
16-05-2010, 00:30
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Muhammed’e kıyak yokmu? O niye acıların çoçuğu?
Muhammed bilindiği gibi İslam terminolojisine ve folkloruna göre ilk yaradılan varlıktır(İlk yaratılan şeyin, kalem, akıl, su, arş ve Nur-i Muhammedî olduğu hakkında rivayetler vardır.) (1);
Ben yaratılışta peygamberlerin ilki, gönderilişte sonuncusuyum (2) der bir hadiste Muhammed.
“Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya: 107)
Bilindik şeyler; İlk önce Muhammed yaradılıyor ve onun yüzü suyu hürmetine kainat ve canlılar yaratılıyor, İslam folklorunda en belirgin unsurlardan birisi olan ‘’Allah, Muhammedi yaratmasaydı alemleri yaratmazdı’’ fenomeni ise onu neredeyse yarı tanrı yapar niteliktedir. Uzun uzun yazmanın anlamı yok, İslam terminolojisine göre Muhammed tüm kainatın ve canlıların var olma sebebidir. Allah’ın en sevdiği varlıktır.
Evet Muhammed İslam folklorunda böyleyken, bizim bildiğimiz İslami tarih’in anlattıkları neticesinde hiçte kendi hatrına kainatın yaradıldığı bir ömür sürmemiştir nedense? Doğduktan kısa bir süre sonra yetim ve sonrasında öksüz kalmıştır. Yaşadığı kabilede dedsinin ve amcalarının himayesinde yetişmiştir ama hep ikinci plandadır, bu yüzden ilk eşi Hatice ile evlenene kadar kabile hayatında bir varlık gösteremiyor, ancak eşinin mal varlığı üzerinden sınıf atlayarak kabile içerisinde bir yer ediniyor, yaşadığı toplumda alt sınıf içerisinde yer alıyor ve Mekke yönetimi içerisinde bir etkin rol alamıyor taki Hatice’nin sermayesi devreye girene kadar, uzun yıllar içgüveysi olarak yaşayan Muhammed ancak yaşadığı kabilenin gelenekleri gereği 40 yaşına gelip toplum içinde bir rol talep edinceye kadar içgüveysi geliri statüsü ile yaşıyor. Mesela ilerde kankaları olacak Ebu Bekir yada Ömer gibi bir siyasi sıfatı yok o dönemde, kendisinden 15 yaş büyük bir kadınla evlenmesi ve 25 sene iç güveysi olarak yaşaması sonrasında elde ettiği gücü kullanırken her şeyi abartmasında yatıyor.
Peygamber olarak ortalarda dolanırken (aslında dönemin Mekke’sinde din ve ticaret birlikte yürütülen bir şeydir sık sık yönetim için birileri ortaya çıkar) kendi kabilesi içerisinde normal yollardan iktidarı ele geçiremiyeceğini b ildiği için dinsel bir argümanla iktidara talip oluyor ama karlı din ticaretinin getirilerinden vaz geçmek istemeyen akrabalarının onu red etmeleri ve toplum dışına sürmeleri neticesinde hem içgüveysi hemde toplumdan dışlanmış bir birey olarak yaşamını sürdürüyor.
Hiç mi gülmüyor talihi? Elbette gülüyor, ne zamanki Hatice yani ilk eşi ölüyor ve mirasa konuyor Muhammed biraz rahatlıyor ama esas rahatlamayı Medineye kaçıp orada iktidar mücadelesi vermeye başlayıp çevrdeki Bedevi kabileleri ile anlaşıp yağma seferleri sonucunda yaşıyor. Medinede geçirdiği o 10 yıl en güzel yaşadığı 10 yıl oluyor neticede toplam 63 yaşında ölüyor. Yani ömrünün 25 senesini yetim ve öksüz olarak evlatlık geçiriyor, devamındaki 25 sene ömrünü ise içgüveysi olarak hallice geçiriyor, mesela kankası Ömer Bizans’ın Mekke temsilcisi gibi bir sıfata sahipken o zengin Haticenin kocası Muhammed olarak bir sıfata sahip oluyor, ömrünün kalan 13 senesinin 10 senesinde gerçekten bir egemen hükümran olarak yaşıyor, bilindik hikayelerdir, bir çok kadın alıyor kendisine ve küçük emirliğinde memnun bir ömür sürüyor son demlerinde.
