Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Bilim > Biyoloji

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 02-02-2006, 03:55
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart "İlk Canlı" Deneyleri

Yaradılış savunucuları yaşamın oluşma ihtimalinin çok zor bir olasılık olduğunu iddia edip yaşamın kaynağını ilahi bir güce, allaha bağlamaktadırlar. Onların iddiasına göre allah "ol" demeseydi yaşamın oluşması mümkün olamazdı.

Yapay ortamlarda gerçekleştirilen pek çok başarılı deney ise adeta allahın pabucunu dama atar niteliktedir.

Bu deneylerden ilki Miller Deneyi olarak da bilinen deneydir ve 1953 yılında gerçekleştirilmiştir. Stanley Miller kurdugu bir düzenekle, metan, amonyak, hidrojen ve sudan oluşan bir karışıma 150-200 bin voltluk bir elektrik akımı verdi ve organizmanın temeli olan proteinin yapı taşları olan aminoasitleri elde etmeyi başardı. Aminoasitlerin çeşitli dizilimlerle çok farklı proteinler meydana getirmeye yeterli olacağı ise zaten bilinen bir gerçekti.

Deney Pavlovskaia ve Peynskii tarafindan Rusya'da; Heyns, Walter, Meyer tarafindan Almanya'da; Abelson tarafindan ABD'de, cok farkli bilesikler ve gaz ortamlarinda tekrarlandi; oksidasyonun engellendigi ve metan, amonyak ve su buharinin oldugu kosullarda hep amino asitler ve organik maddeler olustu; Gabel ve Ponnamperuma, cok farkli enerji ortamlarinda (isi, radyasyon, lineer akseleratorden cikan parcaciklar, mikrodalgalar vb) benzer sonuclar buldular, ayrica bazi seker molekullerini de primordial ortamda (yani dünyanın ilk hallerine benzeyen ortamda) sentezlemeyi basardilar.

Genetik materyeli tasiyan DNA ve RNA'nin temel taslari olan nukleik asitlerin bazilari da ilk atmosfer sartlarinin farkli bicimlerde ele alindigi kosullarda kimyasal olarak sentezlendi ve nukleik asitlerin temel yapi taslarinin primordial ortamda yeterli temel madde ve enerji sonucunda kendiliginden olusabilecegi gosterildi.

Bu deneylerin önemi, nasıl ki suyun buharlaşması için ilahi bir gücün "buharlaş" demesi gerekmiyorsa ve 100 derecede kaynatılan suyun buharlaşmaktan başka şansı yoksa, aynı şekilde, elverişli koşullar oluştuğunda inorganik maddelerin tepkimeye girerek organik maddeler oluşturacağını, hatta aynı koşullar ne zaman tekrarlanırsa tekrarlansın her defasında organik maddeler oluşacağını kanıtlamasıdır.

Yaratiliscilar, ilk dunya kosullarinda amonyak olmadigini, Miller'in ise soguk tuzak denilen bir yontemle amino asitleri elde ettigini (Miller elde ettiği aminoasitleri hemen soğutmadığı takdirde ortamda bulunan diğer asitler yüzünden bozulduklarını görmüş ve deneye soğuk tuzak düzeneği ekleyerek bozulmamış aminoasitler elde etmişti), ancak yaradılışçılara göre bu soğuk tuzak düzeneği tam bir sahtekarlıktı çünkü dünyanın ilk dönemlerinde oluşacak aminoasitleri bu şekilde hemen oluşum sonrasında soğutarak bozulmalarını engelleyen bir unsur bulunmamaktaydı. Yaratılışçılar Miller'in kosullarinin bilincli olarak cok yapay hazirlandigini ve sonuclarin bilimsel bir sahtekarlik oldugunu söylediler.

Öncelikle Miller'in duzenegi tabii ki yapaydir; ama biyokimya'da yapay olmayan kosullarda kontrollu deney yapilamaz ki; soguk tuzak denilen ve reaksiyon urunlerini sogutan bir duzenek kullanilmis olabilir; ama doga'da bunun bir benzerinin var olmadigini soylemek, ustelik de 3.5-4.5 milyar yil oncesinde gelisen olaylardan cok emin ifadelerle bahsetmek ancak, Yaratiliscilar gibi bilimi ayaklar altina alan, cikaracaklari sonuclara onceden fikse olmus insanlarda gorulebilen bir dusunce hatasidir. Ornegin okyanuslarin tabanlarindaki sicak su kaynaklarinin birden soguyarak okyanusa karismasi bahsedilen "soguk tuzagi" dogal kosullarda olusturabilir; dogadaki bugun tahmin edilemeyen pek cok yapi bunu meydana getirebilir.

