Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kadın & İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 05-12-2009, 20:30
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart Kadın Sorunu

Ucube kadınlarla (peşin peşin söyleyeyim kadınların hepsine ucube demiyorum) ilgili bir yazı yazma düşüncesi kafamda ilk flaş ettiğinde nerden başlayıp nerede bitireceğim konusunda hala kendimi emin hissetmiyordum. Yazıya başlamış olmam, bu kararsızlığımın geçtiği anlamına da gelmemelidir. Ben yazıma başlayayım, nasıl olsa laf lafı açacaktır.

Çoğu araştırmacının aksine, ki Türkiye aydının en büyük yazın hastalıklarından biridir, yazıyı ta tarihin ilk dönemlerinden alacak değilim. Mesela kadınlarla ilgili bir yazı yazmak için illa Amazonlardan bahsedilmesi gerektiği gibi bir düşünceye katılmıyorum. Zira yazıma neden olan problem sahası, geçmişin değil, bugünün sorunu… Evet, bu soruna genel hatlarıyla “Kadın Sorunu” başlığını uygun gördüm.

Başlıyoruz…

Günümüz kadın algısı mı yarattı yoksa bu süreç kadında tersinden işleyen içsel diyalektik süreçlerle mi geldi ta buralara bilmiyorum ama günümüz kadınının bir kimlik bunalımı yaşadığı bir vakıadır. Toplumun “modern kadın” algısı en fazla Türkiye kadınını vurmuş, ne Avrupalılaşabilen ne de kendisi olabilen ucube bir kimlikle kendine yeni bir yön edinmeye çalışan bir kadın profili çıkmıştır ortaya.

İşbu yeni kimliğe göre, kişi adet, gelenek ve göreneklerine bağlı yaşamalı ama bu arada da Batılı tarzda yaşam formlarının adaptasyonundan fazlaca sakınca görülmemelidir. Bu paragrafın girişini karmaşık bulanlar için, paragrafın anlatmak istediği kadın türünün mini eteği, ojeli tırnakları ve biraz açmak zorunda olduğu göğüs çizgisiyle büyüklerinin elini öpen bir canlı türüne tekabül ettiğini hatırlatmakta fayda vardır.

Sayıları her geçen gün artan ve bu yazıda bundan böyle “ucube kadın” (tırnak işaretleri özellikle kullanılarak yazının ilgili kadın türünü ihtiva ettiği ve bütün kadınları hedef almadığı düşüncesini garanti altına almak içindir) tanımlamasıyla anacağım bu kadın türünün en büyük özelliği maskulin karakterli olmasıdır. (Bunun GDO’lu ürünlere benzetebilirsiniz.) İzlediği Nuri Alço filmlerinin kendisine fısıldadığı ilham sonucu dünyanın kötü bir yer ve kadının da bu kötü dünyanın en büyük avı olduğunu aklına hiç çıkmamacasına kazımış olan “ucube kadın” kendisine sonradan modifiye edildiği her halinden belli bu maskulin formatı ısrarla vurgulamak istemekte ve aslında erkeğe “sakın beni kolay lokma sanma!” mesajı vermektedir. Yüz ifadesiyle sağlandığından şüphe edilen bu maskülinlik hali, daha da ucubelileştirilerek, kendini canı istemediği halde bir sigara yakma ve nerdeyse “Bakın ben sigara içiyorum” dövizi taşıma noktasına getiren bir aymazlıkla kendini gösterir. Çünkü “ucube kadın” korkmaktadır. Eşitliği, sokak ortasında erkeğin yakıp kendisinin yakamadığı bir sigara farkıyla kaybettiğini düşünür. Ucube kadının bol kırmızı rujlu dudaklarının aralanmış kısmından sigara tortusundan kahverengileşmiş dişlerini rahatlıkla görebilirsiniz. Ruj Batı’nın, cigara tortusu bizimdi. Ama ucube kadın ikisine de ait olmak istiyordu. İki kısrağı birden kovalayan ikisini de kaçırıyordu.

“Ucube kadın”ın en büyük özelliklerinden biri de “ev hanımlığını” küçümsüyor olmasıdır. Çünkü “ucube kadın”a göre evde çalışmak, çalışmak değildir. Caddelere akması, insanların onu görmesi gerek.

