den hiç görünmüyor.
“Biliyor musun” diyor, “Acı olan şu, Kürtlere nasıl baktıklarının farkında değiller. Diyorlar ki ‘Benim Kürt komşumla aram iyi, ama öteki Kürtler’. E öteki Kürtler de birinin komşusu. Kendi arkadaşı Kürt’ü ayırıyor öteki Kürtlerden. Irkçı olduğunun farkında bile değil. Ama İzmir yine iyidir. İyiydi yani. Bu açılım filan, gerildi insanlar.”
Devlet büyüğünün göz zevki
Gergin İzmir düzlüğünden Buca’ya doğru gidiyoruz. Bana o meşhur Atatürk maskını gösterecek. Nihayet kapkara mask görünüyor. Gecekondu mahallelerinin bulunduğu bir tepenin tüm yüzünü kaplıyor. Acayip, korkunç bir Atatürk, gecekonduların ortasından kafasını çıkarmış, Kadifekale gecekondularına bakıyor. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ yazıyor altında dev harflerle. Oysa yoksulluğun gizli savaşı, Atatürk maskının burnunun dibinde sürüyor.
“Komik. AKP’li belediye başlattı bu inşaatı üç yıl önce. Tam 4.2 milyon YTL! Bu tepelerde insanlar açlıktan ölüyor ama bu maska bu kadar para... Neyse. Şimdi bu mask burada ya, yani havaalanı yolunda, devlet büyükleri geçecekmiş buradan, maska bakacaklarmış. E öyleyse gecekonduların maska bakan yüzlerini beyaza boyanması lazımmış. Büyüklerimizin göz zevki bozulmasın diye!”
Rahşan kendini yakıyor
Bir tepenin tamamını kaplayan maskın yüksekliği yaklaşık 60 metre. 450 tondan fazla çelik taşıyıcı, 3 kat püskürtme beton kullanılmış. 3 yılda biten maskın açılışı 10 Eylül’de CHP’li belediye tarafından yapılmış.
“Sanki Atatürk Kürtlere bakıyor gibi. En azından buralarda oturanlar bunu böyle algılıyor” diyor Rojbin ve İzmir’deki simgeler savaşını anlatıyor...
Mardinli Rahşan, 1992’de Nusaybin’de halkın taranması üzerinde Kadifekale’nin tepe noktasında kendini yakıyor. Şimdi her Nevruz’da Kadifekale’deki Kürtler Rahşan’ın kendini yaktığı yeri taşlarla çevirip oraya gül bırakıyorlar. Ve her Nevruz’da polis gelip o taşları ve çiçekleri dağıtıyor. Rojbin’in söylediğine bakılırsa Kadifekale’de insanlar tepeye dikilen bayrağın buna bir ‘misilleme’ olduğunu düşünüyor. Trajik bir biçimde ironiktir, İzmir’deki şehitlik de Rahşan’ın kendini yaktığı yerin sadece birkaç metre ilerisinde duruyor.
Kadifekale’de duvarlarda ‘Devrim’ yazıyor, Kürtçe sloganlar yazıyor ve tepelerde devleti sadece bir karakol temsil ediyor. Başka bir resmi kurum yok. Onun yerine ne var? Tandırlar!
...
Ece Temelkuran
Güncele dair güzel bir yazı, paylaşmak istedim.
Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
|