Tabii olarak İslam terminolojisinde ve folklorunda yere göğe sığdırılamıyan Muhammed nedense tüm bu yaşadıkları göz ardı edilerek eksiksiz bir yaşam sürdüğü gibi bir imaj yartılmaya çalışılıyor. Kur’anda yazan ve kensisinden önce yaşamış olan bazı peygamberlere bakacak olursak eğer çok kısa bir yaşam sürüyor, üstelik kendisinin yüzü suyu hürmetine alemlerin yaratıldığı bir canlıya yakışmayacak kadar kısa bir yaşam sürüyor. Muhammed 63 yıl yaşarken 2-3 isim dışında neredeyse tün peygamberler yüzlerce yıl yaşıyor;
Adem = 930-936
Şit= 912
İdris= 365
Nuh= 950
Hud= 464
Salih= 258-280
İbrahim= 175-200
İsmail= 137
İshak= 160-185
Yakup= 147
Yusuf= 120
Eyyub= 93-210
Musa= 120
Yuşa= 120-127
Davut= 100
Görüldüğü gibi günümüze yaklaştıkça abartma sayısı düşüyor ama bu İnsanlar yüzlerce yıl yaşıyor, çoğunluğunun kralıkları ve yüzlerce kadını oluyor, mal mülk ve şan şöhret doğumlarından ölümlerine önlerine akıyor.
Bizim içgüveysinden peygamberliğe terfi eden Muhammed ise 63 yıl yaşıyor. Buradaki orantısızlık ve Muhammed’in sıfatlarına yakışmayan kısa ömrü ve üstelik ömrünün neredeyse 3/2’sinde acıların çocuğu olarak yaşaması İslam tarihçileri tarafından göz ardı ediliyor ama alemlere rahmet olarak gönderildiği heryerde anlatılıyor. Hesap ordaysa arşında burada efendiler! Nuh ve Adem’i saymazsak diğer peygamberlerin yüzlerce yıl yaşaması Muhammede yapılan haksızlık değilde nedir?
Kaynaklar:
1- İbn Hacer, Fethü’l-Bârî, 6/430; Aynî, Umdetü’l-Kârî, 543
2- Taberî, Câmiu’l-Beyân, 19/23; Beyhakî, Delâilü’n-Nübüvve, 1/42; Süyûtî, ed-Dürrü’l-Mensûr, 6/570; Deylemî, Firdevsü’l-Ahbâr, no: 4883.
|

16-05-2010, 00:51
|
 |
Kıdemli Üye
|
|
Üyelik tarihi: 08 Mar 2008
Bulunduğu yer: Londra
Mesajlar: 22.832
|
|
Saygideger gunesinzaptiyakin;
Dini konulardaki hersey; mistik, mitolojik, efsanevi, insan ve doga ustu v.s. olacak deyil ya! Birak peygamberin yasam suresi de "gercekci" olsun. Gerci, gercekci olmayan baska seyleri var ama, olsun. Yasi da gercekci olsun. Sonucta Musa'yi bilmem ama; Isa'dan daha uzun yasamis. Ustelik asil "acilarin cocugu" Isa.