İşgücü olarak ev kadınına benzemeyen “ucube kadın” görüntü olarak da benzememelidir. Her gün bıkıp usanmadan saçlarına fön çekmeli, tırnaklarını ojelemeli, ağır bir koku sürmeli, uzun topuklu ayakkabılar giymeli, ha unutmadan, göğüs çizgisini birazcık göstermelidir (Birazıyla tamamı arasındaki fark asla bilinmemektedir). Tüm bu usta işi inceliklerle ve sabahleyin aynaya 93 defa bakılarak yapılan bu rutini izleyen bir sonraki aşama ne dersiniz?: Bakışlardan rahatsız olmuş bir şekilde önüne bakarak yürümek! Abartılı “modern” kıyafetinin içinde, hem kıyafeti giymiş olmanın utancı, hem de giyeceğim işte demenin ısrarı, ve huzurlarınızda “ucube kadın”!

Eğer evinizde temizlik yapıp, çocuklarınızın bakımı ile ilgilenip onları kreşe, yuvaya göndermiyorsanız, siz bir ev kadınısınız, ve ucubelere göre “ev kadını” olmak acınmayı da beraberinde getirir. Çünkü ucube kadına göre, “patron fırçası yemek” “şefin tacizine maruz kalmak” “işe giderken belediye otobüslerinde yaşanan keşmekeşlik” istenir durumlardır. Koca dayağındansa patron tacizi evladır.

Değinmiştik, ucube kadın korkuyordu. Zaten ucubeliğinin önemli bir kısmını korkmasına borçluydu. Ucube kadın, yaşadığı o büyük korkuya rağmen, geleneğim mi modernleşme mi sorusuna her ikisi birden cevabı vermiş kadındı. Kendisinde bir Alman kadınının özgüveni yoktu. Ama olsun, Arap kadınının yaşadığı kafes hayatı da yoktu. O biraz Alman biraz Arap oldu. Almanlık kendisinde olmayıp olmasını istediği, Araplık kendisinde biraz olup olmamasını istediğiydi. O ikisinden birini seçmektense, yeni bir türün yaratıcısı olmayı seçti: Ucubelik!
Ucube kadının dili de ucubeyceydi. O artık her cümleye “Ay inanmayan!”, “Oha olan!” “Manyak bir film izleyen” “Serpil, abicim bi dondurma yiyelim mi?” diyen, hayret edilecek bir şey olmasa da “hayret bi şey yani” lerini sunan bir dilin de yaratıcısıydı.
Batı medeniyeti kendisine yapılan “Yeteri kadar Avrupalılaştım mı?” başvurularına verdiği ilk cevap “Kadınınız yeteri kadar soyundu mu?” oluyordu. Kadınını soymayanı medeniyet kabul etmiyordu. Her yıl en fazla kim açmış, kim daha fazla yürek hoplatıyor ölçülebilmesi adına et pazarları (pardon güzellik yarışmaları) düzenleniyor ve boşaltım organlarıyla gurur duyan onlarca genç kız cinselliklerini erkeklerin kitlesel tüketimine sunuyordu.

O genç kızlar sahnede yürürken bütün erkeklerin aklından geçen tek şeyin seks olduğu ortadayken, modern kadın ve ucube kadın kendini kandırıp, vücutlarındaki sanatsal portrenin ne kadar ilham verici olduğunu düşünüyordu. Evet bir şeye ilham verdiği doğruydu, ama bu olduğunu düşündükleri şey değildi. Modern kadın ve ucube kadın yine yanılmıştı. Onlar mum ışığında romantik bir akşam yemeği ve ardından gelecek George Michael’ın Careless Whisper şarkısı eşliğinde göz göze duygusal bir dans hayal ederlerken, erkek kadınla ilgili olası yatak pozisyonları için çoktan hayal gücünü çalıştırmıştı bile.
Öte yandan modern kadın (modern ifadesi tasvip ettiğimden değil, onların kendilerini böyle tanımladığındandır) ucube kadının ahlaki kırmızı çizgilerini çoktan silmiş, özgüvenli, kendiyle barışık, ve pozitif bir görüntü çiziyordu. Toplumda kıyafeti dolayısıyla kendisine hor bakılmıyor, iş hayatında önemli bir yer tutuyorlardı.