Yaratılışçıların Amonyak eleştirisi hakkında ise, otamda amonyakin cok az olmasi kosullarini Miller tekrar irdelemistir. Primordial kosullarda, atmosferin redukleyici (elektron kazandirma) ozellikte oldugu dusunulmektedir, ama kesinlesmis bir bulgu yoktur. Atmosferde varolan amonyak'in bir kisminin amonyum (NH4) iyonu olarak okyanuslarda cozunecegi bilinmektedir. atmosferde cok az miktarda amonyak olmasi kosullarinda bile, su ortamlarinda ya da sicak su kaynaklarinin oldugu, okyanusun sig ve atmosferle bulustugu sahillerde amonyum iyonu, atmosferde cok az miktarda bulunan amonyak, metan gazi ve karbon dioksitle reaksiyona girecek ve organik bilesikleri olusturacaktir. Miller, az miktarda amonyakin bulundugu ortamlarda yaptigi deneylerde bile organik maddelerin ve amino asitlerin sentezlenebildigini görmüştür.

alıntıdır: http://bilimkulubu.boun.edu.tr/evrim/organik.html

Bu deneylere yaratılışçıların neden bu kadar tepki duyduğunu anlamak mümkün değil, neredeyse tüm Türkçe kaynaklarda Miller Deneyinin ne büyük bir sahtekarlık olduğunun iddia edildiğini gördüm(gerçi bu sitelerin yarısından çoğu harun yahya ve müridleri tarafından hazırlanmış). Bilimsel kurumların ve üniversitelerin kaynakları ise olaya çok farklı yaklaşıyor ve bu deneyleri çok önemli bulgular sağlayan son derece başarılı deneyler olarak nitelendiriyorlar.

Yaradılış iddiasını savunanlar neden bu bilim adamlarının yaptıkları deneyleri irdeleyip yalanlamak yerine cinlerin ya da ruhun varlığını kanıtlamaya çalışan deneyler yapmıyorlar acaba?

İlki daha ancak 52 yıl önce gerçekleştirilmiş bu deneylerin halen devam ettiği düşünüldüğünde yaratılış düşüncesini savunanların neden hertürlü kitle iletişim aracını kullanarak örgütlü bir karalama kampanyası başlattığını, neden sokaklarda ücretsiz harun yahya kitapları dağıtıldığını anlamak zor olmasa gerek. Dinin can çekişirken çırpınması şaşılacak bir davranış değildir. Bilim adamları bir bir dünyanın yuvarlak olduğunu ve kilisenin jeosantrik(dünya merkezcil) düşüncesinin asılsız olduğunu ilan etmeye başladığında da benzeri çırpınışlar yaşanmıştı ancak güneş o zaman da balçıkla sıvanamadı, gelecekte de sıvanamayacaktır.
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 02-02-2006, 07:53
sodomo sodomo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Dec 2005
Mesajlar: 283
Standart

exclusive, bilgiler doğru olsa bile yorumların yanlış üstelik neden yaratılışçılığı Harun Yahya ile açıklıyorsunki ? o zat yaratılış mantığını savunabilecek bir düzeyde değil.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 02-02-2006, 08:08
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

adnan hoca bu konudaki eleştirileri Türkçeye çevirip (ya da çevirtip) yayımlatan kişilerin başında geliyor. Ben bu deneylerle ilgili karşı görüşe de yer verebilmek için ondan bahsettim.

Yorum katmadan özetlemek gerekirse: Bu deneyler cansız maddelerin, uygun şartlar altında, bir canlı oluşturabilecek şekilde reaksiyon vereceğini kanıtlamıştır. Söz konusu "uygun şartlar" ise denk gelmesi o kadar da düşük bir ihtimal olan şartlar gibi gözükmemektedir.

Siz uygun bir yorum getirirsiniz...
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 02-02-2006, 08:30
sodomo sodomo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Dec 2005
Mesajlar: 283
Standart

exclusive, cansız maddeden canlılığa geçiş bence evrimin en temel noktasıdır ve en büyük sorusudur, yani bu noktayı açıklamadan homo sapiens in evrimi falan gibi şeyler manasızdır ve maalesef evrimciler daha çok bu konu üzerinde dururlar çünkü kıyıda köşede herzama yeni iskeletler bulmak olasıdır zaten evrim teoriside bir iskelet avcılığı üzerine şekillenir ve bunun doğal sonucu olarak iskelet sistemindeki gelişmelere odaklanır.

İmdi velakin, Millerin düzeneği proteinlerin yapıtaşları olan amino asitlerin tesadüfen oluşabileceğini ispatlamaya yönelikdi ve maalesef hiçbir zaman (böyle bir araştırmanın kendi doğası gereği) gerçekleşemeyecek bir deneydi. Üstelik aradan bu kadar yıl geçmesine rağmen yeni bir girişimde bulunulmamış bu konu adeta evrimciler tarafından tozlu raflara kaldırılmıştır.

Bence asıl mesele şudur ki ; evrim teorisinin ispatlanmış olmasının yaratılışçı mantığı yıkacağını zannetmek veya evrim teorisinin ispatlanamamasınında halihazırdaki dinleri (islamiyet, hiristiyanlık)
haklı çıkaracağını zannetmektir
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 02-02-2006, 08:56
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

sodomo Diyor ki
Üstelik aradan bu kadar yıl geçmesine rağmen yeni bir girişimde bulunulmamış bu konu adeta evrimciler tarafından tozlu raflara kaldırılmıştır.
Atma sodomo...

