Turan Dursun Sitesi Forumları
Geri git   Turan Dursun Sitesi Forumları > İbrahimi Dinler > İslam

Cevapla
 
Başlık Düzenleme Araçları Stil
  #1  
Alt 10-04-2010, 02:44
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart Sosyalizm'in dine bakış açısı nasıldır?

Yaşanan Sovyet deneyimi bizlere sosyalizm'in dinlere tu kaka baktığını söylüyor mevcut kapitalist medya üzerinden.

Lenin ''Din afyon'dur'' derken bir somut saptamamı yapıyordu yoksa, dinler gerçek reel sosyalizm'mi afyondu?

Binlerce yıldır kitleleri uyutan bir din kavramı varken tüm sistemler bu kavramı bir şekilde kullanıyor olabilirlermi?

Proleteryanın kurtulaması gereken zincirlerinin ilk halkasını ''din'' halkası oluşturuyor olamazmı?

Tekel_işçileri_sosyalistlere_dini_sordu...

Proleterya ücret-kar ilişkisini değilde dini soruyorsa burada sorgulanması gereken nedir?
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 10-04-2010, 03:45
ankyra ankyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2010
Mesajlar: 90
Standart

Ancak Marx, insanın yabancılaşmasına yol açan tek, hatta birincil kaynağın din olmadığını da söyler. Başka bir deyişle, bütünlüklü sistem geliştirme gibi özel uğraşlar dışında din, insan aklının özgürleşmesinin ve iyiyi aramasının önündeki birincil engel değildir. Dolayısıyla, insanlığın kurtuluşu için mücadele edenlerin öncelikle ve özellikle dinin üzerine gitmesinin anlamlı olacağı söylenemez.

Bir de, Marx’ın sıkça çarpıtılan veya yanlış aktarılan “afyon” meselesini hatırlamak gerekir. Marx, dinin insanları uyutmak ve mütevekkil kılmak için onlara dışarıdan dayatıldığını söylemez; çektikleri acılar ve yaşadıkları çaresizlikler nedeniyle insanların kendilerinin dine sarıldıklarını söyler.

sevgili güneşinzaptıyakın arkadasım sızce bırıncı neden nedir ? yazardan anladığım kadarıyla dın değil birinci neden
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10-04-2010, 21:39
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart

ankyra´isimli üyeden Alıntı Mesajı göster
Ancak Marx, insanın yabancılaşmasına yol açan tek, hatta birincil kaynağın din olmadığını da söyler. Başka bir deyişle, bütünlüklü sistem geliştirme gibi özel uğraşlar dışında din, insan aklının özgürleşmesinin ve iyiyi aramasının önündeki birincil engel değildir. Dolayısıyla, insanlığın kurtuluşu için mücadele edenlerin öncelikle ve özellikle dinin üzerine gitmesinin anlamlı olacağı söylenemez.

Bir de, Marx’ın sıkça çarpıtılan veya yanlış aktarılan “afyon” meselesini hatırlamak gerekir. Marx, dinin insanları uyutmak ve mütevekkil kılmak için onlara dışarıdan dayatıldığını söylemez; çektikleri acılar ve yaşadıkları çaresizlikler nedeniyle insanların kendilerinin dine sarıldıklarını söyler.

sevgili güneşinzaptıyakın arkadasım sızce bırıncı neden nedir ? yazardan anladığım kadarıyla dın değil birinci neden
Sevgili ankyra:
Marks'ın tahlili elbet doğrudur ve İnsanlık tarihi aynı zamanda dinlerin iki yönlü çıkarlar ve erke sahip olma tarihidir. Kitleler yaşadıkları kötü şartların içerisinde bir dayanak noktası olarak dini kullanırlar doğrudur fakat yukardaki çıkarsamaya bakacak olursak bu İnsanlar aynı zamanda samimidirlerde inançlarında, yani inanma olayı psikolojik bir kaçış noktası değildir, bizzat yaşamın kendisidir onlar için. Soyut bir kavram değilde bizzati gerçeğin kendisidir, doğal olarakta siyaset ve kendi kazanımlarından da daha önemlidir bu kitle için.