05-12-2009, 00:54
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
saroz´isimli üyeden Alıntı
Bir Kürt kızı, “İzmir yine iyidir. İyiydi yani. Bu açılım filan, gerildi insanlar” diyor. O meşhur Atatürk maskı, Kadifekale gecekondularına bakıyor. Oysa yoksulluğun gizli savaşı, Atatürk maskının burnunun dibinde sürüyor. Mardinli Rahşan, 1992’de Kadifekale’nin tepe noktasında kendini yakıyor. Her Nevruz’da Kadifekale’deki Kürtler Rahşan’ın kendini yaktığı yere gül bırakıyorlar
Onun bir tek şehri var: İzmir. Başka yer bilmiyor. “Diyarbakırlıyız” diyor belki ama bir kere gitmiş oralara. İzmir’den sonra olamamış oralarda. Diyarbakır’da da zaten Kürtten saymamışlar onu pek, “İzmirli geldi” derlermiş. Nihayetinde dedim ya, İzmirli. Bir İzmir kızı. Sadece biraz daha esmer belki.
İsmi? İsmi lazım değil bu yazıda, ama hayatı boyunca başına ne geliyorsa isminden geliyor. Diyelim ki Rojbin olsun.
‘Kuyruklu Kürt’
“İlkokul 1. Sınıftaydım. Kürt müyüm, neyim nereden bileyim! Çocuğum zaten. Öğretmen gelmeyince bir gün 5. sınıflardan bir abla geldi. Herkese adını soruyor tek tek. Bana sıra gelince durdu. Tekrar ettirdi ismimi. ‘Kürt müsün?’ sen dedi. Sustum. ‘Çık dışarı pis Kürt’ diye bağırdı. Ben ağlamaya başladım, dışarı çıkıyorum koşarak, arkamdan bağırıyor hâlâ: ‘Kuyruklu Kürt! Kuyruklu Kürt!’ Hakkârili bir öğretmenimiz vardı, o avutmuş beni.”
Gülümsedi, durdu. “Yıllar sonra” dedi, “O ablayı bir devlet dairesinde çaycı olarak gördüm. O kadar zaman bırakmamış peşimi o hikâye. Gözlerinden tanıdım biliyor musun?”
Eee? Ne oldu? Ne dedi ‘ablaya’?
“Hiç. Ne bileyim acıdım. Ben üniversite okumuşum, o öyle çayı olmuş. İncinir diye bir şey söylemedim. Ama keşke... Bilmem, belki de söylemeliydim. Niye yaptığını sormalıydım belki. Keşke...”
Sessiz ‘keşke’ler
İzmir’de doğmuş ya da bu şehirde büyümüş yüz binlerce Kürt var. Kim bilir kaçının boynunda asılı o görünmez ‘keşke’.
“Zaten” diyor Rojbin, “İlk erkek arkadaşımla da bu yüzden ayrıldım. İşler ciddileşince... Yani eninde sonunda ortaya çıkıyor bu Kürtlük-Türklük meselesi. Şimdiki erkek arkadaşım da Türk, ama Kürt olmama saygı gösteriyor en azından.”
Açılım gerilimi
Rojbin, Kürt siyasi hareketinden gelmiyor. Sadece bir Kürt ilinden geliyor. Yoksul bir ailenin okumuş kızı. Beni Kadifekale’ye çıkarıyor. Böylece öteki İzmir’in perdeleri açılıyor. İzmir en güzel buradan görünür ama burası İzmir’den hiç görünmüyor.
“Biliyor musun” diyor, “Acı olan şu, Kürtlere nasıl baktıklarının farkında değiller. Diyorlar ki ‘Benim Kürt komşumla aram iyi, ama öteki Kürtler’. E öteki Kürtler de birinin komşusu. Kendi arkadaşı Kürt’ü ayırıyor öteki Kürtlerden. Irkçı olduğunun farkında bile değil. Ama İzmir yine iyidir. İyiydi yani. Bu açılım filan, gerildi insanlar.”
Devlet büyüğünün göz zevki
Gergin İzmir düzlüğünden Buca’ya doğru gidiyoruz. Bana o meşhur Atatürk maskını gösterecek. Nihayet kapkara mask görünüyor. Gecekondu mahallelerinin bulunduğu bir tepenin tüm yüzünü kaplıyor. Acayip, korkunç bir Atatürk, gecekonduların ortasından kafasını çıkarmış, Kadifekale gecekondularına bakıyor. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ yazıyor altında dev harflerle. Oysa yoksulluğun gizli savaşı, Atatürk maskının burnunun dibinde sürüyor.
“Komik. AKP’li belediye başlattı bu inşaatı üç yıl önce. Tam 4.2 milyon YTL! Bu tepelerde insanlar açlıktan ölüyor ama bu maska bu kadar para... Neyse. Şimdi bu mask burada ya, yani havaalanı yolunda, devlet büyükleri geçecekmiş buradan, maska bakacaklarmış. E öyleyse gecekonduların maska bakan yüzlerini beyaza boyanması lazımmış. Büyüklerimizin göz zevki bozulmasın diye!”
Rahşan kendini yakıyor
Bir tepenin tamamını kaplayan maskın yüksekliği yaklaşık 60 metre. 450 tondan fazla çelik taşıyıcı, 3 kat püskürtme beton kullanılmış. 3 yılda biten maskın açılışı 10 Eylül’de CHP’li belediye tarafından yapılmış.
“Sanki Atatürk Kürtlere bakıyor gibi. En azından buralarda oturanlar bunu böyle algılıyor” diyor Rojbin ve İzmir’deki simgeler savaşını anlatıyor...
Mardinli Rahşan, 1992’de Nusaybin’de halkın taranması üzerinde Kadifekale’nin tepe noktasında kendini yakıyor. Şimdi her Nevruz’da Kadifekale’deki Kürtler Rahşan’ın kendini yaktığı yeri taşlarla çevirip oraya gül bırakıyorlar. Ve her Nevruz’da polis gelip o taşları ve çiçekleri dağıtıyor. Rojbin’in söylediğine bakılırsa Kadifekale’de insanlar tepeye dikilen bayrağın buna bir ‘misilleme’ olduğunu düşünüyor. Trajik bir biçimde ironiktir, İzmir’deki şehitlik de Rahşan’ın kendini yaktığı yerin sadece birkaç metre ilerisinde duruyor.
Kadifekale’de duvarlarda ‘Devrim’ yazıyor, Kürtçe sloganlar yazıyor ve tepelerde devleti sadece bir karakol temsil ediyor. Başka bir resmi kurum yok. Onun yerine ne var? Tandırlar!
...
Ece Temelkuran
Güncele dair güzel bir yazı, paylaşmak istedim.
|
saol yoldaş paylaştığın için...
ama üzüntü verdi bu yazı.
bazı şeylere böylesine seyirci kalmak ve elden birşey gelmemesi kahrediyor insanı.
şu lanet dünyada bir gün gelip bütün bu saçmalıklar son bulacak diye inanmak istiyor insan.
|

