Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 18-01-2006, 16:01
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart İspat Peygamberlere gereklidir Tanrıya Değil !!

Kutsal kitaplar genelde tanrıyı ispat etmeye çalışır..
Dinler ve din adamları da en çok bu konu üzerinde dururlar..
Tanrı ispatlanması gereken bir kavramdır belki..
Ama öncelikle ispat edilmesi gereken;
"Ben peygamberim" diye ortaya çıkanın peygamberliğidir..

Adam çıkıyor , "Ben mesihim" diyor ya da " Ben mehdiyim" diyor..
Ve ardından başlıyor tanrı hakkında konuşmaya , tanrıyı ispatlamaya..
Yahu sen önce kendini bir ispatla bakalım..
Zaten insanların kafasında Tanrı düşüncesi ya da inancı var..
Yeni ya da farklı birşey de getirmiyorsun?
Biraz öncekileri taklit , biraz şekil değişikliği , biraz çevrendeki inananlar vasıtasıyla mucize yalanları , biraz güzel hitap-edebiyat..Bir de tutarsa oh ne ala !! Tutmazsa kenara çekiliyor..İnat ederse kafası gidiyor!!

1863'de Bağdat'ta ortaya çıkan Baha'ullah lakaplı Hüseyin Ali Mirza Mehdi olduğunu ilan etti ve Bahai dinini kurdu..Adam mehdiliğini ispatlayamadı ama hala bu dinin mensupları var.."Madem mehdiydi hani ya mehdi olarak ne yaptı"
Bu soruyu "Mesihim" diye ortaya çıkanlara da sorabiliriz..
Filozoflar peygamberlik iddiasında bulunmayan ama tanrı ile ilgili konularda en fazla kafa yoran insanlardır.Tanrı kavramı , filozofların düşünceleri-fikirleriyle şekillenmiş,nitelik kazanmıştır..
Ancak filozoflar halktan kopuktur..Peygamberler ise halka giden,halkla içiçe olan ve halka seslenen insanlardır..Ama peygamberlikleri ispata muhtaçtır..
Kutsal kitaplarda yanlışlar,çelişkiler,bilimle uyuşmazlıklar bulunabilir..
Bu bulgular o kitapla ilgili peygamberin aleyhinedir..
Bulgular Tanrı fikrini ve inancını yokedemez..
Ama Tanrı inancını peygamberiyle özdeş haline getiren,peygamberini kutsallaştıran,peygamber vasıtasıyla Tanrı inancına sahip toplumlar için en önemli tehlike ;
İnandıkları kitaptan açık bir delil bulunması,bilime aykırılığın ispat edilmesidir..Bu durum kitlelerin peygamberiyle birlikte Tanrı inancını da sarsacaktır..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 19-01-2006, 00:53
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Ama Tanrı inancını peygamberiyle özdeş haline getiren,peygamberini kutsallaştıran,peygamber vasıtasıyla Tanrı inancına sahip toplumlar için en önemli tehlike ;
İnandıkları kitaptan açık bir delil bulunması,bilime aykırılığın ispat edilmesidir..Bu durum kitlelerin peygamberiyle birlikte Tanrı inancını da sarsacaktır..
Kısaca;

* Peygamberini kutsallaştıran, ona sözgelimi salavat getirenleri

* ve; Kitab Ehli'nin Kitablarındaki olası bilimdışı noktaları savunma güçlüklerini öne sürerek;

..bu zayıf nktaların Tanrı inancına olumsuz katkısı olduğunu öne sürüyorsun..

Peki; Bu Ehl-i Kitaba bir önerin var mıdır?

Sadece ''Allahın İpine''mi sarılsınlar sence?
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 19-01-2006, 01:59
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Tanrıya inanan insanlar , tanrının kendilerinden beklentilerinin ne olduğunu ,ne olabileceğini düşünmeli ve yaşam amaçlarını ve tarzlarını buna göre şekillendirmelidirler..
Bir taraftan tanrının ibadete ihtiyacı olmadığını söyleyip diğer taraftan "tanrı kendisine ibadet etsinler diye insanları yarattı" söylemi arasındaki çelişkiyi görmelidir..
Tanrının insanoğlundan beklentisinin ; sevgi,saygı,dayanışma,yardımlaşma,dostluk,barış gibi insani duygular içinde hareket eden,egolarını ve zaaflarını dizginleyen,kötülükten uzak duran ve kötülere karşı tavır koyan,dünyada barışın,huzurun ve adaletin sağlanması için katkıda bulunan,her türlü zulme,işkenceye,şiddete tepki veren,çevresine faydalı,üretken,çalışkan,dürüst bir kişi olmasıdır..
Kişi bu isteneni yerine getirecek şekilde bir irade ortaya koymalı ve yapacağı ibadeti de bu vasıflara,bu yapıya ulaşma için , çabalarının sürekliliğini sağlayacak konsantrasyon amacıyla ibadet etmelidir..

