Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam > Kur'an'da Mucize Yoktur

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 21-02-2006, 00:23
YahyaHan YahyaHan isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 19 Feb 2006
Mesajlar: 12
Standart Dağlar Yürüyor

Dağlar Yürüyor

Neml Suresi: 88. Ayet:

"Dağları görürsün de, onları (yerlerinde) donmuş sanırsın; oysa, onlar bulutun yürümesi gibi yürümektedirler"

Bugün hala bakınca dağların donmuş gibi yerlerinde durduklarını görürüz. Oysa Kur'an dağların yurumekte olduğunu ifade etmektedir. Gerçekten yüzyıllar sonra bilim, dağların yılda 2 cm batıya dogru ılerledıgını belırledı. Bu ayetın gosterdıgı bırıncı gercek budur. Ama yanlız bu değıldır. Bir uzay gemisine bınıp yukarıya çıksak ve dünyaya baksak dunyanın donmesı nedenıyle dağlarında bır bulut gibi sağdan sola hareket ettıgını goruruz.
Ne kadar enteresan değil mi? 600 yılında ki bır kıtap bugunu yazıyor ve bununlada yetınmeyıp geleceği yazıyor?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 21-02-2006, 01:06
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

Daha önce de dediğim gibi delinin birine 6000 küsür ayet yazdırıp bir deney yapsak eminim bu 6000 küsür ayetin 5-10 tanesi GERÇEĞE UYGUN ŞEKİLDE YORUMLANMAYA ELVERİŞLİ nitelikte olur.

Tabi yorumcunun niyeti de çok önemli. İstedikten sonra dağlar yürür, taşlar takla atar, dalgalar konuşur, bulutlar cozurdar gibi en acaip sözleri bile bi kılıfına uydurup gerçeklerle örtüştürmek mümkün.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 21-02-2006, 01:32
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

exc her hakaret edisinizde size avrupa insan haklari sozlesmesinin 9. ve 10. maddelerini hatirlaticam dostum.....insanlarin kutsallarina saygi lutfen.....biz inanmasak bile bize bole konusmak yakismaz...senin ailene laf gelsin istermisin hic....senin icin degerli onlar istemezsin tabii ki....sende lutfen baskalarinin degerli icin bole kotu kelimeler secme...senin icin soyluyorum dostum sayginligin icin kirdiysam bagisla
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 21-02-2006, 01:42
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

Sanırım sen sözümü muhammede deli demişim gibi algıladın ama ben öyle bişey söylemedim.

Fakir bir çobanken dönemin en zengin yöneticilerinden birisi olmayı başarmış bir insanın, deli olmak şöyle dursun tam aksine son derece zeki ve kurnaz olması gerektiğini düşünüyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 21-02-2006, 01:46
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

eyvallah simdi anladim dostum.....ama yinede laf gecirmeyide ihmal etmemisiz .....saglik olsun....
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 21-02-2006, 02:46
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Fakir bir çobanken dönemin en zengin yöneticilerinden birisi olmayı başarmış bir insanın, deli olmak şöyle dursun tam aksine son derece zeki ve kurnaz olması gerektiğini düşünüyorum.
Mekke'de sevilen ve sayılan bir kişiyken, daha sonra öz amcası tarafından taşlanan, yollarına dikenler atılan, başına işkembeler konulan, öz yurdundan kaçacak hale gelen ve kaçarken de öldürülmek gayesiyle peşine düşülen, bir avuç insanla daha kalabalık ve güçlü Mekkelileri Bedir'de karşılayan ve Medine'nin hakimi olduktan sonra buğday ekmeğine muhtaç, giyecek ikinci bir hırkası olmadan ölen bir adama "kurnaz" demekten daha büyük bir hakaret olamaz!
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 21-02-2006, 02:52
Üye Değil
 
Mesajlar: n/a
Standart

bu yazdiklarin gercekmi bu kadar zor bir hayatin oldugunu bilmiyordum....sanirim an be an daha cok asik oluyorum
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 21-02-2006, 03:01
pante - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
pante pante isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
Standart

Körelmis kardeş;
Aynı nakaratı daha önce de tekrarlamıştın..
Bir öğünlük arpaya bile muhtaçtı..Onu alabilmek için zırhını ödünç vermişti uydurmasına karşın:
Hz. Muhammed'in zengin olduğunu , verimli hurma bahçeleri ve koca bir köyün kira gelirlerini aldığını hadislerle ispatlamıştım..
Hala neye dayanarak gariban edebiyatı yapıyorsun..Peygamberin böyle bir yalanla daha çok sevileceğini mi hesaplıyorsun?
Unutma ki yalan ve uydurmalar böyle beyazlarla başladı ve kapkara oldu sonunda...
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 21-02-2006, 03:06
korelmis korelmis isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
Standart

Yalan mı? Hurmalıklar mı? Daha önceki yazımı, dikkatinden kaçtığını düşündüğüm yerlerini kalınlaştırarak tekrarlıyorum:

Hz.Muhammed'in Serveti Ve Yaşayışı:

