Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > Genel Forumlar > Politika

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 08-04-2010, 15:21
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saroz saroz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
Standart 2012'de Kamu Hastanesi Kalmayacak.

Sosyal Güvenlik Müşavirleri Derneği Başkanı Ali Tezel'e göreTürkiye’de her yıl 3-5 milyar liralık özelleştirme gelirine ihtiyaç var. Bu nedenle de kamu hastaneleri de satılacak. SİBEL GÜNEŞ

http://www.sagliktagundem.com/haber/...kalmayacak.htm


Önce sosyal güvenlik kurumlarını birleştirdiler. (Emekli sandığı, SSK, Bağ-Kur) şimdi çalışanların paraları ile kurulan hastaneler, devlet hastaneleri ile birlikte satılacak.

Hem sosyal güvenlik şemsiyesi dağıtılıyor, hem de sağlık hizmetleri paraya havale ediliyor.
Vahşi kapitalizm dolu dizgin ilerliyor.

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 08-04-2010, 16:06
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Yapılan özelliştirme değil santralizasyondur.

Birinci derece alanda olarak yazmaktayız.
2002 tarihi itibarı ile özellerin elinde bulunan bütün ayrıcalıklar zamanla alınmıştır.
1. Fiyatlandırma (hizmet)
2. Ücretlendirme (hizmetli)
3. Kontenjan (bölüm)
4. Muayene sayısı
5. Planlama (teşebbüs)
6. Denetim
7. Müeyyide

Esasen bunu daha da uzatmak mümkün.
Sizin gibi düşünmek isterdik lakin gördüklerimiz bu.
Tüm özellerin (2002 tarihinden önce faaliyet gösterenler) istatistiklerine bakmalısınız.
%30-%70 arasında küçülme, daralma ve gerilemeyi her departmanda göreceksiniz.

Sağlık son dönemlerde kar getiren sektör olmaktan uzaklaştı. Ve özel için yatırım yapılmayacak alana doğru da çekilmekte.

Hiçbir müteşebbis hizmet fiyatını, satılan hizmetin miktarını, çalıştırdığı personelin ücretini, satacağı hizmetin alanını kendi belirleyen alıcıların bir de buna mukabil hem denetçi hem, cezalandırıcı ve hem de ruhsatlandırıcı olmasını istemez.

İsteyen var ise haberimiz olsun...
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 08-04-2010, 18:02
saroz - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
saroz saroz isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 29 Jun 2009
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 1.703
Standart

Sağlık sektörü küçük ve orta boy sermaye sahibi işletmeler için söyledikleriniz. doğru. Ancak, Acıbadem grubu, Medikal park, Amerikan hospital gibi yüksek sermayeli kısmen uluslararası tekel ortaklı şirketlerin önünü açıyor.

Ancak burada gözden kaçmaması gereken temel nokta sağlık sektöründeki şirketlerin karları değil, halkın sosyal güvenliğinin ve sağlık hizmetlerinin ortadan kaldırılması.

Siz şirketlerin karlılılğını beyenmeyebilirsiniz, ama sonuçta sağlık hizmeti tamamen paralı hale gelecek.

Kendisinin Efendisi Olmayan Hiç Kimse Özgür Değildir.
Epiktetos
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 08-04-2010, 19:21
naper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
naper naper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2009
Mesajlar: 1.013
Standart

saroz´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Sağlık sektörü küçük ve orta boy sermaye sahibi işletmeler için söyledikleriniz. doğru. Ancak, Acıbadem grubu, Medikal park, Amerikan hospital gibi yüksek sermayeli kısmen uluslararası tekel ortaklı şirketlerin önünü açıyor.

çok doğru ve gerekli bir yanıt.karsızmışta filanmış...telekom da pek parlak değildi satıldığında,ya şimdi?

ama bu noktada saroz sana katılamıyorum.aslında 3-5 sene evvel ben de aynen senin gibi düşünüyordum.ama hep birileri halkın hakkını savunuyor ve halk hak sahibi oluyor.
şimdilerde farklı düşünüyorum.satılsın be dostum...satılsın da;
-öğrensinler 3 kuruşa oy satmamayı
-öğrensinler cumhuriyeti
-öğrensinler devletçiliği
hepsini öğrensinler...benim kadar herkes batacak...batacak ki öğrenecek.

bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak,sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 09-04-2010, 10:48
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Batsın bu dünya!!!
Madem ben batmışım!!!!!!!!!

