Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-01-2010, 17:44
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart Dişi Bal Arısı Mucizesi

Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.


=> Dişi Bal Arısı Mucizesi

Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.

Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta< tartışılmıştır.




1. Mucize İddiası
2. İddianın Geçersizliği
3. Kuran Öncesi Bilgi ve Varsayımlar
4. Sonuç



1. Mucize İddiası
Mucize yalancılarının kaleminden:
  • Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
    Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. – Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır. (Nahl Suresi, 68-69)

    Her arının çok fazla görevinin olduğu arı kolonilerindeki tek istisna erkek arılardır. Erkek arılar ne kovanın savunmasına ne temizliğine ne besin toplamaya ne de petek veya bal yapımına katkıda bulunur. Erkek arıların kovan içindeki tek fonksiyonu ‘Kraliçe Arı’yı döllemektir. Çiftleşme organları dışında diğer arılarda bulunan özelliklerin hemen hemen hiçbirine sahip olmadıkları için erkek arıların Kraliçe Arı’yı döllemekten başka bir iş yapmaları da mümkün değildir.

    Koloninin tüm yükünü sırtlamış işçi arılar ise Kraliçe Arılar gibi dişi olmalarına rağmen yumurtalıkları gelişmemiştir; yani kısırdırlar. Kovanın temizliği, arı larvalarının ve yavrularının bakımı, Kraliçe Arı ve erkek arıların beslenmesi, bal yapılması, peteklerin inşası ve onarım işleri, kovanın havalandırılması, kovanın güvenliği, nektar (bal özü), polen (çiçek tozu), su, reçine gibi malzemelerin toplanması ve bunların kovanda depolanması gibi görevleri vardır.

    Arapça’da iki çeşit fiil kullanımı vardır ve bu kullanımlardan öznenin erkek mi yoksa dişi mi olduğu anlaşılabilmektedir. Nitekim yukarıdaki ayetlerde arı için kullanılan fiiller (altı çizili kelimeler), fiilin dişi için olan şekliyle kullanılmıştır. Böylece Kuran’da bal yapımında çalışan arıların dişi olduğuna işaret edilmektedir.

    Unutulmamalıdır ki arılarla ilgili bu gerçeğin bundan 1400 sene önce bilinmesi mümkün değildir. Ama Allah bu gerçeğe dikkat çekerek Kuran’ın bir mucizesini daha bize göstermiştir.

2. İddianın Geçersizliği


Yukardaki ayette arı kolonilerinde bütün işi yapan işçi arıların dişi olduğuna dair herhangi bir bilgi yoktur.

Herşeyden önce bu emir kipleri, eylemi yapması istenen öznenin dişi olduğuna işaret etmiş olsaydı bile sadece ”evler edin” ve ”yürü, uçuver”den ibaret. Bu fiillerde ‘İşçi Arı’nın somut işlevlerine hiçbir gönderme yok. İşçi Arılar, erkek arılar ve ana arılar (kraliçeler) zaten hep birlikte ‘evler edinmekte’ ve ‘yürüyüp uçuvermektedir’.

Ama daha da önemlisi mucize yalancılarının bu yorumu dilbilgisini çarpıtarak yapmalarıdır.

Arapçada adlar eril ve dişil olarak ikiye ayrılır. Bu, Türkçe veya -mesela- İngilizce’de karşılığı olmayan bir özelliktir; Arapça’nın gramer yapısından kaynaklanır.

Örneğin Almanca’da ise adlar eril, dişil ve yansız olmak üzere üç cinstir. Buradaki gramer cinslerinin biyolojik cinslerle bir ilgisi yoktur. Örneğin ‘masa‘nın gramer cinsi Almancada eril (der Tisch), ‘kapı‘nın dişil (die Tür) ve ‘kitap‘ın ise yansızdır (das Buch). Aynı şekilde ‘köpek‘in gramer cinsi eril (der Hund), ‘kedi‘nin dişil (die Katze) ve ‘at‘ınki yansızdır (das Pferd). Bu, biyolojik cinsiyetle ilgisi olmayan dilbilgisel bir tasniftir.

Aynı şekilde Arapça’da da bütün adlar eril (müzekker) ve dişil (müennes) olmak üzere -dilbilgisi açısından- iki cinse ayrılır. Canlı-cansız bütün nesnelerin adları ya eril ya dişildir. Üstelik Arapça’da fiil çekimleri de cümlenin öznesini teşkil eden adın cinsine göre eril veya dişil olarak gerçekleşir.(1)

Ayette ‘bal arısı’ için kullanılan ‘an-nahl’ sözcüğü Hicaz Arapçası’nda -yani Kuran’ın indirildiği dilde-(2) dişildir (müennestir).
  • Fahruddin Er-Râzi, Tefsir-i Kebir Mefâtihu’l-Gayb, Akçağ Yayınları: 14/276 (Nahl Suresi, 68-69) Bu kelime (nahl) Hicazlılara göre müennestir. İşte bundan ötürü Allah Teâlâ onu ayette müennes saymıştır.

