Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-01-2010, 17:54
ulpian - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
ulpian ulpian isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 22 Jul 2009
Mesajlar: 4.880

Başarı Ödülü 

Standart Baldaki Şifa Mucizesi

Aşağıdaki makale Turan Dursun Sitesi'ne ait MucizeYalanlari.com Sitemizden alıntıdır
ve Mucize Yalanları Sitesi Çalışma Grubumuzun ortak ürünüdür.


=> Baldaki Şifa Mucizesi

Sitemizdeki metin, bu başlıktaki öneri, açılım ve eleştirilere binaen veya çalışma grubunun kendi araştırmalarıyla değişebilir.

Forumumuzda daha önce bu konu >şu başlıkta< tartışılmıştır.




1. Mucize İddiası
2. İddianın Geçersizliği
3. Sonuç




1. Mucize İddiası
  • Harun Yahya (Adnan Oktar)’a ait sitelerden:
    ”Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.” (Nahl Suresi, 68-69)

    Bal, yukarıdaki ayetlerde vurgulandığı gibi “insanlara şifa” olma özelliği taşımaktadır. Bilimde en ön sıraları alan ülkelerde balın insan sağlığı açısından öneminden ötürü arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir sektör ve araştırma alanı olmuştur. Balın yararları genel hatlarıyla şöyle sıralanabilir:
    Kolayca sindirilir. (…)
    Süratle kana karışır; hızlı bir enerji kaynağıdır. (…)
    Kan yapımına destek olur. (…)
    Antimikrobiktir. (…)
    Antioksidandır. (…)
    Vitamin ve mineral deposudur. (…)
    Yaraların tedavisinde kullanılır. (…)
    Bu bilgilerden de anlaşılacağı gibi bal “şifa” yönü son derece güçlü bir besindir. Kuşkusuz bu da sonsuz kudret sahibi Allah’ın indirmiş olduğu Kuran’ın mucizelerinden biridir.


2. İddianın Geçersizliği


Mucize yalancılarının sunduğu gülünç iddialardan biri de yukarıya alıntıladığımız ”baldaki şifa mucizesi”dir. Dikkat ediniz, burada ”mucize” olarak adlandırılan balın özellikleri değil Kuran’da bunların geçiyor olmasıdır. Uzun uzun, bilimsel terimler kullanarak balın gıda özellikleri sıralanmış ve bu bilgiler ayetten çıkıyormuş gibi bir izlenim oluşturulmak istenmiştir. Oysa ayetten çıkan tek bilgi balın şifalı oluşudur.

Balın şifalı olduğunun henuz günümüzde tespit edildiğini, bunun da Kuran’da 1400 yıl önceden bildirilmiş olduğunu söylemek doğru olabilir mi? Balın tarihine baktığımız zaman 4000 yıl önceden şifasının bilindiğini ve hastalıklarda kullanıldığını görüyoruz.

Araştırmalar mağaranın duvarında bal toplayan kızın resminin 16 bin yıl önce yapılmış olduğunu göstermektedir. 7.000 Yıl önce orta Anadolu’da insanların planlı bir şekilde arıcılıkla uğraştığı bilinmektedir. Eski Mısırlılarda 4.000 yıl önce çok gelişmiş bir arıcılık kültürü mevcuttu. Yanı sıra günümüzde ilkel olarak yaşayan kabilelerin balın kutsallığına inandıklarını, dini törenlerde önemli yer verdiklerini izliyoruz. Hititlerin, Sümerlerin, Mısırlıların, Eski Yunanlıların, Romalıların ve daha birçok eski kültürün balı ilaç olarak kullandığını, tarihte ün yapmış hekimlerin her derde deva olarak kabul ettiklerini görmekteyiz. Hititlerin çivi yazısıyla yazdıkları toprak levhalardan günümüzden 4000 yıl önce arıcılığı tanıdığını öğreniyoruz. Levhalardaki reçeteler Sümerler ve Hititlerin balı hastalıklarda kullandıklarını göstermektedir. Papyrus Smith’de balla hazırlanmış birçok reçeteyle karşılaşmaktayız. Piramitlerde ağızları hava geçirmeyecek biçimde kapatılmış bal küpleri ve Kraliçe Hepçesut’un armasında arı bulunması Mısırlıların bala büyük değer verdiğini gösteren delillerdir. Romalı hekimler balın çok güçlü bir panzehir olduğuna inanıyorlardı. Mısırlı, YunanRomalı, ve Arap hekimler balı göz hastalıklarında kullanmışlardır. Hippokrates hava ve suyla eş değerli görüyor, tüm hastalıklara karşı kullanıyordu. Asklepiades ise ruhi ve sinirsel hastalıklarda kullanıyordu. Plinius, Dioskorides ve birçok hekimin çeşitli hastalıklara karşı yalnız bitkilerle karıştırarak veya şurup-merhem olarak da kullandıklarını görüyoruz.

