Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-01-2010, 23:58
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Question Duanın İnanan Ve İnanmayanlar İçin Anlamı?

Sevgili dostlar,

Dua tüm Dinlerde önemli bir yer tutar.

İnananlar Dua ederler...Aslında İnanır olmanın en önemli göstergesi Dua dır.

Bir çoğumuzun Duaları hem mensub olduğu Dine,hemde kendine özeldir.

Bazen Dualarımızın gerçekleştiğine şahit oluruz,

Ateist Dostların bu gibi durumlara bakış açısı nedir?

Acaba Bilimsel bir açıklamaları var mı?

Şahsen "Dua eden Ateistlerle" karşılaştığı mı belirtmek istiyorum

Bunu nasıl açıklayabiliriz?

Çok zor duruma düşen bazı inanmayan/Tanrı tanımaz kardeşlerimin Dua

ettiğine Şahit olmuşumdur...Bazıları da kendi itiraflarıdır.

Genellikle Eğer varsan...diye başlayan bu tür "çaresizlik" Duaları hakkında görüşünüz nedir?

Gerçek Hayattan birebir "Kabul olmuş" Dularınız ve ilginç anılarınız varsa

okumaktan mutluluk duyarım...

Saygı ve Sevgilerimle...

UlulElbab
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11-01-2010, 00:26
uyar - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
uyar uyar isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 26 Jul 2009
Bulunduğu yer: istanbul
Mesajlar: 3.381
Standart

dua benim için "kırk kere deliye deli de deli olur" gibi birşey....

sevgiler saygılar

kuranı okuyun cunku okudukca allahin olmadigini daha iyi anlayacaksiniz .......
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11-01-2010, 00:28
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

Değerli dost UlulElbab;

Bir aforizma vardır ya ; "There are no atheists in foxholes" yani meali "Siperde hiç ateist yoktur".Tam olarak kimin önermesi olduğunu bilinmeyen bu aforizmada sözde baskı altındaki, ölümle burun buruna gelen tüm askerlerin dua ettikleri anlatılır.Sözde yaratıcı bir gücün farkına insan bu gbi durumlarda daha iyi varabilirmiş.

Çaresizlik durumunda, baskı altında, ölümle burun buruna gelinen zamanlarda insandan herşey beklenir.Baskı altında alınan ifade bile geçersizken baskı altında edilen Duanın ne mantığı olur ki?

"Şu olay şöyle şonuçlansa benim için iyi olur" gibi şeyler söylemişimdir ama bunlar da Dua değildir.Dostlar arasında kişişen temennilerimi dile getirme biçimimdir.

Kabul edildiği varsayılan Dualar içinse ;

Bir insan bir şeyi çok isterse ve üzerinle azimle çalışırsa zaten isteklerine bazı realiteler dahilinde kavuşabilir.Bunun haricinde de alayına güler geçerim.Sadece Dua yetmez birde araya vekil koyarlar ya hani, ağaca çul çaput bağlar, hazret mezarları önünde ağlaşırlar, evliya mezarları önünde toplaşırlar...Bunlara iki kat gülerim.

Saygılar.

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 11-01-2010, 01:04
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saroz saroz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
Standart

Sevgili UlulElbab, Ateistlerin uzun veya kısa bir süre dini inanç içinden çıkmaları, Sevgili AerA'nında anlattığı aşırı baskı altında kalınıldığı durumlarda çok az sayıda da olsa Ateistlerde anlık refleks olarak dua görülebilir.

Ben Tanrı ile cebelleştiğim çocukluk yıllarımda çok zor anlarımda (aşı olmadan önce, babamdan dayak yiyeceğim andan çok az önce) eğer varsan yardım et demiştim.

Hiç yardım etmedi(

Ben de küstüm

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos

Konu saroz tarafından (11-01-2010 Saat 01:30 ) değiştirilmiştir.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 11-01-2010, 01:47
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Standart

AerA´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli dost UlulElbab;

Bir aforizma vardır ya ; "There are no atheists in foxholes" yani meali "Siperde hiç ateist yoktur".Tam olarak kimin önermesi olduğunu bilinmeyen bu aforizmada sözde baskı altındaki, ölümle burun buruna gelen tüm askerlerin dua ettikleri anlatılır.Sözde yaratıcı bir gücün farkına insan bu gbi durumlarda daha iyi varabilirmiş.

Çaresizlik durumunda, baskı altında, ölümle burun buruna gelinen zamanlarda insandan herşey beklenir.Baskı altında alınan ifade bile geçersizken baskı altında edilen Duanın ne mantığı olur ki?

