kutsal sözlük ölüme yakın deneyimler diyor....
Ancak yeni bir çalışma, NDE’nin kökeni üzerine yeni bilgiler sunmakta ve bunun aslında pekala sadece vücutta karbondioksit konsantrasyonun artması gibi basit bir nedene bağlı olabileceğini göstermektedir.
Kalp krizi sonrası kalbi duran ancak sonra canlandırılan hastaların %23 kadarı NDE bildirmektedir. Birçoğu aynı şeyi tarif etmektedir: hızlı düşünce süreçleri (hayatın göz önünden akıp geçmesi), huzur, sevinç ve mistik varlıklar veya ölen tanıdıkları kişiler ile karşılaşmalar. NDE bildirimleri ile bir psikiyatrik bozukluk olan kişinin vücudunun duyuları ile bağlantısını kesmesi/kesilmesi sonucu oluşan “
disosyasyon” hadisesine benzerlikler varolduğu görülmektedir. Ancak, NDE bildiren çoğu kişide psikiyatrik bozukluk gösteren bir patolojik mekanizma yoktur.
Clinical Care dergisinde yayınlanan son çalışma hastane dışında kalbi durmuş ve sonra kurtarılmış 52 hastayı incelendi. Bunların %21i NDE’nin tipik anılarını yaşadıklarını söylediler. Daha sonra bu hastaların kayıtlarına bakılarak NDE bildiren hastalarda hastaneye geldiklerinde yüksek karbondiyoksit oranı bulunmasının diğer hastalara göre daha sık saptandığı görüldü. Bilimadamları karbondioksit ile bu bağlantının beyindeki asit baz dengesi ile ilişkili değişiklikler olabileceğini düşünmektedirler. Çünkü önceki çalışmalar göstermiştir ki beyinin dengesindeki değişiklikler hastanın parlak ışık görülmesine veya vücudun dışındaymış gibi hissedilmesine neden olmaktadır. Psikoterapötik ilaç olarak karbondioksit solunmasının NDE benzeri deneyimlerin neden olduğu daha önceki çalışmalarda da görüldü.
Bu çalışmada, NDE ile cinsiyet, eğitim düzeyi, ölüm korkusu, resüsitasyon (cansız kalma) sırasında verilen ilaçlar veya dini inançlar (müslüman-hristiyan-ateist) arasında bir bağlantı bulunmadı. Ayrıca daha önce NDE yaşadığını söyleyen 2 hasta da yeniden yaşadıklarını söyledi. Bu bulgu daha önce de görülmüştür. Sonuç olarak bu çalışmada ise vücutta karbondioksit konsantrasyonunun yüksekliği ile NDE yaşama arasında bir korelasyon yani bağlantı saptandı. Bu arada korelasyon ile nedenselliğin aynı şey olmadığını belirteyim.
Şimdi bilim adamları beyinin (ve kişinin) ölüme giderken yaşadığı deneyimlerinin gerçek nedeninin vücuttaki karbondioksit artışına bağlı olup olamayacağını araştırmaktadırlar.