
11-02-2006, 17:07
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Puperestlik'ten kurtulduk mu?
İslamiyet putperestliğe karşı çıkmış ve hatta putlara çok sert biçimde karşı çıkmış bir din. Muhammed'in kabedeki putları kırmasının nasıl bir şey olduğunu bir hayal etmeye çalışın. O dönem binlerce insan putlara tapıyor ve bir adam ordusu veya inananlarıyla gelip sizin kutsal eşyalarınızı yerle bir ediyor. Bugün gidip bir Budist tapınağındaki heykelleri, bir kilisedeki resim, heykel vb.ni yerlere attığınızı düşünün. Putperest Arap'ların nasıl bir sarsıntı yaşamış olabileceğini tahmin edersiniz herhalde.
Neyse, sonuçta putlardan dolayı islamiyette resim, heykel gibi şeyler yasaklanmış. (Her mezhepte değil ve Kuran aracılığıyla değil) Peki putlardan kurtulmuşmuyuz? Bana kalırsa bu yasaklar daha büyük bir put yaratmış durumda. Yani İsa'nın, Budha'nın yada birçok başka kutsal kişinin heykelleri yada resimleri yapılabiliyor ama Muhammed'inkiler yasak.
Bir nokta daha var. Puta tapanlar, yaptıkları putların tanrı olduklarını düşünmüyorlardı. Putlar inandıkları tanrı yada tanrıların sembolleriydi. Dolayısıyla hiçbir putperest bir putun büyülü bir gücünün olduğunu, dokunulmaz olduğunu falan düşünmezdi, ama onlar birer semboldü ve bir kutsallık taşıyorlardı. Bugün nasıl ki bir müslüman Kuran'ı yüksek bir yere asar, abdestsiz okumaz, okurken sayfalarını çizerek notlar düşmez, bir yere koyarken yumuşak bir şekilde alıp koyarsa, putlar da böyle değer verilen şeylerdi.
Bu çerçevede İslamiyette fazla sayıda put olduğu rahatlıkla söylenebilir. Beni en çok huzursuz eden ise Kabe'dir. Bence İslam'ın en büyük putudur. Bütün tapınaklar değişik dinlerde Tanrı yada tanrıların evleridir ve kutsaldır. İslamiyetteki camilerde öyle. Ama Kabe, niye çok özel? Nasıl bir Allah inancıdır ki, onun böyle bir evi vardır? Sonra buraya gidip tavaf edilmesi, şeytan taşlanması, kara taşın öpülmesi.. Bütün bunlar apaçık putperest ritüeller. Eski Arap gelenekleridir. İslamiyetten önceki Arap'lar belli dönemlerde Kabe'ye gidip etrafında döner, orada tanrılarına kurbanlar keser, kara taşı öper, şeytan taşlarlarmış.
Kabe'de her yıl onlarca, yüzlerce kişinin şeytan taşlarken, yada bir yerden bir yere giderken izdihamdan ölmesi ise başka bir acı. Nasıl birşey bu böyle. Gerçekten anlayamıyorum. Üstelik orda kurbanlar kesiliyor ve bunların etleri ise atılıyor. İnanılmaz bir israf, inanılmaz bir masraf. Bir de zemzem suyu getirilir o kalabalık içinden. Bu suyun temiz olma ihtimali var mıdır?
Sonuç olarak, putperestlik ortadan kaldırılmış mıdır? Ben tümüyle şüphedeyim.
|

12-02-2006, 02:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
İKİNCİ EMİR:
Kendin İçin Oyma Put Yapmayacaksın :
“Kendin için oyma put, yukarda göklerde olanın ya da yerin altında sularda olanın asla suretini yapmayacaksın; onlara eğilmeyecek, onlara ibadet etmeyeceksin; çünkü ben, senin Allah’ın Rab, benden nefret edenlerden babalar günahını çocuklar üzerinde, üçüncü nesil üzerinde, dördüncü nesil üzerinde arayan; beni seven ve buyruklarımı tutanların binlercesine lütufta bulunan kıskanç bir Allah’ım”(Çıkış20:4-6)
Yahudi anlayışına göre İkinci Emir; hem Allah’ın, hem de putların resmedilmesini yasaklıyordu. M.S.70 yılından sonra, Kudüs’ün fethi ardından tapınağa giren Titus; değerli hazineler, altından heykeller bulacağını ummuştu. Tapınağın en kutsal bölümüne girdiğinde, ağzı şaşkınlıktan bir karış açıldı: En kutsal bölüm bomboştu. Allah madde değil, ruhtur; bir resim ya da heykelle somutlaştırılmasına izin vermez.