Dışarıdan bakıldığında istenir bütün durumların yan yana geldiği modern kadın kendine özgüvenini sağlıyabiliyor, iş hayatındaki kariyerini sürdürebiliyor, ama kızının 13 yaşında bekaretini kaybetmesine müdahale edemiyordu. Çünkü o modern olmak uğruna bekaret adındaki basit biyolojik fazlalığı feda etmişti. Modernlik 13 yaşında bekaretini kaybetmenin, 18’inde uyuşturucuya başlamanın, 20’de evi terk etmenin tek kelimelik adı mıydı? Modernlik, GSMH’siyle süt banyosu yapacak duruma gelip, intihar oranlarıyla hep zirvede olmak mıydı?
Peki modern kadınla ucube kadın arasındaki farklar neydi:

1- En başta, modern kadın dünyanın, ucube kadın bizim sorunumuzdur.

2- Modern kadın, cinsiyet farklarını uniseks adı altında en aza indirmiş, ve kendi toplumunda kabul görüyordur. Oysa bizim ucube kadınımız, hem uniseksliğe özenip hem erkek taklitleri yapmaya bayılır.

3- Modern kadın kadınlığını çok iyi biliyor ve kullanıyor, bu yaşamın kendisine bir defa verildiğinin farkında olup, dünyanın bütün hazlarını elde etmeye çabalıyor ama ucube kadın, kadın dedirtmeye şahit aratıyor, bin şahitten aşağısını da kabul etmiyor.

4- Modern kadın üzerine tulumu giyip evinin bozulan tuvaletini temizlemeyi erdem bilirken, bizim ucube kadın sanki hayatında hiç tuvalete gitmemiş gibi “Ne tuvalet mi dedin?!” triplerine giriyor, “Öyle modern olunmaz böyle olunur” demeye çalışıyor, Tuvalet temizlememekten modernliğe yol arıyor.

5- Modern kadın cinselliği doyasıya yaşamak şiarıyla kendini frenlemeyi aklından bile geçirmezken, bizim ucube kadın sevişirken bile gözyaşı döküyor, iki de bir “beni seviyor musun?” diye soruyor, erkeğinin kendine bağlanması için intihar etme tehdidinde bulunuyordu.

Ucube kadın, yarattığı bu yeni türle birlikte yeni bir türün daha doğumuna önayak oldu: Ucube erkekler.

İşbu ucube erkeklerin ucubelikleri ucube kadınların ucubelikleriyle direkt olarak alakalıdır. Yani başka bir deyişle kadınlar ucube oldukça erkekler ucube olurlar. Şimdi size ucube kadın ve ucube erkeğin her gün defalarca yaşanan bir yaşam kesiti sunayım:

Ucube kadın kendini yalnız ve mutsuz hissetmektedir. O an için tek bildiği üzgün olduğu ve bundan tatlı bir hüzün devşirdiğidir. O acısının felsefi kanallarına hiç girmemiş, girecek olduğu hayırlı zamanları da yaktığı sigara dumanıyla ortamdan uzaklaştırmıştır. Bu anı daha önce de yaşamış olan ucube erkek, geyiğin üzerine atlamak için uygun zamanı kollayan aslan gibi mevzi alır. Kadının ilgisini ona gösterdiği yakınlaşmayla satın alabileceğini iyi bilmektedir. Ucube erkek ilk cümlelerin öneminin farkındadır. Eğer ilk cümlede hüzünlenmiş kadının dikkatini çekemezse, sert bir karşı koyuşla refüze edilmesi mukadderdir.
İlk cümlelerle hüzne düşmüş ucube kadının dikkatini çeken ucube erkek, bu safhada Marx ve Engels’in eline düşmüştür. Das Capital’in tek satırını bile okumamış ama en kral Marksist olan ucube erkek bu arada da birkaç tane Freud, Tolstoy ve Darwin kemiği sızlatır. Etçil bir hayvan türü olan ucube erkek, kadın etiyle beslenen ve yaşamı ancak kadınların varlığıyla açıklanabilen bir canlı türüdür. Evde kızkardeşine moral değerleri çiğnediği iddiasıyla tavır alan ve hatta bazen döven bu etçil ucube erkek, kadının yanında bir anda kadın hakları savunucusu kesilir. Bazı erkeklerin nasıl oluyor da kadınlara el kaldırabildiğini, bundan hiç mi utanmadıklarını, kadının koklanılası bir gül olduğunu falan anlatır da anlatır. Yalnız kameralarımızı bu ikilinin diyaloglarına çevirdiğimizde, erkeğin, normal şartlarda kendisini çıldırtacak olan kadının vücut hatlarına bakmamaya çalıştığını görürüz. Sanki bunlar onun için çok doğal, sıradan ve etkilenesi olmayan şeylermiş gibi davranmaktadır. Kadının göğüslerine bakmayacağım diye şaşı olma riski yaşamaktadır. Ucube kadın da, “Aa bak bu adam ne kadar çağdaş, şimdiye kadar hiç göğüslerime bakmadı” diye içinden geçirmektedir. O göğüsler erkeğin görüş alanını bir bölü dört oranında kaplamakta ve erkeğin acısı alından süzülen bir damla ter olarak kendini göstermektedir. Mücadele tam bir taktik savaşı şeklinde geçmektedir. Erkek fena halde açtır, ve avın bir an önce yemekhaneye götürülmesi gerekmektedir. Bu sırada ucube erkek, ucube kadının birbirinden gereksiz tam 27 hayat kesitini dinlemek durumunda, ve daha kötüsü üzülmüş numarası yapması gerekmektedir. Tabi, bu hayat kesitleri erkeğe, kadına duygusal olarak yanaşıp ten teması sağlama fırsatı da vermektedir. Bu iş için ya kadının aslında espri değeri olmayan bir esprisi kullanılır, ya da sadece o görüşmede yedinci defa ağlamaya başlayan kadının erkeğin metazori sarılmasına ses çıkaramayacak bir an beklenir. Ve ucube kadınla erkeğin buluşması gerçekleşir.

