
19-02-2006, 20:09
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Tek tanrı inancı nasıl doğdu?
Bildiğiniz gibi kuranda firavunlardan bolca bahsedilir. Bu bahislerin hiçbiri iyi değildir. kuranda firavunların ne kadar zalim oldukları yazar.
Oysa "tanrı birdir" diyen ilk insan bir firavundur.
Musadan yaklaşık 70 yıl önce yaşamış 4. Amenhotep (daha sonra ismini değiştirip Akhenaton yapmıştır) tek tanrıya inanan ilk insandır ve tek tanrılı bir dine geçiş amaçlı ilk dini reformunu yapmaya çalışmış ancak tam anlamıyla başarılı olamamıştır.
4. Amenhotep tanrıdan vahiy falan almadığı halde dindeki çok tanrılığa karşı mücadele içine girmiş, tanrının tek olduğunu ve onun Athon olduğunu söyleyerek bu yeni inancı tüm gücüyle yaymaya çalışmıştır. Kendi adını Akhenaton olarak değiştirmiş ve Athon dışındaki tanrılara ibadet edilmesini yasaklamıştır.
Firavuna tanınan yarı tanrılık vasfını aynen koruyan bu dini reformun esas sebebi politik ve siyasidir. Akhenaton rahip sınıfının güçlenmesini durdurmak ve çok tanrıcılığın getirdiği karmaşayı-toplumsal bölünmeyi yıkmak için böyle bir girişimde bulunmuştur.
Zaten savaşıp fethettiği her kavimin tanrısını kendi dinine dahil eden Eski Mısır dini artık iyice kalabalıklaşmıştı. Artık hükümdarlık sınırları içine alınan topraklardaki yerel dinlerin tanrılarını Mısır dinine dahil etme taktiği birlik ve beraberliği sağlamada yetersiz kalıyordu. Büyümekte olan Mısır imparatorluğu için yerel dinlerin tanrıları yerine evrensel ve çok güçlü bir tek tanrı gerekiyordu. Böylece zaten çok büyümüş olan Mısır topraklarında birlik ve beraberliği sağlamak çok daha kolay olacaktı.
Akhenaton'un tüm baskılarına rağmen rahipler ve yandaşları kendi tanrılarından vazgeçmemişlerdir, her ne kadar Akhenaton'a açıkça baş kaldırmamış olsalar dahi kendi inançlarını korumuş ve Akhenaton ölünceye kadar sabretmişlerdir. Akhenaton ölünce onun yerine tahta çıkan Tutankamon bu yeni dini sürdürmek yerine rahiplerin de etkisiyle eski çok tanrılı inanca geri dönülmesini sağlamayı tercih etmiştir ve bu ilk tek tanrılı dine geçiş çabası böylece sona ermiştir.
Akhenaton'un tek tanrılı dine geçiş çabası her ne kadar toplumsal anlamda başarılı olamamış olsa da o dönemde yapılan tapınaklarda tek tanrı Athon'a bağlı olan pek çok rahip yetişmiştir.
Sigmund Freud'un bu döneme ilişkin bazı araştırmaları olmuştur. Freud'a göre Musa akhenaton devrinde yaşamış olabileceği gibi daha yaygın bir kanı olan 2. Ramses döneminde de yaşamış olabilir. 2. Ramses dönemi Akhenaton'dan 70 yıl sonrasına tekabül eder ve bu çok da uzun bir süre değildir.
Freud'a göre Musa Akhenaton döneminde yetişen ve tek tanrıya inanan Mısırlı rahiplere çok yakın bir kişi olabilir. Hatta bu rahiplerden birinin oğlu olma olasılığı bile vardır.
Freud Musa'nın ibrani değil Mısır kökenli olduğunu iddia eder. Bu iddianın dayanağı ise Musa - Moses isminin o dönemde bir ibrani ismi değil, aksine Mısır kökenli bir isim olmasıdır. Örneğin Tutmoses ismi firavunlar arasında sık rastlanılan bir isimdir.
Freud'un iddialarını tarihi gerçekler olarak kabul edebileceğimiz deliller yoktur. Ancak bu iddiaların asılsız olduğunu kanıtlayan deliller de yoktur.
Neticede ilk tek tanrı girişiminin ilahi bir irade sonucu meydana gelen bir girişim değil, insan ürünü olan ve siyasi-politik amaçlı olan bir girişim olduğu bilinen bir gerçektir. Zaten ilk tek tanrı olan Athon'un aslen Güneş Tanrısı olduğu da göz önüne alındığında kimse Akhenaton'un vahiy alarak böyle bir işe kalkıştığını iddia edemez.
Yine inkar edilemeyecek bir diğer gerçek ise bu politik-siyasi amaçlı tek tanrı girişiminden sonraki ikinci tek tanrı girişiminin (musa-tevrat) yine aynı topraklarda ve aynı yüzyıl içinde gerçekleşmiş olduğudur.
Bence Musa'nın Freud'un iddia ettiği gibi Mısır kökenli olmasına gerek yok. Sonuçta aynı topraklarda yaşadığı Athon dini rahiplerinden veya bu rahiplerin çocuklarından tek tanrılı bu dini dinlemiş olması büyük bir olasılıktır. Eminim bu rahipler dinlerini yayabilmek için tek tanrılı bir dinin toplum için ne kadar faydalı olacağınada sık sık değiniyorlardır. Musa bu kişilerden esinlenip kendi toplumu (ibraniler) için böyle bir din oluşturma yoluna gitmiş olabilir. Nasıl ki mısır dininde firavun tanrının yer yüzündeki elçisi ise (örn Tutankhamon ismi Güneş tanrısı Amon’un yaşayan temsilcisi anlamına gelir) Musa da kendisini tek tanrının (Yehuda'nın) elçisi olarak ilan edip kendi toplumunda bu dini yaymaya çalışmıştır. Akıllılık edip tanrının kendisiyle irtibata geçtiğini söylemiş olması da Musa'yı başarıya götüren unsur olmuştur.
Zaten tanrıdan mesaj aldığı iddiasında bulunmadan yahudiliği yayma şansı da yoktu. "Nerden biliyorsun?" sorularının tümünü "tanrı kendisi söyledi" diyerek tanrıya havale etmiş olması sayesinde Akhenaton'un yakalayamadığı başarıyı yakalamıştır. Bence ilk kutsal kitap (tevrat) da bu iddianın kaçınılmaz bir sonucu olarak gündeme gelmiştir. Tanrı ilk defa ağzını açıp bişey söylemiş, bunu bir kenara yazmamak olmazdı dimi...
|