Yahudilerde ve İslamiyette , putçuluğu engellemek maksadıyla resim ve portreler dahi yasaklanmıştır.Bu nedenle doğa figürleri , çiçek resimleri , ebru , mozayik ve hat sanatları gelişmiş , ibadethaneler bunlarla süslenmiştir..
Hristiyanlarda ise tersine , İsa , Meryem ana ve Ruhül-kudüs resimleriyle doludur kiliseler..
Kabe'yi tavaf putperestlik olmasa da , Hacerülesved taşının öpülmesi ,
Kadir gecelerinde , sözde sakal-ı şerifi öpmek için sıraya girilmesi , türbelerden medet ummak , kur'an'ı duvar'da asılı saklamak , peygamberi yüceltmek , tüm peygamberlerden üstün ve şefaatçi olarak sıfatlandırmak direk putperestlik olmasa da , putperestliği çağrıştıran davranışlardır..
|

12-02-2006, 03:40
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
|
|
Putperestlikden kurtulduk mu?
Bu çerçevede İslamiyette fazla sayıda put olduğu rahatlıkla söylenebilir. Beni en çok huzursuz eden ise Kabe'dir. Bence İslam'ın en büyük putudur. Bütün tapınaklar değişik dinlerde Tanrı yada tanrıların evleridir ve kutsaldır. İslamiyetteki camilerde öyle. Ama Kabe, niye çok özel? Nasıl bir Allah inancıdır ki, onun böyle bir evi vardır? Sonra buraya gidip tavaf edilmesi, şeytan taşlanması, kara taşın öpülmesi.. Bütün bunlar apaçık putperest ritüeller. Eski Arap gelenekleridir. İslamiyetten önceki Arap'lar belli dönemlerde Kabe'ye gidip etrafında döner, orada tanrılarına kurbanlar keser, kara taşı öper, şeytan taşlarlarmış.
Kabe'de her yıl onlarca, yüzlerce kişinin şeytan taşlarken, yada bir yerden bir yere giderken izdihamdan ölmesi ise başka bir acı. Nasıl birşey bu böyle. Gerçekten anlayamıyorum. Üstelik orda kurbanlar kesiliyor ve bunların etleri ise atılıyor. İnanılmaz bir israf, inanılmaz bir masraf. Bir de zemzem suyu getirilir o kalabalık içinden. Bu suyun temiz olma ihtimali var mıdır?
Sevgili Sargon ;
Dini inancın nedir , veya var mıdır,yok mudur..
Yaratıcıya mı inanırsın,ateist misin; bilmiyorum..
Ama gördüğüm bir şey var ;
belli ki İslam dininden değilsin ve
içinde bu dine ait ,sevgi,korku ve zannederim nefret de olmadan ,
gayet tarafsız bir şekilde ,
akla ters gelen yargıları,son derece doğru bir tesbitle sorguluyorsun..
Bakalım ; inançlı dostlarımız,hemen, bu yargılarının ne kadar saçma sapan olduğunu , Kuran'dan kessin delillerle ( !!..?? ) sana isbat edecekler..
En komiği de bu oluyor..
Adama,inanmadığı , yanlışını ortaya koyduğu bir inanç sistemi içinde ,gayet ciddi pozlarda ve muhakkakki büyük bir safiyetle ve biraz da
(aflarına sığınarak) saflıkla müdafaa edecekler..
En olmadı hesabı cehenneme havale edecekler..
Kolay gelsin Sargon..
|

12-02-2006, 09:57
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 29 Jan 2006
Mesajlar: 38
|
|
Putlar sadece inanışta ilahı simgeleyen simgelermidir yoksa ilah mıdır? Buna bir sözlükten bakayım dedim.
TDK şöyle diyor:
Put:
1) Bazı ilkel toplumlarda doğaüstü güç ve etkisi olduğuna inanılan canlı veya cansız nesne, tapıncak, sanem, fetiş
2) Haç
Ne kadar islami bir tanım. Paylaşmak istedim.
"Bir ara ateist olmak istedim ama sonra vazgeçtim... Hiç tatilleri yok ki." ~ Henny Youngman
|

12-02-2006, 13:29
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Her dini inanış kendisinden önceki inanışlardan pekçok şey miras almıştır. Allah katından iletildiği iddia edilen islamda da bu durum değişmez.