Konumuz arabesk değil. Sağlık ve özelleştirmeler.
Sektör olarak yönetimin atmış olduğu kararların doğru olduğunu düşünmüyoruz.
Ancak koltuklarımızdan kalkıp dışarı çıktığımızda, bu kararların ne olduğunu daha iyi fark ediyoruz.

Sağlık reformu yapılmadan önce vatandaşın üç tercihi bulunmaktaydı.
1. Çok parası ile iyi bir hizmet almak.
2. Az parası ile devlette çalışan bir doktorun muayenehanesinden geçerek ertesi gün devlette tahlil ve tetkiklerini yaptırıp ilaç almak.
3. Hiç parası ile devlete ya da kendi kurumunun sağlık teşkilatına giderek 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek.

Yapılan reformlardan sonraki durum.
1. Az parası ile direkt özele giderek hizmet ve reçete almak.
2. Hiç parası ile devlete giderek 2. sınıf vatandaş muamelesi görmek.

Bu iki tablo ülkemizin dünü ve bugünüdür.
İkinci tablo iyi midir?
Genel şartlarda hayır.
Ancak birinci tabloya göre değerlendirdiğimizde iyiliği ortadadır.
Toplum sağlığı için yapılanları bu bölümde yazıp yine AKP yandaşçılığı damgası yemeden konumuza dönüyorum.

Küçük ve orta boy sağlık işletmeleri hakkındaki yorumlarınızın bir kısmı gerçeği yansıtmaktadır.
Reformlar, muayenehanelerin tamamına yakınını kapatmış (SGK anlaşması yapmayarak) açık kalanlar ise önümüzdeki 2 yıl içinde kesinlikle kapanacaktır.
Reformlar, polikliniklerin pekçoğunu (Tıp merkezlerine dönemeyenler) kapanmış (SGK anlaşması yapmayarak) açık kalanlar ise yine önümüzdeki 3-4 yıl içinde kesinlikle kapanacaktır.
Reformlar, orta ve küçük boyutlu tıp merkezlerinin işlerini %40 - %70 oranında daraltmıştır.
Reformlar, hastanelerin işlerini %30-%60 oranında daraltmıştır.
Yönetim yandaşlığı ile bilinen büyük bir hastane gurubunun durumu şu an için, doktorlarına dahi maaş veremeyecek pozisyona düşmüştür.

Sorumuzu tekrarlıyoruz.
Sağlık hizmet sunuculuğu isteyen var mı?
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 09-04-2010, 16:23
naper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
naper naper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2009
Mesajlar: 1.013
Standart

mhmd;
anlamadığını sanmıyorum...

sağlık hizmeti vermenin(ya da satmanın) şu an için karlı bir yatırım olduğu söylenemez.ama bundan sonrası için çok çok karlı olmayacağı da söylenemez.belki de bütün bunlar bazı büyükbaşların tüm sağlık sistemini avucuna alması için kasıtlı yapılıyordur.


Sağlık reformu yapılmadan önce vatandaşın üç tercihi bulunmaktaydı.
1. Çok parası ile iyi bir hizmet almak.
2. Az parası ile devlette çalışan bir doktorun muayenehanesinden geçerek ertesi gün devlette tahlil ve tetkiklerini yaptırıp ilaç almak.
3. Hiç parası ile devlete ya da kendi kurumunun sağlık teşkilatına giderek 3. sınıf vatandaş muamelesi görmek.

Yapılan reformlardan sonraki durum.
1. Az parası ile direkt özele giderek hizmet ve reçete almak.
2. Hiç parası ile devlete giderek 2. sınıf vatandaş muamelesi görmek.
böyle yazmışsın...
öncelikle "reform"un kelime anlamına bir bakalım.

reform;düzeltmek.ıslah etmek.

ben en basitinden ssk nın ilaç fabrikalarının kapatılmasını son derece isabetsiz bir karar olarak görüyorum.1 TL ye ürettiğin kıçıkırık analjezik ilacı fabrikayı kapatıp 7TL ye almak ahmaklıktan başka bir şey değildir.ya da bilinçli bir projenin zekice atılmış bir adımıdır.(sizin konversliler gibi.)
öte yandan ssk ilaç fab. durabilir,bu ilaçlar için halkı kuyrukta bekletmemek adına eczanelerle özel şartlarla anlaşılabilirdi...

senin reform dediğin olaydan önce 1 birim olan sağlık harcaması şu an 7 birim...
devlet sağlık hizmeti satın almasaydı da kendi hizmeti verseydi ve sağlık harcamalarını 7 kat arttırsaydı zaten sonuç aynı olacaktı.
yani doktora ulaşmanın,ilaca ulaşmanın kolaylaşması özelden hizmet almanın değil,harcamaları arttırmanın ürünüdür.

kaldı ki kabaran maliyet karşısında hükümet eczacılara sararak,özel hastane faturalarını sudan sebeplerle geciktirerek v.s. önlem almaya çalışıyor.son bir yılda SGK mevzuatı kaç kez değişti biliyor musun?

eğer yeterince paran var ise sağlık hizmetinin kralını alırsın.ancak temel sorun şu ki;
yeterince para yok.