EVİ

Peygamber Efendimiz kerpiçten yapılmış, üzeri hurma dallarıyla örtülmüş basit, sade bir evde oturuyordu. Tabiînin büyüklerinden Hasan Basri demiştir ki;
Resûlullah’ın evi Emevî hükümdarlarından Abdülmelik’in oğlu Velid zamanında onun emriyle yıkılarak mescide ilhak edildi. Bu durumu gören insanlar ağlamaya başladılar. O gün yine tabiînin büyük alimlerinden Saîd b.Müseyyeb (ö.94/713) şöyle dedi:
Vallahi arzu ederdim ki Resûlullah’ın evini olduğu hal üzere bıraksalar da Medine ahalisi neşveyâp olsalar ve Medine dışında olanlar da gelip Resûlullah’ın hayatında ne ile iktifa buyurduğunu görseler de zühd dersi alsalardı. (zühd: zevkten uzak olup, kendini ibadete verme)

EV EŞYALARI

Hz. Ömer şöyle anlatıyor:
Bir defa Resûllullah’ın huzuruna girdim. Bir hasır üzerinde yatıyordu. Üzerine izarını çekti. Üstünde başka bir şey yoktu. (Sedece peştemal giyiyormuş) Hasır böğründe iz yapmıştı. Resûllullah’ın odasına şöyle bir göz gezdirip baktım;
-bir avuç arpa,
-odanın bir tarafında o miktarda (deri tabaklamada kullanılan) karaz yaprağı,
-başucunda da henüz tabaklanması tamamlanmamış bir pösteki (post) asılmış duruyordu.
Bu vaziyet karşısında gözlerimi tutamayıp ağlamaya başladım. Hz. Peygamber (s.a.v.) :
"-Seni ağlatan nedir, ey Hattab oğlu?" buyurdu. Ben de:
"- Ey Allah’ın Peygamberi! Ben niye ağlamıyayım. Şu hasır senin böğründe izler yapmış, işte şu da hüzün yerin olan odacığın. Orada şu görmekte olduğum şeylerden başka bir şey göremiyorum. Halbuki Kayser ile Kisra meyveler ve nimet nehirleri içerisinde yüzmektedirler. Sen ise Allah’ın Resûlü ve seçilmiş kulu olduğun halde işte şu küçücük hüzün yeri olan odacığın!"dedim.

Eline geçeni dağıtıyordu

Enes B. Malik'in anlattığına göre birgün Hz.Muhammed'le yolda yürürlerken, bedevinin biri peygamberin hırkasını sertçe çekmiş ve Peygamberin omuzunda hırkanın izi çıkmıştı.(Peygamberin arkadaşları muhtemelen bu olaya oldukça öfkelenmişti) Bedevi, Hz.Muhammed'den para istiyordu. Efendimiz bu bedevinin kaba hareketine rağmen ona tebessüm etmiş ve istediği parayı vermişti.

Hz. Peygamber’in açlıktan karnına taş bağladığı olurdu

Peygamber'in Hanımları ondan rahat bir hayat istiyor
"Ey Peygamber! Hanımlarına şöyle de: Eğer dünya hayatını ve süsünü istiyorsanız gelin, boşanma bedellerinizi verip hepinizi güzellikle salıvereyim. Eğer Allah’ı, peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsanız, iyi bilin ki Allah, içinizden iyilikte bulunanlar için, büyük bir mükafat hazırlamıştır." (Ahzab Suresi 28,29)


Arpa ekmeği için bile parası yoktu

Hz.Ayşe'nin bildirdiğine göre Peygamberin evine nadiren buğday ekmeği giriyordu. Arpa ekmeği almak için bile bazen verecek parası bulunmuyordu. Vefatından önce bir miktar arpa almak için bir yahudiye zırhını rehin olarak bırakmıştı.

Hediyeler ve Ganimetler: "Çok azı O'nun evine uğradı!"
Arazilerin gelirinin çoğunu ihtiyaç sahiplerine dağıtıyordu. Hediye edilen develeri ise veda haccı öncesi muhtaçlara ve yolculara paylaştırdı. Hz.Muhammed öldüğünde bir katırı dışında bırakacak hiçbir sürüsü(!) yoktu.

Vefatından önce Hz.Ayşe'deki Para

Medine Devleti'nin bütçesinin kesin rakamları elimizde yok. Ama Resulullah'ın ömrünün son yılında olduğu anlaşılan bir tediye(ödeme)de sadece Bahreyn Bölgesi'nden gelen miktar 70.000 dirhem tutarındadır. O dönemin fiyatlarıyla bir at 400 dirhem, bir semer 13 dirhem, bir kalkan 3 dirhem, bir deve 100-400 dirhem fiyatındaydı.

Peygamberimiz vefatından önce Hz.Ayşe'ye elindeki parayı ne yaptığını sormuş ve daha sonra bu 7 dirhem para efendimizin isteğiyle fakirlere verilmişti. Devlet Hazinesi'ne giren paranın ne kadarının Efendimizin evine uğradığı açıkça görülüyor.
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 21-02-2006, 03:11
exclusive exclusive isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 15 Dec 2005
Mesajlar: 1.123
Standart

Eğer körelmişin dediği gibi olsaydı "meğer bu muhammed sandığım kadar akıllı değilmiş, akıllı olsa onca kişinin lideri olmasına rağmen 35 karısını, 20 cariyesini, 60'dan fazla kölesini ve 100'den fazla devesini aç bırakırmıydı hiç" derdim ama yok öyle değil... Muhammed akıllı ve kurnaz bir adammış.

Muhammedin serveti için bkz: http://www.turandursun.com/modules.p...ewtopic&t=1831
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 18:45 .