19-02-2006, 20:54
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
AKHENATON'DAN TANRI TANITIMI:
Tanrı uludur, birdir, tektir.
Ondan başka yoktur tapacak.
Yeganedir o ,
O'dur her varlığı yaratan..
Bir ruhtur Tanrı , görünmeyen bir ruh...
Ta başlangıçta vardı Tanrı,
Tek varlıktı o.
Yoktu hiçbirşey o varken.
Herşeyi yarattı kendinden..
Ezelden beri süregelir varlığı ,
Ebediyete kadar sürecek..
Gizlidir Tanrı , kimse göremez onu..
Tüm varlıklara sırdır her zaman..
AKHENATON'DAN TANRI ATON'A
Göklerin ufkunda belirmen ne kadar güzeldir,
Ey! Hayatın temelinde yaşayan Aton,
Sen doğu göğünün ufkunda doğduğunda,
Tüm memleketi güzelliğinle doldurursun,
Uzaklaşsan da, ışınların dünya üzerindedir,
Ne kadar yüksek olursan ol,
Senin adımlarının izleri gündüzdür,
Sen, ışınlarını dağıttığın zaman,
Mısır'ın her iki ülkesi de bayram eder,
Hepsi uyanık ve ayaklarının üzerindedir,
Çünkü Sen, onları uyandırmışsındır,
Onlar tüm organlarını sende yıkarlar,
Ve kollarını kaldırıp, Sen'i şafakta selamlar,
Sonra tüm dünyada herkes kendi işini yapar,
Hayvanlar otlardan zevk alırlar,
Ağaçlar ve bitkiler çiçeklenirler,
Kuşlar, kanatları sana doğru ibadet edercesine kalkık,
Bataklıklarda uçarlar,
Sen üzerlerinde oldukça onlar yaşarlar,
Kadında çocuğu Sen yaratırsın,
Ananın karnında çocuğa Sen hayat verirsin,
Sen ana rahminde dahi çocuğu besleyensin,
Ne zaman civciv kabuğu içinde bağırsa,
Sen ona hayat vermek için nefes verirsin,
Ey Tanrım, Senin ne kadar çok eserlerin vardır,
Sen! Ebediyetin hakimi! Senin isteklerin hep iyidir,
Sen yaşamın ta kendisinin ve yaşam Sen'de yaşar,
Tanrım Sen yaşamsın ve yaşam ancak sende görülür..
|

