demişsin ki:
|
sonra bizler (yada ben) biraz sert yada sizin yukarda anlatmaya çalıştığım aşağılayıcı tavrınızla size cevap dönünce kızıyor, küsüyorsunuz...
|
kızmadan küsmeden bahsediyorsun o bi kereydi ve hatırladığım kadarıyla onda bana açıklanan bir şeyi anlamadığım şeklinde ki anladığım ve açıkladığım halde angutsun kafan almıyor dercesine ifadeler kullanmıştın.kızdığım doğru ama kimseye kolay kolay küsmem.
demişsin ki:
|
sorunuzun "yerinde" ve "doğru" bir soru olup olmadığını sadece müslümanların değil gayri müslim arkadaşların tavırlarından da anlayabilirsiniz. sorulan güzel ve yerinde sorulara müsliman arkadaşlar gibi gayri müslim arkadaşlarında ilgisi fazladır. soruyu soran güzel bir yerden yakalamıştır. ve bu soruyu destekleyici, tamamlayıcı sorular peşpeşe gelir. ve bazen güzel bazen arızalı tartışma sürer gider...(buradan çok yorum almış başlık, iyi başlıktır, mantıklı başlıktır, soru güzel, mantıklı sorudur anlamı ÇIKMAZ. bir genelleme değildir.)
oysaki bu başlık kaç gündür burda asılı bilmiyorum ama gelen yorum sayısını sizde görüyorsunuz. o da bir espri(!) den ibaret...
|
dediğin doğru zaten ben bu başlıktan fazla birşey beklemiyordum.yerinde soru diyorsun sorunun yeri mi olur?başka bir başlıkta arada sorulsaydı sorunun yeri sırası olurdu ama gördüğün gibi bu bir başlık.
demişsin ki:
|
burada bir ateistin sorupda cevap alamayacağı tek bir soru yoktur. islami içine çok güzel sindirmiş ve çok bilgili arkadaşlar var. ve asıl önemlisi ön varsayımlarımız farklı. zır cahil bir müslüman bile sizin bir sebep aradığınız soruya cevap olarak Allah(c.c.) der işin içinden çıkar...siz Allah''i(c.c.) kabul etmediğiniz için o soruya mantiki olarak ters cevap dönemezsiniz. ve iş en sonunda Allah''in(c.c.) varlığı ve kudsiyeti kısır döngüsüne doğru gider...ve orda tıkanır...
|
KATILIYORUM BU BİR KISIR DÖNGÜ.
nietzsche nin bir sözü vardır:
Derin olduğunu bilen kimse kolay anlaşılır olmaya calışır, kalabalıkta derin görünmekten hoşlanan kimse ise anlasılmaz olmaya calışır. Kalabalık dibini göremediği herseyi derin sanır cünkü.
siz dinlilerinki de bu hesap dibini göremediğiniz
herşeyi derin sanıyorsunuz.
demişsin ki:
|
gelelim soruna..
öncelikle peygamberin sünnet olmadığını nerden çıkardın? hangi kaynaktan okudun da bu soruyu sordun?
sünnet peygamberle başlamış bir hadise değildir...
Hz. ibrahim döneminden bu yana cahiliye devri dahil arap toplumunda tatbik edilen bir adetti...
o dönemdeki terimsel karşılığı "hitan"dır...
islam öncesi araplarda sünnet olmak bir hijyen tedbiri olarak görülmüştü ve dediğim gibi uygulanmaktaydı...
ve evet peygamberimiz de sünnet olmuştur...
bunu destekleyen bir çok hadis vardır ve yanlış hatırlamıyorsam henüz bebekken dedesi tarafından sünnet edilmiştir...
yine yanlış hatırlamıyorsam başka bir hadiste çok yaşlı iken dahi müslüman olan birine sünnet olmasını tavsiye buyurmuştur...
tıp biliminin ilerlemesiyle de sünnetin sağlık açısından faydaları olduğu da kesinleşmiştir...
vs vs vs vs vs vs...
peygamberi sevip sevmemen, inanıp inanmaman ayrı mesele..
yaptığı bir şeyi sırf kötülemek adına yapmadı olarak lanse etmen ayrı meseledir...
lütfen soru sorarken biraz araştırın yada düşünün de burda sakin sakin tartışma imkanımız olsun...
zaten yeteri kadar hassas konularda geziniyoruz bir de saçmalayarak, sert yazılar yazarak birbirimizi üzmeyelim...
lütfen...
saygılar...
|
hem bana diyorsun ki biraz araştırın yada düşünün hemde yanlış hatırlamıyorsam böyle hadisler vardı gibi ifadeler kullanıyorsun.önce hadisleri getir.