"Şu olay şöyle şonuçlansa benim için iyi olur" gibi şeyler söylemişimdir ama bunlar da Dua değildir.Dostlar arasında kişişen temennilerimi dile getirme biçimimdir.

Kabul edildiği varsayılan Dualar içinse ;

Bir insan bir şeyi çok isterse ve üzerinle azimle çalışırsa zaten isteklerine bazı realiteler dahilinde kavuşabilir.Bunun haricinde de alayına güler geçerim.Sadece Dua yetmez birde araya vekil koyarlar ya hani, ağaca çul çaput bağlar, hazret mezarları önünde ağlaşırlar, evliya mezarları önünde toplaşırlar...Bunlara iki kat gülerim.

Saygılar.
Değerli Dost AerA,

"There are no atheists in foxholes"
Bu söz bana bir kaç yıl önce izlediğim bir filmi hatırlattı;
Yanlış hatırlamıyorsam ismi: "what the bleep down the rabbit hole""
Konusu Kuantum fiziğiyle felsefenin buluşmasıydı ...Hatırımda kalan bir yerinde şöyle birşey deniyordu:
"gözlemci gerçeğin tezahur etmesindeki birincil etmendir" " gözlemimizin sonucu bütünüyle bizim algı ve düşüncelerimize bağlıdır. ve sonra dua ile inanç arasındaki ilişkiye gönderme yapıyordu.
"Eğer birşeyin olacağına tüm kalbimizle inanırsak o şey gerçekleşir."
Aslında Hayat kü.ük Sebeplerin ve küçük sonuşların oluşturduğu bir Zincir...
Hayatımız da bir amaca ulaşmak için sebepleri kendimiz oluştururuz.
Örneğin Üniversiteyi kazanmak için çalışmalı,sınav günü soruları çözmeli ve tercih yapmalıyız vs. ama filmin söylediği bu sebep ve sonuç ilişkisinin her iki yönde de çalışabildiğiydi. Kısaca bir sonuca ulaşmak için sebepleri realize edebileceğimiz gibi bir sebebe ulaşmak için sonuçları da realize edebiliriz,tabi buna tüm ruhumuzla inandığımız zaman.

Kuantum Fiziği veya Kuantum Mekaniği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Birde Paralel Evrenler teorisi vardı yanılmıyorsam...

Sevgi ile...
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-01-2010, 01:57
UlulElbab UlulElbab isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
Standart

saroz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sevgili UlulElbab, Ateistlerin uzun veya kısa bir süre dini inanç içinden çıkmaları, Sevgili AerA'nında anlattığı aşırı baskı altında kalınıldığı durumlarda çok az sayıda da olsa Ateistlerde anlık refleks olarak dua görülebilir.

Ben Tanrı ile cebelleştiğim çocukluk yıllarımda çok zor anlarımda (aşı olmadan önce, babamdan dayak yiyeceğim andan çok az önce) eğer varsan yardım et demiştim.

Hiç yardım etmedi(

Ben de küstüm
Değerli Saroz,

Bende çok küstüm...Kızdım,isyan ettim...Bağırdım,Çağırdım...

Ama bazen Hayat bize öyle şeyler gösteriyor ki...

Şaşırıp kalıyoruz...Ya Tesadüflere inanacağız..ki o bana çok saçma geliyor...

Ya da ? Bu işler planlı programlı mı?

Ellerime baktım..saatlerce...Başıma gelenlerin çoğu,hatta hepsi

kendi Ellerimle kazandıklarımdı...

Peki ya Burnumun ucundan geçen bir kurşun?

Doğmayı ben istememiştim..Ölmeyi de ben istemiyorum...

Bu ikisinin arasında başıma gelen herşeyin bir açıklaması var...

Var ama...Herşeyin mi?
Anlık Refleks bir Alt yapı gerektirir...Bastırılmış birşeyleri çağrıştırmıyor mu?
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-01-2010, 02:01
AerA - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
AerA AerA isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 17 Nov 2009
Bulunduğu yer: Galactic Sector ZZ9 Plural Z Alpha
Mesajlar: 3.036
Standart

UlulElbab´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Değerli Dost AerA,

Kuantum Fiziği veya Kuantum Mekaniği konusunda ne düşünüyorsunuz?

Birde Paralel Evrenler teorisi vardı yanılmıyorsam...

Sevgi ile...
Sayın UlulElbab ;

Kuantum fiziği birazcık okuduk üniversitede sırf Moleküler Kuantum Mekaniği ve Kimyası isimli bir dersi verebilmek için.