Hiç de dediğin gibi tozlu raflara kaldırılmış değildir ve bu konu hakkındaki bilimsel araştırmalar gün geçtikçe artan bir biçimde devam etmektedir. Konu hakkındaki (benim bildiğim) en son araştırma ise NASA tarafından 8 gün önce başlatılmıştır yani araştırma başlangıç tarihi Ocak 2006'dır.

Aşağıdaki linklerde 2005, 2004, 2003, 2002, 2001 ve 2000 tarihlerinde bu konu hakkında yapılan çeşitli bilimsel araştırmalara değinilmiştir ve tabiki yapılan araştırmalar bunlarla sınırlı da değildir. Araştırırsan son birkaçyıl içinde yaşamın kökeni üzerine yapılmış pekçok bilimsel çalışma olduğunu görürsün.

http://en.wikipedia.org/wiki/Origin_of_life

http://www.asa3.org/ASA/topics/Origi...c_studies.html

http://www.guardian.co.uk/science/st...651335,00.html

http://www.talkorigins.org/faqs/comdesc/

http://www.grc.uri.edu/programs/1999/life.htm

http://nai.arc.nasa.gov/
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 02-02-2006, 09:03
sodomo sodomo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Dec 2005
Mesajlar: 283
Standart

işte senin verdiğin kaynaktan alıntı önce oku sonra yaz exclusive bak nasıl haklı çıkıyorum, bilimsel araştırma başka gerçeğe ulaşmak başka hele hele canlılığın cansızlıktan meydana geldiğinin ispatlandığını iddia etmek biraz sallamacılığa girer.

"Research into the origin of life is a limited field of research despite its profound impact on biology and human understanding of the natural world. Progress in this field is generally slow and sporadic, though it still draws the attention of many due to the gravity of the question being investigated. A few facts give insight into the conditions in which life may have emerged, but the mechanisms by which non-life became life are still elusive."
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 02-02-2006, 09:58
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

Sodomo yazan doğrudur. Hangi cansız mekanizmaların yaşamı oluşturduğu hala bir muammadır...

Elde edilen bulgular cansız inorganik maddelerin bir canlıyı oluşturabileceğini (bunun mümkün olduğunu) kanıtlamıştır, ancak canlının Miller'ın deneyindeki şekilde bir elektrik akımı sayesinde reaksiyon ve sonra hızlı soğuma şeklinde mi, yoksa Cyril Ponnamperuma'nin NASA'nin laboratuarlarinda gerçeklestirdigi deneylerdeki gibi mi (organik maddenin okyanuslarin dibinde yani oksijensiz ortamlarda oluşabileceğini kanıtlamıştır) ya da başka şekillerde mi oluştuğu kesinlik kazanmamış bir konudur.

Bilim reddedilemez kesinlikte deliller elde etmeden hükme varmaz, zaten bilimi bilim yapan ve onu diğer bilim dışı safsatalardan ayıran temel unsuru da budur.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 02-02-2006, 14:18
kaya kaya isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Jan 2006
Mesajlar: 77
Standart

eğer bi insan evladı İLK HÜCREnin oluşumunu açıklayabilirse o zaman tanrı bizlere rahmet olur.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 02-02-2006, 23:40
BRAKISEFAL BRAKISEFAL isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Feb 2006
Bulunduğu yer: Tanrı Dağı
Mesajlar: 10
Standart

ya bu iş bitmez ki.
insan nasıl varoldu ? iri kuyruksuz maymunlardan evrimleşti.
maymun nasıl varoldu ? ..... su canlılarından
su canlıları nasıl varoldu ? dünya materyalininin canlı organizmaya dönüşmesiyle
dünya materyali nasıl varoldu ? güneşteki patlama sonucu
güneş nasıl varoldu ? bigbang'dan.
bigbang nasıl varoldu....
gerçekten bitmez.
günün birinde bitecekse de o zamana kadar hep bir X kalacak.bu x şu an tanrıdır.bu tanrı bir yerde allah olarak algılanır bi yerde mesihin babası olarak bi yerde de apayrı bir şekilde.ama bu x hep doldurulur ve insanın daha çözümüne ulaşamadığı sorunlara avutucu bir cevap bulunur: ALLAH OL DEDİ VE OLDU
işte ne kadar da güzel bir X

a-teist arkadaşlar o x'i doldurmanın dayanılmaz hafifliğine davet ediyorum sizi.hadi hep beraber eşhedüü enlaaa...
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 03-02-2006, 22:02
sodomo sodomo isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Dec 2005
Mesajlar: 283
Standart

herkese şunu söylemek isterim ; ne evrim teorisinin gerçek olması yaratılışın olmadığı anlamına gelir ne de yaratılış gerçeği mevcut dinleri haklı çıkartır.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:53 .