Namazda kabe'ye doğru secde edilir. Putperest dinlerde de putlara doğru secde edilir. Bir kişinin ya da sembolün önünde eğilmek, yere kapanmak, islamdan çok öncesine dayanan bir olaydır.
Namazın şekline ilişkin enteresan bir saptama ise o dönemde arap yarımadasında bulunan hristiyan keşişlerin dua ritüellerine çok benzemesidir. Hristiyan keşişlerin dizleri üzerinde oturarak dua etmeleri, dua ederken düzenli aralar vermeleri ve doğrularak kısa kısa dinlenmeleri, dua esnasında her "amen" denilmesinde secde etmeleri muhammed tarafından gözlemlenmiş olaylardır ve büyük ihtimalle muhammed namaz kılarkenki davranışları bu keşişlerden esinlenerek şekillendirmiştir.
İslamın çelişkilerinden biri olan kabe ve hac (umre) konusu müslümanlar arasında dahi tartışmalara ve fikir ayrılıklarına sebep olmuştur...
İlk kadın mutasavvıf Basralı Rabia, Kabe’yi ziyaret ettiği zaman bağırarak şu sözleri söylediği anlatılır: “Sadece taştan ve tuğladan yapılmış bir ev görüyorum; bunların bana ne yararı var!”
Wasit kentinde Mazda (Zerdüşt), Kudüs'te ise Hristiyan toplulukları arasında yaşamış ve Karmatilerle ilişkisi olan Hallac-ı Mansur, "Kabe'nin yıkılması ve Hac tapınmasını müslümanların kendi evlerinde yapması gerektiğini" öğretiyordu
Koyu ortodoks ve Batıni düşmanı Gazali bile Mekke’ye yaptığı bir seyahat sırasında; Kabe’ye ve hac ziyareti ile birleştirilmiş paganizm törenleri ve hacıların Siyah taş için gösterdikleri putataparlık saygısını artan bir şaşkınlıkla seyretmiş. Bunların İslamın tektanrıcı inanç ve anlayışıyla uyuşmadığını yazmıştır.
Sufilerden Şibli (10.yüzyıl) eline alev alev yanan bir odun almış sokaklarda koşuyor, bir yandan da “Kabe’yi yakmaya gidiyorum!”diye bağırıyormuş. Neden yakmak istediğini sorduklarında: “Böylece Müslümanlar Kabe’nin yeri ile değil, sahibi (Tanrı) ile daha fazla ilgilenirler” diye yanıt vermiş.
Şemseddin Muhammed Tebrizi Makalat’ında secdenin-tapınmanın insana ve insan gönlüne olması gerektiğini söylüyor. Bunun gerçek olması için Kabe’nin ortadan kaldırılması gerektiğini söylüyor. Sonra Kabe’yi ziyaret etmenin anlamsızlığı üzerine Şemseddin Makalat’ta, Bayezid Bistami’den bir öykü anlatıyor:
"Tanrı rahmet etsin, Ebu-Yazid hacca gidiyordu. Adetiydi, hangi şehre varırsa once şeyhleri ziyaret ederdi. Bir şehre vardı, oradaki büyük bir şeyhe gitti. Şeyh, Bayezid’in hacca gittiğini öğrenince, ‘zahmet etme dedi, etrafımda yedi kere dön. Kemerindeki paraları da bana ver, yürü git memleketine. Ey Bayezid, Kabe Tanrı evidir, ama şu gönlüm de Tanrı evi. Yalnız o evin de, bu evin de Tanrısına hamdolsun; o ev kurulalı Tanrı içine hiç girmedi. Halbuki bu ev yapıldığı günden beri, Tanrı bu evden hiç çıkmadı.” Bunları duyan Bayezid Bistami adamın dediklerini yerine getirip, evine geri döner."
|

24-02-2006, 04:23
|
 |
Onur Üyesi
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 01 Aug 2005
Bulunduğu yer: Isvicre
Mesajlar: 6.665
|
|
Paskalya bayramı başladı. Geçen hafta bir Fastnacht geçit alayı seyrettim. Rengarenk giysiler içinde, yüzlerini boyamış binlerce insan, müzik grubu, çalgılar, davullar, konfetiler içinde büyük bir şenlik. Seyrettiğim yerde tam 64 müzik grubu vardı. Küçük bir şehir için epey büyük bir geçit alayıydı yani.