bkz: Bal’ın Tarihi
Ayrıca: Geschichte der Biene (Almanca)

Bal, Muhammed’in yaşadığı dönemin Arap toplumunda da çok yaygındı. Hem şifa amaçlı yiyecek olarak kullanılırdı, hem de baldan türlü şerbetler yapılır ve içilirdi. Muhammed’in kendisi de birçok hadisinde baldan ve balın şifalarından bahsetmiştir. Kısacası Kuran’da balın ”şifalı” olarak vasıflandırılmasından herhangi bir mucize çıkarmaya çalışmak ancak okuyucunun zekâsına hakaret olarak adlandırılabilir.

Bütün bunların yanısıra balın bir de ”şifalı” olmayan yönlerini dikkate almak da gerekir.

Örneğin yukarda kısaltarak alıntıladığımız mucize yalanı metninde uzun uzun balın antibakteriyel özelliği vurgulanmış fakat önemli bir gerçek de bu arada hasıraltı edilmiştir:

Bal 1 yaşından küçük çocuklara niçin tavsiye edilmemektedir?

Nedeni balda Clostridium Botulinum bakterisinin bulunma ihtimalinin olması ve bu bakterinin bebeklerde “bebek botulizmi” denilen bir hastalığa neden olmasıdır. Bu bakterinin sporları çevremizdeki havada, toprakta, tozda ve ham tarımsal ürünlerde bulunmaktadır. Bu sporlar erişkinler ve çocuklardaki gelişmiş bağışıklık ve sindirim sisteminden dolayı problem teşkil etmezken 1 yaşından küçük bebeklerde bağırsak mikroflorasının yeterince gelişmemiş olmasından dolayı botulizme neden olabilmektedir.
=>Kaynak


Ayrıca günümüzün bilimi, halk arasında hala yaygın olan, balın şeker hastalarına (diabet) iyi geleceğine dair inanışın yanlış olduğunu da göstermektedir. Aksine balın her türlüsünün, hiç şeker katkısı olmayan, gerçek kara kovanlarda oluşan balın bile şekeri yükseltici etkisi vardır.
bkz.: Şeker Hastalarına Bal Uyarısı
ayrıca: Şeker Hastalığı ve Bal


3. Sonuç


Balın şifalı bir gıda olduğu henüz son yıllarda keşfedilmiş değil aksine zaten Kuran’dan çok önceki medeniyetler tarafından da bilinen ve kullanılan bir özelliktir. Günümüzün bilimi sadece bu şifa özelliğinin sebeplerini çözümleyebilmiştir fakat bunun yanısıra hiç de ”şifalı” olmayan etkilerini de bulmuştur.

Her halükârda Kuran’da balın şifalı olarak geçmesinin ”mucize” olarak adlandırılabilecek yanı yoktur.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 05-06-2010, 11:10
velimut velimut isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 05 Jun 2010
Mesajlar: 1
Standart Allahın Mucizelerini ortaya çıkarmak İçin İnmedi Kuran

Sayın turan dursun,

Bilindiği üzere kuranın indirilmiş olduğu dönemde bu türden tartışmalar yada görüşler olmamış, sebebi ise kuranın indiriliş gayesi sizinde bildiğiniz gibi mucize ortaya koymak değildir. Bu konun en büyük desteği kuranı en iyi bilen ve anlayan Peygamberimizin bu yönde herhangi bir girişiminin olmamasıdır. Peygamberimizin bu yönde herhangi bir açıklama ve görüşleri olmadığı için bu tür girişimler ferdi girişimler olup islamı bağlamamaktadır. Bu tür girişimler kişisel görüş ve açıklamalardır. Dünyadaki bütün herşeyi Allah yarattığı için, Allahın tek değişmeyen kitabıda kuran olduğu için, kurandan başka mucize çıkarmak gereksiz ve yersizdir. 20. yüz yılda fenni ilmin ilerlemesi eski kabullerin hepsinin yıkılması ile müslümanlardan bazı kişiler bu yönde çalışma yapma ihtiyacı duymuşlardır. Bu çalışmalar kuranın asıl amacından başka mecralara kaydırmaktadır. Kuranın ve peygamberimizin asıl amacı insanlığa mucize ortaya koymak değil, Allahın dinini insanlığa yaymasıdır.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 05-06-2010, 23:13
zapata - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
zapata zapata isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Mar 2008
Mesajlar: 343
Standart

velimut´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Allahın tek değişmeyen kitabıda kuran olduğu için,

Bundan emin misiniz. Bunu iyice bir araştırmanızı tavsiye ederim.

