
13-02-2006, 01:03
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
İslamın en büyük düşmanı : HADİSLER
Eğer peygamberin emri yerine getirilmiş olsaydı ve hiç hadis yazılmasaydı;
İslamiyet , mevcut dinler içinde en itibarlı ve dünyada en yaygın din olurdu..
Çünkü , hadisler bütünüyle ele alındığında , islamın gelişimini engellemiştir ve engellemeye devam etmektedir..
Lokman/6 :
"İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız hadisleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır."
"Benden Kuran dışında hiçbir şey yazmayın. Kim benden Kuran dışında bir şey yazmışsa imha etsin.”
(Müslim, Sahihi Müslim Kitabı Zühd, Hanbel, Müsned 3/12, 21, 33)
HADİSLERİN GETİRDİĞİ ZARARLAR :
İslam dini , sadece kuran'a göre değil , hadis ve sünnetlere , hatta mezhep ileri gelenlerinin yazdıkları kitaplardaki abartma ve uydurma bilgiler çerçevesinde düzenlenmiş ve uygulanagelmiştir..
Bu durum , bir çok alanda islam toplumlarının geri kalmasına , toplumlar üzerinde dinin bir baskı unsuru oluşturmasına , islamda olmayan yanlış inançların yerleşmesine , putperestvari adetlerin yerleşmesine , bilimin ve yeniliklerin düşman gibi görülmesine , kadınların 2. sınıf insana dönüşmesine , islam dininin kötü tanınmasına sebep olmuştur..
|

13-02-2006, 01:49
|
|
|
İslâm âlimleri, hadîslerin yazılmasını yasaklayan ve tecvîz eden rivâyetleri değerlendirerek şu durumları tesbit ederler:
1- Yasak ilk yıllara aittir. İlk yıllarda henüz Kur'ân ve hadîsleri tefrik edecek derecede dinî kültür seviyesi gelişmemişti. Üstelik okuma-yazma bilenler sayıca azdı. Bunların hadîs yazmaya da tevessül etmeleri, hem Kur'ân'a gösterilmesi gereken alâkayı azaltacak hem de bir kısım iltibaslara yol açabilecekti. Halbuki asıl olan, Kur'ân'ın muhâfazası ve neşri idi. Onu her çeşit şüphe tevlid edecek durumlardan, iltibaslardan uzak tutmak gerekiyordu. Binâenaleyh müslümanlar, Kur'ân'a olan mârifet ve âşinalıklarını artırdıkça, okuma-yazma bilenlerin sayısı arttıkça bu yasak kaldırılmış, ruhsat gelmiştir.
Bu nokta-i nazardan, yasakla ilgili rivâyetlerin kâhir ekseriyetle, Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in "Vahiy kâtipleri" meyânında zikri geçen sahâbelerden gelmiş olması mânidârdır.
2- Yasak, hâfızası kuvvetli olanlara hastır. Maksat da, onların yazıya güvenerek, hadîsleri hıfza alma işini ihmal etmelerini önlemektir. Hâfızası zayıf olanlar yazma hususunda izin istediler ve kendilerine izin verildi.
3- Hadîsin yazılmasındaki yasak, Kur'ân'ın yazıldığı sayfâlarla ilgilidir. Yani aynı sayfaya hem Kur'ân ve hem de hadîs yazılması yasaktır. Ayrı ayrı sayfalara yazılması yasaklanmamıştır.Nitekim fiilî durum kesinlikle şunu göstermektedir: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Kur'ân gibi, hadîslerin de yazılmasını bir prensip haline getirerek, yaygın bir tatbikat şekline sokmamıştır. İsteyen yazmakta, isteyen ezberlemektedir. Bütün sahâbiler (radıyallahu anhüm) şu husûsu bilmekte müşterektirler: Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in sözleri ve fiilleri kendileri için hüccettir, delîldir. Bizzat Kur'ân, sünnet ve hadîslerin ehemmiyetinden bahsetmektedir. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'de hadîslerine ehemmiyet verilmesi, neşredilmesi, her çeşit yalan ve tahrifattan korunması için sık sık dikkatleri çekmiştir. Nitekim mütevâtir hadîsler arasında en çok tarîkle geleni: "Bana yalan nisbet eden cehennemdeki yerini hazırlasın" hadîsidir.
