Dolduralım Aspartam....
HAYAL ve SEVGİ :
“Düş gücü sonsuzluğu yaratır” der filozof Kierkegard....Sonsuzluğu yaratır mıyız hayallerimizle? Sonsuz olan sevgidir bende, yaratırım sevgiyi o halde....
Yoksa, “ Söz/de sararır biterken bir aşk” demiş ya şair, hayallerimizi de bitirir miyiz yiten bir aşkın ardından, sararır mı hayallerimiz de?...
Hayal kurmadan yaratabilir mi insan? Bir sanatçı hayal kurmadan yaratabilir mi, en muhteşem resimleri, eşsiz eserleri?...Picasso, Picasso olur muydu o zaman?
Bir bilim adamı hayal kurmadan yapabilir mi buluşlarını? Atom bombasını yapan bilim adamı, hayalinde ne kurmuştu önce?
Bir çocuğun hayalidir gökten şekerleme, çikolata yağması...Oysa düşer üzerine o bilim adamının hayali...Biz de düşer miyiz birilerinin hayalinin içine?...Darmadağın ederek, acıtarak,ezerek?...
Evren hayalimiydi yaratanın?...Nasıl bir evrendi ki hayalinde kurguladığı?....
Milton ;
"Önce khaos vardı, sonsuz ölçüsüz boşluk.
Bir deniz kadar vahşi, deniz kadar karanlık."
Der ya dizelerinde...Yaratan da hayalini sınırlandırmamış olsa gerek ki, ardından sevgi doğdu, Aristophanes’in dizelerinde dediği gibi ;
.............................Kara kanatlı gece
Karanlık, derin göğsüne Erebos’un
Bir yumurta bıraktı, mevsimler geçti.
Ve sevgi doğdu birdenbire, özlenen.
Parıldayan, altın kanatlı Sevgi........
Doğar mıydı sevgi, hayal edilmeseydi?..Biter miydi Khaos?..Gece yerini güne bırakır mıydı?..Kötülüğün karşısına bir iyilik, çirkinliğin karşısına bir güzellik çıkar mıydı?...Başlangıçtaki karanlık ve ölüm ve khaos, sevgi olmasaydı yenilir miydi?...
Peki, ne oldu da hayallerin içine düştü başka bir hayal?...
Bir çocuğun gökyüzüne uzanan ellerine, neden yağdı gökten bombalar?..Bir çocuğun hayallerinin içine neden düştü başka bir hayal?..Acıtarak, yıkarak, öldürerek....
Başlangıçta khaos vardı...Sevgi doğdu, yenildi karanlık...
Hayalimde sevgi kuruyorum ben...Hayalimde sevgi bombaları yapıyorum...Hayallerin içine düşmeden, hayallere ortak oluyorum hayallerde ben...
Hayal etmeden, karanlığı aydınlığa çevirebilir miyiz, içimizde ölmüş olanı diriltebilir miyiz?....
Hayal ediyorum, hayallerin içine düşmeden ortak olmayı....
“Yapraklar fışkırttığı halde çiçek açmayan bitkiler vardır” der Konfüçyüs üstad...Hayaller bittiğinde çiçek açmayan bitkilere dönersiniz birdenbire...Ya da çiçek açtığı halde meyve vermeyen bitkilere.....
Hayal ediyorum...Sevgi çiçekleri açtırıyorum hayalimde, sevgi ve barışın galip geldiği bir dünya kurguluyorum düşümde....
Biliyorum, bir bilim adamı daha bir yerlerde başka bir hayal kuruyor...Sevginin ve barışın hayalini kuranların çoğaldığı bir evrende, bir bilim adamının hayalinin içine düşmenin hayalini kuruyorum...
Sınırlandırmadan, özgürce...Gerçekleşmeyecek olanların hayalini kuruyorum belki de...Ama gerçekleşmesini özlüyorum yine de....
Selma Yıldız'dan alıntılarla..