.....Bütün insanlığa savaşsız, sömürüsüz, özgür ve mutlu bir dünya dileğiyle.....
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 06-06-2010, 03:14
Tiric Tiric isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Aday Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Jun 2010
Mesajlar: 1
Standart Bir bilen:)

Bir Bal üreticisi olarak konuya biraz açıklık getirmek istiyorum.

”Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlarda, ağaçlarda ve onların kurdukları çardaklarda kendine evler edin. Sonra meyvelerin tümünden ye, böylece Rabbinin sana kolaylaştırdığı yollarda yürü-uçuver. Onların karınlarından türlü renklerde şerbetler çıkar, onda insanlar için bir şifa vardır. Şüphesiz düşünen bir topluluk için gerçekten bunda bir ayet vardır.” (Nahl Suresi, 68-69)

Harun Yahya (Nam-ı Diğer Adnan Oktar) Bal konusunda sitesinde bu Ayeti örnek vermiş ve Bal'daki şifayı bu Ayete bağlamış. İyi, güzel de, ya bu ayette bir terslik var, ya da Adnan Hocam'da. Niye ki?
1- Ben saf bir Bal üreticisiyim. Nahl Suresinin indiği dönemde sentetik şekerin kullanılıp kullanılmadığını bilemiyorum. Eğer kullanılıyor idiyse, bu Ayette bunun ayrımı yapılmalıydı. Kullanılmıyor idiyse (ki Ayetten öyle anlaşılıyor), Allah-u Teala bunu bilip günümüzdeki duruma göre bu ayeti Vahy etmeliydi (işte, mucize burada olurdu. Bilemiyorum, sayın Çelakıl, matematiksel olarak buna açıklık getirmiştir muhakkak,ama sanırım ben kaçırdım).
2- İki tür Bal üretiriz. 1.cisi, şekeri kaynatıp sentetik şekeri dayanırsın arı'nın önüne (önüne dayanmaya gerek yok, arı bu şerbetin kokusunu alsın, çiçeğe böceğe bakmez,o'na gelir) şekeri yer şekeri verir Bal'ı...Yani, 100 kilo şeker verirsek 25 kilosunu mum yapmak için harcar, 60 kilosu bize bal olarak geri döner. Bunun 5 kilosu da çiçekten aldıklarıdır,geri kalanı firedir. Şekere az-çok çiçek özü karışmıştır hepsi o.
3- İnsanlar benden bal almak için sıraya giriyorlar,çünki no şekeer. Gerçek şu ki, İlaç sanayii bile ilaçları doğadaki bitkilerin sentezinden elede edilmektedir.
4- Bu bilgilerin ışığında doğal bal, gerçekten ilaç kabul edilebilir,Nahl Suresi'de bu doğal seleksiyona adapte edilebilir.Ama, Arı camiasını kullanarak elde ettiğimiz bu sentetik bal ne anlam ifade ediyor?
5- (ve en önemlisi)... Ben Arılarımı yaylaya götürüp, bizim tabirimizle AĞU, bilinen adı ZAKKUM çiçeğinden arılarım Bal yapmış ise işler değişiyor. Halk arasında buna DELİ BAL (ANZER BALI) da deniyor.Aslında en muteber, en pahalı bal bu.Sağlık ve sex için günde bir çay kaşığı.( Adnan Hocam sanırım bundan bahsediyor,ama bahsettiği bölgede zakkum çiçeği yok, O yalnızca Bal'ın kaldırma kuvvetini anlatmaya çalışıyor ve Ayet'de o yönde).
6- Gerçektende Arı'yı başı boş bırakırsan Hurma, Kestane, Akasya ve bilumum çiçekten yaptığı bal ilaçtır,şifadır.Bu yüzyıllardır (HZ. Adem'e kadar dayanır) bilinmektedir...
7- Bilinmeyen (ki,Nahl Suresi'de bilmiyor) şekerli olanı var saf (organik) olanı var....
8- Yukarıda anlattığım gibi Deli Bal (Anzer) dan bir çay kaşığı yer isen sağlık bulursun. İkinci çay kaşığını yer isen sokağa çıkar " Yok mu beni S...ken dersin". üçüncü çay kaşığı yer isen Dört kolluyla tüm vecibeleri yerine getirir Allahın nezninde seni gömeriz...İnanmıyorsan denemek bedava...Hatırlatayım, bir tas deli bal yeyip de cennetin tapusu yok ve şehitlikte yok. Tavsiyem, Cennetlik ve şehitlik için Mavi Marmara Gemisi'ne bininiz.Kesinlikle Askere gitmeyiniz,kaza bela askerde vurulup ölürseniz Cennetlik şüphelidir. Siz siz olun, cihat için ölün arkadaşlar.Bizim yerimiz hazır,siz inanmayanlar ayetleri iyi okuyunuz
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 06-06-2010, 03:37
Nova - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
Nova Nova isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Super Moderator
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 05 Feb 2010
Bulunduğu yer: -.. ..- -. -.-- .-
Mesajlar: 2.391
Standart