Bu bilgilerde müşterek olan Ashâb (radıyallahu anhüm), fıtrî meyline, ferdi zevk ve kapasitesine uygun şekilde Sünnet karşısında farklı tavırlar göstermiştir: Kimisi ezberlemiştir. Kimisi hem yazmış, hem ezberlemiştir. Kimisi yazmıştır. Kimisi hadîs öğrenmek için "karın tokluğuna" sağlığında Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm)'in, vefatından sonra da hadis bilen Ashâb'ın peşini bırakmamış ve bildiğini de başkasına anlatmak için ders halkaları kurup talebeler yetiştirmiştir. Kimisi normal hayatını sürdürmüş, sorulunca veya münasebet düşünce hadîs rivâyet etmiştir. Kimisi de rivâyeti sıhhatli yapamama endişesiyle fazla hadîs rivâyet etmekten şuurla kaçınmıştır.
Hadis no :4131-kutubu sitte
Ben Resulullah (sav)`dan işittiğim her şeyi yazıyordum. Kureyş bu işten beni men etti. Dediler ki: "Sen her (işittiğin) şeyi yazıyorsun, halbuki Resulullah (sav) bir insandır, memnun ve öfkeli halde de konuşur." Bunun üzerine yazmaktan vazgeçtim. Sonra durumu Resulullah (sav)`a anlattım. Parmağı ile ağzına işaret ederek: "Yaz, nefsimi elinde tutan zata yemin olsun, ondan haktan başka bir şey çıkmaz!" buyurdu.
HadisNo -kutubu sitte
:4132
Ensardan bir zat Resulullah (sav)`a (hafızasını) şikayet ederek dedi ki: "Ey Allah`ın Resulü! Ben senden hadis işitiyorum, çok hoşuma gidiyor, ancak hafızamda tutamıyorum. Resulullah (sav) ona şu cevabı verdi: "Sağ elini yardıma çağır!" ve eliyle yazma işareti yaptı."
HadisNo-kutubu sitte
:
4133
Resulullah (sav) (bir gün, halka) hitabetti, (Ebu Hüreyre, hadisin vürudu ile ilgili) bir kıssa anlattı (hadiste şu ibare de vardı): "Ebu Şah dedi ki: "Ey Allah`ın Resulü! (bu hutbeyi) bana yazıverin!" Bu taleb üzerine Aleyhissalatu vesselam: "Evet Ebu Şah`a yazıverin!" emir buyurdular.
KURANI KERIMDEN
3:32 - De ki, Allah'a ve Peygamber'e itaat edin! Eğer aksine giderlerse, şüphe yok ki Allah kâfirleri sevmez.
3:132 - Allah ve Peygambere itaat edin ki, size de merhamet edilsin.
4:13 - İşte bütün bu hükümler, Allah'ın koyduğu hükümler ve çizdiği sınırlardır. Kim Allah'a ve Peygamberine itâat ederse Allah onu altlarından ırmaklar akan cennetlere koyar. Onlar, orada ebedî olarak kalacaklardır. İşte büyük kurtuluş budur.
4:14 - Kim de Allah'a ve Peygamberine isyan eder ve Allah'ın koyduğu sınırları aşarsa Allah onu da ebedî kalacağı cehennem ateşine koyar. Onun için alçaltıcı bir azab vardır.
