Öncelikle bilgi nedir beyine nasıl kodlanır ona bakılmalı.
Bilgi çevrende gördüğün ,bizzat yaşadığın ,kitaplardan okuduğun v.b.tecrübelerin bütününe verilen genel bir isimdir.
Beyne bu bilgiler, protein zincirleri şeklinde işlenir.Edindiğin bilgi ,beyninde onu çağrıştıracak bir protein zincirine kodlanır.Kafana sert bir darbe aldığında bu protein zinciri zarar görebilir ve bu kalıcı - geçici hafıza kayıplarını doğurabilir.Yüksek ateşli bir hastalık geçirdiğinde de bu protein zinciri bozulabilir.Çünkü proteinler belli sıcaklıklardan sonra bozulurlar.(Yakınlarınızda mutlaka küçük yaşta iken yüksek ateş sonucu beyin fonksiyolarını bile kaybetmiş birileri vardır.O kadar çoklar ki.)
Bilgi edinmek ve bilgiyi unutmak tamamen protein zincirleri ile alkalıdır.Öğrendiğiniz anda beyne kodlanmış ama çok fazla kullanmadığız protein zincirlerinin zamanla yerini yeni zincirlere bırakmasından doğal ne vardır.Beyin bir bilgisayar belleğidir ama biyolojik bir yapıdadır ve oda dolar.Bu durumda en az kullanılanın silinmesi gerekir.Bazı durumlarda sadece bilginin belli başlı bazı bölümleri silinir ki buna "anımsama ama tam çıkaramama" diyebiliriz.
Bunun evrimle ne alakası var ,evrimin neresindedir dersen eğer ,doğal seçimliliğindedir derim.İşe yaramayan veya kullanılması minimuma indirilmiş bilgi beyninin içerisinde barınamayacak ve beyince yok edilip yerine yenileri inşa edilecektir.Doğal seçimliliği insanımız halen sadece yaşayan organizmalar için,Evrim Teorisini açıklamada kullanılan bir fikir olarak görür.Oysa ki bunun kapsamı çok daha geniştir.Tek bacağı kırılmış bir sandalye atılırken ,4 bacağıda tam sandalyenin halen işlemine devam ettiği örnek olarak gösterilebilir.Elbette ki bu seçimi yapan doğa değil ,insanın kendidir ve işe yarayabilecek olanı geride bırakır.Bunu doğa canlı türler için yıllardan beri yapmakta.Yada senin sorduğun beyin neden unutur gibi bir örnekle kapsamı genişletilebilir.İşe yaramayan ,yararsız olan barınamaz.
Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
|