Salt din bir kitleyi yönlendirme adına elbet yetersizdir, onu etkin bir güç haline getiren hem içinde barındırdığı bu Dünya'yı şekillendirme yetisi hemde gene içinde bulunan siyasi yapılanması nedeniyle mevcut siyasi sistem ve rejimlere rakip olması yada onlarla müttefik olabilmesidir. Mevcut siyaseti kendi lehine kullanabilme yetisine sahip olması, kitleleride kendi lehine hareket ettirebilme ve kullanabilme gücünede sahip olmasını doğurur. Bu haliyle din kitlelerin içinde ve kendi çıkarları doğrultusunda yönlendiren bir kurum olarak yaşar, Marks'ın tanımlaması ise bu noktada yaşayan bir hale bürünür.

Tüm bu özetle bahsettiğim nedenler ve sonuçlar neticesinde, birincil bir sebep aramak doğru olmaz kanaatime göre, bir çok etken neticesinde mevcut sonuca ulaşılır.

Bu konu sık sık tartışılan bir konudur, yani dinler afyonmudur? değilmidir? benim dikkat çekmek istediğim ise; yaklaşık 80-90 yıldır aktif bir şekilde örgütlenme ve mücadele içinde olan sosyalizm'in, gelinen noktada kendini hala kitlelere ve özellikle kendi tabanı olması gereken proleterya'ya anlatamamış olmasıdır. Ülkedeki en örgütlü ve bilinçli kitle olan Tekel işçileri bile bu kadar seneden sonra yukardaki olayı yaşıyorsa eğer, sosyalistlerin şapkalarını önüne koyup düşünmeleri gerekir bence. Eğer kendi tabanına anlatamıyorsan bir şeyleri tüm topluma nasıl anlatabilirsin? Elbette din salt kurum olarak bile toplumun yönetimini üstlenip sermaye yönünde bir çok şeyi dayatırken, salt kurum olarak statükocu yapısı ile bile kitlelerin aleyhine çalıştığını düşünecek olursak, sosyalizm'in geldiği nokta oldukça vahim görünmektedir.
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10-04-2010, 23:33
ankyra ankyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2010
Mesajlar: 90
Standart

Bu konu sık sık tartışılan bir konudur, yani dinler afyonmudur? değilmidir? benim dikkat çekmek istediğim ise; yaklaşık 80-90 yıldır aktif bir şekilde örgütlenme ve mücadele içinde olan sosyalizm'in, gelinen noktada kendini hala kitlelere ve özellikle kendi tabanı olması gereken proleterya'ya anlatamamış olmasıdır. Ülkedeki en örgütlü ve bilinçli kitle olan Tekel işçileri bile bu kadar seneden sonra yukardaki olayı yaşıyorsa eğer, sosyalistlerin şapkalarını önüne koyup düşünmeleri gerekir bence. Eğer kendi tabanına anlatamıyorsan bir şeyleri tüm topluma nasıl anlatabilirsin? Elbette din salt kurum olarak bile toplumun yönetimini üstlenip sermaye yönünde bir çok şeyi dayatırken, salt kurum olarak statükocu yapısı ile bile kitlelerin aleyhine çalıştığını düşünecek olursak, sosyalizm'in geldiği nokta oldukça vahim görünmektedir.

bu dedıklerınıze katılıyorum.ayrıca ne yazıkkı din musluman coğunluğu fazla olan devletlerde afyon gıbı kullanılıyor gıbı gozuksede bence ne yazıkkı bu doğru değil insanlar kendı cıkarları ıcın herşeyi kendilerıne cevirme özellikleride vardır .bu cevirmelerin basında dın gelir.

'Marks'ın tahlili elbet doğrudur ve İnsanlık tarihi aynı zamanda dinlerin iki yönlü çıkarlar ve erke sahip olma tarihidir. Kitleler yaşadıkları kötü şartların içerisinde bir dayanak noktası olarak dini kullanırlar doğrudur fakat yukardaki çıkarsamaya bakacak olursak bu İnsanlar aynı zamanda samimidirlerde inançlarında, yani inanma olayı psikolojik bir kaçış noktası değildir, bizzat yaşamın kendisidir onlar için. Soyut bir kavram değilde bizzati gerçeğin kendisidir, doğal olarakta siyaset ve kendi kazanımlarından da daha önemlidir bu kitle için.'