4:59 - Ey iman edenler! Allah'a itaat edin, Peygambere de itaat edin ve sizden olan emir sahibine de itaat edin. Eğer herhangi bir şeyde anlaşmazlığa düşerseniz; Allah'a ve ahiret gününe gerçekten inanıyorsanız, onu Allah ve Resulüne arz edin. Bu, daha iyidir ve sonuç bakımından da daha güzeldir
4:61 - Onlara: "Allah'ın indirdiğine ve Peygambere gelin!" denince, münafıkların senden büsbütün uzaklaştıklarını görürsün
4:69 - Kim Allah'a ve Peygambere itaat ederse işte onlar, Allah'ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerle, sıddıklarla, şehidlerle, iyilerle birliktedir. Bunlar ne güzel arkadaştır!
4:80 - Kim peygambere itaat ederse Allah'a itaat etmiş olur. Kim de yüz çevirirse, biz seni onlara bekçi olarak göndermedik.
4:150 - Onlar, Allah'ı ve peygamberlerini inkâr ederler, Allah ile peygamberlerinin arasını ayırmak isterler. "Kimine inanırız, kimini inkâr ederiz" derler. Bu ikisinin (imanla küfrün) arasında bir yol tutmak isterler.
5:92 - Allah'a itaat edin, Peygamber'e de itaat edin. Kötülüklerden sakının. Eğer yüz çevirirseniz, biliniz ki, Peygamber'imize düşen sadece apaçık tebliğdir.
Ve daha nice ayetler bulabilirsiniz peygambere itaat konusunda.dolayisiyla onun buyruklari da bizim icin onemlidir.Allah ona uyun derken biz onun sozlerini nasil dinlememeliyiz.Kurani ve sunneti ayri kefelere koyamazsiniz.sadece Kurani tek basina aciklayamazsiniz.cunku onun bir parcasi da hz. peygamberdir.ve biz onun aciklamalariyla ancak kurani anlayabiliriz.ikisi bir butunluk teskil eder.ve kurana zarar vermesi asla soz konusu degildir.peygamberler Haktan gayri birsey soyleyemezlerki!Efendimiz hadisler konusunda dikkatli olunmasini kendisinden duyuldugu seklinde yazilmasini emretmistir.ve bunun aksini yapanlara ve kendileri uyduranlara da " cehennemde ki yerini hazirlasin" buyurmaktadir. ve biz biliyoruz ki sahabe efendilerimiz hadis rivayetinde cok cok tititz davranmislar.hayatinda bir kere yalan soyleyen bir insanin bile hasdisini almamislar.hatta aldatilan bir hayvan dahi olsa..
ayrica sizin mealini verdiginiz ayet lokman s.ayet 6 soyle geciyor elmalinin mealinde:
31:6 - Bayağı insanlardan kimi de vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve onu eğlence yerine tutmak için laf eğlencesi (veya boş söz) satın alırlar. İşte onlar için aşağılayıcı bir azab vardır.
sizin eğlencelik asılsız ve faydasız hadisleri diye mealini verdiginiz den kasit bahsedilen sekliyle efendimizin hadisleri degildir.yani soylediginiz sozlere bir delil teskil edemez.
Velhasili kelam hadisler konusunda konusmak icin ilk once hadis tarihini bilmek gerek...
|

13-02-2006, 02:08
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
YALAN HADİSLERİN SEBEPLERİ :
1- Maddi çıkarlar için ;
Örneğin , esans satıcılarının güzel koku kullanmanın faziletleri hakkında uydurttukları hadisler , örnekler çoğaltılabilir..
2- Manevi çıkarlar için ;
Vaazcıların , halkın duygularını coşturmak , süslü olaylar ve duygulu sözler anlatabilmek , dinleyenleri ağlatabilmek , ajitasyon oluşturabilmek maksadıyla uydurulan hadisler..
3- Siyasi çıkarlar için ;
Halifeler arasındaki sıra , hak , üstünlük ve çatışmalar ile mezhepler arasındaki rekabetten dolayı uydurulan hadisler..
4- Dini bozmak için ;
Halife Mehdi zamanında boynu vurulmak üzere yakalanan islam karşıtı Abdülkerim bin Ebil Avca öldürülmeden önce şu dehşetli açıklamayı yapar: "Siz beni öldürüyorsunuz ama, ben dininizde helali haram, haramı helal yapan 4000 hadis uydurdum.” 6000 küsür Kuran ayetinin yanında , sırf bir kişinin 4000 hadis uydurabilmesinin açacağı dehşetli tahribatı bir düşünün..