Yani Hicaz Arapçası’nda kelimenin dilbilgisel cinsi dişildir. Ve bundan ötürü Kuran’da dişil olarak geçmiştir. Tıpkı Almanca’da arı anlamına gelen ‘die Biene’ kelimesinin dişil olması ve dolayısıyla söz konusu bilimsel bulgulardan önce yazılmış Almanca metinlerde de kelimenin dişil olarak geçmesi gibi.

Kısacası kelimenin dilbilgisel cinsiyle biyolojik cinsiyeti arasında böylesi bir bir bağlantı kurmak mümkün değildir.
Zaten 1400 yıl boyunca hiçbir İslam alimi ayetten arı kolonilerinde iş yapan (işçi) arıların dişi olduğu gibi bir manâ çıkarmamıştır.



3. Kuran Öncesi Bilgi ve Varsayımlar


Yukarda alıntıladığımız mucize iddiası metninde ayrıca şu denilmektedir:

”Unutulmamalıdır ki arılarla ilgili bu gerçeğin bundan 1400 sene önce bilinmesi mümkün değildir.”

Oysa -“Bal Şifası Mucizesi” bahsinde de açıkladığımız gibi- 7.000 yıl önce orta Anadolu’da insanların planlı bir şekilde arıcılıkla uğraştığı bilinmektedir. Eski Mısırlılarda 4.000 yıl önce çok gelişmiş bir arıcılık kültürü mevcuttu.(3)

Planlı bir şekilde arıcılıkla uğraşan insanların arılar hakkında detaylı bilgilere sahip olmaması beklenemez.

Aristo, Kuran ve Muhammed’den 1000 yıl önce kaleme aldığı Historia animalium adlı zoolojik eserinde arıların özelliklerinden bahsetmiş ve arı kolonilerinde gözlemlediği yüksek düzeyli görev dağılımı ve iletişim sebebiyle arı türünü tıpkı insan gibi ”zoon politikon” olarak sınıflandırmıştır. Milattan önce 270 yıllarında yaşayan arı bilimci Soloili Aristomachos ömrünün 58 yılını arıların davranışlarını incelemekle geçirmiştir. Meşhur Romalı Şair Vergilius milattan önce (tarımcılık ve hayvancılık üzerine) kaleme aldığı Georgicalar Destanı’nın dördüncü bölümünün tamamını arılara ayırmış ve 566 mısrada arıların davranışlarını, görev dağılımlarını, koloni yaşamlarını şiirsel bir dille betimlemiştir. (4)


Yine Aristo yukarda bahsettiğimiz Historia animalium adlı eserinin 5. kitabının 21. bölümünde(5) çalışan ve çalışmayan arıların cinsiyetleri üzerine farklı hipotezleri aktarır ve bunları tartışır. Bu eserde Kuran’dan 1000 yıl önce çeşitli gözlemlerden hareketle çalışan arıların dişi olduğunu savunan doğa bilimcilerinin olduğunu okuyabilmekteyiz. Dolayısı ile böyle bir eserden 1000 yıl sonra yazılan Kuran’da çalışan arıların dişi olduğu yazsaydı bile (ki yukarda gösterildiği üzere yazmıyor) bunun mucizevi hiçbir yanı olmazdı.


4. Sonuç

İlgili ayetten arı kolonilerinde bütün işi yapan İşçi Arılar’ın dişi olduğuna dair hiçbir işaret yoktur. Zaten ”evler edin” ve ”yürü, uç” fiilleri bütün arıların davranışlarını kapsar. Söz konusu ‘dişillik’ de tamamiyle dilbilgisel bir özelliktir ve biyolojik cinsiyetle ilgisi yoktur. Üstelik Kuran’dan 1000 yıl önce “iş yapan arıların dişi olduğu” hipotezini savunanlar olmuşken -bu bilgi Kuran’da bulunuyor olsa dahi- (ki yok) bunda mucize aramak yersiz ve gereksizdir.


Dipnotlar
(1) örneğin bkz: viki: Arapça veya Arapça

(2) bkz: ”Ancak Kuran-ı Kerim’in yazıldığı dil olan 7.inci yüzyıl Hicaz Arapçası günümüze değin değişmeden kaldığı için Standart Arapça (Fusha) kabul edilir ve değişik bölgelerden Arapların birbirleriyle anlaşabilmek için kullandıkları dildir.” viki: Arapça

(3) bkz: Bal’ın Tarihi
ayrıca: Geschichte der Biene (Almanca)

(4) bkz: Geschichte der Imkerei (Arıcılık Tarihi -Almanca)

(5) bkz: Eserin İngilizce Tercümesi
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 13-08-2011, 13:08
muallak muallak isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 13 Aug 2011
Mesajlar: 1
Standart

o zaman su mu soylenmek istenıyor ''MUHAMMED BU BİLGİLERİ ÇALDI?''
İyide okuması yazması olmayan biri bunları nasıl yapsın hatta o kadar cahılde bunları nasıl dusunup planlayıp uygulasın?? o kadar kolay olsaydı bugun birçok prof var din icad etmek isteyen onlar bile dusunememıs bu kadar zekıce planıda cöldekı gariban nasıl dusunmus??? bunu nasıl izah edebilirsiniz bizleri aydınlarmak icin???
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 13-08-2011, 13:41
Vela Vela isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Aug 2011
Mesajlar: 80
Standart