Tabi yukarıda parodileştirmeye çalıştığım durum ucube kadının ve erkeğin ucubeliklerine ışık tutması açısıdan önemliydi. Yoksa tek durumları elbette bundan ibaret değil.

Sonuç olarak, aslında tüm bunlar toplumdaki kimliksizleşmenin ucube kadın özelinde bir durum değerlendirmesiydi. Bu bir sorundu ve hepimize ait bir sorundu. Küreselleşen dünyanın kinikleşmiş, yalnızlaştırılmış, değersizleştirilmiş, seks objesi olarak görülen kadının kendine yeni bir kimlik bulma çabalarını anlatıyor, ve bizi kendimize güldürerek bir “catarsis” hali sağlamaya çalışıyor. Kusur ettiysek affola.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-12-2009, 20:46
vartor - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
vartor vartor isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 Mar 2006
Bulunduğu yer: Toronto
Mesajlar: 8.614

Onur Üyeliği 

Standart

Ucube kadini ucube erkegin yaratmis olabilecegini hic dusundun mu sevgili yegenim. guzel tarif etmissin de, kabahat, dusunecek olursak, yine erkekte; kadina seks objesi ve mal gibi bakacagina, gogus cizgisi yerine bireysel ozelliklerinne onem vermeyi tercih etseydi, sonucun farkli olacagina ben eminim.

Iman, ask gibidir,gozleri koreltir,beyni muhurler.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-12-2009, 21:05
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger schopenhauer;

Herseyden once sorunu ayrimci degil de, butun olarak ortaya koymak gerekir. Bu temelde, insanoglunun insan ve insanlik sorunu vardir. Bu sorunun temeli dusunce ve davranisin ve tum sistemlesme ve duzenin karakterinin, ozunun erkeksel/erksel ve erk eksel olmasidir. Bu temelde de insanoglu turunun erkek karakterli dusunce ve davranis sekillenisinin ve yapisinin ortaya koydugu onerme, erkek, karsi A sinin, yani anti degil; counter A sinin, ki Anti A , karsi A degil; A karsitidir, onermesi, kadin degil, disi dir.

Sen A onermesi, yani erkekten bakarak tum yaziyi yazmissin. Ben ise sana non A dusuncesini veriyorum. Dogal dusunce, disiyi kadin ve anne olarak ikiye ayirir. Anneyi, korur kollarken, kadini kullanir.

Sorun erkek karakterinin, ozunun yarattigi bir sorundur. Cunku, disinin kadininin sorunu, bu karakterden kaynaklanir. Burada ilginc olan, dogal dusunce de disiye ait bir dusunce seklinin olmamasidir. Erkeksel karakterli dusunce, disinin kadin ve ana ikilemini fiziksel olarak; kendine farkli goruntude, dusunsel olarakta davranisinda ayirir.

Daha fazla detaya girmeden, once; sorunun dogal dusuncenin erkeksel karakterinin, insan ve insanlik uzerindeki sorunu oldugunu ve insanOGLU temelli bu dusunce yapisinin bir tezahuru oldugunu algilamak gerekir.