Saygilarimla;
evrensel-insan
Evrensel-Insan - Yapılandırmacı Epistemoloji/Bilişsel Bilim/Qua Felsefesi/Serbest Düşünce/Devrimci Sorgulama/Zihinsel Devrim - Evrensel-Insan Zihniyeti
|

16-05-2010, 01:13
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 21 Dec 2009
Bulunduğu yer: Micronesia
Mesajlar: 1.406
|
|
güneşinzaptıyakın´isimli üyeden Alıntı
Muhammed bilindiği gibi İslam terminolojisine ve folkloruna göre ilk yaradılan varlıktır(İlk yaratılan şeyin, kalem, akıl, su, arş ve Nur-i Muhammedî olduğu hakkında rivayetler vardır.) (1);
Ben yaratılışta peygamberlerin ilki, gönderilişte sonuncusuyum (2) der bir hadiste Muhammed.
“Resulüm! Biz seni âlemlere rahmet olarak gönderdik” (Enbiya: 107)
Bilindik şeyler; İlk önce Muhammed yaradılıyor ve onun yüzü suyu hürmetine kainat ve canlılar yaratılıyor, İslam folklorunda en belirgin unsurlardan birisi olan ‘’Allah, Muhammedi yaratmasaydı alemleri yaratmazdı’’ fenomeni ise onu neredeyse yarı tanrı yapar niteliktedir. Uzun uzun yazmanın anlamı yok, İslam terminolojisine göre Muhammed tüm kainatın ve canlıların var olma sebebidir. Allah’ın en sevdiği varlıktır.
|
Sevgili Güneş,
Çok güzel yazmışsın lakin İslam Literatürü ve folklorü ile tam olarak neyi kast ediyorsun?
Senin çevrenmi? yoksa sana göre yaygın anlayışa göre mi?
Bence Ehli Sünnet vel Cemaat deseydin oldukca isabetli bir tesbit/yorum olurdu.Çünkü gerçektende ONLARIN Camilerine bakacak olursan Muhammed ve Allah isimlerinin yanyana ve eşit seviyede olduğunu göreceksin.
Yine hat sanatı ile Osman Ebu bekir,Ömer ve Ali isimleride yazar.
Tıpkı Laik sekuler sistemin Atatürk ve zamanında İnönü Resimlerini Resmi dairelere asmaları gibi..
Öte yandan ŞİAya göre Alemler ALİNİN yüzüsuyu hürmetine yaratılmış?!!!
Nereden baksan tutarsızlık.Nereden baksan Şirk.
İsa mesihe ilahlık isnatından HER İKİ kesiminde farkı yok.
Bu apaçık bir SAPMAdır.Ancak Sunni kesim bunu henüz göremiyor.
Esenlikler dilerim...
UlUl
|

16-05-2010, 19:34
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
UlulElbab:
Burada konuları sen yada ben yada bir zümrenin algılaşına göre konuşan kitlenin salt belli bir dinsel/tanrısal vb. inanç sahiplerinin olduğunu görürüz, diğer arkadaşlarımızı bilemem ama ben bilimsel yöntemler ve veriler üzerinden konuşur ve yazarım, bu yüzden burada tartışmış olduğumuz ''Sünni İslam'ın'' bakış açısıdır ki beni bağlayanda bu bakış açısı üzerine yapılan tetkik ve yorumlardır, keza nufusunun %99'u müslüman olan ve aynı şekilde bu nufusun %80'i Sünni olan bir toplum içerisinde yaşıyor ve tartışıyorum, doğal olarakta yaşadığım Dünya'yı gözlüyor, yorumluyor ve eleştiriyorum.
Bu noktadan hareketle; ''Sünni İslam'ın'' içerisinde barındırdığı kendi algılayışlarını yansıtan literatür ile gene kendi sistemleri içerisindeki folklorik öğeleri bu yönde algılıyor ve değerlendiriyorum. İslam'ın yöresel uygulamalarındaki folklorik öğeler dahada aydınlatıcı olsada konu hakkında benim bahsettiğim daha çok İslam öncesi Kureyş ve Arap kabilelerinin folklorik öğeleridir. Örneğin: İslam'daki lider seçiminde bu bahsettiğim folklorik öğelerin temel taşlarını ve zilerini halen gözlemlemekteyiz.