Kuantum Teorisi fizikte Newton Fiziğinin çözümleyemediği bir çok problemi çözmeyi başarmıştır.Lakin bir çok defa Newton Fiziğinin çözdüklerine fikir yürütememiştir.Bu sebeple Einstein iki fiziği birleştirmek için başarısızlıkla sonuçlanan bir çalışma yapmıştır.Şu an çalışmanın adı aklımda değil lakin araştırırsanız bulabilirsiniz.

Bir mikrodalga fırın kuantum kimyası ile çalışır ama onu kullanan bilmez bunu.İşin bilimsel boyutudur çünkü.

Biriside çıkarak kuantum fiziği materyalizme mezar oldu der ve bir çok "sürü insanı" da yer bunu.Çünkü ne materyalizmi bilir ne kuantumu.

Maddenin, fizikteki yeni buluşlar ve kuantum mekaniğiyle eriyip gittiği iddiasına , Sovyet Devrimi’nin önderi Lenin , Materyalizm ve Ampiryo-Kritisizm adlı eserinde şöyle yanıt vermiştir; “ ‘Madde yitip gidiyor’ demek, aslında bugüne kadar bildiğimiz maddeyi barındıran limitler kayboluyor ve bilgimiz daha derinlere iniyor demektir. Maddenin değişmez, mutlak, basit olarak bildiğimiz eski özellikleri yerini relatif(göreceli) bir madde anlayışına bırakıyor.” demiştir.

Cidden olanda budur zaten ama gözü mühürlü HY tayfasına nasıl anlatılır bu?
Ne kuantum bilirler ne fizik ne madde..Varsa yoksa mehdi..

Teoloji gece yarısı, karanlık bir mahsende, orada olmayan kara kediyi aramaktır. Robert A. Heinlein
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-01-2010, 02:36
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

Dediginiz şey tam da dinlerin gerçek temelini anlatıyor Dinler kişi ile inancı arasında kaldığı müddetçe kişiye dayanma gücü verir. Ve böyle de kalmasını engellemek de mümkün degildir, yok etmek de. Yok oluş ancak ve ancak ciddi bir bilgi birikimi ile, emekçi aydınlanması ile gerçekleşebilir, bunu şartı da kafa ile kol emeği arasındaki çelişkinin çözülmesinde yatar.

Neden ahret inancının, öbür dünyada, cennette daha iyi ve mutlu bir yaşam inancının köle madenlerinde yeşerdigini kavrarsak dua olgusunun nedenini de anlayabiliriz. Köle madenlerinin dayanılmaz koşullarına dayanabilmenin tek yolu yeni bir dünya inanışı idi çünkü. Bu dünyanın kısa ve çileli oldugu inancıydı. Gerçek mutluluğa çile çekenler varabilirdi. Tüm dinlerde görülen çileci akımların da gerçek kaynağı burada yatar.

Ancak köle madenlerinde gelişen bu anlayış egemenler elinde güçlü bir silah oldu ve başta halk dini olarak gelişen akımlar egemen tarafından resmi devlet dini haline getirildi. Orpheus ve Bakhus gizemleri ve daha sonra Musevilik, isevilik ve muhammedilik de bu yolları izlediler. Dev
let dini olunca da insanın dogal korunma içgüdüsünden sıyrılarak birer sömürü aracı haline gelerek düzenin meşru temellerini sağlamlaştırmaya yardımcı oldular. Türkiye'de dinin en fazka 12 Eylül askeri faşist diktatörlügü döneminde ve askerler eliyle gerçekleştirilmesinde bu gerçegin altını çizmek gerekiyor.

Bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğimdir demiş filozof. Evrenin muazzam büyüklüğü ve akıl almazlığı karşısında ne doğru bir söz. Bu düzene akıl erdiremeyenler, daha doğrusu akıl erdirmek için en ufak bir zahmetli çabaya bile giremeyenler Allah istedi böyle oldu argümanına bunun için sarılırlar ve doğmalar ile yaşarlar.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-01-2010, 03:53
meRnn - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
meRnn meRnn isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Sep 2009
Bulunduğu yer: Eskişehir
Mesajlar: 47
Standart

sigara da bağomlılık yapar
alkol de rahatlatır
tüm bunlar sigara ve alkolü olumlamamıza yetmez
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-01-2010, 07:55
tensiz.denek - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
tensiz.denek tensiz.denek isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 11 Aug 2008
Mesajlar: 1.139

Başarı Ödülü 

tensiz.denek - MSN üzeri Mesaj gönder
Standart

Dua etmek ve tanrı ile konuşmak aslında psikolojik bir seanstır. Zaman zaman insanın hayatını gözden geçirdiği, ve yaşadıklarını kendisinden başka biriyle veya birşeyle paylaştığı bir andır. Duygularını, dileklerini, korkularını paylaşır insan dua ederek ve önemli olanda bu paylaşımın kendisidir. Zihninin derinliklerinden, bilinçaltından o düşünceyi bilince taşımak insanı rahatlatır. İnsan dua ederek, odaklandığı hedefe doğru olan konsantrasyonunu arttırır.