Bu bilince varan insan , dinlerin-peygamberlerin ve kitapların sadece Tanrının insanlardan beklentisini iletmek,duyurmak,uyarmak amaçlı bir araç olduklarını düşünecek ve tüm dinlere daha objektif bakabilecektir..
Yine bu bilinçteki insan , birgün inandığı dinin uydurma olduğu bilgisine-bilincine ulaştığında Tanrı inancı pek fazla bir sarsıntıya uğramıyacaktır..

Mutezile Diyor ki
"Peki; Bu Ehl-i Kitaba bir önerin var mıdır?
Sadece ''Allahın İpine''mi sarılsınlar sence?"
Bu forumu takip eden kitapehli arkadaşlarıma ;
Tanrının insanlardan beklentilerinin ve insanın mükemmel insan seviyesine ulaşabilme amacının öncelikli hedef olması gerektiğini belirtir, İnsanlara "İnanmayanlar cehennemliktir" söylemiyle tebliğ yerine;
"Ne olursan ol yeter ki insan-ı kamil olma yolunda ol" tebliğini tercih etmelerini öneririm..
Benim anlayışıma göre " Allah'ın ipine sarılmak" da budur zaten...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 19-01-2006, 09:31
Mutezile - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Mutezile Mutezile isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 19 May 2005
Mesajlar: 2.806
Standart

Tanrının insanoğlundan beklentisinin ; sevgi,saygı,dayanışma,yardımlaşma,dostluk,barış gibi insani duygular içinde hareket eden,egolarını ve zaaflarını dizginleyen,kötülükten uzak duran ve kötülere karşı tavır koyan,dünyada barışın,huzurun ve adaletin sağlanması için katkıda bulunan,her türlü zulme,işkenceye,şiddete tepki veren,çevresine faydalı,üretken,çalışkan,dürüst bir kişi olmasıdır..

Demişsiniz...


Tanrı'nın insana yüklediği bu misyona dair elde kanıt var mı?

Kanıt nedir? Yazılı bir kaynak, Canlı şahit gibi..


İslam Dini ve Kitabının iddiası şudur ki:

* ''(Vemâ halaktül-cinne vel-inse illâ liya'budûn.) "İnsanları ve cinleri ben sadece ve sadece bana ibadet etsinler diye yarattım; başka bir maksatla yaratmadım, bana güzel ibadet etsinler diye yarattım." buyuruyor. ''

* ''(İnne ekremeküm indallàhi etkàküm) "Allah indinde en makbulünüz, takvâsı en yüksek olandır." ''

* "--(Ümirtü bi-mudàratin-nâsi kemâ ümirtü bi-ikàmetil-farâid) Farzların yerine getirilmesiyle emr olunduğum gibi, Allah tarafından şu farzları yap diye emr olunduğum gibi, insanları haline göre idare etmekle de emr olundum."



Kuran ve İslamı reddedip, yerine Tanrıyı mı koymayı öneriyorsunuz?

İbadet konusunda Kuran hükmü olan ''İnsanları ve cinleri ben sadece ve sadece bana ibadet etsinler diye yarattım; başka bir maksatla yaratmadım, bana güzel ibadet etsinler diye yarattım." sözlerini müslümanların inkar edip; sizin öneriniz olan:''Kişi bu isteneni yerine getirecek şekilde bir irade ortaya koymalı ve yapacağı ibadeti de bu vasıflara,bu yapıya ulaşma için , çabalarının sürekliliğini sağlayacak konsantrasyon amacıyla ibadet etmelidir.'' şiarıyla ibadet etmesini savlıyorsunuz...

Müslümanlar ellerindeki Kitabı atsınlar öyleyse, ama Allahın ipinden de ayrılmasınlar. Bu reform mu? yeni bir din mi? Sizden başka Tebliğcisi var mı?