19-02-2006, 20:58
|
|
|
Exclusive,
Yahudilik ile Akhenaton arasındaki olası ilişkiyi daha önce de duymuştum. Ama olaylara çok boyutlu bakmak lazım diye düşünüyorum.
Ortadoğudaki ilk monotheist din Zerdüşt (Zoroastrianism) dinidir.
Yahudiliğin, hiristiyanlığın ve dolayısıyla müslümanlığın bu dinden etkilendiği kabul edilir. Zaten Turandursun sitesinde de bu konuda bir yazı var.
|

19-02-2006, 21:06
|
|
|
ex ve pantenin yazilarindan cikan sonuc sudur...
firavunlarda esasinda muslumandi:
|

19-02-2006, 21:25
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Mısır firavunları çoğunlukla zorba , baskıcı , savaşçı ve acımasız kişilerdir. Bu firavunlarin ortak özellikleri Mısır'ın çok tanrılı dinini benimsemeleri ve bu din sayesinde kendilerini tanrılaştırmalarıdır. Ancak Mısır tarihinde bir tek firavun vardır ki, diğerlerinden çok farklıdır. Bu firavun tek bir yaratıcıya inanılması gerektiğini savunmuş ve bu yüzden özellikle çok tanrılı dinin kaymağını yiyen Amon Rahipleri ve bunlara destek veren bazı askerler tarafından büyük baskıya maruz kalmış, sonunda da öldürülmüştür. Bu firavun MÖ 14. yüzyılda başa geçmiş olan IV. Amenofis'tir. IV. Amenofis MÖ. 1375'te tahta çıktığında yüzyılların getirdiği bir tutuculuk ve gelenekçilik ile karşılaştı. Bu döneme dek toplum yapısı ve halkın kraliyet sarayı ile olan ilişkileri değişmeden gelmişti. Toplum dış olaylara ve dinsel yeniliklere kesin olarak kapılarını kapalı tutuyordu. Tutuculuk, Mısır'in doğal coğrafi koşullarından kaynaklanmaktaydı.
Firavunların halka benimsettirdigi resmi din, eski ve geleneksel olan her seye katiksiz bir bagliligi zorunlu kiliyordu. Oysa IV. Amenofis, resmi dini benimsemiyordu. Tarihçi Ernst Gombrich söyle yaziyor:
Eski gelenegin kutsadiği bir çok alışkanlığı kaldırıp, halkının, bunca garip bir biçimde betimlenmiş sayısız tanrısına saygı göstermek istemedi. Onun için tek bir yüce tanrı vardı, o da Aton'du. Aton'a taptı ve onu güneş biçiminde imgeleştirtti. Öteki tanrıların rahiplerinin etkisinden korunmak için, sarayını bugünkü El-Amarna'ya taşıdı.
Babasinin ölümünden sonra genç yaştaki IV. Amenofis, büyük bir baskıya maruz kaldi. Bu baskının sebebi, geleneksel çok tanrılı Mısır dinini değiştirerek tek tanrı inancına dayalı bir din getirmiş olması , ve her alanda köklü değişikliklere girişmesiydi. Ancak Teb önde gelenleri bu dini tebliğ etmesine müsade etmediler. IV. Amenofis ve ahalisi Teb şehrinden uzaklaşarak Tell El-Amarna'ya yerlestiler. Burada "Akh-et-aton" adında yeni ve modern bir şehir inşa ettiler. IV. Amenofis de "Amon'un Hoşnutluğu" anlamına gelen adını Akh-en-aton yani "Aton'a Boyun Eğen" olarak degiştirdi. Amon, çok tanrılı Mısır dininde en büyük toteme verilen isimdi. Aton ise, Amenofis'e göre "göklerin ve yerin yaratıcısı" idi, ki bu sıfatla göksel dinlerdeki Allah'ı kast etmiş olması kuvvetle muhtemeldir.
Bu gelismelerden hosnut olmayan Amon Rahipleri, ülkenin içinde bulunduğu bir ekonomik krizden de faydalanarak Akhenaton'un gücünü elinden almak istediler. Düzenlenen bir komplo ile Akhenaton zehirlenerek öldürüldü. Ondan sonra gelen firavunlar da hep rahiplerin etkisi altinda kaldilar.
Akhenaton'dan sonra başa asker kökenli firavunlar geçti. Bunlar eski geleneksel çok tanrılı dini yeniden yayginlaştırdılar ve eskiye dönüş için önemli bir çaba harcadılar. Yaklaşık bir yüzyıl sonra da Mısır tarihinin en uzun süre hükümdarlık yapacak firavunu II. Ramses başa geçti. Ramses, bir çok tarihçiye göre Israiloğullari'na eziyet eden ve Hz. Musa ile mücadele eden firavundu..
Anlaşılan o ki ;
Akhenaton müslüman bir firavunmuş..Şehit edilmiş..Allah rahmet eylesin..
|