ben bu yazılanlara katılmıyorum belki bundan bır 50 yıl once bu soylenenı kabul edebilirdim ama ne yazıkkı suan tarikatlar arasında bile cıkar savasları varken ve ınsanların takım tutar gıbı tarikatlarını tutarlarken cevremizdeki insanlar ne der dıye kendımızı yasamaktan bıle korkarken ( allah a inanmıyorsanız turkıyenın bırcok yerınde bunu dile getiremezsınız) (siz parantez içindeki örneği vermeden ben verim ) yada aslında uzulduğumuz zaman sadece alışkanlıktan allah lafını edıyorsak ben o dını zaten gercekten yasadığımıza ınanmıyorum.bır cok ateıst arkadasımın dedığı gıbı acaba cehennem korkusu olmasa kaç mümin allah ı sever ?? sayının cok olacağını zannetmıyorum o yuzdende aslında dının ınsanlar uzerınde cok bır etkısı olduğunu zannetmıyorum ben.bızım turumuz egosu,düşmanlığı,cevresını yok etme arzusunu ve karsındakıne gucunu kabul ettırme hırsı adına dını kullandığını dusunuyorum.dın afyon değil aslında bız kendımız dın adı altında dının kopyasını uretıp onu ıcıyoruz afyon yerıne.gercek dını yanı kuran ı ise kaldırıp yuksek bır yerlere koyuyoruz okumayalım dıye.
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10-04-2010, 23:56
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart

Sevgili ankyra: Bizzati dinsel etkiler ve korkular/kaygılar neticesinde Tekel işçileri salt dinsel bir hataya düşmemek adına sosyalizm'den uzak duruyorlar, tıpkı türnelere gidip Allah'a şirk koşmak istemeyen İslam gibi bir kaygı taşıyorlar salt kendi çıkarları doğrultusunda. Dinlerin afyon olarak kurgulanmasına en güzel örneklerden biriside liderlerinize iteat ediniz hadisidir mesela, bu yüzden salt İslam coğrafyasında sendikal faaliyetler gerilemektedir, yayılamamkatadır mesela, tarikatlar adı altında sitasallaşmış örgütlenmelerin kendi içlerinde siyasi rekabet yaşamaları onların dinsel kurumları afyon olarak kulandığı gerçeiğinden bizleri uzaklaştırmaz aksine bindirilmiş kıtalar vakasından hareketle bu güne kadar oy deposu olarak kullanılan bir kitlenin mevcut erki eline geçirip egemen güç olma kavgasında din kurumunun ne kadar kullanıldığı gerçeğini bize gösterir. İslam özerline giripte konuyu sığ bir zeminde tartışmak istemiyorum o yüzden İslam içerisindeki statükocu ve sosyalizm karşıtı söylemleri bir yana koyarak mevcut din kurmunun nasılda kitleleri zaptu rapt altına almak için kullanıldığı bir yana olmak üzere kişinin kendi iç mekanızmasında bile din kavramının kendi Dünyevi çıkarlarına ters düşmemek adına frenleyici bir işlev üstelndiğine en büyük örnektir bu başlıktaki haber özelinde salt bireyler değil kitlesel bir afyon niteliğini taşıdığını gösterir bu haber başlığı, sorun sadece sosyalizm'in kendisini iyi ifade edememesi değildir elbette, köylü kurnazlığı ile salt kendi çıkarları neticesinde görmemeizlikten geldiği ve geçmişte mücadele ettiği bir ideolojinin aslında kendi Dünyevi çıkarlarının tek savunucusu olduğunu görmek bu kitle üzerinde bir uyanış yaratmıştır.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 11-04-2010, 00:18
ankyra ankyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2010
Mesajlar: 90
Standart

benım turkçe cumlelerım devrık olur pek ıyı değildir o yuzden ne demek ıstedığımı sıze tam acıklayamadım sanırım bu yuzden kusura bakmayın.soyledıklerımız aslında hemen hemen aynı ama cıkardığımız sonuclar farklı.evet ne yazıkkı insanımız dın konusunda kandırılmaya acık, hemde cok acık bende bunu kabul ediyorum.siz inanan bır ınsana peygamber boğazdan atlamış öle bır hadis var deyın ve ınandırın evet oda gıder bogazdan atlar.cunku ınsanımızda neden yada nasıl mekanızması yok.dusunme mantık geliştirme mekanızması okuldan ıtıbaren durduruluyor ama bunun sucu dın değil bugun her ısteyen ınsan her ıstedığı konuda arastırma yapabılıyorken bu kadar cahil olmanın sucu kımde acaba?
ayrıca sızın dusuncenızı merak ettım sosyalızm neden kendını tam ıfade edemedı bunca zamandır konuyu bırde bu yonden bakmak lazım.engellendımı yoksa medyanın yada turkıyedekı bır cok mevkının ısıne gelmedığı ıcın kendını ıfade etmesı engellendımı?