Sn. tiriç hoşgeldiniz, iyi reklam yaptınız isterseniz sitenin girişinde size reklam yapabilmeniz için banner ayarlayalım .

Konu bal ama ağzınızdan bak damlamıyor nedense.

Tiric´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Kesinlikle Askere gitmeyiniz,kaza bela askerde vurulup ölürseniz Cennetlik şüphelidir. Siz siz olun, cihat için ölün arkadaşlar.Bizim yerimiz hazır,siz inanmayanlar ayetleri iyi okuyunuz
Siz daha iyi okuyunuz.

Sadece konu ile ilgili görüşlerinizi alsak, her bulduğunuz boşlukta cihat-islam propagandası yapmasak, önce dünya vatandaşı olabilsek ne mutlu değilmi.

cihad bumudur:

Haram aylar çıkınca müşrikleri bulduğunuz yerde öldürün; onları yakalayın, onları hapsedin ve onları her gözetleme yerinde oturup bekleyin. Eğer tevbe eder, namazı dosdoğru kılar, zekâtı da verirlerse artık yollarını serbest bırakın. Allah yarlığayan, esirgeyendir.
(Tevbe:5)

yoksa;

Kendilerine Kitap verilenlerden Allah’a ve ahiret gününe inanmayan, Allah ve Resûlünün haram kıldığını haram saymayan ve hak dini kendine din edinmeyen kimselerle, küçülerek elleriyle cizye verinceye kadar savaşın.(Tevbe:29)

yoksa bumudur? ...

cihad; kendinize karşı vermeniz gereken mücadeledir, gerisi insanları bir emel yadar çıkar uğruna yok yere harcamaktan başka birşey değildir.

ps: konu eksenden kaymasın.

İddia ediyorum ki ikimiz de "Tanrıtanımaz" larız. Sadece benim inandığım tanrı sayısı seninkinden bir eksik. Diğer olası tanrıları neden reddettiğini anladığın zaman, benim de seninkini neden reddetiğimi anlayacaksın.

Zihin paraşüt gibidir, sadece "açıkken" çalışır.

Benim manevi mirasın akıl ve bilimdir. Atatürk.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 08-06-2010, 04:23
aliyarasfal - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
aliyarasfal aliyarasfal isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 24 May 2010
Mesajlar: 2.935
Standart

Ben bu adnan oktarın tanrı tarafından müslümanlara bir bela olarak gönderildiğini düşünmekteyim. Adam işi gücü bırakmış yalan dolanla islam adına bilime savaş açmış. Sonuçta onun palavraları bir şekilde ortaya çıkıyor ama sanırım olan islamın karizmasına oluyor. Neyse ben karşıt fikrimin dahi böyle insanların yüzünden zorda kalmasını istemem. Birde ömer çelakıl varki oda evlere şenlik. Tanrıları müslümanlara yardım ede.
Şimdilik saygımla gittim...

Sorular sormuyorsan ya ölüsün ya da köle...
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 16-06-2010, 13:52
minyatur - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
minyatur minyatur isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 16 Jun 2010
Mesajlar: 17
Standart

yorumlara baktım da şu zamana kadar değişmeyen(!) olarak Kuran ın kendısı bır mucızedır dıyen arkadas.. Kuran mucızeler gostermese nasıl ınanıcaz. bı takım kanıtlar olmalı ki tanrı ona ınanmamızı beklesın. ki ne yazıkkı tatmın edıcı seyler bulamadım cok aramama ragmen hala arıyorum..
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21-06-2010, 17:19
axzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
axzel axzel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
Wink mucize

mucize nedir ki,,,

yorumlama ve vision farklılıkları var ortada bence, nedir peki, karışık, görebilmek için 275 derece yatay açıyla bakmak bile yetersiz

nasıl ve de nasıl...