5- Dine fayda maksadıyla ;
Kur'an'daki hükümleri ve çeşitli konulardaki bilgileri yetersiz bularak ,
dini eksik düşünüp tamamlamak gayesiyle uydurulan hadisler..
6- Mezheplerini doğrulamak maksadıyla ;
Ümmetim arasından adına Ebu Hanife denecek bir kimse gelecektir ki, o ümmetimin ışığıdır” (İbnu Arrak, Tenzihus Şeria, 2. cilt, sayfa 14).
Örneğindeki hadis ve benzerleri gibi..
7- Dini sevdirmek için ;
peygamberler hakkında yüceltici hikayeler , kutsallaştırmalar , ümmet şovenciliği , Hz.Muhammed'i ululaştırma gayretleri , yaşanmış olayların efsaneleştirilmesi , süslenmesi , peygambere mucizeler yakıştırılması gibi..
8- Zorlama hadisler ;
Emevi ve Abbasi dönemlerinde , halifelerin karşılaştıkları idari sıkıntıları aşma maksadıyla ya da istedikleri yönde fetva üretebilmek için uydurulan hadisler..
9- Gelenek-Görenekleri yaşatmak için ;
Yaşam tarzlarındaki alışkanlıkları daim kılmak maksadıyla , geleneklerle ilgili konularda uydurulan hadisler..
10- Eski dinlerindeki inançlarını devam ettirmek için ;
Yahudi kıssalarından dine sokulanları , şamanizmden gelen inançların hadislerle dine sokulmasını , hristiyanlıtan etkilenerek hadis uydurulmasını örnek olarak belirtebiliriz..
|

13-02-2006, 02:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Kuran-Hadis Çelişkileri
KURAN - HADİS ÇELİŞKİLERİ :
Kur'an'da geçmeyen , ayet niteliğindeki uydurmalardır..Özellikle Allah'ı insan tasvirinde sunan hadisler çoktur..
Örnekler :
1- ALLAH'IN BALDIRI :
Hz.Muhammed dedi ki ;
"Allah ahirette Peygamberlere kimliğini kanıtlamak için bacağını açıp baldırını gösterir.”
Müslim İman 302, Buhari 97/24,10/29, Hanbel 3/1
2- ALLAH'IN TOKALAŞMASI :
Hz.Muhammed dedi ki ;
"Allah benimle görüştü ve el sıkıştı. Elini iki omuzum arasına koydu. öyle ki parmaklarının soğukluğunu iki göğsüm arasında hissettim.”
Hanbel 5/243
3- DİN DEĞİŞTİREN ÖLDÜRÜLSÜN MÜ :
Kuran: "Dinde zorlama yoktur.”
2Bakara Suresi 256
Hadis: "Dinini değiştireni öldürün.”
Nesei 78/14,Buhari 12/1883
4- PEYGAMBER BÜYÜLENMİŞ :
“Peygamber Medine’de bir Yahudi tarafından büyülendi. Günlerce ne yaptığını bilmez durumda ortalıkta dolaştı.”
Buhari 76/47 Hanbel 6/57,4/367
5- DEPREMLERİN SEBEBİ :
"Dünya balığın üzerindedir. Balık başını sallayınca Dünya'da depremler olur.”
İbni Kesir Tefsiri 2/29 68/1’in açıklamaları
6- RESSAMLAR YANDI :
Cehennemde en şiddetli azaba uğratılacak kişiler ressamlardır.
BuhariTesavir, 89
7- ÖLÜYE AZAP :
ölünün arkasından ağlanmasından dolayı , ölü azaba uğratılır.”