Folklorik öğelerin bir adım sonrası ise senin Şia'nın Ali'yi tanrılaştırması tespitinde olduğu gibi evrensel insan'ın bahsettiği ''mistik, mitolojik, efsanevi, insan ve doga ustu'' kavramlarına uzanır ki, buda bizleri benim yukardaki söylemlerin Muhammedi yarı tanrı yapması gibi ve senin ''Osman Ebu bekir,Ömer ve Ali isimleride'' nezdinde tespit ettiğin gibi folklorik öğeler ile mitolojik öğeleri iç içe görüp tespit etmemize götürür.
Hadis ve siyerler bir yana konulacak olsa bile yukardaki ayet benzeri bir çok ayette görüldüğü gibi Muhammed daha yaşarken kendisine iteat edilmesi ve kabullenilmesi ihtiyacı duymuş ve bunu kendisine bir takım payeler kazandırarak yapmıştır. Yaşadığı zaman ve toplum incelenecek olursa görülürki güç ve iktidar hep güçlü ailelerin elinde olmuştur, yani kendisini evlatlık olarak büyüten dedesi yada amcasında olduğu gibi bir ailevi güce sahip olamayan Muhamed'in yapması gereken şey kendisine paye kazandırmaktır ve bunu gerek kendisini İbrahim_soyuna dayandıracak bir secere ve peygamberler tarihine oturması, gerekse yukarıdaki fenomen gibi kendisini yaratan tanrının yani yaratıcının kendisine ve yaptığı işe aşık olarak onun için bir gerçeklik ve zaman-mekan yani alemleri yaratması gibi hikayeler yeni değildir, Muhammed öncesi bir çok mitolojide mevcuttur, kendisine aşık tanrı kavramı yada yarattığına aşık tanrı kavramı veyahut, yarattığı üzerinden kendisine aşık tanrı kavramı bir çok tolumun folklorunda vardır.
|

16-05-2010, 19:36
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 May 2010
Bulunduğu yer: 127.0.0.1
Mesajlar: 106
|
|
Gelde şimdi buna Hâ Miym'i anlat.
ya Rabbül alemiyn büründüğün kisvede , neyse.
Dilini koy bir yerlerine diye bir ses işittim.. İnsan haddini bilmeli...
Senin, ibrahim soyu diye bahsettiğin ne biliyor musun?
Hani şu masal kitabı Kur'ani kerimde, ademin yasak ağaca yaklaşıp,
Yâni, insansı bir kadın ile sex yapıp, kendini beden hissiyatını yaşayıp,
Beden yaşantısına indikten sonra asli yok olan adem,
Sex yaptığı bu kadının insansı genomu ile , ademin insan genomu birbirine karıştı.
İnsan genomunu taşıyanlara ibrahim soyu denir, haniflerdir onlar.
İnsansılar ise günümüze kadar gelmiş olanlar.
Yazının neresini düzeltelim bilmiyorum ama...
Bu uye artik yok.
Konu Dr. Neo tarafından (16-05-2010 Saat 19:43 ) değiştirilmiştir.
|

16-05-2010, 20:17
|
 |
Kıdemli Üye
Dinlerden Özgürlük Grubu Üyesi
|
|
Üyelik tarihi: 29 May 2008
Bulunduğu yer: ADANA!!
Mesajlar: 3.673
|
|
kıyak olmasına olacaktı ama iş biraz daha gerçekçi döneme denk geldi şimdi bugün biri çıkıpta benim babam 230 yaşında derse birileride ona hadi ordan diyeceği gibi muhammedinde dönemi böle idi sallama dönemi pek yemedi heralde "sıradan bir insan" gibi yansıdı yaş-ı lütfu.....
ÖRGÜTLENİN!!!
|

17-05-2010, 14:34
|
|
Denetimdeki Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 Feb 2010
Mesajlar: 134
|
|
Ne kadar akilsiz fikirsiz seylerin pesinden kosuyorsunuz...Yahu peygamberin 63 yasinda vefat etmesi alemlere rahmet olarak gönderilmis olmasina engel midir...?Bu isin yasla basla ne alakasi var...?