19-02-2006, 22:06
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Mamuli sitedeki zerdüştlük hakkındaki yazıyı okumamıştım.
Sanırım Nietzche'nin "Böyle Buyurdu Zerdüşt" kitabını (hiç tavsiye etmediğim bir kitap) okuma girişimimden beri "zerdüşt" kelimesinin geçtiği her yazıdan uzak duruyorum.
Şimdi sitedeki bu yazının birazını okudum. Gerçekten de semavi dinler zerdüştlükten çok şey almışlar. Zaten aynı coğrafyanın ürünü olduklarına göre normaldir.
Belki Akhenaton Mısır'da tek tanrılı bir din yaymaya çalışırken de zerdüştlükten esinlenmiştir. Akhenaton'un dininin içeriğini araştırmak lazım...
Musa yahudiliğin içeriğini oluştururken Akhenaton'un dininden çok zerdüştlükten esinlenmiş olabilir ama böyle dini bir devrim yapmak için esas ilhamı Akhenaton'dan almıştır diye düşünüyorum. Akhenaton'un tek tanrılı bir dinin topluma getireceği faydalar (birlik-beraberlik vs.) hakkındaki düşünceleri Musa'yı böyle bir çaba içine sokan ilk kıvılcım olmuş olabilir.
Akhenaton, Musa, İsa, Muhammed hepsi aynı coğrafyanın insanları. Hatta gerçekten yaşadıysa Zerdüşt'ü de bu ekibe dahil edebiliriz. Ya bu adamlar dinlerini uydururken gerçekten birbirlerinden esinlendiler ve peygamberlik o bölgede artık bir meslek haline gelmişti ya da tanrının alıcıları en iyi kudüsten çekiyordu ve bu yüzden tanrı hep aynı yere vahiy yolluyordu...
|

19-02-2006, 22:28
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Arkadaşlar ;
Akhenaton'la ilgili üstteki yazımda tarih verdim..Tahta çıkış tarihi M.Ö.1370..
Halbuki Zerdüşt'ün doğumu M.Ö.570..
Semavi dinler ,Zerdüştlükten etkilenmiş olabilirler ama..
Musa , Zerdüşt'den çok önce yaşamış..
|

20-02-2006, 03:45
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Turan Dursun da şöyle yazmış:
Zerdüşt, İÖ 660-583 yılları arasında yaşamıştır. Bu tarih doğruysa ve Tevrat'ın anlattıklarına da kulak asılacak olursa, Yahudilerin "Babil'deki tutsaklıkları" ve sonra "kurtulup ülkelerine dönüşleri", Zerdüşt'ün yaşadığı zamana rastlamış kabul edilebilir. Böyle olunca da; "kimi Yahudi görüşlerini, Zerdüştçülüğün etkisiyle açıklamak", doğaldır.
https://turandursun.com/modules.php?n...howpage&pid=30
Neticede Akhenaton zerdüştlükten etkilenmiş olamaz. Zaten böyle bir ihtimalin olabileceğini ben uydurmuştum ama öyle bir ihtimalin olmadığını anlamış bulunuyoruz
Yahudiler zerdüştlükten etkilenmiş gibi gözüküyor. Tevrat da M.Ö. 1450 - 425 yılları arasında yazılmış. Yani tervat yazılırken zerdüştlükten etkilenilmiş olma ihtimali var. Ayrıca ortak noktalarına baktığımızda (bkz. yukardaki link) bence çok belirgin bir şekilde etkilenmişler.
İncilin %32'si Tevrattaki ayetlerden oluşuyor. İsa da tevratı tanrının sözü olarak kabul etiğine göre hristiyanlığın yahudilikten etkilendiği zaten bilinen bir gerçek...
İslamiyetin ise hem hristiyanlıktan hemde yahudilikten etkilendiğini de biliyoruz.
Geriye şu soru kalıyor: Acaba Zerdüştlük hangi dinin ya da dinlerin etkisiyle şekillendi?
Bence Akhenaton'un dininden etkilenmiş olma ihtimali var. Her ne kadar bu dinin içeriğini bilmiyor olsam da tanrı Aton'un Güneş tanrısı olduğu ve Zerdüşt'ün tanrısı olan Ahura Mazda'nın sembolünün güneş olduğunu düşünürsek böyle bir olasılık çok da uzak gelmiyor... Hatta Clement Muart, Ahura Mazda'nın, Güneş Tanrısı'nın ta kendisi olduğunu yazmış...
Bana öyle geliyor ki bu firavun Akhenaton rahiplerin güçlenmesine ve dindeki tanrı bolluğunun yarattığı siyasi karmaşaya kızıp şu tek tanrı reformuna girişmemiş olsaydı bugün ne islam ne hristiyanlık ne de yahudilik olmayacaktı...
|