Buhari /K. Cemiz 32,33,34
8- VASİYET YOKMUŞ :
Kuran: "Ey iman edenler!Herhangi birinize ölüm gelip çattığında vasiyet zamanı aranızda tanıklık şöyle olsun: Kendinizden adalet sahibi iki kişi yahut, yolculuk etmekte iken ölüm musibeti başınıza geldiyse sizin dışınızda iki kişi”
5 Maide Suresi 106
Hadis: "Varis için vasiyet yoktur.”
Hanbel 14/238
|

13-02-2006, 05:12
|
|
|
Şöyle adam olun canımı yiyin yahu!!
İkiyüzlüler gibi istediğin hadisi al Çin'den ilim al,Ayşe'yle 9 yaşında yattı deyince o hadis yanlış.Bu riyakarlıktır ve İslam kendini bu pislikten kurtarmalıdır.
|

13-02-2006, 14:57
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
HADİSLERİN BİRBİRİYLE ÇELİŞKİSİ :
Örnekler :
Kan Aldırma :
“Kan aldırmak yapanın da yaptıranın da orucunu bozar.”
Tirmizi Oruç 60/Ebu Davud Oruç 28/Buhari Oruç 32
“Peygamber’imiz oruçlu iken kan aldırmışlardır.”
Ebu Davud Oruç 29-30/Tirmizi Oruç 59/Buhari Tıp 11
Tuvaletler Kıbleye Doğru :
“Gerek küçük, gerek büyük tuvaletinizi yaparken kıbleye dönmeyin.”
Hanbel 3/12
“Peygamber’imiz bir takım insanların küçük ve büyük tuvaletleri için kıbleye dönmeyi hoş karşılamadıklarından, bu bidatı (hurafeyi) kaldırmak için tuvaletini kıbleye doğru yaptırdı.”
Buhari 4/11
Oruçluyken Öpüşmek :
“ Peygamber oruçlu iken hanımlarını öptü.”
İbn-i Kuteybe- Hadis Müdafası 372
“Oruçluyken hanımını öpenin durumu sorulduğunda Peygamber; “Orucu bozulmuştur” dedi.”
İbn-i Kuteybe Hadis Müdafası 372
Ayakta Su İçmek :
“Peygamber ayakta su içilmesini yasakladı.” Ebu Davud 4/No:3717
“Peygamber’i sizin benim gibi ayakta su içerken gördüm.” Ebu Davud 4/No:3718
Aybaşılı Kadın Camiye Girebilir mi?
Peygamber “Şurası muhakkak ki cami ne cenabete, ne aybaşılı'ya helal değildir.”
Müslim Hayz 11, Ebu Davud Taharet 104 Tirmizi Taharet 101, Nesai Hayz 18
Ayşe: “Peygamber’imiz bizden biri aybaşılı olduğu halde onun kucağına başını koyar, Kuran okurdu. Bizden birimiz aybaşılı iken camiye gidip Peygamber’e birşeyler götürürdük.”
Nesai, Hayz, 19
Binlerce çelişkili hadisten sadece birkaçı..
Din , hadis dini olmuş , kur'an devre dışı kalmış neredeyse..
Elçi de şöyle der zaten;
“Ey Rabbim, benim toplumum bu Kuran’ı devre dışı tuttu.”
25- Furkan Suresi 30
|

13-02-2006, 15:16
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 21 Sep 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.149
|
|
Kuran’ı esbabı nuzul hadisleriyle açıklamaya kalkmanın İslam dünyasının başına açtığı en büyük dert; din düşmanı kişilerin bu uydurmaları, din gibi gösterip, dinimize saldırmaları olmuştur. örneğin Salman Rüştü'nün kitabının temeli bu tip hadislere dayanır. Bu uydurma hadislere göre bir gün Peygamber Kuran okurken şeytan Peygamber’in bedeninin içine nüfuz edip, Peygamber’in ağzından Lat, Menat, Uzza putlarını övmüş ve onların şefaatlarının umulduğunu söylemiştir.(Garanik kıssası olarak bilinen bu olayı Tevilu Muhtelifi'l Hadis kitabında İbni Kuteybe de kabul eder.)