'köylü kurnazlığı ile salt kendi çıkarları neticesinde görmemeizlikten geldiği ve geçmişte mücadele ettiği bir ideolojinin aslında kendi Dünyevi çıkarlarının tek savunucusu olduğunu görmek bu kitle üzerinde bir uyanış yaratmıştır' ayrıca ne kadar uyanıs yarattığıda ayrı bır tartısma konusu bence
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 11-04-2010, 00:26
güneşinzaptıyakın güneşinzaptıyakın isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üyeliğini Sonlandırmış
 
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
Standart

Elbette en başta Marks'ın ve Lenin'in önermesinin doğruluğunu ikimizde onayladık bu yüzden salt din kurmunu tek ve yegane suçlu görmek sorunu doğru tespit etmemektir, ilk olarak kişiler başta olmak üzere din kurumu kitlelerin gerçeklerden kaçış yolu başta olmak üzere mücadele etmek yerine sorumluluğu kendi üzerinde atma mekanziması olarak yani afyon olarak kullanması sonucunda ulaşılan noktada din kurumu içerisinde barındırdığı Dünyevi ihtiraslar ve kanunlar neticesinde aynı zamanda bir siyasi sistem olarakta kitleleri yanıltma ve yönlendirme görevinide üstlenir unutmayalım, din denilince sadece öteki Dünya'ya bakan bir kurum olarak algılamakda yanlış olur, özellikle İslam bu tespit için oldukça müsaittir, mesela İslam kendi içerisinde bırakın Dünyevi sistemleri kişilerin kendi aileleri ile bile nasıl yaşayacağına karışır ve emrederken dinsel kurumların kitleleri nasıl istekleri doğrultusunda sevk ve idare ettiklerini kabullenmek ve sorunu daha gerçekçi bir zeminde tahlil etmek gerekir. Doğmaların yaşamsal gerçekliklerin önüne geçmesi değilmidir ki bizler ona afyon deriz.

Sosyalizm'in kitlelere ulaşmamasının bir çok nedeni vardır, salt ilaç mahiyetinde işte bu ve bu bu demek doğru bir tahlil olmaz ve konu başlığı dışında bir ayrı tartışma gerektirir kanaatime göre...
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 11-04-2010, 00:59
ankyra ankyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2010
Mesajlar: 90
Standart

'Elbette en başta Marks'ın ve Lenin'in önermesinin doğruluğunu ikimizde onayladık bu yüzden salt din kurmunu tek ve yegane suçlu görmek sorunu doğru tespit etmemektir, ilk olarak kişiler başta olmak üzere din kurumu kitlelerin gerçeklerden kaçış yolu başta olmak üzere mücadele etmek yerine sorumluluğu kendi üzerinde atma mekanziması olarak yani afyon olarak kullanması sonucunda ulaşılan noktada din kurumu içerisinde barındırdığı Dünyevi ihtiraslar ve kanunlar neticesinde aynı zamanda bir siyasi sistem olarakta kitleleri yanıltma ve yönlendirme görevinide üstlenir unutmayalım, din denilince sadece öteki Dünya'ya bakan bir kurum olarak algılamakda yanlış olur, özellikle İslam bu tespit için oldukça müsaittir, mesela İslam kendi içerisinde bırakın Dünyevi sistemleri kişilerin kendi aileleri ile bile nasıl yaşayacağına karışır ve emrederken dinsel kurumların kitleleri nasıl istekleri doğrultusunda sevk ve idare ettiklerini kabullenmek ve sorunu daha gerçekçi bir zeminde tahlil etmek gerekir. Doğmaların yaşamsal gerçekliklerin önüne geçmesi değilmidir ki bizler ona afyon deriz.'

bir inanan olarak ne yazıkkı diyerek yazdıklarınızın bır coğuna katılmak durumundayım.sanırım ınanan ınsanlarında baslarını kumdan cıkarma zamanları geldi dmeek kalıyor bızlere sadece
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 11-04-2010, 02:26
dilaver - ait Kullanıcı Resmi (Avatar)
dilaver dilaver isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
 
Üyelik tarihi: 28 Sep 2006
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 12.080

Onur Üyeliği Başarı Ödülü Başarı Ödülü 

Standart

ayrıca sızın dusuncenızı merak ettım sosyalızm neden kendını tam ıfade edemedı bunca zamandır konuyu bırde bu yonden bakmak lazım.engellendımı yoksa medyanın yada turkıyedekı bır cok mevkının ısıne gelmedığı ıcın kendını ıfade etmesı engellendımı?