20-02-2006, 04:11
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 04 Jan 2006
Mesajlar: 709
|
|
Tek Tanrı İnancı Nasıl Doğdu..
Gagavuz :
"ex ve pantenin yazilarindan cikan sonuc sudur...
firavunlarda esasinda muslumandi: "
Pante :
"Anlaşılan o ki ;
Akhenaton müslüman bir firavunmuş..
Şehit edilmiş..Allah rahmet eylesin.."...
Ne diyelim Ağbey ;
Bü güne kadar adamların günaana girmişik..
Barim, mezarını gösterin de,cumaları gidek,bi Yasin de onlara okutak.
Belkim affoluruk..
Exclusive ;
"Akhenaton, Musa, İsa, Muhammed hepsi aynı coğrafyanın insanları. Hatta gerçekten yaşadıysa Zerdüşt'ü de bu ekibe dahil edebiliriz.
Ya bu adamlar dinlerini uydururken gerçekten birbirlerinden esinlendiler ve peygamberlik o bölgede artık bir meslek haline gelmişti .
Ya da tanrının alıcıları en iyi kudüsten çekiyordu ve bu yüzden tanrı hep aynı yere vahiy yolluyordu..."
Ex. Kudüsteki bu bölgenin tam koordinatlarını ver,ilk fırsatta gitmeye niyetliyim oraya Allahın izniynen..
Bu arada,senin yeni avatar tosuncuk pek sıhhatli doğmuş maşallah,pek sevimli..
Doğum mevlüdünü haber ver de,gelelim inşallah.. smile146
|

20-02-2006, 05:32
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
|
|
Re: Tek Tanrı İnancı Nasıl Doğdu..
|
aldostu Diyor ki
Ex. Kudüsteki bu bölgenin tam koordinatlarını ver,ilk fırsatta gitmeye niyetliyim oraya Allahın izniynen..
|
Kudüse git orada muallak taşını sor sana kayalık bir tepe gösterirler... İşte o kayanın tepesine çıktınmı aradığın yer orasıdır.
Yahudilere göre ibrahimin oğlunu kurban etmek üzere götürdüğü yerdir. Ayrıca tanrı yehuda kainatı yaratmaya buradan başlamıştır
Hristiyanlara göre ahiret gününde isanın adalet kürsüsünü yerleştireceği yerdir. Zaten isanın çarmıha gerildiği yere de çok yakındır.
Müslümanlara göre muhammedin miraca yükseldiği yerdir. Yani muhammed tam bu noktadan alınmış ve cennetle cehenneme ufak bir ziyaret yapmıştır (muhammed bu ziyareti esnasında cehennem ahalisine "allah kurtarsın" demişmidir bilemiyorum. Eğer demediyse ayıp etmiştir, dediyse de saçmalamıştır). Ayrıca melek cebrail'in parmak izini bıraktığı yerdir.
Görüldüğü gibi allah katından gönderilen mesajların en iyi alınabileceği yer kudüsteki bu muallak taşının tepesidir. Tam bu noktada ilahi mesajlar full çeker ve en ufak bir parazit bile olmaz. Eğer bana vahiy gelebilir gibi bir umudun varsa bu kayanın tepesine çıkıp bi süre bekle. Eğer sana bu kayanın tepesinde vahiy gelmesse başka hiçbi yerde vahiy gelmez...
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 15:39 .
|