Hadislere göre, sonradan Peygamber'imiz Hz. Muhammed bunları kendisinin değil şeytanın söylediğini açıklamıştır. Birçok Müslümanın Salman Rüştü'ye küfürler etmesine, Humeyni'nin Rüştü'nün öldürülmesine fetva vermesine ve bu olayın ülkeler arası diplomatik krize yol açtığına şahit olduk. Fakat hiç kimse kalkıp da bu olayın gerçek suçlusu olan bu hadisleri kitaplarında kullanmış olanları kınamadı. Ne de olsa geleneksel İslam'daki bir görüşe göre alime alimcik diyen bile kafir olur! Bu hadisleri savunan hadisçilere de alim etiketi yapıştırılmıştır bir kere. Yani bu hadisleri din adına savunursanız alim olur el üstünde tutulursunuz, Salman Rüştü gibi aynı hadisleri dinsizlik adına kullanırsanız ise... Biz kendimiz dine mal edilen uydurmaları dinden atmazsak bunları malzeme yapan İlhan Arsel'e, Turan Dursun'a, Salman Rüştü'ye, Server Tanilli’ye ne kadar kızabiliriz? Din adına çarpık bir sistemi ortaya çıkaranlar, din düşmanlarının türemesinde ve din düşmanlarının bu çarpıklıkları malzeme yapmasında günahsız kalabilirler mi?
PİYASADAKİ KURAN TEFSİRLERİ
Kuran tefsiri diye piyasada satılan birçok kitabın esbabı nuzul hikayeleriyle doldurulduğunu görüyoruz. ‹lmihal kitapları nasıl din adına bir şey ifade etmiyorsa, uydurmalarla Kuran’ı bağdaştırmaya çalışmak da Kuran'ın diniyle bağdaşmaz. Diğer yandan bu hikayelerle, Kuran ayetleri sanki belli bir olay için inmiş, bölgesel, sınırlı bir zaman dilimine hitap ediyormuş gibi bir hava verilmiştir. Bu da Kuran'ın evrenselliğini, her döneme bakan izahlarını gölgeleyen bir yaklaşımdır. Kuran'ın izahları bir zaman dilimine ve tek bir hikayeye indirgenemez. Kuran'ın tüm alemlere bir hatırlatma olduğunu söyleyen 81 Tekvir Suresi 27. ayet ve Kuran'ın tüm insanların doğruya iletilmesi için indirildiğini söyleyen 2 Bakara Suresi 185. ayet bu mantığı yalanlar. Allah istediği zaman Kuran ayetlerinin iniş sebebini yine Kuran'da anlatmıştır. örneğin "Sana soruyorlar, de ki” şeklindeki ayetlerde, sorulara mukabil Kuran'ın ayetlerinin indiği yine Kuran'da bellidir. Allah'ın açıklamadığı bizim için gereksiz olanlardır, din adına gerekli olan her şey Kuran'dadır.
Kuran'ı yetersiz görenler ne yazık ki uydurmalara ihtiyaç duymuş ve Kuran'ın berrak sesinin kötü frekanslarla karışmasına sebep olmuşlardır. Kuran Dünyanın yuvarlaklığından, Güneşin ve Dünyanın hareketlerine, ceninin oluşumundan, denizin altındaki suların karışmamasına kadar birçok konudaki izahlarıyla, bin dörtyüz yıl öncesinden, günümüzün biliminin son asırda farkettiği gerçekleri en güzel şekilde anlatarak mucizelerini sergiler. Kuran'ın tefsirini hadislerle yapacağım diye ortaya çıkanlar ise ‹bni Kesir’in Bakara Suresi 29. ayetini ve Kalem Suresi 1. ayetini tefsirindeki, aşağıdaki mantık dışı açıklamasında olduğu gibi komik duruma düşmüşlerdir.
