
23-02-2006, 00:49
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
|
|
İnsan'daki merak duygusu ve vazifesi
Az önce "Kesinlikle şaşıracaksınız" diye bir başlık açtım ve bu başlığı gören insanlar birer-ikişer sayfayı ziyaret etmeye başladılar. Aslında bilinmeze doğru ilerleme isteği yani merak, insanın erken çocukluk dönemlerinden başlayan en kuvvetli duygusudur. Tıp fakülteleri'nde yaygın olarak okunan Neyzi Pediatri Kitabı'nda 3-5 yaş dönemi şöyle anlatılır:
"Genelde bu dönemin davranışlarında atılganlık ve girişkenlik egemendir. Yalnız gerçek çevreye karşı değil, hayal dünyasında da çocuk bilinmeyene karşı hızla atılmaktadır. Saldırgan sorularla insanların kulaklarına, düşüncelerine hep atılım içindedir, canlı hareketlerle çevreye atılmaktadır, bitmeyen bir merakla çocuk hep bilinmeyene girmeye zorlanmaktadır."
İlk emri "oku" olan Kuran'da şöyle emredilir:
"O halde bir işi bitirince, hemen başka işe giriş, onunla uğraş."
Bence insanoğlunun çocukluktan itibaren sahip olduğu "merak duygusu" ve ayette geçen sürekli çalışıp-ilerlemesi emri, insana kainatta yüklenen ilahi vazifeyi açık olarak gösteriyor. Zaten bugün insanlığın artık dünya sınırlarını aşan sürekli inceleme ve öğrenme istediği de bunu kanıtlıyor.
|

23-02-2006, 03:21
|
|
|
Kuran'da ilk emir "oku" ancak bu emrin tüm insanlara hitab ettiği tartışılır. Sadece Muhammede yönelik bir emir olması muhtemeldir. Çünkü emrin hemen ardından Muhammedin "Ben okuma bilmem" dediği söylenir.
İslamda okumanın erdem kabul edildiğini sanırım söyleyemeyiz çünkü Muhammed bile okuma-yazma öğrenme gereği duymamıştır. Çevresine böyle bir güzel örnek olmak, sünnet kazandırmak varken o , okuma-yazmayı öğrenmemeyi seçmiştir.
Çalışmak ise hemen tüm dinlerde erdem olarak gösterilir. Aslında bunun doğru bir yaşam tarzı olduğunu anlamak için dinsel "vahiylere" bile gerek yok. Çalışan toplumun aldığı ürünleri akıl yoluyla tartanlar bunu zaten anlayacaklardır.
Merak duygusunun insanın temel duygularından biri olduğu fikrine katılıyorum ancak bunu İslamın Allahının yarattığı iddiası tamamen doğmatik bir inançtır.
|

23-02-2006, 13:34
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
|
|
|
İslamda okumanın erdem kabul edildiğini sanırım söyleyemeyiz
|
Peygamberimiz okuma-yazma bilmiyordu, evet!
"Sen daha önce bir kitabtan okumuş ve elinle de onu yazmış değildin. Öyle olsaydı, batıl söze uyanlar şüpheye düşerlerdi." (29/48)
Ama daha sonra öğrenmiştir.
"Rasûlüllah sahifeyi aldı, pek iyi yazamıyordu ve yazdı" (Buharî,Meğazî,43).
Bedir'de esir aldığı Mekkelileri müslümanlara okuma-yazma öğretmeleri karşılığında serbest bırakmıştır.
Onun şu hadisi çok meşhurdur:
"İlim öğrenmek kadın-erkek tüm müslümanlara farzdır"
|