05-12-2009, 01:01
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger anarchist;
şu lanet dünyada bir gün gelip bütün bu saçmalıklar son bulacak diye inanmak istiyor insan.-anarchist-
Bence, bu isi inanca degil; dusunce ve davranisa tasimak lazim. En azindan insanoglunun biri bazinda.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-12-2009, 01:06
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 12 Jun 2009
Mesajlar: 5.575
|
|
merhaba sevgili evrensel.
o söylediğin şey için çaba vermeye çalışıyorum.
bir gün bu saçmalıklar mutlaka son bulacak.
insanlık evrimini yönünün gereği olduğunu düşünüyorum.
o günleri görmek isterdim sadece hepsi bu.
|

05-12-2009, 01:11
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
saroz´isimli üyeden Alıntı
……………………………… Böylece öteki İzmir’in perdeleri açılıyor. İzmir en güzel buradan görünür ama burası İzmir’den hiç görünmüyor.
|
saroz´isimli üyeden Alıntı
………………………… Nihayet kapkara mask görünüyor. Gecekondu mahallelerinin bulunduğu bir tepenin tüm yüzünü kaplıyor. Acayip, korkunç bir Atatürk, gecekonduların ortasından kafasını çıkarmış, Kadifekale gecekondularına bakıyor. ‘Yurtta barış, dünyada barış’ yazıyor altında dev harflerle. Oysa yoksulluğun gizli savaşı, Atatürk maskının burnunun dibinde sürüyor.
…………………….
|
Doğrudur İzmir en güzel kadıfekaleden gürünür, bilirim çünkü ben orada doğdum, gerçi o gecekondularda yaşayanların bu doyumsuz manzarayı seyretmeye pek vakitleri olmaz, olmamıştırda hep geçim derdi ile koşuşturmaktan ve sabahın köründe çıkıp gecenin leylim leyinde döndükleri için evlerine, bu manzaranın keyfini çocuklar çıkarmıştır hep. Dediğim gibi orada doğdum ezbere bilirim sokaklarını, hala birkaç çocukluk arkadaşım oturur orada. 70’lerin ortalarında heyelan nedeniyle toprak kaymaları başlamadan önce babam evimizi bir ‘’Kürt’’ aileye satıncaya kadar ben kadifekaleliydim, bizden sonra belediye heyelan magdurlarına şirinyerde afetevlerinde toplu konut yaparak tasviyesini sağladı ama tapu iptali o dönemde olmadığı için bütün hak sahipleri gecekondularını haksız yere ‘’Kürt’lere’’ sattı, o dönemde özellikle Mardin’den yoğun bir göç alıyordu İzmir. En az haftada bir defa ‘’kaleye’’ çıkar ve bir kaç bira içtikten sonra günü sonlandırırdım, bilirim en güzel kaleden görünür İzmir, ama İzmir görmezden gelir ve yıkılası ‘’kaleye’’ bakarak ayrımcılığı körükler yıllardır, bilirim çünkü yıllar önce bende ötekiydim göçmen olarak kalede.
Bilirim o maskın olduğu yeri, çünkü gecekondu evimiz tam o maska bakan yerdeydi kalede. Çocukluğumda Gültepenin kurtarılmış bölge ilan edilmesini seyrettim tam karşıdan, gene işçilerin panzerlerle taranmasınıda, işte tam oradadır bu mask. Artık heyelandan bir göz odası kalmış eski gecekondumuza bakar bilirim ben.
O maskı yapanlarda, o maskı yapanların üzerinden siyaset yapanlarda, tüm bunların üzerinden ‘’Ece Temelkuran’’ gibi ‘’Kürt’’ burjuva istemlerini legalize etmeye çalışanlarda, hala o gecekondulardaki emekçiler üzerinden kanla beslenenlerde, olayı sadece kimlik algılamasına indirgeyenlerde ve oradaki emekçileri ve artık çoğu harebeye dönmüş gecekonduları görmeyenlerde ama hepside tek bir şey istiyorlar aslında, bu beylik düzeni değişmesin, böyle gelsin ve böyle gitsin…
Dediğim gibi o güzelim semtte maç yaparken bir yandan Gültepe’nin kurtarılışını seyrettim, gecekondularımız ve emekçi babalarımız o zamanda ötekiydi, şimdide oradaki babalar da emekçi ve öteki, İzmir hala gecekondulardaki emekçilere gözlerini kapatıyor, tek değişen ise yıldırım düşen o gecekondunun olduğu kayalığın üstüne yapılan mask…
not: ;İzmirde kale denir kadifekaleye, eskiden konaktaki dolmuş duraklarında cazgırlar ''alak,alak,alak'' fiye bağırırdı, kale,kale,kale diye hızlı söylenişte böyle olurdu...
|