"Allah, yarattıklarını yaratmak isteyince ince sudan buhar meydana getirdi. Buhar suyun üzerinden yükseldi ve bu yükselen şeye yükseklik manasında gök dedi. Sonra suyu katılaştırdı ve ondan bir tek yer meydana getirdi, sonra bu yerleri parçaladı ve onları iki günde; pazar ve pazartesi günü yedi yer haline getirdi. Yeri balığın üzerinde yarattı ki balık Allah Teala'nın Kalem suresinde: Nun ve Kaleme andolsun ki diye söz konusu edilen Nun balığıdır. Balık sudadır. Su ise kayalığın üzerindedir. Kayalık ise hiçbir bitki bitirmeyen büyük bir taşın üzerindedir. Taş ise, bir meleğin sırtındadır, melekte bir kayanın üzerindedir, kaya rüzgardır. İşte Hz. Lokman'ın "Ne gök vardı, ne yeryüzü, balık hareket etti ve kımıldadı, yeryüzü sarsıldı ve üzerine dağlar çekilerek durduruldu. Bunun için dağlar yeryüzünün üzerine oturtulmuştur” diye bahsettiği kaya budur.”
İbni Kesir, Kuran Tefsiri
Tüm bu dünyayı balığın üzerinde ilan eden hadisçi görüşlerden Kuran'ın dışındaki kaynakları bir kenara atmadan kurtulmak mümkün değildir. Aynı tablodan rahatsız olan Mehmet Akif Ersoy bakın şiirleriyle bu durumu nasıl yeriyor:
Hani vaiz diye geçinen maskara şeyler var ya
Der ki bir tanesi peştahtayı yumruklayarak:
Dinle, dünya neyin üstünde duruyor hey avanak!
Yerin altında öküz var, onun altında balık;
Onun altında da bir zorlu deniz var kayalık,
öteden Kürd atılır: Doğru mu dersin be hoca?
Ne demek doğru mu dersin? Gidi cahil amuca!
Sözlerim basma değil yazma kitaptan tekmil
Kim inanmazsa kızıl kafir olur böylece bil.
........
(Safahat)
Başka bir şiirinde Mehmet Akif maskara diye nitelendirdiği tipe şöyle çatar:
Nebiye atf ile binlerce herze uydurdun.
Yıktın da dini mübini yeni bir din kurdun.
Mehmet Akif bu din adamı tipini yererken hiçbir zaman ümitsiz değildir. Aşağıdaki mısralarda ise uydurmalara karşı çözümünü şöyle dile getirir:
Doğrudan doğruya Kuran'dan alarak ilhamı.
Asrın idrakine söyletmeliyiz İslam'ı.
|

13-02-2006, 16:12
|
|
|
Sevgili aspartam
Butun ictenligimle seni kutluyorum…yazdiklarin dogrudur veya yanlistir…bundan soz etmek istemiyorum..
hezeyandan uzak,akli selim, ve daha tutarli…
Cami hocasi soylemlerinden farkli, mizrakli ilmahallerden daha gercekci…
Biraz da oz elestiri, igneyi baskasina sokup cuvaldizida kendine sokmak dogru adina atilan bir adim..
Daha tutarli yazilarini zevkle okuyacagim..bu tartismalarin ve gorus bildirmelerinde kalitesini yukseltecektir…
Basarilar…
|

13-02-2006, 18:31
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
MANTIKSIZ HADİSLER :
İslamı yanlış tanıtan , islam toplumlarını batıl inançlara sürükleyen , toplumu geri bırakan ve gerici yapan tonla hadis var..Birkaç örnek :
İTFAİYE'YE GEREK YOK :
“Yangın gördüğünüzde tekbir getiriniz, zira tekbir (Allahuekber demek) onu söndürür.
Ramuzel Hadis
AZRAİL'E TOKAT :
Ölüm meleği Musa’ya gelerek: “Rabbine icabet et” dedi. Bunun üzerine Musa ölüm meleğinin gözüne tokat vurarak onu çıkarttı. Melek hemen Allah’a dönerek “Sen beni ölmek istemeyen bir kuluna göndermişsin, o benim gözümü çıkardı” dedi.