23-02-2006, 13:53
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Hz.Muhammed , okuma yazmayı öğrenemiyecek kadar acizmiydi?
Hz.Muhammed , okuma yazma bilmediğini neye dayanarak söylüyorsunuz?
Hadis örneği verecekseniz eğer , bildiğine dair de hadisler var..
Kur'an'da "ümmi" diyor derseniz , ümmiliğin okuma yazma bilmeyen değil , daha önce toplumuna bir elçi , bir kitap gelmediğinden dolayı , yani bir uyarı mirası almamış , Tevrat ve İncil'i okumamış , bu bilgilerden yoksun anlamında olduğu ifade edilir..
|

23-02-2006, 21:47
|
|
|
|
panteidar Diyor ki
Kur'an'da "ümmi" diyor derseniz , ümmiliğin okuma yazma bilmeyen değil , daha önce toplumuna bir elçi , bir kitap gelmediğinden dolayı , yani bir uyarı mirası almamış , Tevrat ve İncil'i okumamış , bu bilgilerden yoksun anlamında olduğu ifade edilir..
|
Panteidar,
Ümmi kelimesinin tali anlamlarından biri senin bahsettiğin anlamdır. Ama esas anlamı olarak aşağıya koyduğum screencapture bir bakınız (resmi daha büyük görmek istiyorsanız üstünde tıklayınız):
|

23-02-2006, 22:18
|
|
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 24 Apr 2005
Mesajlar: 611
|
|
KONUYLA İLGİLİ YORUMLAR YAPINIZ. KONU DIŞINA ÇIKAN MESAJLAR SİLİNECEKTİR. CEM
|

23-02-2006, 22:29
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
Cem;
Ümmi'nin birey bazında tanımı içinde "okuma yazma bilmemek" de var..
Ancak Kur'an'da geçen ümmi , kureyş toplumunun yapısını belirten bir sözcüktür..
Kureyş toplumunun hesabı-kitabı ,yazması-çizmesi olmayan bir toplum olduğu , Hz.Muhammed'inde Ümmilerden olduğu belirtilir..
Sözde propaganda amaçlı , peygamberliğini ispatlama amaçlı , Kur'an'ı onun yazmadığı-Allah'tan inme olduğunu kanıtlama amaçlı olarak , Muhammed'in okuma yazma bilmediği bilinçli olarak öne sürülür..
Halbuki ; Kuran'ın ilk süresi Alak , "Oku" diye başlar..
İkinci süresi Kalem , "kaleme ve yazdıklarına andolsun" diye devam eder.
Üçüncü süresi Müzemmil'de ise "Gecenin yarısında kalk ve Kur'an oku" der..
Bu üç süre , okuma yazma bildiğini ispatlıyor zaten..Gecenin yarısında , bir başkasına okutturacak değil , kendi okuyacaktı üstelik..
Ayrıca , Kutubi sitte'de yer alan tüm ümmi kelimeleri şöyle geçer ;
Hadis No: 3114
Tanım: Müslim ve Nesai'de gelen bir rivayette: "Biz ümmi bir milletiz, yazmayız ve hesap yapmayız. Ay, şöyle şöyledir" dedi. Yani bir defasında yirmidokuz, bir defasında otuz gösterdi" denmiştir.
Hadis No: 5002
Tanım: Ömer İnu'l-Hattab (ra), Ashab'tan bir grup içerisinde Resulullah (sav)'la birlikte İbnu Sayyad'a doğru gittiler, Onu, Beni Megale şatosunun yanında çocuklarla oynar buldular. O sıralarda buluğa yaklaşmış durumdaydı. İbnu Sayyad, Aleyhissalatu vesselam, eliyle sırtına vuruncaya kadar (onların geldiğini) hissetmedi. Aleyhissalatu vesselam, omuzuna vurup: "Benim Allah'ın resulü olduğuma şehadet ediyor musun?" diye sordu. İbnu Sayyad ona bakıp: "Şehadet ederim ki, sen ümmilerin peygamberisin!"
Hadis No: 5544
Tanım: Abdullah İbnu Amr İbni'l-As (ra)'a rastladım ve: "Resulullah (sav)'ın Tevrat'ta zikredilen vasıflarını bana söyle" dedim. Bunun üzerine hemen: "Pekala dedi ve devam etti: Allah'a yemin olsun! O, Kur'an'da geçen bazı sıfatlarıyla Tevrat'ta da mevsuftur (ve şöyle denmiştir): "Ey Peygamber, biz seni insanlara şahid, müjdeleyici ve korkutucu (Ahzab 45) ve ümmiler için de koruyucu olarak gönderdik.
Ayrıca , senelerce kervan ticareti yapan , dış ülkelere Yemen'e , Hicaz'a giden birinin , baştan bilmese dahi , bu iş sırasında öğrenmemesi mümkün değil gibi gözüküyor..
|