Bu arada bu kutlamaların bayağı bir kapsamı varmış. Maskeli balo günü var mesela, o gün tanıştığın biriyle seks yapıyorsun, artık maskenin arkasından ne çıkarsa şansına. Burdaki barların çoğu “dekoriert” etiketini asmış durumda. Pencereler kapatılıyor, içeriye dekorlar yapılıyor, ve servis yapan kızlar dekolte vaziyette, bazı yerlerde pek bişey giymeden servis yapıyorlar.
Bütün bu bayramların aslında hıristiyanlıkla bir ilgisi yok. Çok daha eski, putperest bayramları. Ancak zaman içinde hıristiyan dünyası ile karışmış ve ortaya karmaşık bişey çıkmış. Geçitlerde rengarenk kostümler, yüzleri boyama zaten bir pagan havasını açıkça gösteriyor. Sexle ilgili kısımlar da eski pagan törenlerinden bildiğimiz şeyler. Bir de davullar ve çalgı aletleriyle tempo tutmak var. Bunların dışında ateşe az yer veriliyor. Muhtemelen zaman içinde tehlikelerinden dolayı ortadan kalkmış. Katoliklerin çoğunlukta olduğu bölgelerde bu törenler kutlanırken Protestanların olduğu yerlerde yasaklanmış. Bu geçitler kuzey İsviçre, güney Almanya ve Avusturya'da yapılırken, Protestan ağırlıklı yerlerde pek yapılmıyormuş.
Ancak paskalya bayramının başka görünümleri üzerinden hıristiyanlığa taşınmış başka gelenekler olduğu görülüyor. Bu konuyla ilgili biraz bilgilenmek için wikipedia’dan ostern(paskalya)’ya ilişkin bölümün bir kısmını çevirdim.
Orijinal metin için: http://de.wikipedia.org/wiki/Ostern
Ostern (paskalya)
Ostern (paskalya) hıristiyan Kiliseleri tarafından, İncil’de anlatıldığı gibi,İsa’nın ölümden sonra yeniden dirildiği gün olarak anılır; hıristiyanların en önemli bayramlarıdır. Diğer hıristiyan bayramlarından farklı olarak bu bayrama ait gelenek ve semboller, paskalya tavşanı ve paskalya yumurtasında olduğu gibi putperest geleneklerden oluşurlar.
Hıristiyan Paskalya Bayramı
Paskalya bayramı 1091 yılından beri batı kiliseleri tarafından perhiz Çarşambası’ndan (külçarşambası) başlayıp 40 gün sürer. Bu 40 gün, İsrail halkının çöllerde 40 yıl dolaşmasını, İsa’nın çölde 40 gün oruç tutmasını hatırlatır. 1091’den beri pazar günleri oruçtan hariç tutulduğu için, Karsamstag’den (paskalyadan önceki Cumartesi) önce tam 46 gün eder. Kefaret zamanı, günlük deyişle paskalya orucu, Karsamstag’da biter. Yani tam olarak Paskalyapazarının arife günü, ki yahudi-hristiyan geleneklerine göre günler arife ile başlar. (Paskalya gecesi şenliği Paskalya pazarının bişr parçasıdır. )
Paskalyadan önceki son haftaya Karwoche (woche-hafta, kar-eski almancada şikayet, üzüntü, matem) denir. Bu hafta, hıristiyanların İsa’nın Kudüs’e geldiği gün olarak kutladıkları Palm pazarından başlar. Gründonnerstag günü (yeşil Perşembe demek ama bazı bölgelerde kirli Perşembe deniyor–çn) (Burdaki yeşil renk anlamı taşımaz, eski almancadaki greinen yani şimdiki “weinen” ağlamak sözcüğünden gelir) hıristiyanlar İsa’nın inananlarla yediği son akşam yemeğini anarlar. Bir sonraki gün Karfreitag’da (kar-cuma) İsa’nın çarmıha gerildiği düşünülür; Karsamstag (kar-cumartesi) mezarda sessizlik; üçüncü gün olan Paskalya pazarı da İncil’e göre İsa’nın göğe çekildiğine inanılan gündür.
Putperest bahar bayramı olarak Paskalya
Hıristiyan olmayan birçok yörede güneşe hayırseverliğin ve verimliliğin kaynağı olarak tapılır ve bahar bayramı kutlanır.