örnek >bal<,, ::::
nedir mucize? bal mucize mi, yoksa bal ın kuran da gecmesimi mucize, yoksa bal ın özelliklerinin kimya, biyolojik özelliklerinin kuranda gecmesimi mucize..........

yukardaki konuyu açan super mod açısından, anladıım kadarıyla balın sadece kuranda özelliklerinin gecmis olması yada az olarak gecmis olması seklindeki bakıs açısından ele alınmış. yanlış mı ? *_*

yaa peki şu ayet ne demek istiyor;
Muhakkak ki Allah bir sivri sineği, hatta daha üstününü misal getirmekten çekinmez. ..... küfre saplananlar: "Allah böyle bir misal ile ne demek istedi?" derler.

sivrisinek de ney ? Allah bununla ne demek istedi, anlayamadık, mı diorsunuz

işte bal da aynı sivrisinek de,,, sadece allah (yani üstün bir yaratıcı, yada insanlık) nın yaratabileceği nesnel teknolojik araçlar, bugun kü teknolojimiz sivrisinek veya bal ın teknolojisini taklit veya daha üstünü yapabiliormu ?

tüm insanlar birleşşse, bu ayetin bir benzerini veya daha üstününü getirebilirmi ? bir sinek yapabilirmiyiz :S

yada bir damla kan, yada bir damla bal, ...

işde mucize bu, bilmem anlatabildimmi, bal ın kendisi mucize, o nun kuranda biyokimyasal özelliklerinin rapor edilmiş olması değil,

sonuç:
bal insanlığın üretemeyeceği bir kimyevi iksir olması bakımından mucize olarak kabul edilebilir..


Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 21-06-2010, 17:24
axzel - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
axzel axzel isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 21 Jun 2010
Mesajlar: 441
Standart

düzeltme:::

sadece allah (yani üstün bir yaratıcı, yada insanlık)

yerine

sadece allah (yani üstün bir yaratıcı)

olacak
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 22-06-2010, 12:55
ctrl-v ctrl-v isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Yasaklandı
 
Üyelik tarihi: 18 Jun 2010
Mesajlar: 13
Standart

BALIN FAYDALARI

* Mideye kuvvet verir, midedeki fazlalıkları dışarı atar. Sindirimi kolaylaştırır, sindirim organlarının düzenli çalışmasını sağlar. Hazmı gerektirmediği için kolayca kana geçer, baldaki şeker emilimi en kolay olan şekerdir.

* Kabızlık vakalarında sıcak bal, ishalde ise soğuk bal şerbeti çok faydalıdır. Bal şerbeti karın ağrısını dindirir.

* Kansızlığı ve zaafı giderir. Hastalıktan yeni kalkmışlara kuvvet verir.

* Şerbeti içilirse damarları açar, kalp adalesine faaliyet ve zindelik verir, kalp hastalıklarına faydalıdır, diğer şekerlerin aksine, oksijen ile reaksiyona girdiğinde tam bir yanma meydana geldiği için kanda daha az atık madde bırakır.

* Romatizmal hastalıklarda haricen kullanmak hastayı kısa sürede iyileştirir, romatizmalı yeri arıya sokturmakta faydalıdır, hafif ateşte ısıtılmış bal mumu ağrıyan bölgeye bağlanırsa iki üç saat sonra ağrı ve iltihabın geçtiği görülür.

* Alerjik vakalarda, özellikle bahar alerjisine yakalanan kişiler hangi koku ve tozun kendilerinde alerji yaptığını bilir veya bulursa o çiçek balını ya da bal şerbetini yerlerse giderir.

* Bal ısıtılıp buharı buruna çekildiğinde, hastanın ağrı ve sızısı birkaç dakika sonra dinmeye başlar.

* Özellikle Deli Bal (Kestane-Kekik balı) yüksek tansiyonu düşürücü etkiye sahiptir. 1günde 1 şeker kaşığından fazla yenmemesi gerekir. Fazla yenirse tansiyonu fazla düşürür, çarpar.

* İhtiva ettiği A, B, C ve diğer vitaminler ve minerallerle insana zindelik verir. Zekanın açılmasında; Bal, ceviz, fıstık yenmesi iyi gelir.*İştahı açar. 1 su bardağı ılık suya 1 tatlı kaşığı süzme bal ve kahve kaşığı çörek otu konup karıştırılır günde 1 kere içilir.

* Diğer tatlı ve meyvelerin zıddı bal dişleri ve diş etlerini temizleyip parlatan bir macundur. Dişleri ve dişetlerini mikroplardan korur, ağızdaki yaraları tedavi eder. Şeker veya meyve yense ağız fırçalanmasa dişte feaftün (koku) olup diş çürür. Bal ise diş temizliğinde de kullanılmıştır.


