ulpian´isimli üyeden Alıntı
Bu durum için ''hikmetli'' bir örneği de yine bizzat Kuran veriyor. Kehf Suresi'nde Hızır, Musa'nın önünde suçsuz ve masum bir çocuğu öldürür. Musa, bu apaçık zulüm karşısında sessiz kalamaz ve Hızır'ı eleştirir. Hızır'dan iyi bir fırça yer. Daha sonra Hızır, çocuğu neden öldürdüğünü açıklar.
- Kehf/80
“Çocuğa gelince, anası babası mü’min insanlardı. Onları azgınlığa ve küfre sürüklemesinden korktuk.”
Müslüman bir okuyucunun bile ''haa... demek öyle, o zaman çocuğun öldürülmesinde elbette hayır varmış'' gibi bir tepki vermekte zorlandığı bir örnek olsa gerek.
''Şer bildiklerinizde hayır vardır'' öğretisinin dini açıdan bence en önemli işlevi, sonsuz güç ve sonsuz iyilik/adalet sahibi bir Tanrı varsayımı ile dünyadaki bunca sebepsiz zulmü, acıyı, sefaleti, açlıktan ölen bebekleri, insanca bir yaşam süremeyecek kadar engelli dünyaya gelenleri vs. vs. (uymasa da) 'uyar' hale getirmek...
saygılarımla
|
Sevgili Ulpian,
Kehf Sursinin ilgili bölümü ile yaptığımız çalışmadan kısa bir pasaj :
Şurada var...
Elbette ki bu benim anlayışımı yansıtır ve günümüz yorumları ile pek benzerlik göstermez.
Orada Musanın kendi üstbenliği ile gerçekleştirdiği yüzleşmeden söz ediliyor...
Sayın Wand,
Çok güzel bir konuya değinmişsiniz...
Vietnam örneğinden önce daha yakın olan Irak-Bağdat örneği var.
Olaylara baktığımızda insanların Savaşı ve dökülen kanı "hayr" olarak görmesi elbette mümkün değil ama kan döken de yine insanlar?
Burada bir Paradoks söz konusu...
Diğer bir boyutu ise olaylara bakış açımız.Bir Labirentin içinde ki ile Tepeden bakan aynı şeyi görmez...Bu anlamda biz insanlar Labirentin içinde karşımıza çıkanları değerlendiriyoruz.
İyi veya kötü yorumlarımız ANLIK...oysa bazı olayların 10-20-30 ve hatta daha uzun vadeler ile değerlendirilmesi gerebilir.
Oysa insan ömrü kısa ve hafızası da zayıf üstelik.
Biizler düşmemek için sürekli pedal çevirme durumundayız ve etrafımızda ki olayları bu neden
eksik değerlendiriyoruz.
Şimdilik konuya ilişkin düşüncelerim bunlar...
Saygılarımla...