Sayın ankyra

Sosyalizm kendisini çok iyi ifade etti Türkiye'de. Ama cümlenizin son tümcesi her şeyi açıklıyor aslında. Bu ülkede 12 eylül askeri faşist diktatörlügünü yaşadık ve din bu genareller eliyle palazlandırıldı ülkede. Neden acaba. Aradan geçen 30 sene sonra ise yeni nesillerin hiç bir şeyden haberi yok. Ona ragmen gene sosyalist düşünce yankı buluyor, ama ne gam ona da subap ayarlanmış. Bu subaba da ulusalcılık deniyor şimdilerde.

saygılarımla

Çin'den İspanya'ya, Ümit Burnu'ndan Alaska'ya kadar
her mili bahride her kilometrede dostum ve düşmanım var
Dostlar, ki bir kere bile selamlaşmadık
aynı ekmek, aynı hürriyet, aynı hasret için ölebiliriz...

Nazım Hikmet

www.dilaverkom.blogcu.com
Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 11-04-2010, 03:28
ankyra ankyra isimli Üye şimdilik offline konumundadır
Üye
 
Üyelik tarihi: 22 Mar 2010
Mesajlar: 90
Standart

dilaver arkadasım evet cumlenızın 12 eylul donemıyle ilgili olan kısmına sonuna kadar katılıyorum.

' din bu genareller eliyle palazlandırıldı ülkede' bu cumlenızle ilgili cok da bısye soyleyemem cunku 12 eylul donemını pek arastırma fırsatım olmadı sadece kulaktan annemden duyma yada televizyondakı bır turlu asıl konuların konusulmadığı tartısma programlarını dınlediğim kadar bilgim var ama ordu yani general ve din kavramı yanyana gelmesi bana pek mantıklı gelmiyor.suan dinle uğrasan ınsanlara sorsanız cunku orduyu dın dusmanı olarak algılıyorlar.

'Neden acaba. Aradan geçen 30 sene sonra ise yeni nesillerin hiç bir şeyden haberi yok. Ona ragmen gene sosyalist düşünce yankı buluyor, ama ne gam ona da subap ayarlanmış. Bu subaba da ulusalcılık deniyor '
gunumuze baktığınız zaman aslında din kavramı yıkılmaya basladı kı bunun en buyuk etkenı televizyonlar.burda asıl amac din kavramını zayıflatmakmı yoksa sacma sapan yarısma programları yada kadın programları ile insanları koyuna cevirmekmi o kısmı tartısmıyorum ama din artık eskisi kadar baskılayıcı değil.turkıyeyı bırakın iranda bile değişim gözleniyor.din madem insanları denetim altında bu kadar tutmaya yarıyor sızce nasıl izin veriyorlar din kavramının zayıflamasına ?

sosyalizm bana aslında bır ruya gibi geliyor belkide yasım yuzunden cunku dedığınız gibi yeni nesil artık anlamını bile bilmiyoruz coğu kavramların aslında suan hakkımızı bile nasıl arayacağımızı bilmiyoruz o yuzden bu kadar baskı altında olduğumuz bır devirde sosyalizm hakkında dusunmek bile garip geliyor
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Önerilen Siteler


Benzer Konular
Konu Konuyu Başlatan Forum Cevaplar Son Mesaj
Dine çağrı... K.C. İslam 35 06-11-2012 19:15
Ölüm acısı niçin vardır - neden ölürken peygamberler dahi acı çeker mongus İslam 9 23-05-2012 23:32
Psikopatinin inançla ilişkisi nasıldır? demirefe Psikoloji 4 19-03-2012 07:30
Dinlere Felsefi Bir Bakış Açısı bayraktaro1 İslam 7 05-08-2009 12:15
Dine artık ihtiyaç yok mu? ozedonus İslam 11 31-08-2008 19:36

Yetkileriniz
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı

Gitmek istediğiniz forumu seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 12:36 .