Kaynağı var mı?


''Yine bu bilinçteki insan , birgün inandığı dinin uydurma olduğu bilgisine-bilincine ulaştığında Tanrı inancı pek fazla bir sarsıntıya uğramıyacaktır.. ''

Uydurulan dinlerin bir envanteri çıkarılabilir mi? Örneğin: Şu şu dinler uyduruktur, şu din (dinler) Hak Dindir gibi....
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 19-01-2006, 15:52
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Sevgili Mutezile ;
Her insanın özünde iyi-güzel insan olma inancı vardır.Kötülük içinde olanlar da kötülüklerinin farkındadır.Bunlar evrensel doğrulardır.Hiç kimse reddetmez.
Tanrı olsa da olmasa da insanlığın hedefinde - idealinde böyle bir dünya ve yaşam vardır.
İnsanlar içinde belli bir dereceye yükselmiş olanlar, Tanrı inancına,ceza ya da mükafata gerek duymadan bu idealin mücadelesini verirler..
Derecesi düşük olanlar ise dini telkinlerle kötülüklerden uzak olmaya ve iyilik peşinde olmaya zorlanırlar..
Kutsal kitaplardan bu ideale uygun emirleri ve ayetleri bulmak zor değildir.
Tek tanrılı dinlerin ilki olan Musevilikte 10 emir bunlara işaret eder.Orada "Vurun,öldürün,kesin"demez.Ayrıca ;
Kasas
(55) Boş lakırdıyı duyduklarında, ondan yüz çevirir şöyle derler: "Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size. Selam olsun hepinize. Biz cahilleri önemsemeyiz."

Ahkaf
(19) Her birinin, yapıp ettiklerinden dereceleri vardır. amellerinin karşılığı eksiksiz verilecektir, hiçbir haksızlığa uğratılmayacaklardır.

MÂİDE
(69) Şüphesiz inananlar ile Yahudiler, Sabiîler ve Hıristiyanlardan “Allah’a ve ahiret gününe inanan ve salih ameller işleyenler için hiçbir korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır”

Kasas
(84) İyilik/güzellik getirene ondan daha hayırlısı var. kötülük getirenlere gelince, kötülükleri yapanlar yapmış olduklarından fazlasıyla cezalandırılmayacaklardır.

MÂİDE
(93) İman edip salih ameller işleyenlere; Allah’a karşı gelmekten sakındıkları, iman ettikleri ve salih amel işledikleri, sonra Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iman ettikleri, sonra yine Allah’a karşı gelmekten sakındıkları ve iyilik ettikleri takdirde, daha önce tatmış olduklarından dolayı bir günah yoktur. Allah iyilik edenleri sever.

EN'ÂM
(132) Herkesin amellerine göre dereceleri vardır. Rabbin onların yaptıklarından habersiz değildir

Kehf
(30) İman edip hayra ve barışa yönelik ameller sergileyenlere gelince, kuşkusuz ki biz, güzel iş yapanların ödülünü yitirmeyeceğiz.

Kehf
(105) Bunlar, Rablerinin ayetlerini ve O'na ulaşmayı inkâr etmişler de bütün amelleri boşa çıkmıştır. Bu yüzden kıyamet günü onlar için hiçbir ölçü tutturmayız/onlara hiçbir değer vermeyiz.

Luka-18
20 O'nun buyruklarını biliyorsun: `Zina etme, adam öldürme, hırsızlık yapma, yalan yere tanıklık etme, annene babana saygı göster.'»

Tanrı inancında olan filozoflarda Tanrının insanı ve kainatı yaratma amacını ve insanın yaşam amacını benzer şekilde ifade etmişlerdir..

Bu ideale ulaşmada , bilim ve teknolojinin gelişmesi,toplumsal ilerlemeler,eğitimin yükselmesi ve aydınlanma hareketleri ,reformlar ve devrimler en önemli etkenler ve vasıtalardır..

İslam veya başka bir dini ve insanların dine olan inanç ve ibadetlerini yasalarla yokedemez ve sınırlayamazsınız..
İnsanlar bilinçlendikçe ve aydınlandıkça başta gericilik ve tutuculuk olmak üzere hurafeler,yanlış inançlar,saçmasapan alışkanlıklar kendiliğinden zayıflayacak ve önemsiz ,cılız duruma düşeceklerdir..
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 04:55 .