özelleştirmelerin yoğunluğuna karşın iç ve dış borç toplamı altı yüz milyar doları aşmış bir memleketin ne kadar zengin olduğuna varın siz karar verin.

kim ne derse desin!
sağlık sektörü vazgeçilmezdir ve hiç bir zaman zarar etmez.önümüzdeki günlerde de göreceğimiz üzere ülkenin temel sağlık sistemi üç beş kodamana satıldıktan sonra şartlar değişecektir.
özel zorunlu sağlık sigortalarının devreye girmesi yakındır.ve kuvvetle muhtemel parası olmayan hiç sağlık hizmeti alamayacaktır.

senin arabesk dediğin,benim ise olmasını beklediğim trajik son budur...

bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak,sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 09-04-2010, 17:46
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Ne geleceği bilecek bir kahin, ne de niyet okuyabilen bir medyumuz.
Olanları (geçmişi) değerlendirip olabilecekler (gelecek) hakkında ancak fikir sunabiliriz.

Sizin düşünceniz de bir ihtimaldir ve belki de olacak olan bir ihtimaldir. Bilemeyiz.

Reform değerlendirmesi şahsımızın değildir. Bizzat yönetim kaynaklıdır. Ve bu sadece sağlık ile alakalı değil tüm Sosyal Güvenlik Kurumu, işleyişi ve politikaları ile alakalıdır.
http://www.sgk.gov.tr/sgkshared/sskd...form/kitap.pdf

İlaç fabrikaları konusundaki görüşlerinize katılmaktayız. Ancak eczaneler ile anlaşma konusunu pek anlamadık. Hizmet sunucularına yapılan gibi giderleri paylaşım / gelirler devlete anlayışını hiçbir eczane kabul etmez. (Gerçi sistem içindeki hiçbir işletmenin artık direnci de kalmadı)

Son bir yılda SGK mevzuatının değişim sayısını gayet iyi bilmekteyiz. Ve mevzuat değişimlerine rağmen halen havada bir sistemin durduğunuda bilmekteyiz. 70 milyon nüfuslu bir ülkenin kökleşmiş ve hatta kör düğüm olmuş sorunlarının 3-5 yılda düzelemeyeceğini, bir değişiklik ile iyi olamayacağını da bilmekteyiz.

Burdaki esas sorun değişim değil, yapılan değişimin gerçeklikten gidgide ayrılmasıdır.
Vizontelede bir bölüm vardı '-Ya çalan parça çok kısa ya da mezarı oldukça uzağa gömdük.'

Son paragrafınız kendi içinde çelişmektedir. Bu şartlarda bile olmayan parayı dağıtamayan devlet, satıştan sonra hangi parayı aktaracaktır?
Sizi çok pesimist görmekteyiz bunu da son cümlenizle ayana beyan etmişsiniz.
-benim ise olmasını beklediğim trajik son budur

Sn. naper trajik sonları beklemeyin, o sonuca ulaşacak yolları tıkayın.
Ancak o yolları tıkarken tümden yoldan da çıkmayın.
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-04-2010, 08:54
kim kim isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 06 Aug 2009
Mesajlar: 479
Standart

Ben onu bunu anlamam. Eskiden hastaneye gidip
satlerce sıralarda beklerdik.
muayeneye ayrı uzun sıralar. ilaça ayrı uzun sıralar.
Bu dediğim çok eski değil haaa.
6 yıl falan olmuştur sanıyorum.
Şindi internetten. telefonla randavu alıp saatinde
gidiyoruz muayeneye. En fazla 10-15 dakka bekliyoruz.
Reçetemizi alıp istediğimiz eczaneden ilacımızı alıyoruz.

Biz özel hastaneye alışamadık daha. Onlarda bissürü
üçkağıt olduğunu duyuyoruz. Diyenlerin yalancısıyım Mhmd abi kızma.
muayeneye fark almıyolarmış örneyin. tahlil yapıp giydiriyorlarmış. diyorlar.