Anzer Balından Tavsiyeler

Anzer Balı ile ilgili öneriler:



Hz. Allah’ın Nahl Suresi 68-69′da ifadesini bulan “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları kovanlardan kendine evler edin! Sonra her türlü üründen ye de, Rabbinin sana müyesser kıldığı yollara çık. Karınlarından, çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa bulunur. Düşünen bir topluluk için bunda bir âyet vardır.” ayetiyle balı insanlar için bir şifa kaynağı kılmıştır. Fakat Anzer Balının üretiminin çok büyük incelikleri vardır. Belli sayıdaki kovanı araziye götürüp bırakmakla olmuyor.
Anzer Balı ile ilgili tahliller insanları yanıltabilmektedir. Anzer Balının üretimi çok sabır isteyen bir iştir. Bu sebeple tahlil için özel bal üretiliyor. Tahlil için üretilmiş özel balı tahlil ettirip, geçerli bir belge alıyorlar. Daha sonra müşteriye sundukları balı, o tahlili maske ederek satmaya çalışıyorlar. Tahlil denince vatandaşın diyeceği bir şey kalmıyor tabiki. Ama müşteriye daha sonra vermeye çalıştıkları bal ile o bal aynı mı? Değil tabiki. Peki ne yapmak lazım. Baldan alacağınız numune ve yaptıracağınız test bu işi çözer. Bu konuda benden başka yok diyen o üreticilerden numune isteyin ve birde bizden numune isteyin tahlili kendiniz yaptırın. Ama tabiki numune olarak verilen bal ile size gönderilecek olan bal aynı olmak şartıyla.
Anzer Balı ile Anzer Polenini ayrı üretiklerini iddia ediyorlar ve hali hazırda oluşmuş Anzer poleni pazarını süistimal ediyorlar. Peki Nahl Suresinde methi yapılan nedir. İnsanlar için şifa olan nedir. Tabiki baldır. Polen ayrı, bal ayrı olur mu öyle bir dava. Balın üzerindeki poleni aldın mı geriye ne kalır. Teşbihte hata olmaz. Yağı alınmış süt, hakiki süt olursa o da hakiki anzer balı olur. Balın en önemli kısmı, baldan ayrıldığı takdirde bal şifa özelliğini yitirir. Ne o polenden fayda olur, nede o bal değilde bal dedikleri nesneden. İnsanları yanıltan bu tür kuruluşlar kendini bu işte tekel ilan ediyorlar.

Anzer Balının fiatını haklı göstermek için üretim miktarının 100-150 kg civarında olduğu gibi yanlış bir bilgilendirme yapılmaktadır. Halbuki balın üretim miktarı dedikleri miktarın çok üstündedir ve üstelik balın fiatını üretiminin az olması değil balın kendi özelliği belirler. Üretimi azmış da fiatı ondan yüksekmiş. Yok öyle bir şey. Madem öyle azmış da o kadar arayan insana balı nereden buluyorlarmış. Üstelik Anzer Balı konusunda öyle destani şeyler uyduruluyor ki:
Neymiş Bir kaşık aldın mı tamammış fazlazı zararmış. Peki Kur’an-ı Kerimde var mı öyle bir şey. Balın fazlası zarar mı diyor. Hayır. Hatta ne kadar yersen ye o kadar faydalıdır.
Eğer Anzer balının hakikisini almak istiyorsanız numune isteyin ve kendiniz test yaptırın. Anlattıklarımızın hepsine elimizdeki Anzer Balı ile cevap vermeye hazırız. Bu işi tekeline alan kişi yada kuruluşlardan numune isteyin göndersinler birde biz gönderelim. Hangisi hakiki imiş o zaman ortaya çıkar. Tahlil sonuçları size gereken bilgiyi verecektir.

Anzer Balının Şifalı Olduğu Rahatsızlıklar




Anzer Balı ile,
Astım-Bronşit,
MS Hastalığı,
Mide-Bağırsak hastalıkları,
Kanser tedavisi,
Karaciğer hastalıkları,
Diyabet ( Diabet ) Şeker hastalığı,


Böbrek hastalıkları,
Prostat,
Kapanmayan yaralar,
Doğuştan olmayan göz rahatsızlıklarının tedavisinde,
Katarak hastalığının tedavisinde,
Cinsel güç,


Cilt bakımı ve güzellik,
Çocuk gelişimi,
Kemik gelişimi,
Zeka gelişimi,
Adet düzensizliği,
Kısırlık tedavisinde,
Romatizma Eklem rahatsızlıkları,
Guatır hastalığının tedavisinde (Ameliyatla tedavi edilmesi tehlikelidir. Ses tellerinde arıza bırakır.),


Tıpta çaresiz kalmış hastalıklar ve
Şu an sıkıntısını çektiğiniz rahatsızlığına şifa olabilmektedir.
Not: Anzer Balının üretimi kolay bir meslek değildir, ve biz diyoruz ki Şifalı bal üretimi bizim işimiz. Kimsenin bal alamadığı senelerde biz alıyoruz. İşin püf noktalarını bilmek gerek. O da izin verin biz de kalsın.