05-12-2009, 01:18
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger anarchist;
insanlık evrimini yönünün gereği olduğunu düşünüyorum.
o günleri görmek isterdim sadece hepsi bu.-anarchist-
Konuya, insanoglu turunun birimi olarak bakmak ve zamansalliga takilmak, galiba biraz bencilce olur. Ama, turunun bir birimi olan birey, ne yaparsa, turu dolayisiyle, kendi birimi icin yapar. Bu temelde bakildiginda, bir bireyin; bireysel olarak; evrensel/insansal bilince ulasmasi ve bu bilincini dusunce/davranisa tasimasi, en azindan; insanoglunun insan olarak yasayacagi gunlerin gelmesini, belki az da olsa, zamansal olarak one alir.
Ustelik, yasam ve iliskisini surdugu mekan ve toplumda da, yayacagi dusunce ve davranisi, baska kisileri etliliyecek/ilgilendirecektir.
Oyuzden, bu is; evrimle degil; kisinin, kendi insanoglu yapisinin oz birey bilincinin evrensel/insansal, devrimiyle olur. Oyuzden "Bu devrim, baska devrim"
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

05-12-2009, 01:50
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Dipnot: Bizlerden sonra, ''Kürt'lerden'' önce kaleye ''kuyruklu Konya'lılar'' göç etmiştir, İzmir ötekine kuyruk takmayı sever...
|

05-12-2009, 10:45
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 19 Oct 2009
Mesajlar: 223
|
|
İzmirliler'in demokratik tepkilerini, şehirlerini ve ailelerini koruma isteğini bile faşistlik olarak görüp Kürtler'in yaptığı bir ton pisliği hep iyi niyetle açıklamaya çalışan ikiyüzlülerin psikolojik operasyonudur. Ciddiye almaya değmez. Artık böyle duygu sömürüleri sökmüyor. Çok isteyen gidip Kadifekale'de yaşayabilir, tabii ya Kürt olmak ya da Kürtler'e yaltaklanmak şartlarına uymak kaydıyla, yoksa pek yaşayabileceklerini sanmıyorum.
|

05-12-2009, 11:02
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Gene şorlamışsın molloch, 3-5 tane faşist ülkücüyü tüm İzmire yamıyorsun, bilmesek kandırıcan aklınca, eylem yaptıkları yer derneklerinin önü, sen git yaşa bir gecekonduda! hemde seneler önce yıkılmış ve iğreti tuğlalarla ve zeminden sular çıkan bir gecekonduda, kalede sadece kürtler yaşamıyor, en az 60 senedir orada oturan aileler var, hala süpper fakir olduğu için yıkılan evinin odalarını birer birer kaybetmesine rağmen taşınamayan konyalılar var. Kürt faşistleri ile Türk faşistleri el ele orayı cehenneme çevirmişler, bırakın edbiyat yapmayı! her yanından sular çıkan ve zemini her gün bariz bir şekilde yeşildereye doğru kayan bir göz gecekondunun içinde işssiz bir şekilde sen yaşada görelim, herkez ucuz edebiyat yapıyor, herkez oradaki emekçilerin üzerinden siyaset yapıyor birde onların kanları üzerinden siyaset yapanlar var ki en kötüleri onlar...
|

05-12-2009, 15:42
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
|
|
GUNESINZAPTIYAKIN´isimli üyeden Alıntı
Gene şorlamışsın molloch
|
Ben de bu üslubu, bir yerden gözüm ısırıyor diyordum da, nerden olduğunu çıkaramıyordum. Robocop'una ne yaptın molloch? Yoksa onun da Kürt olduğunu mu öğrendin?
-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-
"The Usual Suspects" filminden
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:47 .
|