Neyse. sağlık konusunda bugün gelinen yeri son nokta olaraktan
düşünmüyorum ama. gelişmeyi görmemek körlüktende öteye
bişey diye düşünüyorum.
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 12-04-2010, 12:38
naper - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
naper naper isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 02 Dec 2009
Mesajlar: 1.013
Standart

mhmd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Son bir yılda SGK mevzuatının değişim sayısını gayet iyi bilmekteyiz. Ve mevzuat değişimlerine rağmen halen havada bir sistemin durduğunuda bilmekteyiz. 70 milyon nüfuslu bir ülkenin kökleşmiş ve hatta kör düğüm olmuş sorunlarının 3-5 yılda düzelemeyeceğini, bir değişiklik ile iyi olamayacağını da bilmekteyiz.
madem iyi biliyorsunuz,o vakit değişikliklerin(2009 içerisinde) tamamen hizmet karşılığı ödenen parayı kesmek/kısıtlamak maksatlı olduğunun da farkındasınızdır.

mhmd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Burdaki esas sorun değişim değil, yapılan değişimin gerçeklikten gidgide ayrılmasıdır.
Vizontelede bir bölüm vardı '-Ya çalan parça çok kısa ya da mezarı oldukça uzağa gömdük.'
katılıyorum.

mhmd´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster

Son paragrafınız kendi içinde çelişmektedir. Bu şartlarda bile olmayan parayı dağıtamayan devlet, satıştan sonra hangi parayı aktaracaktır?
Sizi çok pesimist görmekteyiz bunu da son cümlenizle ayana beyan etmişsiniz.
hayır çelişmiyor.
satıştan sonra para dağıtmayacaktır zaten devlet.,

bakın;
aslında direkt satılmayacak hastaneler.getirilmesi düşünülen sistem de öncelikle hastaneler özerk yapılara dönüşüp doktorlar üstü bir müdür tarafından yönetilecek.(her anlamda mutlak erk sahibi bir müdür)
her hastane çalışma şartları,doktor ve personel maaşları tıbbi cihaz,ilaç alımları konusunda bağımsızlaştırılacak ve maddi kaynakları döner sermayesinden temin edecek.

bir sonraki adım,sağlık sigortasının devlet elinden özele geçmesi olacaktır ve kamu hastanesinin sonunun başlangıcı budur.
artık sağlık güvencesi için özel sigortalara ödeme yapacak vatandaş ve karşılığında hizmet alacaktır.
mutlaka bazı konularda devlet destek olacaktır/olmalıdır.ve tabii ki vatandaşın sigortasız olması durumunda harcamaların küçük bir yüzdesini devlet ödeyecektir.ama emin olunuz parayı vermeden düdük çalınmayacaktır.
şu anda bile bir ameliyattan önce "yerli mi olsun,ithal mi?" gibi sorular sorulabilmektedir.bu yaklaşım ayyuka çıkacaktır.
"iyisi mi olsun yoksa idare ederi mi abi?" sorusu çirkinlikten öte tıp mesleği ve insanlık adına bir utançtır.
bunları görmenin kahinlikle,medyumlukla alakası yoktur.aynen sizin genç sivillerin nedenini ve sonucunu görmek gibi.daha önce başka bir konu başlığında ukrayna,gürcistan,yugoslavya da ki "genç sivil" klonlarından bahsetmiştim.
akıllı insan yaşadıklarından ders alır,çok akıllılar ise başkalarının yaşadıklarından ders çıkarır üstat...

sağlık sistemi de aynen böyledir.2000 li yılların başında ingiltere sağlık sisteminin hangi aşamalardan geçerek çöktüğünü incelerseniz;doğa üstü güçlere sahip olmadan da türkiye sağlık sisteminin gideceği yeri görürsünüz.yine tony blair'in sağlık sistemini nasıl raya oturttuğunu incelerseniz bizim çıkış yollarımız konusunda da fikir sahibi olursunuz.
buna pesimizm değil realizm denir.


kim;
evet haklısın.örneğin ben bir balık besliyorum.japon balığı.pörtlek gözlü.tek kaygısı 4-5 tane balık yemi.hiç bir zaman neden doğal ortamından buraya getirilip küçücük cam fanusa kapatıldığıyla ilgilenmiyor.derdi tasası bir kaç yem.
bilmem anlatabildim mi?

bu denli hastalıklı bir topluma iyi eklemlenmiş olmak,sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 12-04-2010, 17:13
mhmd mhmd isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
 
Üyelik tarihi: 23 Dec 2005
Bulunduğu yer: sonsuzluktan
Mesajlar: 3.328
Standart

Belki biraz uzadı.
Olsun.

