Bizim politika forumumuz malesef sıcak gündemden çok uzak.
Türkiye bir yargı skandalı ile çalkalanırken bizim bu forumlarda Nazlı Ilıcak'ın darbeciliğini, "411 el kaosa kalktı" gibi artık posası çıkmış konularda tartışıyoruz.
ERZURUM SAVCISI BAKAN CEMİL ÇİÇEK’İN SES KAYDINI MI ARIYOR?
Oda Tv yine önemli bir konuyu gündeme taşımış.
Bildiğiniz gibi Erzincan başsavcısı Cihaner cemaatleri soruşturmaya başlayınca kızılca kıyamet kopmuş ve süreç garip bir şekilde başsavcının aleyhine işlemeye başlamıştı.
Cihaner'in elinden dosyanın düzmece bir ihbar bahane gösterilerek Erzurum Başsavcısı tarafından alınması ve soruşturmanın bizzat soruşturmayı yürütenlere çevrilmesi, MİT binalarının basılması, Jandarma istihbaratından astsubayların içeri atılması ve 3. ordu komutanının ifadeye çağrılması dahil her aşaması ABD-AKP-Cemaat operasyonu olduğu gün gibi aşikar olan soruşturma sonunda HSYK bugüne kadar göstermediği cesur tavrı göstererek gidişata dur dedi.
Çok da iyi etti.
Ama bu sefer de AKP'nin mazluma yatma gibi bildik propagandası tekrar devreye girdi.
İyi ama yargıya baskı yapan kim?
Mazlum kim?
Erzincan başsavcısı Cihaner cezaevinde ama sadece yetkisi alınan Erzurum başsavcısı üzerinden AKP'nin mazlumu oynama hakkı var mı?
Asıl haksızlığa maruz kalan Cihaner değil mi? Asıl mağdur olan o değil mi?
Yargıya baskı meselesine gelince:
"Üzerimde kurumsal baskı var" diyerek bir hakim istifa ettiğinde AKP'nin bu Adalet bakanı basın önüne çıkıp aynı heyecanla demeç vermiş miydi?
Hatırlayanınız var mı?
Cesur yürek Sincan hakimi için AKP'yi rahatsız eden kararlarından sonra onlarca soruşturmayı devreye sokan bu Adalet bakanlğı değil miydi?
Yargıtayın telefonlarını dinleyen bunlar değil miydi?
54 hakim ve savcı hakkında terör şüphesi bahnesi ile telefon dinleme kararı aldırtan ve dinlediği telefonlarda hakim ve savcıların flört vb. özel yaşamlarına dair ilişkileri yakalayıp onları bu özel yaşamları üzerinden tasfiye etmeye kalkanlar bunlar değiller miydi?
Anayasa mahkemesi başkanvekilinin aracının peşine polis aracı takıp onu yakın takip altında tutarak ve telefonlarını dinleyerek üzerinde pisikolojik baskı kuranlar kimlerdi?
Beğenmediği her karar sonrasında o kararı veren hakimleri isim isim, resim resim deşifre edip basındaki yandaş (
50 milyar maaşlı) adamları ile onlara karşı yıpratma kampanyası yürütenler değil miydi yargıyı baskı altına alan?
Veya Oda tv'nin bu verdiğim linkindeki gibi Bakan düzeyinde cemaatleri soruşturan savcıyı direkt arayarak...
Acaba Osman Şanal ne arıyordu savcı Cihaner'in odasında?
Yoksa bu görüşmenin kaydını mı? Yoksa paçaları tutuşan bir hükümet mi var ortada?