http://www.pandora.com.tr/urun.aspx?id=79932
Filistin sorunu konusunda yaratilan kafakarisikligi öyle büyük boyutlara ulasmis durumda ki, milyonlarca insan bu büyük insanlik dramini artik kendi yasadiklari dünyanin tümüyle disinda ve bir film ekraninda süregiden bir gerilim konusuymus, kaniksanmis ve böyle sürüp gitmesi olagan bir seymis gibi görüyor. Insanligin adeta unutulmus oldugu bir dünyadan cikan onurlu bir kalem Edward Said. Hiristiyan Filistinli bir baba ile Lübnanli hiristiyan bir annenin oglu olan Said, Filistin üzerine yazmis oldugu 8 kitapla bir insanlik abidesi gibi adeta. 2003 yilinda hayata veda eden yazarin "Yeni Binyilda Filistin Sorunu" adli kitabi 2001 ve 2002 yili icinde yazmis oldugu makaleler ve kendisiyle yapilan röportajlardan bir derleme.
Said'i okudukca insan, aslinda yanibasinda yasanan bu insanlik dramini daha iyi kavriyor. Pek cogumuz Filistin sorununu, ülkeleri ellerinden alinmis bir halkin direnisi olrak görüyoruz. Ancak sorun bunun cok daha ötesinde. Topraklarindan sürülüp atilmis, mülteci olarak degisik ülkelerde yasayan 4.5 milyon Filistinli sorunun bir boyutu. Ama bir o kadar aci olan kendi topraklarinda yasayanlarin da Israil'in yarattigi bir hapishanede yasiyor olmasi. Israil'in Gazze ve Bati Seria'yi nasil bir hapishane'ye cevirdigi, bu bölgelerin icinde 200'den fazla kanton olusturarak, bu bölgelerin cevresini Israil yerlesimleriyle cevreledigi, Filistin'lileri belli bölgelere hapsederek, acliga ve sefalete sürükledigini Said'in muhtesem anlatimiyla okuyorsunuz. Dünyanin bir ucundan gelip buraya yerlesen Israilliler su, dogal kaynaklar ve sinirsiz seyahat etme imkanina sahip iken, Filistinliler bir bölgeden digerine gecebilmek icin izin almak zorunda, bunu elde ettikleri durumda da saatlerce sinirlarda beklemek ve bu asagilanmalara alismak zorunda. Israilliler bahcelerini sulayabilirken, su kaynaklarina ulasamayan, altyapisi sürekli bombalanarak yokedildigi icin her imkandan yoksun kalan, acilar icinde yasayan bir insanlik bu. Günde 2 dolara yasamak zorunda olan bir insanlik.
Said, Oslo barisinin aslinda nasil bir kepazelik oldugunu, bunun Filistin halki icin sadece ikinci bir pranga oldugunu anlatiyor bize. Said'i okudugunuz zaman, Filistin'de bir hapishane hayatinda büyüyen bir cocugun neden bir intihar bombacisi olabilecegini anlayabiliyorsunuz. Said sadece insanlarin vicdanlarina seslenmiyor, bu sürecin nasil cözülebilecegine dair de öneriler yapiyor. Bu büyük bir hümanistin, eylem adaminin ve entellektüelin cabalari her tür saygiya deger.
Edward Said'i saygi ile aniyorum.