mhmd´isimli üyeden Alıntı
Son bir yılda SGK mevzuatının değişim sayısını gayet iyi bilmekteyiz. Ve mevzuat değişimlerine rağmen halen havada bir sistemin durduğunuda bilmekteyiz. 70 milyon nüfuslu bir ülkenin kökleşmiş ve hatta kör düğüm olmuş sorunlarının 3-5 yılda düzelemeyeceğini, bir değişiklik ile iyi olamayacağını da bilmekteyiz.
|
madem iyi biliyorsunuz,o vakit değişikliklerin(2009 içerisinde) tamamen hizmet karşılığı ödenen parayı kesmek/kısıtlamak maksatlı olduğunun da farkındasınızdır.
mhmd´isimli üyeden Alıntı
Burdaki esas sorun değişim değil, yapılan değişimin gerçeklikten gidgide ayrılmasıdır.
Vizontelede bir bölüm vardı '-Ya çalan parça çok kısa ya da mezarı oldukça uzağa gömdük.'
|
katılıyorum.
mhmd´isimli üyeden Alıntı
Son paragrafınız kendi içinde çelişmektedir. Bu şartlarda bile olmayan parayı dağıtamayan devlet, satıştan sonra hangi parayı aktaracaktır?
Sizi çok pesimist görmekteyiz bunu da son cümlenizle ayana beyan etmişsiniz.
|
hayır çelişmiyor.
satıştan sonra para dağıtmayacaktır zaten devlet.,
bakın;
aslında direkt satılmayacak hastaneler.getirilmesi düşünülen sistem de öncelikle hastaneler özerk yapılara dönüşüp doktorlar üstü bir müdür tarafından yönetilecek.(her anlamda mutlak erk sahibi bir müdür)
her hastane çalışma şartları,doktor ve personel maaşları tıbbi cihaz,ilaç alımları konusunda bağımsızlaştırılacak ve maddi kaynakları döner sermayesinden temin edecek.
bir sonraki adım,sağlık sigortasının devlet elinden özele geçmesi olacaktır ve kamu hastanesinin sonunun başlangıcı budur.
artık sağlık güvencesi için özel sigortalara ödeme yapacak vatandaş ve karşılığında hizmet alacaktır.
mutlaka bazı konularda devlet destek olacaktır/olmalıdır.ve tabii ki vatandaşın sigortasız olması durumunda harcamaların küçük bir yüzdesini devlet ödeyecektir.ama emin olunuz parayı vermeden düdük çalınmayacaktır.
şu anda bile bir ameliyattan önce "yerli mi olsun,ithal mi?" gibi sorular sorulabilmektedir.bu yaklaşım ayyuka çıkacaktır.
"iyisi mi olsun yoksa idare ederi mi abi?" sorusu çirkinlikten öte tıp mesleği ve insanlık adına bir utançtır.
bunları görmenin kahinlikle,medyumlukla alakası yoktur.aynen sizin genç sivillerin nedenini ve sonucunu görmek gibi.daha önce başka bir konu başlığında ukrayna,gürcistan,yugoslavya da ki "genç sivil" klonlarından bahsetmiştim.
akıllı insan yaşadıklarından ders alır,çok akıllılar ise başkalarının yaşadıklarından ders çıkarır üstat...
sağlık sistemi de aynen böyledir.2000 li yılların başında ingiltere sağlık sisteminin hangi aşamalardan geçerek çöktüğünü incelerseniz;doğa üstü güçlere sahip olmadan da türkiye sağlık sisteminin gideceği yeri görürsünüz.yine tony blair'in sağlık sistemini nasıl raya oturttuğunu incelerseniz bizim çıkış yollarımız konusunda da fikir sahibi olursunuz.
buna pesimizm değil realizm denir.
kim;
evet haklısın.örneğin ben bir balık besliyorum.japon balığı.pörtlek gözlü.tek kaygısı 4-5 tane balık yemi.hiç bir zaman neden doğal ortamından buraya getirilip küçücük cam fanusa kapatıldığıyla ilgilenmiyor.derdi tasası bir kaç yem.
bilmem anlatabildim mi?