Ben bunun uzerine en az dort ayri baslik acmistim.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 05-12-2009, 22:47
matillda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
matillda matillda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Bulunduğu yer: isvicre
Mesajlar: 583
Standart

schopen

ortak noktaları fazla olan kadınlardan seçtiği kurbanlarını kesip biçen hatta tecavüz edip
öldüren seri katilli romanlar, hikayeler, hatta filmler vardır bilirsin.
hah işte eni sonu katilin psikozuna gelindiğinde, maktullerine hissettiği kinin tesbitinde genel olarak kafayı taktığı profilideki özelliklere sahip bir kadınla bir şekilde hayatının bir döneminde fazlasıyla içli dışlı olduğu (annesi, sevgilisi, nişanlısı, platonik aşkı, eski karısı vb..) bir bağ çıkar.

sözünü ettiğin ve yerden yere çarptığın böyle bir profilden fazlasıyla etkilendiğini
yıpranıp tiksindiğini düşündürdü yazdıkların...

tamamen yanılıyor da olabilirim, hatta bu benim subje bakış açımdan at gözlüğümden
kurtulamayıp illa sabit noktalara takılıp bütün değerlendirmelerimi bir profile indirgeyip işin içinden tü-kaka diye çıkmam da olabilir.

keza
senin de.

kuşku aramızda bir dil oldukça, her sözcük ayrı çoğalacak beyin kıvrımlarımızda. kuşku aramızda bir dil.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 05-12-2009, 22:49
matillda - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
matillda matillda isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 07 Sep 2009
Bulunduğu yer: isvicre
Mesajlar: 583
Standart

istek şarkını çalacağım o ayrı

kuşku aramızda bir dil oldukça, her sözcük ayrı çoğalacak beyin kıvrımlarımızda. kuşku aramızda bir dil.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 05-12-2009, 23:14
aydoe - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aydoe aydoe isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 06 Oct 2007
Mesajlar: 3.982
Standart

BUGÜN 5 Aralık 2009, kadınlarımızın seçimlerde oy hakkı kazanmasının 75’inci yıldönümü! Bakalım, bu günü kutlamak AKP hükümetinin, naylon demokratların, neo-liberallerin, DNA’sı yozlaşmış solcuların ve İslamcı zevatın aklına gelecek mi?

5 Aralık 1934 ve kadınlar

Gelmiş herhalde ki başlık açıp konuyla ilgili yazı asmış !
Ama sıkmabaşlardan ,karaböcüklerden bahsetmemiş yozlaşmış toplumun yozlaşmış kültürünün yarattığı ucubelerden bahsetmiş.
Eğitimli giyinmesini bilen iş hayatında aktif evinde başarılı ,çocukları ile ilgili modern kadınlarımız var.
Kadını ,erkeği , insanı metalaştıran ,her şeyi metalaştıran kapitalizm ve onun öğretisidir.
Dinlerde sermayenin emrinde sömürü aracıdır .
Tesettür ya da frapan giyim her ikisininde modası vardır ,pazarı vardır ve birilerine para kazandırmaktadır.
Tekbir giyimin sahibi bu sayede 3 hanımınla mesut ve bahtiyar yaşamını sürebilmektedir.

Annem öğretmendi 1925 doğumludur cumhuriyet çocuğu , 5 kardeştik hem çalışır hem ev işlerini yapar ,bizlerle ilgilenirdi .
Namaz kıldığını ya da ibadet ettiğini görmedim ,dindar değildi ama herhalde Tanrı inancı vardı.
Kendisini hiç bir zaman uygunsuz ve yakışmayan bir kıyafet içinde görmedim .

Bu sıkmabaşlı ,karaçarşaflı ,ya da çıplak ucubeler ne zaman ortaya çıktı ne zamandır çoğalıyor ona bakmak lazım !

''asla değişmeyecek hükümler getirdiğini iddia etmek,aklın ve ilmin gelişimini inkar etmek olur''
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-12-2009, 23:25
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

vartor´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ucube kadini ucube erkegin yaratmis olabilecegini hic dusundun mu sevgili yegenim. guzel tarif etmissin de, kabahat, dusunecek olursak, yine erkekte; kadina seks objesi ve mal gibi bakacagina, gogus cizgisi yerine bireysel ozelliklerinne onem vermeyi tercih etseydi, sonucun farkli olacagina ben eminim.
Sevgili Amcacığım,

Ben yazımda tersini savunuyorum gerçi.