Birkaç Paskalya geleneği germen güneştapımlarına kadar uzanır. Bahar ve paskalya ateşi, hatta ikibin yıldan daha eski olan paskalya tekerleri (Osterräder ?) bu tür geleneklerdir. Kuzeyin güneş tanrısı Baldur ile hıristiyan Christus arasında bazen kendiliğinden bir bağlantı üretilir.
Putperestler paskalyayı eski alman tanrıçası Ostara’nın adına ithafen Ostara-Fest adı alltında kutlarlar. Ostara’nın sembolleri tavşan ve yumurtadır ve verimliliği sembolize ederler.
Paskalya Yumurtası Boyama
Yumurtaların renklerinin de ayrı anlamları varmış. Mesela
Sarı: İlham ve bilgelik temenni etmek anlamına gelir
Kırmızı: İsa’nın kurban edilmesini sembolize eder
Beyaz: Saflığin rengidir
Yeşil: Gençliği ve suçsuzluğu gösterir
Portakal: Sabır, güç ve hırs demektir.
|

24-02-2006, 10:06
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 18 Mar 2005
Mesajlar: 49
|
|
selam sargon
öncelikle bir müslüman olarak tesbitlerinin çoguna katıldığımı belirtmek isterim. katılmadım noktalara geçmeden önce kısa bir not vereyim; kabe Allah'ın evi değildir. kuranda " insanlar için kurulan ilk ev" diye yazılmıştır.
putlar her ne kadar seninde belirttiğin gibi tanrıların sembolleri olsalarda, sonuçta hem o sembolleri önemsiyorlar ve o semboller ile tanrılarına tapınıyorlardı. bu yüzden kuran bu sembollere karşı çıkarken aslında sembolleştirilen "olmayan" ilaha karşı çıkmış oluyordu. olmayan bir şeye karşı çıkarken elbette sembollerine tavır alınması beklenir. ayrıca Allah'ın varolmasından yola çıkarsak, Allah kendisine tapınma eylemini değil aslında ilahlık vasıfları olmayan başkalarına tapınılmayı yasaklar. tapınılmaya layık tek O dur. örnekle secde etmeyi değil, başkasına secde etmeyi yasaklar. kabede kurbanı değil başka kutsanan bir mekanda kurbanı yasaklar.
asıl üzerinde durmak istediğim ise kabe nin bugün yitirilmiş işlevidir.
sadece kuran gözüyle bakıldığında kabe müslümanların toplandığı, siyaset,ekonomi vb konular ile ilğili kararların alındığı, bildirilerin verildiği, anlaşmaların yapıldığı genel mesciddir. bunu tevbe suresinin ilk ayetlerinden ve kuranda yerel mescidlerin işleyişinin araştırılmasından görebiliriz. yani hac döneminde konferansların,toplantıların yapıldığı, yıllık kararların alındığı bir işleyişte olmalıydı.
syg
|

24-02-2006, 20:14
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
|
|
Putperestlikden kurtulduk mu?
"Tanrı rahmet etsin, Ebu-Yazid hacca gidiyordu. Adetiydi, hangi şehre varırsa once şeyhleri ziyaret ederdi. Bir şehre vardı, oradaki büyük bir şeyhe gitti. Şeyh, Bayezid’in hacca gittiğini öğrenince, ‘zahmet etme dedi, etrafımda yedi kere dön. Kemerindeki paraları da bana ver, yürü git memleketine. Ey Bayezid, Kabe Tanrı evidir, ama şu gönlüm de Tanrı evi. Yalnız o evin de, bu evin de Tanrısına hamdolsun; o ev kurulalı Tanrı içine hiç girmedi. Halbuki bu ev yapıldığı günden beri, Tanrı bu evden hiç çıkmadı.” Bunları duyan Bayezid Bistami adamın dediklerini yerine getirip, evine geri döner."
Sevgili Ex.
Bunlar,
Aşmııış..gitmiş insanlar..
Böylelerinin,ayağının bastığı yere yüz sürmeye layık olmayan..
Milyarlarca insan var bizim gibi,bu dünyada..
Kimi Müslüman,
Kimi Hristiyan,
Kimi Yahudi..
Kimi deist..
Kimi ateist..
Falanist ..flanist..
Böylelerinin yüzü suyu hürmetine dönüyor bu dünya herhalde..
Hoşça kal..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:25 .
|