Aci cekmis...Ceker tabi..Yoksa bunca ümmeti Müslüman bi emsal olmaksizin baslarina gelen belalara karsi nasil sabir göstereceklerdi...?Onun cektigi acilar bi bakima inanan insanlara teselli vesilesi olmustur...
Bu bi haldir..bu hale eremeyen kisiler olayin ic yüzünü kavrayamaz... O hale de eren az insan vardir...
Ac tokun halinden anlamaz, sevmeyen sevenin, görmeyen görenin, bilmeyen bilenin...Bu isler böyle...
iste neo isimli arkadas biseyler yaziyor... Ben onun yazdigi seyleri tam kavrayamiyorum mesela...Demek ki adam bi hal icinde ki, söylediklerini ona cok normal geliyor... O kisi o hali yasiyor ben ise anlatilani anlamaya calisiyorum..Fark burda
|

17-05-2010, 17:31
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 May 2010
Bulunduğu yer: 127.0.0.1
Mesajlar: 106
|
|
KIZILORDU´isimli üyeden Alıntı
kıyak olmasına olacaktı ama iş biraz daha gerçekçi döneme denk geldi şimdi bugün biri çıkıpta benim babam 230 yaşında derse birileride ona hadi ordan diyeceği gibi muhammedinde dönemi böle idi sallama dönemi pek yemedi heralde "sıradan bir insan" gibi yansıdı yaş-ı lütfu.....
|
O muhteşem zât' ile aynı dönemde mi yaşadın?..
Len teraniy ya Mûsa!
Hâkikâtini kavrayan Mûsa, Rabbini görmeyi isteyince bu cevap geldi " sen beni göremezsin". İlim ile görülmez, aynası olmadıkça.
Bu uye artik yok.
|

17-05-2010, 18:44
|
|
Üyeliğini Sonlandırmış
|
|
Üyelik tarihi: 30 Aug 2009
Mesajlar: 2.219
|
|
Hadi hayırlısı sitemize yeni bir kendine müslüman geldi...
Dr. Neo: Sanırım anlamadın yada çok iyi anlamadı numarası yapıyorsun anlayamadım, şimdi senin inancına binaen algıladığın ve anlatmaya çalıştığın inanç sistemini daha açık olarak bir konu açıp yazarsın ve orada bahsettiğin sistem üzerinden hareketle senin argümanlarını tartışırız yada burada Ortodoks İslam inancının argümanlarını tartışmaya devam ederiz seninle. Yani özetle elma ile armutu burada kıyaslarsak bizlere yazık olur...
Len Terani; çok güzel post-it sözler yazmışsın ama hala İslam adına gerçekçi bir açıklama getirmemişsin, senin fikrin değil önemli olan İslam'ın olaya nasıl baktığıdır genel kitle için, yani özetle kendisi olmasa alemlerin yaratılmayacağı söylemi yapan bir sistemde, kendisinin yanında emaresi okunmayacak kişilerin yüzlerce yıl yaşaması normalmidir? gene kendisi yanında emaresi okunmayacak kişilerin (çoğunluğu) zevkü sefa bir yaşam sürerken onun 63 yıllık ömrünün son on yılı haricinde hep acılar içinde yaşaması normalmidir? yani uğruna alemler ve canlılar yaratılan, uğruna binlerce yıl gelsin diye dinler ve toplumlar yaratılan, yani adı daha yaratılma esnasında Levh-i mahfuz'a yazılan bir şahsın bukadar sıradan bir hayat yaşaması normalmidir? Yahu kendi evladımız için elimizdeki tüm imkanları seferber ederken, evladımız için böbreğimizi yada canımızı verirken biz fani İnsanoğlu olarak, bu İslam Allah'ının en sevdiği varlık olan Muhammed için fazla yaş niyaz etmiyorum ama bari gençliğinde yüzü gülseymiş diyorum bir duyarlı İnsan olarak şahsen...