Yolda giderken patlamak üzere olan bir lastik için bir inanır: "Allahım lütfen patlamasın şu lastik, servise kadar götürsün yeter" şeklinde dua ederken aynı lastik için bir ateist: "Eğer aklından hava kaçırmayı geçiriyorsan hemen elime bıçağı kapıp seni doğrarım" şeklinde düşünecektir.

Bir taraftan teist tanrı ile pazarlık yaparken diğer taraftan ateist lastikteki hava kaçağı ile mücadele etmektedir. Her ikisi de inançları doğrultusunda doğru olanı yaparak aslında dua etmektedirler. Lastik patlarsa teist bunu "allah öyle istedi" şeklinde yorumlarken ateist ise "kötü mizah duygusunun zedelenmiş lastik üzerindeki iyi etkileri" konusundaki tezini tekrar gözden geçirecektir (ateist için sadece şanssız bir gündür).

Sonuçta burada önemli olan şey endişe verici bir durumda yapılan bir konuşmanının veya başka biriyle paylaşma anının -veya duanın- insanı rahatlatmasıdır. Ben bu rahatlamanın dinlerin evrimsel gelişiminde önemli bir etken olduğunu düşünüyorum.

Din bugün o kadar evrilmiştir ki, her koşulda her zaman kazanır duruma gelmiştir. Lastiğin patlayıp patlamaması gibi şansa kalmış bir durumda ilahi bir gücün kendine yardım edeceğini düşünmek, eğer o ilahi güç yardım etmezse de "hayırlısı, illaki bir hikmeti vardır" şeklinde düşünerek tanrının özellikle kendisine yardım etmediğini düşünmek evrilerek bu günlere gelmiş bir dinin tam olarak bir dindardan şansız bir durum karşısında almasını istediği tavırdır.

Aslında ortada oynanan bir kumar vardır, lastiğin patlaması, piyangonun en azından amorti çıkması, sınav soruların bildiği konulardan gelmesi, dua konusu olabilecek herşey aslında oynanan bir kumar hakkındadır. Eğer bu kumarda bir inanır kazanırsa, bunu allah istediği için kazanacaktır ve inanır tanrısını daha fazla sevecektir çünkü tanrısının onu daha fazla sevdiğini düşünecektir.

Fakat bütün kumar oyunlarında bilinen bir gerçek vardır: "House always wins" : "Kumarı oynatan her zaman kazanır" yani aslında her zaman kazanan dindir. Bir inanıra göre kumarı ilahi bir güç (tanrı) oynatmaktadır. Her şeyi yapan, gören, bilen, sözüm ona her bir elektronun tanesinin bile atomun orbitallerinde dönmesine izin veren veya vermeyen Allahtır. Bir inanır kumarda kazanırsa din kazanır, kaybederse de din kazanır. Din inanırı din öyle bir bağlamıştır ki kendine, kumarda kaybettiği zaman dahi bir inanır tanrısını daha az sevmez. Tanrısını az severse cennete giremez. Yani din için bir kazan-kazan durumudur bu durum.

Bu kumarı oynayan bir ateistin durumu nedir peki? Ateist için rulet masasının başında kimse yoktur. Kumarı kimse oynatmaz çünkü doğa kendi kendine bu işi görmektedir. Kumarda kazanırsa ateist bu duruma son derece memnun olacaktır ve bunu hemen evine gidip soğuk bir birayla kutlayacaktır.
Kumarda kaybederse de ateist ancak kötü şansına küfredebilecektir ve bir dahaki sefere işini bahtsız bir bedeviye bırakmamak için yanına yedek lastik almayı unutmamak için elinden geleni yapacaktır.

Saygılar,

... sadece çok büyük bir zeka saçma düşüncelerin içine mantık üfleyebilir. [Milan Kundera]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Bilimsel Olarak Duanın Faydası Var mı? milomanara İslam 56 10-11-2012 18:34
Merhaba Bilime İnanan İnsanlar nekadarcahilim Yeni Üyeler 12 30-09-2009 13:52
Vatan İçin Öldüğümüzü Düşünüyorduk fakat Banka Kasaları İçin Öldüğümüzü Farkettik Neferkamin Anu Tarih 8 10-08-2009 00:30
Hayatın Anlamı Ebu Süfyan İslam 48 21-12-2004 10:30

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:47 .