23-02-2006, 23:28
|
|
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 11 Sep 2005
Bulunduğu yer: Türkiye
Mesajlar: 536
|
|
Panteidar,
Kuran'ın ilk emrini söylüyorsun, ama peygamberin bu durum karşısındaki cevabını ve tavrını yazmıyorsun.
|

23-02-2006, 23:45
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 01 Nov 2005
Bulunduğu yer: İstanbul
Mesajlar: 8.936
|
|
O nerede geçiyor Körelmis..
Hadislerde mi?
Çok dinledik öyle hikayeleri kusura bakma..
Yukarıda "Ümmi" kelimesini hadislerden verdim , sebebi hadislere itibar ettiğimden değil , bu iddianın ancak hadislerden açıklanacağı düşüncesiyle.
Bir de Kur'an'dan bakalım ;
Bakara / 78 : İçlerinde bir takım ümmiler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bilmezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan ve tahminde bulunuyorlar.
Al-i İmran / 20 : Eğer seninle tartışmaya girerlerse de ki: "Bana uyanlarla birlikte ben kendimi Allah'a teslim ettim." Ehl-i kitaba ve ümmilere de: "Siz de Allah'a teslim oldunuz mu?" de. Eğer teslim oldularsa doğru yolu buldular demektir. Yok eğer yüz çevirdilerse sana düşen, yalnızca duyurmaktır. Allah kullarını çok iyi görmektedir.
Al-i İmran / 75 : Ehl-i kitaptan öylesi vardır ki, ona yüklerle mal emanet bıraksan, onu sana noksansız iade eder. Fakat onlardan öylesi de vardır ki, ona bir dinar emanet bıraksan, tepesine dikilip durmazsan onu sana iade etmez. Bu da onların, "Ümmilere karşı yaptıklarımızdan dolayı bize vebal yoktur" demelerindendir. Allah adına bile bile yalan söylüyorlar.
Araf / 157 : Yanlarındaki Tevrat ve İncil'de yazılı buldukları o elçiye, o ümmi Peygamber'e uyanlar (var ya), işte o Peygamber onlara iyiliği emreder, onları kötülükten meneder, onlara temiz şeyleri helal, pis şeyleri haram kılar. Ağırlıklarını ve üzerlerindeki zincirleri indirir. O Peygamber'e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nur'a (Kur'an'a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.
Araf / 158 : De ki: Ey insanlar! Gerçekten ben sizin hepinize, göklerin ve yerin sahibi olan Allah'ın elçisiyim. Ondan başka tanrı yoktur, O diriltir ve öldürür. Öyle ise Allah`a ve ümmi Peygamber olan Resulüne -ki o, Allah'a ve onun sözlerine inanır iman edin ve O'na uyun ki doğru yolu bulasınız.
Cuma / 2 : Çünkü ümmilere içlerinden, kendilerine ayetlerini okuyan, onları temizleyen, onlara Kitab'ı ve hikmeti öğreten bir peygamber gönderen O'dur. Kuşkusuz onlar önceden apaçık bir sapıklık içindeydiler.
Kur'an'da geçen "ümmi" nin de toplumsal bir kelime olduğu görülüyor..
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 07:01 .
|