Madem link vermek caiz

Öyleyse

MUALLAK'A EL-CEVAP
1) http://www.agnostik.net/viewtopic.ph...art=510#p67279

2) Benzerini de verelim

http://www.agnostik.org/11123-aptal-tasarim.html'dan alıntıdır
3. Lezbiyen aşkın meyveleri
Cnemidophorus cinsi kertenkeleler üremek için erkeğe ihtiyaç duymazlar. Partenogenez ile döllenmeniş yumurtadan kendi kopyalarını çıkartırlar... İşin garip kısmı yumurtalamak için başka bir dişi ile "seks" yaparlar, lezbiyen seksin neticesinde nur topu gibi yavrular doğar...
ALMANCA MUCİZESİ
Almanlar yıllardan beri kertenkelelerin sadece dişi üreyebildiğini mi biliyorlardı?
Almanca'da kertenele (die Eidechse) kelimesi her zaman dişi forumda kullanılır
Binlerce yıl öncesinden lezbiyen kertenkelelere bu şekilde işaret edilmesi apaçık bir mucizedir!

3) Pek alakalı değil ama diğer iddialar için söylüyorum
Burada mesele kimin kimden çaldığı değil, sonuçta arıları inceleyen birisi öyle polymerase chain reaction falan olmadan kimin dişi kimin erkek olduğunu çözebiliyor
Muhammed arılarla ilgilinen, arıları kendi çağının bilgisine göre bilen birisi ile karşılaşmış olamaz mı?
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 13-08-2011, 14:00
Subat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Subat Subat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
Standart

Benim annemin okuması yazması yoktu bundan bir kaç yıl öncesine kadar. 50 yaşındaki kadın, bir çok kişiden daha iyi politika yapıyor, kültürel gelişim gösteriyor. Özellikle sağlık konusunda bitkilerle bir çok şeyi çözebiliyor. Bunların çoğunu da çevrensinden edindiği bilgilerle yapıyor. Muhammedin okuma yazma bilmemesi, neden bu kadar abartılıyor anlamış değilim. Okuma yazma bilmeyen biri, kör cahil demek değildir. Hele ki, her şeyin şiirsel dille anlatıldığı bir dönem için saçmalıktan başka birşey değildir bu önerme. Dilden dile aktarımın bu kadar güçlü olduğu bir toplum için, okuma oranı bir belirtiye işaret etmez. Bugününüzle, geçmişi kıyaslamayın. Kıyaslarsanız böyle muallak cevaplar verirsiniz.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 13-08-2011, 14:47
Vela Vela isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 12 Aug 2011
Mesajlar: 80
Standart

namik´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Benim annemin okuması yazması yoktu bundan bir kaç yıl öncesine kadar. 50 yaşındaki kadın, bir çok kişiden daha iyi politika yapıyor, kültürel gelişim gösteriyor. Özellikle sağlık konusunda bitkilerle bir çok şeyi çözebiliyor. Bunların çoğunu da çevrensinden edindiği bilgilerle yapıyor. Muhammedin okuma yazma bilmemesi, neden bu kadar abartılıyor anlamış değilim. Okuma yazma bilmeyen biri, kör cahil demek değildir. Hele ki, her şeyin şiirsel dille anlatıldığı bir dönem için saçmalıktan başka birşey değildir bu önerme. Dilden dile aktarımın bu kadar güçlü olduğu bir toplum için, okuma oranı bir belirtiye işaret etmez. Bugününüzle, geçmişi kıyaslamayın. Kıyaslarsanız böyle muallak cevaplar verirsiniz.
Ay tutulması sırasında "Ben yaptım bunu, bakın bakın!" da dediği zaman, annenizin peygamberliği tastamam olacaktır
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14-08-2011, 12:28
Subat - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Subat Subat isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 15 May 2007
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 1.224
Standart

Vela´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ay tutulması sırasında "Ben yaptım bunu, bakın bakın!" da dediği zaman, annenizin peygamberliği tastamam olacaktır
Çalışmalarımız sürüyor,
Ayaklarının altından cenneti çekip getirirsek, bu iş tamamdır
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 05-04-2015, 13:54
Yıldıztozu - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Yıldıztozu Yıldıztozu isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2014
Mesajlar: 4.348
Standart

Arı kelimesi arapçada dişilik takısıyla kullanılıyor fakat fiile de dişilik takısı getirilmesi nasıl açıklanabilir?

Arapça uzmanı var mı aranızda?

Şu sitede açıklamış mucizevi yönünü
http://www.sorularlaislamiyet.com/qn...yapmaz-mi.html
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Allah dişi mi? Güçistenci İslam 26 16-11-2015 23:27
Dişi bal arısı Kur'an'da Mucize Yoktur 31 10-01-2010 17:44
İlk canlı dişi mi erkek mi? mayonez Evrim 5 03-07-2009 13:54
atın kaç dişi var!! teos Konu-dışı 1 10-04-2006 01:03

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:28 .