Anzer Balı Nedir?


Biz burada anzer balı nedir sorusunun cevabını vermeye çalışacağız. Evet anzer balı ilk olarak anzer yaylasında ortaya çıkmıştır. Bu balın ortaya çıkışı çok tarihi bir olaydır. Şöyle ki : Zamanında çaresiz bir hastalığa yakalanan bir kişi Allah’a yalvararak hastalığının şifasını istemiştir. Kendisini hastalığının şifasını bulmak için araştırma yapmaya adamıştır. Dere tepe gezerken anzer yaylasında bir kayanın kovuğunda insan müdahalesi olmadan arıların kendi yaptığı bal ile karşılaşmıştır ve bu baldan epeyce bir miktar yemiştir. Sonuç olarak çaresiz olan hastalığına



Hz. Allah’ın Nahl Suresi 68-69′da ifadesini bulan “Rabbin bal arısına vahyetti: Dağlardan, ağaçlardan ve insanların kurdukları kovanlardan kendine evler edin! Sonra her türlü üründen ye de, Rabbinin sana müyesser kıldığı yollara çık. Karınlarından, çeşitli renklerde bir şerbet çıkar ki, onda insanlar için şifa bulunur. Düşünen bir topluluk için bunda bir âyet vardır.” ayetiyle şifa bulmuştur. Şimdi akıllı bir insan olarak siz okuyucularımıza soruyorum: Hz. Allah’ın Kur’an-ı Kerimde methettiği bal ile ilgili ayette bu bal sadece anzer yaylasında mı yetişir demiş! Artı bir bilgi arının yapmış olduğu balın hammaddesi olan bitkiler sadece anzer yaylasında mı yetişiyior! Bu bitkiler ülkemizde ve dünya genelinde baktığımızda başka bölgelerde yetişmiyor mu? Elbetteki yetişiyor. Belgesellere baktığımız zaman, Avrupalıların yağmur ormanlarında kayaların kovuğunda hiçbir müdahale olmadan arıların yetiştirmiş olduğu balı şifa amaçlı olarak kullandıklarına şahit oluyoruz.
Şimdi burada asıl olana konu balın hakiki çiçek balı olmasıdır. Bir tek dikili ağacın olmadığı sadece çiçeklerden oluşan muhitte yetiştirilen bal hakiki anzer balıdır. Yani çaresiz hastalığa yakalanmış olan kişinin yediği anzer balının ihtiva ettiği şifa özelliğini taşımaktadır. Şifa özelliği açısından en yüksek olan baldır.Nahl suresinde ifadesini bulan baldır.


Artı bir bilgi bu gün ülkemizde ve dünyada bir çok tahlil laboratuarı bulunmaktadır. Sizlere sesleniyorum: Elinizde bulunan ve anzer balı olarak iddia edilen bal ile bizim size sunacağımız tahlil amaçlı numunemizi test ettirin. Kendi seçiminizi kendiniz yapın. Hangisinin özellikleri fazla imiş siz farkı fark edin.



Bal ve Faydaları
Allah’ın küçücük bir hayvan aracılığıyla insanlara sunduğu balın ne denli büyük bir besin kaynağı olduğunu biliyor musunuz? Bal, fruktoz ve glukoz gibi şekerlerin yanısıra magnezyum, potasyum, kalsiyum, sodyum klorür, kükürt, demir ve fosfor gibi minerallere sahiptir. Nektar ve polen kaynaklarının niteliklerine göre değişmekle birlikte, balda B1, B2, C, B6, B5 ve B3 vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca bakır, iyot, demir ve çinko da az miktarlarda bulunur. Balın içeriğinde bunların dışında bazı hormonlar da vardır Bal, Kuran ayetinde vurgulandığı gibi, “insanlara şifa” olma özelliği taşımaktadır. 20-26 Eylül’den Çin’de yapılan Dünya Arıcılık Kongresi’nde bilim adamlarının bal hakkındaki yorumları da bunu doğruluyor: “Kongre’de, arı ürünleri ile tedavi konusu ağırlık kazandı. Özellikle ABD’li bilimadamları bal, arı sütü, polen ve arı reçinasının (propolis) birçok hastalığı tedavi ettiğini bildirdiler. Romanyalı bir doktor balı katarakt hastaları üzerinde denediğini ve 2094 hastadan 2002’sinin (% 95) bal sayesinde tam olarak iyileştiğini açıkladı. Polonyalı doktorlar ise arı reçinasının hemoroid, deri hastalıkları, kadın hastalıkları gibi birçok hastalığa iyi geldiğini tespit ettiklerini bildirdiler.”