"aslında direkt satılmayacak hastaneler.getirilmesi düşünülen sistem de öncelikle hastaneler özerk yapılara dönüşüp doktorlar üstü bir müdür tarafından yönetilecek.(her anlamda mutlak erk sahibi bir müdür)
her hastane çalışma şartları,doktor ve personel maaşları tıbbi cihaz,ilaç alımları konusunda bağımsızlaştırılacak ve maddi kaynakları döner sermayesinden temin edecek"


Umarım bu yazdıklarınız bir an önce ülkemizde uygulanır!
Medyada ve okuduklarımızda yanlış algılanabilen bir gerçeği açtınız.
Hastane yöneticiliği ile hekimlik ayrı şeylerdir.
Hastane yöneticiliği bir meslek kabul edilirken, hekimlik bir sanat olarak literatüre geçer.
Lise yıllarından sonra 11 yıllık çok zor koşullardaki tıp eğitiminden geçmiş bir hekime hastane yönettirmek; hem hastaneye, hem hastalara ve hem de hekime yapılabilecek en büyük kötülüktür.
Batı standartlarında yönetim kurullarına hesap veren ilk kişi Hastane müdürüdür, Baş hekim değil. Bizce de olması gereken budur.

"bir sonraki adım,sağlık sigortasının devlet elinden özele geçmesi olacaktır ve kamu hastanesinin sonunun başlangıcı budur.
artık sağlık güvencesi için özel sigortalara ödeme yapacak vatandaş ve karşılığında hizmet alacaktır.
mutlaka bazı konularda devlet destek olacaktır/olmalıdır.ve tabii ki vatandaşın sigortasız olması durumunda harcamaların küçük bir yüzdesini devlet ödeyecektir.ama emin olunuz parayı vermeden düdük çalınmayacaktır."


Yazdıklarınız bizim için negatif değildir.
Sağlık sigortasının bir kısmını devletin sırtından kaldırmak esasen düşük gelir gurubu için vazgeçilmezdir. Ödeme gücü olan tabakanın özel sağlık güvenlik şemsiyesine sokulması devletin esas yapması gerekenlerle daha çok ve adil uğraşımını kolaylaştırır.
Ve,
Para her şey değildir.
Sağlık harcamalarına bakarak bunu rahatça söyleyebiliriz.
Zannedildiği gibi ülkemizdeki Sağlık harcamaları inanılmaz boyutlarda da değildir.
Son 4 yılda ortalamada %41.2, miktarda ise kişi başına 232$ harcamaya erişilmiştir.
Bu sayı bize neyi gösterir? İlk etapta hiçbir şey. Ancak OECD ortalamasının kişi başı miktarı 2023$ dır.
Bu sayıya bakarak ülkemizdeki sağlık harcamalarının halen çok düşük olduğunu söyleyebilir miyiz?
Belki!
Siz İngiltere'yi örnek verdiniz biz ABD'yi örnekleyeceğiz.
Ve size bir de hatırlatma yaparak.
İngiltere Beveridge ilkelerinden niçin uzaklaşmıştır? Bunu da siz bir inceleyin.
Esasında mesele sağlığa ayrılan oran ya da kişi başı miktar da değildir!!!
ABD'nin bu konudaki durumu konuya en güzel örnektir.
ABD'nin sağlığa ayırdığı oran GSMH %16,5 dir.(İngilterede bu oran %7,7) Bu oran Avrupa'da %9,5 seviyelerindedir.
Kişi başı GSMH:34.602$ (İngiltere'de 22.800$)
Kişi başı toplam sağlık harcama ortalaması: 4540$ (İngiltere'de 1400$)
Ve acıdır ama her 6 kişiden biri sağlık sisteminin dışındadır.
Bunca oran ve miktara rağmen ABD sağlık sistemi de çökmüştür.
"akıllı insan yaşadıklarından ders alır,çok akıllılar ise başkalarının yaşadıklarından ders çıkarır"
Kesinlikle katılıyoruz.

Sadece bunları değil yaklaşık 9-10 ayrı ülkenin Sağlık sistemini incelemiş biri olarak yazıyoruz ki;
-Ülkemizin sağlık sistemi dört dörtlük bir sistem değildir.
-Henüz tam oturmuş bir sistem değildir.
-Ülkemiz şartlarına ve var olan eğitim seviyesindeki insan kalitesine göre bir sistem değildir.
Ancak,
Sizin de yazdığınız şekliyle, hükümetin; bir kesime peşkeş çektiği bir sektör hiç değildir.
Maalesef popülist politikalarla heder edilmektedir, o da başka bir yazının konusu...
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 19:00 .