|

17-05-2010, 19:08
|
 |
Üye
|
|
Üyelik tarihi: 16 May 2010
Bulunduğu yer: 127.0.0.1
Mesajlar: 106
|
|
|
güneşinzaptıyakın Diyor ki
Dr. Neo: Sanırım anlamadın yada çok iyi anlamadı numarası yapıyorsun anlayamadım, şimdi senin inancına binaen algıladığın ve anlatmaya çalıştığın inanç sistemini daha açık olarak bir konu açıp yazarsın ve orada bahsettiğin sistem üzerinden hareketle senin argümanlarını tartışırız yada burada Ortodoks İslam inancının argümanlarını tartışmaya devam ederiz seninle. Yani özetle elma ile armutu burada kıyaslarsak bizlere yazık olur...
|
Sevgili güneşinzaptıyakın,
Sizler, ötenizde ki bir tanrı inancını reddetmektesiniz. Müslümanlar bu tanrıya Allah ismini etiketlemişler, hristiyanlar God diye çağırıyorlar ve diğer inanışlarda ki isimlemeler. Ötede ki, ötende ki ve her yerde ki tanrıya dayalı inanışı reddetmekteyim.
Sizler, arap toplumunun örf ve adetleriyle harmanlanmış ve yorumlanıp taa bugünlere gelmiş, o toplumun sonrasında ise emevilerin totemlerini diyn görüşü ve inanışı sanarak reddetmektesiniz ; ben, bu totemleri reddetmekteyim.
Ben, içerisinde ki yaşadığımız evren ve evren içre diğer evrenleri indinde hiç'ten yaratmış ve akıl hafsalalarının alamıyacağı, kavrıyamıyacağı şekilde ki bu evrensel mekanizmayı yaratının; yarattıkları indinde bir HİÇ olduğunu idrâk ettiğimden;
Türkün, Arabın, Yahudinin, tanrısı ve tanrısallığı kutsalını reddederken siz; ben, düşüncemi ve düşünce sistemimi, evrensel boyutlarda KELİMELERE takılmadan SEYREDEN olarak gördüğümden, beynim, bedenimi ve varlığımı oluşturan her zerrede, evrenin tamamında var olduğumu seyrettiğimden, reddetmekteyim tanrısallık fikrini.
İsmi Allah olarak işaret edilen varlık, bir tanrı değildir.
Muhammed aleyhisselâm'ın anlattığı Allah bir tanrı olmadığı için savunuyorum!... Sizler gibi kelimelere takılı kalmış olarak reddetmiyorum. 1450 yıl öncesinin kelime kalıplarına bağlı kalarak şartlamamış olarak. Diyn kapsamında anlatılanların tamamı sembol ve mecazdır. Sizler, sembol ve mecaza bakıyorsunuz reddediyorsunuz!...
Sizler, sembol ve mecazı reddetmektesiniz gerçek sanarak!... Ben ise, sembol ve mecazı çözüyorum kod çözücü olarak, bu yüzden reddetmiyorum, çözdüğüm için de reddetmem imkansız.
Müslümanlar, veya kendilerini müslüman sananlar, papağan gibi okuduklarını tekrarlayan, okuduklarının anlamlarını bilmeyenler, okudukları ayetleri anlamadan, manasına eremeden, sembol ve işaretleri kavramadan inanmadalar;
Mü'minler ise sembol ve işaretleri çözüp, her bir ayeti kendinde, bulduklarından reddetmemekteler. (Rasülallah'in bir hadisinde, İnsan ve Kur'an ikiz kardeştir) uyarısınca. Kur'an, kişinin doğumundan, ölümüne değin, maddi ve manevi yaşıyacağı yaşantıyı aynen anlatır, sembol ve mecaz kullanarak.