Ama sonuçta elimizde olan ne: Ortak bir sıfatı paylaşan iki ayrı cins ve ortaya saçılan mizah. Pardon trajedi.

Tavsiyene katılıyorum. Amacımız daha az "ucube" zaten. Hem kadınlardan hem bizden...


evrensel insan´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sen A onermesi, yani erkekten bakarak tum yaziyi yazmissin. Ben ise sana non A dusuncesini veriyorum. Dogal dusunce, disiyi kadin ve anne olarak ikiye ayirir. Anneyi, korur kollarken, kadini kullanir.

Sorun erkek karakterinin, ozunun yarattigi bir sorundur. Cunku, disinin kadininin sorunu, bu karakterden kaynaklanir. Burada ilginc olan, dogal dusunce de disiye ait bir dusunce seklinin olmamasidir. Erkeksel karakterli dusunce, disinin kadin ve ana ikilemini fiziksel olarak; kendine farkli goruntude, dusunsel olarakta davranisinda ayirir.

Sevgili Evrensel İnsan,

Sorunun dişisi, erkeği yoktur. Sorun aseksüeldir. Ama soruna neden olanların cinsiyeti olabilir. Kadınların bizim sadece dişil halimiz olduklarının bilincinde olarak, ve onları abartılı bir şekilde koruma güdüsü içine girerek aslında onlara bir tür hakaret edildiğini düşünüyorum. Kadınları, kaba saba erkeklerin zorlama nezaketlerini ispatlama alanı olmaktan çıkarmak gerekiyor. Bu da kadınların kendi kimliğinin bilincinde olarak korunası bir hal yaratacak durumlarından sıyrılmasıyla gerçekleşebilir.



matillda´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
ortak noktaları fazla olan kadınlardan seçtiği kurbanlarını kesip biçen hatta tecavüz edip
öldüren seri katilli romanlar, hikayeler, hatta filmler vardır bilirsin.
hah işte eni sonu katilin psikozuna gelindiğinde, maktullerine hissettiği kinin tesbitinde genel olarak kafayı taktığı profilideki özelliklere sahip bir kadınla bir şekilde hayatının bir döneminde fazlasıyla içli dışlı olduğu (annesi, sevgilisi, nişanlısı, platonik aşkı, eski karısı vb..) bir bağ çıkar.

sözünü ettiğin ve yerden yere çarptığın böyle bir profilden fazlasıyla etkilendiğini
yıpranıp tiksindiğini düşündürdü yazdıkların...

tamamen yanılıyor da olabilirim, hatta bu benim subje bakış açımdan at gözlüğümden
kurtulamayıp illa sabit noktalara takılıp bütün değerlendirmelerimi bir profile indirgeyip işin içinden tü-kaka diye çıkmam da olabilir.

keza
senin de.

Sevgili Matillda,

Sanırım benim zamanın birinde kadının birinden çok çekip, bir tür histeri haliyle, bir öfke patlamasıyla bunları yazdığımı düşünüyorsun. Doğru mu anladım?

Eğer bunu kastetmişsen, şunu söyleyebilirim.

Yazımdaki "ucube kadın" gerçek hayatta karşılıkları olan, hatta yazımı okuyan herkese birilerini hatırlatan bir karaktere sahip. Yani ucube kadınların hepsini toplarsan yazımdaki 'ucube kadın'a ulaşırsın. Özel olarak birinin resmini bilgisayar ekranına yapıştırıp, yumruklarımla klavyenin tuşlarına basarak yazmadım yani yazımı. Ama zaman zaman beni sinir ettikleri bir gerçek. Bahse girerim, seni de sinir etmişlerdir.

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 05-12-2009, 23:27
eylemsel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
eylemsel eylemsel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Apr 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 355
Standart

Sayın aydoe

Karaçaşflı,sıkmabaşlı kadınlar ne modern ne de ucube sınıfına dahil edilmemiş tıpkı kadınların ayaklarından bile tahrik olabilen müslüman erkeklerde ayrı kategoride degerlendirilmiş. Kapalı kadınların rengarenk giyinip,vücut hatlarını gösterecek daracık kıyafetlerle kıvırtarak gezmesine ne diyecez?onlar müslüman bacılar

İnsan kendini yalnızca insanda tanır. GOETHE
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 05-12-2009, 23:35
evrensel-insan - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
evrensel-insan evrensel-insan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
evrensel-insan - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Saygideger schopenhauer;

Sorunun dişisi, erkeği yoktur.-sch-

Bak senin anlayacagin basitlikte ornekler verecegim. Insankizi var mi?, ne den insanoglu?