Bilimde en ön sıraları alan ülkelerde arıcılık ve arı ürünleri artık başlı başına bir araştırma dalı durumunda. Balın diğer yararları ise şöyle sıralanabilir: Kolayca sindirilir: İçindeki bitki özleri ve doğal şifası sayesinde bal, en hassas mideler tarafından bile kolaylıkla sindirilir. Aynı zamanda bağırsakların ve böbreklerin daha iyi çalışmasına yardımcı olur. Şeker hastaları dahi korkmadan kullanabilir. Denemiştir ve Şeker hastalarının hastalığından hiç bir eser kalmadığına şahit olunmuştur. Düşük kalorilidir: Balın bir diğer özelliği, vücuda yoğun enerji vermesine rağmen, kilo yapmaması balı üstün nitelikli bir besin kaynağı yapmaya yetmesidir. Süratle kana karışır: Bal ılık suyla karıştırıldığında 2 dakika içinde kana karışır. İçerdiği doğal bitki özlerinden dolayı beynin çalışması kolaylaşır…

Kan yapımına destek olur: Bal, kan yapımı için vücudun gereksinim duyduğu enerjinin önemli bir bölümünü karşılar. Ayrıca kanın temizlenmesine de yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenleyici, hem de kolaylaştırıcı yönde etkisi vardır. Damar sertliğine karşı önemli bir koruyucudur. İçinde bakteri barınamaz: Balın bakteri barınmasına olanak tanımayan özelliği “inhibine etki” olarak adlandırılır. Yapılan deneyler bal şerbetinin, bakteri öldürücü özelliğinin saf bala göre iki kat arttığını göstermiştir. İşin ilginci, arı kolonisine yeni dahil olacak kurtçukların, kendilerine bakmakla görevli arılarca “bal şerbetinin bu özelliğini bilirmişçesine” bal şerbeti ile beslenmesidir.
Arılar ve Rakamlar

500 gram bal için arılar, 3 milyon 750 bin defa çiçeğe konup kalkıyor.Arıların bir gr. bal yapabilmesi için 60 bin çiçeğe konması gerekiyor.
Bal arıları bir peteği doldurabilmek için milyonlarca çiçeğin nektarını emiyor ve 100.000 km kanat çırpıyor.Bu deli çalışmanın arasında, dönüp dönüp, “öbür arı benim kadar dolaşıyor mu?” diye kontrol gereği de duymuyorlar.Birbirlerine tam bir güven içinde sadece hedeflerine odaklanmışlar!.. Bir koloninin pazarlanacak 1 kg bal üretmesi ve yaşamını sürdürebilmesi için 8 kg bal tüketmesi gerekiyor. Bu da koloninin 6 kez dünya çevresini dönmesi demek. . .
Onlar bu işi canla başla yapıyor ve genetik olarak nesilden nesile aktarılmış bir tembellik asla söz konusu olmamış! Hepsi güneşin “kalk” ziliyle çalışmaya başlayıp, güneşin “paydos” ziliyle dinlenmeye çekiliyorlar. Arı, vücut ağırlığının 330 katı yük çekebilme kapasitesine sahip olduğu bilim adamları tarafından kabul edilmektedir.

Her bir petek gözünün altıgen prizma şeklinde inşa edilmesi esas peteğin direncini sağlıyormuş. Bu nedenle kilolarca balı rahatlıkla taşıyabiliyor.”Gerçekten de en az balmumu harcayarak, maksimum ölçüde bal depolamak için en uygun şekil, arıların inşa ettiği altıgen prizmadır” diye onaylıyor.

Fizikçiler:
Hadi bakalım arılardan özür dileyelim, onlara “hayvan” dediğimiz için. Belki de bu dünyaya arı olarak gelmek vardı.

Bal Zaten mucizedir
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Ay mucizesi ve diğerleri?? vesper Kur'an'da Mucize Yoktur 33 30-12-2017 19:02
Kuran'daki '19' mucizesi.. Kur'an'da Mucize Yoktur 93 20-03-2017 16:16
Bal mucizesi ! prozac Kur'an'da Mucize Yoktur 83 10-01-2010 17:55
Hapşırık Mucizesi! pervane İslam 17 26-02-2009 03:00

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 02:31 .