Sizler, tanrı ve tanrısallık fikrini reddediyorsunuz ; bu garib ise,
1450 yıl önce o toplum içerisinde yer yüzünde dillendirdiği evrensel gerçekleri mecaz ve sembol ile anlatmış, ben ise bu mecaz ve sembolu deşifre etmiş olarak inanmaktayım.
Sizin tanrı ve tanrısallık inancını reddedişinizi, o toplumda "lâ ilâhe" diyerek bu evrensel realiteyi o günün şartlarında 1450 yıl önce dile getirmiş.
Ama illâ Allah kısmını sizler idrâk edemediğinizden reddetmektesiniz.
Mü'min diye işaret edilen bir ateistir!, Hanif Ateisttir. Onların inanışında tanrı, ilah, mâbud yoktur. Yalnızca Muhammed aleyhisselâmın anlattığı, Allah adı ile işaret edilen Hû, yani yalnızca O'na inanmadalar. Ki bu inanışın sonu SOM hiç'liktir. Bu hiçlik lûtfen nihilist düşünce ile karıştırılmasın, farklı şeyler.
Beşeriyetin kullandığı, tanımlamaya çalıştığı ötemizde, ötede, heryerde olarak tanımlanan Allah ismine etiketli tanrılık inanışı. Ama tanrısallık kavramına oturtulmuş Allah ismi. Sizler ise bunu reddetmektesiniz, ama 1450 yıl önce bunu reddettiler zaten.
Ben, yönelişimi Zâtıyla, sıfatıyla, herşeyin, şey'in kendisi olarak VAR olana inanmakta, ve iman etmiş bulunmaktayım;
Sizler, çölde yönünü arayıp bulmaya çalışan bedeviler gibisiniz, emevilerin, arapların değer totemlerini, şartlanmalarını İslâm inancı olarak sanan müslümanlarda öyle. Tanrılarına, Allah ismini etiketlemişler, oysa Hz. Muhammed'in anlattığı o Yüce inanıştan gafiller.
Sonuna kadar arap inanışının İslâm anlayışının olamıyacağını anlatabilirim eğer gerçekten de kapatmamaışsanız o muhteşem beyninizi.
Yolun sonuna geldik zaten, günün ilerisindekiler farkettiler string teorisi ve holografik evren gerçekliğiyle; bir tanrı ve tanrısallık inanışının olamıyacağını.
Medyada sözde mehdi ve çapulcuların olduğu bir toplumda sizler de doğal olarak reddetmektesiniz. BİZde reddetmekteyiz.
Size inanmamak mümkün değil; ama sizler, o muhteşem beyninizi kilitleyerek yeni gelişmelere, kelimelerin yalnızca birer işaret levhası olduğunu anlamıyarak zaten çöp bidonu şeklinde kullanıyorsunuz beyninizi, ne yapmamızı öneririsiniz bu yönünüze karşılık?...
Ben, toplumun inandığı müslümanlık inancını reddetmekteyim sizin gib. Ama anlamadığınız, anlıyamıyacağınız, yalnızca SİZİN özünüzde var olan izin vermedikçe, hiçbir zaman da anlıyamıyacağınız İslâm realitesine iman etmekteyim. Bu imanım sonucunda ikan nasib olur mu bilemem.
İnancım, algılayışım ve anlayışım bu. Bu nedenle bu inanışı savunuyorum. Bir müslümanlık inancının, toteminin olamıyacağını sizler gibi savunuyorum. Ama maalesef bu da bir neden-sonuç..
Sevgiler!...
Bu uye artik yok.
Konu Dr. Neo tarafından (17-05-2010 Saat 19:20 ) değiştirilmiştir.
|
Yetkileriniz
|
Yeni Mesaj yazma yetkiniz Aktif değil dir.
Mesajlara cevap verme yetkiniz aktif değil dir.
Eklenti ekleme yetkiniz aktif değil dir.
Kendi Mesajınızı değiştirme yetkiniz Aktif değildir dir.
HTML-KodlarıKapalı
|
|
|
Bütün Zaman Ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 13:54 .
|