Womankind var mi?, neden mankind? man, woman, male, female

Karakterin ne demek oldugunu biliyormusun, karakter ozdur, gorunus degildir. Erkeksel karakterden ne anliyorsun? Bana bir disisel karakter ornegi verebilirmisin?, disinin neden anne ve kadini ayrilmistir? Bana bir disisel dusunce ornegi verebilirmisin? Umarim, disilik ile disiselligi birbirine karistirmazsin. Erkek ile erkekselligi bir birine karistirdigin gibi.

Gerci; dogal dusuncenin erkeksel karakterinin mahkumu olmus dusunceyi sahiplenen/sabitleyen bir kisi olarak, senden hic umudum yok da, en azindan, belki bu sorular seni sabitlikten/alisilagelmislikten silkeler ve dusuncen de bir acaba yaratir.

Saygilarimla;
evrensel-insan

Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 05-12-2009, 23:41
Averroes - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Averroes Averroes isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 Feb 2008
Mesajlar: 780
Standart

aydoe´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
BUGÜN 5 Aralık 2009, kadınlarımızın seçimlerde oy hakkı kazanmasının 75’inci yıldönümü! Bakalım, bu günü kutlamak AKP hükümetinin, naylon demokratların, neo-liberallerin, DNA’sı yozlaşmış solcuların ve İslamcı zevatın aklına gelecek mi?

5 Aralık 1934 ve kadınlar

Gelmiş herhalde ki başlık açıp konuyla ilgili yazı asmış !
Ama sıkmabaşlardan ,karaböcüklerden bahsetmemiş yozlaşmış toplumun yozlaşmış kültürünün yarattığı ucubelerden bahsetmiş.
Eğitimli giyinmesini bilen iş hayatında aktif evinde başarılı ,çocukları ile ilgili modern kadınlarımız var.
Kadını ,erkeği , insanı metalaştıran ,her şeyi metalaştıran kapitalizm ve onun öğretisidir.
Dinlerde sermayenin emrinde sömürü aracıdır .
Tesettür ya da frapan giyim her ikisininde modası vardır ,pazarı vardır ve birilerine para kazandırmaktadır.
Tekbir giyimin sahibi bu sayede 3 hanımınla mesut ve bahtiyar yaşamını sürebilmektedir.

Annem öğretmendi 1925 doğumludur cumhuriyet çocuğu , 5 kardeştik hem çalışır hem ev işlerini yapar ,bizlerle ilgilenirdi .
Namaz kıldığını ya da ibadet ettiğini görmedim ,dindar değildi ama herhalde Tanrı inancı vardı.
Kendisini hiç bir zaman uygunsuz ve yakışmayan bir kıyafet içinde görmedim .

Bu sıkmabaşlı ,karaçarşaflı ,ya da çıplak ucubeler ne zaman ortaya çıktı ne zamandır çoğalıyor ona bakmak lazım !
Aydoe bu ne şiddet, bu celal.

Dur hele bir soluklan, bir an Tuncay Özkan'ın cumhuriyet mitinglerindeki hali geldi aklıma.

O böyle bir cümleyi alır, onu kırk farklı hale sokardı.

İnsanlara kafanda düşündüğün tepkiyi verdirtmek için böyle acımasızca eleştirme yazımı.

Sen popülist davranmayarak da insanları fikri olarak örgütleyebilirsin.

Bugün kadınlar günü olduğunu bilmiyordum. İyi bu vesileyle anmış olduk.

Annelerimizin ve ucube olmayan kadınlarımızın günlerini kutlayalım.


eylemsel´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kapalı kadınların rengarenk giyinip,vücut hatlarını gösterecek daracık kıyafetlerle kıvırtarak gezmesine ne diyecez?
Ucubelik!

-Şeytanın yaptığı en büyük hile bütün dünyayı yaşamadığına inandırmakmış-

"The Usual Suspects" filminden
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Anlaşma Sorunu ve Dil evrensel-insan Dil, Mantık & Zihin Felsefesi 14 04-02-2019 21:26
Kıbrıs Sorunu Cem Politika 48 08-06-2009 02:38
Anket sorunu. Servis Şartları & Site Duyuruları 1 04-02-2005 21:06

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:32 .