Tekrar sizinleyim. Kısa bir süre önce ayrılmıştım anlayan anladı... Umarım bu bir giz olur. Eski ismimle değil yeni bir isimle yazmak için önce vedalaştım ve sizleri "sevinle..." bıraktım.
Babam, Dedem, Babamın dedesi ve bildiğimiz kadarıyla dokuz-on kuşak gereiye gitiğimizde soy ağacımızdakilerin hepsi birer imam. Annemin babası, kardeşleri de aynı şekilde imam. Annem de imamlık yapmamaış ama gerek babasının gereksede babamın yanında dini eğitmini iyi almış. Abilerim de aynı şelide imam. Kısaca bizlere "imamlar ailesi" derler. Bende Medrese okumuşp, İmam hatip okumuş ama farkım olarakta diğer dinler üzerinde de araştırma yapmış biriyim. Yaşım ise ondukuzunda...
Altıncı sınıftan itibaren tebliğ serüvenim oldu. Yatılı okuldan uzaklaştım sonrasında silami radikalizme ayak attım. Kısa bir süre sonra geçmişimle hesaplaşmak için yani ailemden(takikat) okulda ise(nurculuk)la hesaplaşmak için biriyle tartıştım. Onu nurcu bilirdim. Meğerki abimde, o da Ateistlermiş... Önce mesele Filistinden açıldı arafatı eleştirdim kafir dedim, nurculara kafir dedim ve islam birliği için çalışmak gerektiği hakkında biraz konuştu. O zamnlar Yedinci sınıftaydım. Medresede akşamdan sabaha kadar baş başa seydamın oğluyla tartıştım sonra anladımki Allah'ı inkar ediyor.
Seydamın(medrese hocamın) oğlu ilk kafamı karıştıran kişi oldu anlayacağınız. Ama daha önce Kominizm ve ateizm ile mücadele yöntemleri anlatıla gelmişti bizlere. Kuşkuya kapıldım. Hemen kitapçıya girip bir kitap aldım "niçin yaratıldın?" okuduktan sonra az bir kuşkuya göğüs gerdim. Ama koyu bir atesitliği içimde gizlediğimin farkındaydım. Harunyahya, İslam Felsefesi gibi kitaplara yöneldim önce. Gerçekten iman ettim. Ama İslam konusunda yaklaşık dört yıl boyunca araştırma yaptım. Arif tekin, turan dursun, ilhan arsel, muazez ilmiye çığ vb artı internet sitelerinde zaman geçirdim. Sonra batı Oryantalistlere yöneldim ve İslamı dış gözle bakmaya denedim. İman etmiştim ve an be an soru cevaplıyorum ama yin de sorulardan kurtulamıyordum. Bu sitede ise epey zaman geçirdim. Kendi sitemle uğraştım ve Kuran'ı satır satır inceledim. Tefsir ve Hadis alanında gücümün gerektiği kadar araştırma yaptım. Serviste, arabada, evde, işte, okulda, gittiğim heryerde kitabımı tek biran bile yanımdan eksik etmedim. Araştırdıkça araştırdım... ve hala araştıryorum. Bana sonucu sorarasanız İslam'a ve diğer tüm dinlere hep kuşkuyla baktım. Diğer dinlerede umut aradım. İncil, Tevrat, vedalar, zend avesta, Taoizmin-öğretiler, gibi kutsal kitapları elime geçtiği kadar okudum fakat hepsini tamamen okuduğumu söyleyemem. İncil, Tevrat ve kuranı tamıyla okudum hatta incilin tefsirlerinden wiliam macdonaldın bile... Karşılaştırma yaptım fark sadece isim... O halde İslama imanımı gerektirecek bir gerekçe yoktur diye düşündüm. Tanrı konusunda ise hala ağzım kapalı hiçbirşey diyemiyorum eridikçe eriyorum ama bir kapı açılmıyor. Artık sloganlardan vazgeçip susmayı tercih ettim. Hint mistiksizminden etkilenmiş olsamda beni aradığıma ulaştıramadı. Tanrıyı net bir şekilde tarif etememe ve açıklayamama rağmen yine kanıtlamaya çalıştım. Ama YOKDA DİYEME DİĞİMİ TAM OLARAK KABUL EDEMEĞİMİDE SÖYLEİYEMİYORUM. Materyalist olamıyorum, Mistisizmede kaptırmıyorum kendimi. Ortada bir sentez gibi duruyorum. Ama sadece bir umut besliyorum. Materyalist olmayı çok istiyorum ama açıklayamıyorum. Bir gizemden söz edebilirim ama ne kanıtlaya biliyorum nede kendimi ikna edebiliyorum. Tanrı konusunda Darwin'den yanayım. Agnostik duruşumu koruyorum. Meditasyon yapmama rağmen hayata bir anlam veremiyorum. İnsanlar gelip benden dini cevap beklerlerken ve umut beslerlerken/taktir ederlerken içimde nasıl bir açmazın olduğunun farkında bile değiller. Ben bir hiç olduğumu kabulda edemiyorum. Bu duruşu yaklaşık bir yıldır sergileyebiliyorum ama son aylarda Dinler konusunda netleştim. Dinler birer fizolofun, kişinin sözleri ve buyruklarıdır. Sürüler ise sadece birer takipçi ve mutlu bir rüye. İşte beni anlayan bu sürüden olmayan herkestir.
Sadece kabul etmediğim ve kabullenemediklermi düşünmeye çalıştım. Tanrının Varlığını tartışırken neden inanmadığım şeyi savunuyorum diye biran sormaya koyldum ve kısa bir arayla iki yüzümü tekleştirdim o kadar.