Sahihi Müslim 10/176
GÖZ OYAN ZALİM PEYGAMBER :
Ureyne ve Ukeyle kabilelerinden bir grup Medine’ye gelerek Müslüman oldular. Medine’nin havası onlara dokununca Peygamber onlara deve sidiği içmelerini öğütledi. Adamlar develeri dağıttılar ve çobanı da öldürdüler. Peygamber onları yakalattı, ellerini ve ayaklarını kesti, gözlerini oydu, çölde susuz ölüme terk etti. Biz onlara su vermek isteyince, Peygamber bizi engelledi.”
Buhari Tıp5/1, Hanbel 3/107,163
.MA BAKMA KÖR OLURSUN :
“Sizden birisi cinsel münasebette bulunduğu zaman eşinin cinsel organına bakmasın, zira cinsel organa bakmak körlüğe sebep olur.” Feyzul Kadir 1326
FEMİNİSTLER İYİ OKUYUN :
“Eğer erkeğin tepesinden tırnağına kadar cerahat aksa, kadın da bunları ağzı ile temizlese, yine de erkeğin hakkını ödemiş olmaz.” İbni Hacer el Heytemi 2/121
KEÇİ AYETİ YEDİ :
“Zina yapan evlilerin taşlanarak öldürülmelerini emreden ayet Hz. Ayşe’nin döşeğinin altındaki sayfada yazılı bulunuyordu. Peygamber ölünce Hz. Ayşe onun gömülme işlemleri ile meşgulken, evin açık kapısından içeri giren bir keçi o sayfayı yedi. Böylece taşlayarak öldürme cezası Kuran’dan çıktı. Ama hükmü devam etmektedir.”
İbni Mace 36/194,Hanbel 3/61,5/131
WHAT IS ALLAH?
"Allah zamandır."
Muvatta 56/3
WHERE IS ALLAH :
Peygamber’e Allah’ın yerleri ve göğü yaratmadan önce nerede olduğu soruldu, Peygamber ; “Bir bulut içerisinde idi, üstü hava, altı hava idi.”dedi.
Hanbel 4/11
SEN NEYMİŞSİN BRE MUAVİYE :
Muaviye'nin yağdanlığı Ebu Hureyre’den ;
“Allah’ın Re-sulu şunu derken duydum: Allah vahyini üç kişiye emanet etti: Ben, Cebrail ve Muaviye”
|

13-02-2006, 19:42
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Hadislere ilk halife dönemlerinde engel olunmaya çalışıldıysa da bilhassa siyasi nedenlerle başlayan hadisçiliğin önü alınamamıştır..
Hadis karşıtçılığı yeni değildir..İslamda akılcılığı öne çıkaran ve bir döneme damgasını vuran Mutezile akımı hadisçiliği reddetmiş , onun İslam'a ve topluma vereceği zararların yararlarından çok daha fazla olduğunu , yalan hadislerin uydurma bir din ortaya çıkaracağını ve hadislere gerek olmadığını vurgulamıştır..
Mutezile akımının tarihe karıştığını zannedenler olabilir..Bugün dahi çağdaş din alimleri içinde Mutezile akımını öven ve fikirlerini savunanlar çoktur..
EN ÇOK TARTIŞILAN 10 MEŞHUR HADİS :
1- İsa'nın kıyametten önce gökten inmesi ,
2-Deccal ve cessase hadisi ,
3-Hz.Muhammed'in büyülenmesi ,
4-Hz.Musa'nın Azrail'i tokatlaması,
5-Miraç hadisi,
6-Hz.Muhammed'in şeytanını müslüman yapması,
7-Şeytan'ın İsa ve Meryem'e dokunamaması ,
8-Çorba kabına düşen sinek hadisi.
9-Hz.Muhammed'in göğsünün yarılarak,kalbinin temizlenmesi,
10-Mehdi'nin geleceğine dair hadis..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:17 .
|